Darwin'in Kara Kutusu (Evrim Teorisine Karşı Biyokimyasal Zafer)

·
Okunma
·
Beğeni
·
506
Gösterim
Adı:
Darwin'in Kara Kutusu
Alt başlık:
Evrim Teorisine Karşı Biyokimyasal Zafer
Baskı tarihi:
1998
Sayfa sayısı:
280
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789944321198
Orijinal adı:
Darwin's Black Box, Biochemical Challange to Evolution
Çeviri:
Burcu Çekmece
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Aksoy Yayıncılık
Sizce moleküler biyolojinin, bir fare kapanının, kanın pıhtılaşmasının, Rude Goldberg makinesinin ve "İndirgenemez Karmaşıklık" teorisinin birbirleriyle nasıl bir ilgisi olabilir? İlk bakışta bunların birbirleriyle hiçbir bağlantısı olmadığını söyleyebilirsiniz. Oysa, tüm bu başlıklar Michael Behe'nin "Darwin'in Kara Kutus / Evrim Teorisine KArşı Biyokimyasal ZAfer" adlı kitabının birer bölümünü oluşturuyor. Pennsylvania Lehigh Üniversitesi'nde biyofizik profesörü olan Michael Behe, bu kitabıyla akademik çevrelerde çok ateşli tartışmaların çıkmasına yol açtı.
Darwin'in evrim teorisini sorgulayan, Biyofizik Profesörü olan Michael Behe bu eserde sadece kendi görüşlerine yer vermeyerek dünyaca ünlü bilim adamlarının keşifleri ile Darwin'izmin doğru kabul edilebilmesi için hayatın moleküler yapısınında açıklanması gerektiğini savunuyor...

Eserde Lynn Margulis, Ricard Goldschmitt, Niles Eldredge,John McDonald, George Miklos , Mivar'dan Margulis'e kadar bir çok bilim adamının özellikle gen bilimcilerin bir dönem Darwin'i destekleseler de genetik uzmanları insan üzerine keşfettikleri her hücre ve yapının Darwin'in teorisinin bilimsellikten uzak olduğunda hemfikir oldukları; bilimsel araştırmaları ile kitapta yerlerini almışlar.
Hitching ve Dawkins'in evrim teorisini destekleyen yetersiz araştırmalarına da yer verilmiş...

Profesör Behe, dünyanın ve insanın yaradılışının kusursuz bir tasarım olduğunu ve bunun tesadüf olmayacak kadar mükemmel dizayn edildiğini, ilk bakışta aşamalı bir evrim sürecine uygun görünse de sistemlerin açıkça incelendiğinde Darwinizmin yolda kalacağı ve bunun deneyler ile ispatlanacağını, biyokimya alanında yapılan araştırmalar sonucu kendi kendine aşamalı bir gelişmenin olmayacağını deliller ile ortaya konulduğunu, bilimsel delillerin özellikle biyokimya alanında, Darwin'in yaşamı açıklama şekline karşı dağ gibi durduğunu dünyadaki bir çok bilim adamının bu görüşte olduğunu savunuyor...

Eser bilimsel bir kaynak niteliğinde. Profesör Behe,özellikle biyokimya konusunu detaylı olarak ele almış ve bu bilimsel araştırmalar ışığında Darwin'in evrim teorisinin ispatlanamayacağını keşifler ile anlatmış. Dili sade ve anlaşılır fakat bir konuda okuyucuları uyarmadan geçemeyeceğim. Tıbbı terimler ve biyokimya alanında kullanılan terimler oldukça fazla...
1960'lı yıllarda astronom Penzias ve Wilson'ın, uzayda geri planda varolan radyasyonla ilgili gözlemleri sonunda bu teorinin tereddütlerine bir son verdiler. Mikro dalgaların dünyayı her yönden şaşırtıcı bir yoğunluk dağılımı ile bombardıman ettiğini gördüler. Bu fon radyasyonun Big Bang'in bir yan ürünü olduğuna karar verdiler. Fon radyasyonun gözlemlenmesi, Big Bang teorisinin en muhteşem buluşu olmuştur ve hala öyledir.
En basit olduğu öne sürülen tek hücreli canlının içinde, varolan tüm canlıların gelişimi ile bilgi kodlanmış mıydı? DNA üzerinde böyle bir bilginin kodlanmasının mümkün olup olmadığını ölçmek için araştırmalar yapılmalıdır. Eğer DNA bunun için yetersiz görünürse, hücre içinde başka bir yerde bilginin saklı durabilme becerisi olup olmadığı deneylerle belirlenmelidir.
Sokrates'in incelemeleri şunlardır:

Buna hayran kalmamak mümkün mü...yemeklerin yolculuğuna başladığı ağzımız, gözlere ve burna özellikle yakın bulunmaktadır, böylece beslenmeye uygun olmayan şeylerin ağıza atılması engellenmiş olur...Ve sen Aristodemus hala şüphede misin ki, parçaların düzeni bir tesadüf eseri değildir ve gizli, akıllı bir tasarımın aklıdır.
Hücre içindeki iplikçikler, görme, kan pıhtılaşması, hücre içi nakil gibi pek çok sistem biyokimyasal dünyanın ince ince donatılmış, birbirleriyle bağlantılı parçalardan oluşan kimyasal mekanizmaları içerdiğini göstermektedir. Bu gelişmelerle, Evrim Teorisi'nin hiçbir dayanağı kalmamıştır.
Darwin'in teorisi, hayatın moleküler temellerinin açıklanması yönündeki yetersizliği, bu kitaptaki analizlerden de anlaşıldığı gibi; aynı zamanda karmaşık biyokimyasal sistemlerin nasıl meydana geldiğini anlatan profesyonel bilimsel yayınların bulunmayışından da anlaşılmaktadır.
Kan basıncı arttırılmış bir dolaşım sistemi delindiğinde, canlının kanamadan ölmemesi için pıhtının hemen oluşması gerekir. Eğer pıhtı yanlış zamanda yanlış yerde oluşursa, pıhtı kan dolaşımını engelleyebilir ve sonuçta kalp krizleri ve bayılmalar yaşanır.
Çoğu insan proteinleri yenilen bir şey olarak düşünebilir. Fakat bir hayvanın veya bitkinin vücudunda, proteinler aktif rol oynamaktadır. Proteinler, yaşayan bir dokuda kimyasal reaksiyonların gerçekleşmesi için gerekli yapıları oluşturan makinalardır.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Darwin'in Kara Kutusu
Alt başlık:
Evrim Teorisine Karşı Biyokimyasal Zafer
Baskı tarihi:
1998
Sayfa sayısı:
280
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789944321198
Orijinal adı:
Darwin's Black Box, Biochemical Challange to Evolution
Çeviri:
Burcu Çekmece
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Aksoy Yayıncılık
Sizce moleküler biyolojinin, bir fare kapanının, kanın pıhtılaşmasının, Rude Goldberg makinesinin ve "İndirgenemez Karmaşıklık" teorisinin birbirleriyle nasıl bir ilgisi olabilir? İlk bakışta bunların birbirleriyle hiçbir bağlantısı olmadığını söyleyebilirsiniz. Oysa, tüm bu başlıklar Michael Behe'nin "Darwin'in Kara Kutus / Evrim Teorisine KArşı Biyokimyasal ZAfer" adlı kitabının birer bölümünü oluşturuyor. Pennsylvania Lehigh Üniversitesi'nde biyofizik profesörü olan Michael Behe, bu kitabıyla akademik çevrelerde çok ateşli tartışmaların çıkmasına yol açtı.

Kitabı okuyanlar 4 okur

  • E. YLDZ
  • oguz arslan
  • Paris Han
  • Nurhan Işkın

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%50 (1)
9
%50 (1)
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0