Darağacında Bir Bozkurt

8,7/10  (12 Oy) · 
15 okunma  · 
4 beğeni  · 
736 gösterim
'Bu roman, 12 Eylül Cuntası tarafından idam edilen Mustafa Pehlivanoğlu'nun yaşadıklarından kurgulanmıştır.'

Gecenin ötesine yankılanmıştı Mustafa'nın tekbir getiren sesi.
Duyanların yürekleri dağlanmıştı.
Yine de bir umut, sabahı bekliyorlardı.
Olanın, olmamış olması için dua ederek.
Sabah, yayıldı acı haber.
Canhıraş feryatlar yükseldi dost ağızlarından.
Hayır! İstediği bu değildi.
Tekbirler, Fatihalar eşlik etmeliydi yiğit Mustafa'ya.
Bir de isteği vardı...

"Ardımdan hatim indirin!"
Vasiyeti buydu Mustafa'nun!
Kur'an-ı Kerim, ruhların besleyicisi...

Kur'an-ı Kerim...
Mustafa için...
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Temmuz 2014
  • Sayfa Sayısı:
    248
  • ISBN:
    9786055143718
  • Yayınevi:
    Panama Yayıncılık
  • Kitabın Türü:
Nurhan Işkın 
04 Ara 2016 · Kitabı okudu · 4 günde · 10/10 puan

Yaşamadığım ama bu kitapla yüreğimde hissettiğim, bir dönemin gerçekleri üzerine yazılmış bir hayat hikayesi...

Türkiye'de siyasilerin, ideolojilerin, fikirlerin çatıştığı ve kardeş kanının akıtıldığı döneme ait ilk okuduğum eser ve inanılmaz derecede üzüldüm. Hele idamı sadece eşitlik olsun diye yapılan Mustafa Pehlivanoğlu hakkında ne yazsam ne söylesem az olacak. Gencecik bir fidan, sadece görüşü dolayısı ile idam edilmiş ve arkasında acılı bir aile ve binlerce seven bırakmış. Bu nasıl bir oyunmuş ki, kimse bozamamış...

Eser, Mustafa Pehlivanoğlu'nun 12.Eylül 1980 öncesi ülkücü camiaya katılması ile başlayıp, idam edildiği güne kadar yaşadıklarını anlatıyor. İnandığı değerler uğruna verdiği mücadelesine ispat edilemeyen bir suçtan dolayı, aldığı hüküm ile başlayıp, darbe ile darağacında son bulan kısacık ömrünün arasında polisin, adaletin nasıl bir çürümüşlüğün içinde olduğununda konu edildiği üzücü bir eser olmakla birlikte bilmediğim bir döneme ait inanılması zor bir ortamı anlatan, yazım dili sade ve akıcı bir kitap. Eseri okurken şu soruyu da kendime sormadan edemedim. Aynı mahallede aynı topun peşinden koşan ve birlikte büyüyen farklı görüşteki bu gençler nasıl olmuşta böyle bir kanlı oyunun sahnesinde yer almışlar. İnanmakta zorlandım...

Yakın tarihe ilgi duyanların okumasını tavsiye ederim...

silaes 
22 Oca 18:41 · Kitabı okudu · 50 günde · Beğendi · 8/10 puan

Bir sağdan bir soldan asalımcı cunta zihniyetinin marifetleri...

Bu tür acıları anlatmaya kelimeler kifayetsiz kalır, kitaplar yetmez.
Mustafa Pehlivanoğlu'nun yaşadıkları, Ahmet Bey'in kaleminden çok güzel bir kurguya dönüşmüş. Dönemin eğitim sisteminin çürümüşlüğü de gözler önüne serilmiş. Yine aynı dönemin sosyal ve kültürel manzarası kitapta oldukça yer edinmiş. Beni yormayan ve kendine bağlayan bir kitap oldu. Bu türün kitlesine muhakkak öneririm.

Rıfat ÇELEBİ 
24 Ara 2016 · Kitabı okudu · 3 günde · 8/10 puan

Gençliğinin baharında bir ülküye gönül vermiş fedakar, dürüst Mustafa... Baskılara, zulümlere, işkencelere boyun eğmeyecek, iftiralara imza atmayacak kadar çelikten bir irade... Tek sığınağı Allah, tek güvendiği Allah... Askılıklar, elektrikli sandalyeler, insanlık dışı işkenceler, yitirilen zaman mefhumu, hayal edilen dışarı, özlenen sevgilinin yüzü,Ayşe... Duvarlar,parmaklıklar solup giden gençlik, hayaller, ümitler...İçerdeki zaman bolluğuna rağmen düzenden taviz vermeyen, ibadetten geri durmayan, mapusu mektebe dönüştüren teşkilatçı ülkücüler... Güvendikleri devletin onlara reva gördükleri adalet, kırılan kalem, idam...Haksız idamdan firar... Firarla başlayan ordan oraya savrulan kaçak hayat... Başı dik bir şekilde tekrar döndüğü mapus... Damatlığıyla gülümseyerek çıktığı darağacı ve geride kalan yanık yürekler...
Kitap, karanlık seksenli yılların siyasi ve toplumsal olaylarını ülkücü bir bakış açısıyla irdelemenin yanında yargı ve eğitim gibi konulara da eğiliyor. Dili sade ve akıcı. O dönemde yaşanan zaman zaman yeniden denenen provakatif eylemlerin amacına ulaşmaması adına gençler olarak bu kitaptan çıkarabileceğimiz dersler olduğunu düşünüyorum. Suçlu, suçsuz ayrımı gözetmeksizin taraflara dağıtılan eşit (!) cunta adaletinin, ülkemize yürek yakan bir sürü hayat hikayesinden başka birşey katmadığı ortadır.Mustafa'nın yürek yakan hikayesi onlardan sadece bir tanesi. Anasının kuzusu, babasının övüncü, kardeşlerinin kahramanı, Ayşe'nin yari, Bozkurtların hası yiğit Mustafa, gülümseyerek çıktığı darağacından bizlere derin bir tevekkül ve iman örneği bırakıyor. Ruhu şad olsun...Mustafalar ölür Hakk davası ölmez... İyi okumalar...

Fatoş Çetiner 
25 Nis 2016 · Kitabı okudu · 7/10 puan

1970-1980 yılları arasında Türkiye'nin siyasi yapısının anlatıldığı, yazım dili olarak gayet akıcı bir kitap. Siyasi olarak kitabı yorumlamak istemiyorum. Herkesin inancı kendine. Edebi olarak bakarsak oldukça okunaklı, yazar sizi kelimelerinin arasında gezdiriyor adeta. Sonlara doğru biraz boğucu ve bu kadar uzatılmasına gerek yoktu dedirtiyor. Ben bir arkadaşın tavsiyesine uyarak, hatta kitabı incelemeyerek alıp okudum. Konusunu kitabı okurken öğrendim. Bu güne kadar okuduğum ve izlediğim bazı şeylerin tam tersi bir yapısı olduğunu söyleyebilirim. Bu yüzden biraz yadırgadım. Ancak bir görüşe sahip olmak istiyorsanız, inanacağınız veya inanmayacağınız şeyi her yönden incelemek ve öğrenmek adına yardımcı bir kitap olabilir.

Küçük bir alıntı;

Aynı gece, başka bir fikrin, tamamen ters bir yapının temsilcisi asılmıştı aynı yerde, aynı iple. Aynı mizansenle ve aynı aletler kullanılarak...
Ne acı... Sırf tarafsızlık gösterisi adına, bu gece Mustafa da idam edilecek. SF/243

Murat ÇALIK 
13 Eyl 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

80 öncesine ve 80 sonrasına Türk Milliyetçileri tarafından bir bakış. Son mektubunda "Kellemi verdiğim Türk Milliyetçiliği" diyen şehit Mustafa Pehlivanoğlu'nun hüzünlü hikayesi.

Kitaptan 41 Alıntı

Nurhan Işkın 
30 Kas 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · 10/10 puan

Aklına hep, asılan üç günahsız genç geliyor. Onların anaları babaları...

Darağacında Bir Bozkurt, Ahmet Haldun Terzioğlu (Sayfa 27)Darağacında Bir Bozkurt, Ahmet Haldun Terzioğlu (Sayfa 27)
Nurhan Işkın 
04 Ara 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · 10/10 puan

Ülkücüyüm ben, vatanın bölünmezliğine, Türk Milleti'nin bütünlüğüne, İslam dininin yüceliğine inanıyorum.

Darağacında Bir Bozkurt, Ahmet Haldun Terzioğlu (Sayfa 241)Darağacında Bir Bozkurt, Ahmet Haldun Terzioğlu (Sayfa 241)
Nurhan Işkın 
04 Ara 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · 10/10 puan

"Çırpınırdı Karadeniz, bakıp Türk'ün Bayrağı'na...
Ah, ölmeden bir görseydim, düşebilsem toprağına!"

Darağacında Bir Bozkurt, Ahmet Haldun Terzioğlu (Sayfa 213)Darağacında Bir Bozkurt, Ahmet Haldun Terzioğlu (Sayfa 213)
Nurhan Işkın 
30 Kas 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · 10/10 puan

Bu nasıl memleket ki, sokaklarında eşkıya yol keser...Hükümet, hükümet olsa, bir günde önler bu işleri, ama sanki birileri böyle sürsün istiyor. Birileri ateşliyor, birileri seyrediyor.

Darağacında Bir Bozkurt, Ahmet Haldun Terzioğlu (Sayfa 32)Darağacında Bir Bozkurt, Ahmet Haldun Terzioğlu (Sayfa 32)
Nurhan Işkın 
04 Ara 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · 10/10 puan

"Asalım! Bir sağdan bir soldan asalım!" Umurlarında değildi insan hayatı.

Darağacında Bir Bozkurt, Ahmet Haldun Terzioğlu (Sayfa 229)Darağacında Bir Bozkurt, Ahmet Haldun Terzioğlu (Sayfa 229)
Gözde Albayrak 
05 Şub 14:05 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

İnsan ne için yaşar?Namusu,şerefi,dini,imanı,vatanı,milleti ve bayrağı için.

Darağacında Bir Bozkurt, Ahmet Haldun TerzioğluDarağacında Bir Bozkurt, Ahmet Haldun Terzioğlu
Nurhan Işkın 
30 Kas 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · 10/10 puan

Bu toprağın keyfini hep başkaları sürmüş. Türk'e ise vatanı korumak için ölmek düşmüş. Onlar vatanın yaşayanı, Türk savaşanı...

Darağacında Bir Bozkurt, Ahmet Haldun Terzioğlu (Sayfa 15)Darağacında Bir Bozkurt, Ahmet Haldun Terzioğlu (Sayfa 15)
5 /