Çevirmen:
Gökhan Asan
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·303 syf.·
2020 17. kitabı
Merhaba, değerli 1000Kitap ailesi:) İşte bir Kafka  kitabı ile,sizler gibi bende, okumaya  kaldığım yerden devam ediyorum.  Kafka dediğimizde  aklımıza ilk gelen eserler kuşkusuz, Dava
DavaFranz Kafka · Nilüfer Yayınları · 201563,8bin okunma
3/10
·303 syf.··
2020 1. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 15 Nisan 2020 15:25
Kafka bu eserinde bozuk bir hukuk sisteminin çarkları arasında sıkışıp kalan insanların çaresizliğini ele almış. Ancak kitap ne yazık ki yorucu ve sıkıcı. Üniversite birinci sınıfta aldığım ama sıkılıp bir türlü bitiremediğim Dava'yı yeniden elime aldığımda yine sevemedim, kendimi zorlayarak bitirdim. Bir kitabın bir çağa ışık tutması ya da bir mesaj verebilmesi için öncelikle yazarın üslubuyla kitabını okutabiliyor olması gerek. Maalesef Kafka bu kitabında bunu başaramamış.
Edebiyat
DavaFranz Kafka · Nilüfer Yayınları · 201563,8bin okunma
Bay K
Puan vermedi·303 syf.··
2021 73. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 20 Nisan 2021 01:02
Bu kitap hakkında inceleme yapmak gerçekten çok zor. Çok acemice bir inceleme yaparsak eğer Yusuf Atılganın Aylak Adam kitabına benziyor diyebilirim. Kitabımızda Bay K uyandığı zaman kendisini iki adamın tutuklaması ile başlıyor ama işin ilginç tarafı tutuklanma sebebi belli değil ve bu tutukluluk bildiğiniz gibi değil . Kitapta sistem ve adalet iğnelemeleriyle dolu ve bir cümle üzerine 10 dakika düşünmeniz gerekiyor. Metaforlarla dolu bu kitabı anlamak ve üzerine biraz düşünmek istiyorsanız sindire sindire okumanızı tavsiye ederim . İyi okumalar.
DavaFranz Kafka · Nilüfer Yayınları · 201563,8bin okunma
10/10
·303 syf.··
Beğendi
·
2021 5. kitabı
·
36 günde okudu
·
Okunma: 08 Mayıs 2021 02:34
Kitabı okurken bu kadar da olmaz dediğiniz herşey belki bir gün başınıza gelebilir.. Hayat da dediğimiz bu değil mi zaten. Peki ya geleceği bilseydik nasıl olurdu nasıl bir ıstırap olurdu
Alıntı
DavaFranz Kafka · Nilüfer Yayınları · 201563,8bin okunma
7/10
·303 syf.··
2019 10. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2019 01:49
okuması zor bir kitap biraz. okuma alışkanlığı olmayan kişiler biraz zorlanabilirler. kafka devlet kurumunun eleştirisini yapmış kendi tarzıyla yapmış tabi bunu.
DavaFranz Kafka · Nilüfer Yayınları · 201563,8bin okunma
Kafka ve Toplum
Puan vermedi·303 syf.··
Beğendi
·
2021 9. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 25 Şubat 2021 10:33
Her şeyin sonunda Dava çok tanıdık bir hikayedir. Günümüzde ülke içinde yüzlerce Joseph K. kalbinden bıçaklanmaktadır. Bizse bu sistemde romandaki, Bay K.’ya selam veren çamaşırcıdan daha farklı değiliz. Kalbinden bıçaklanan kurbanlar arasına girmeden bir çözüm yolu bulması gereken bizler Kafka’nın tüm uyarısına rağmen hiçbir şey yapmadan sıramızı bekliyoruz. Öyle değil mi?
DavaFranz Kafka · Nilüfer Yayınları · 201563,8bin okunma
10/10
·303 syf.··
2020 143. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 27 Aralık 2020 00:55
Bu kitapta yürüyen öykü bir prototip, yaşamınızın neresine korsanız buyurun kullanın, o derece bir rehber. Eleştirenler hep hatalı şekilde öyküye takılmış. Yasalar, mahkemeler, bürokrasi, yargıçlar, avukatlar hep bir şey anlatılmak için kullanılmış, özelikle de seçilmiş. Bir konumu olan, kendince yaşamını kurgulamış bir adam ne olduğunu bilmediği bir suçtan suçlanır ve bir dava açılır. Bu dava başında gayette kendine güvenirken, yavaş yavaş bu güveni sarsılmaya başlar ve giderek bunun altında ezilir, kurtulmak ister suçsuzluğunu bilir ama neyi nasıl açıklayacağını nasıl savunacağını bilemez, bürokrasi çarklarında sıkışır ve psikolojisi giderek bozulur. "Aksi ispat edilinceye kadar herkes suçsuzdur" kavramı tersten işlemektedir. Yasalar kimin içindir, nasıl işler karışmıştır. Bu olan bitenler sırasında bir adamın olay analizi, ruhsal değişimi çok nefis izah edilmiş. Kitapta, avukata güvenmek ile güvenmemek arasında ki git gel çok tanıdık geldi. Son bölümdeki rahibin anlattığı "yasa kapısındaki bekçi ile taşralının öyküsü" ve bu öyküye dair rahip ile Bay K. nın karşılıklı akıl yürütmeleri tekrar tekrar okunacak cinsten. Sekizinci bölüm bitmemiş olarak görünüyor, çevirmenin de dipnotu var, o bölüm sonucunu çok merak ettim. Başka baskılarda yoktur herhalde okuyan bilen var da lütfen altta yazsın. Aşık olun. İyi okumalar dilerim.
DavaFranz Kafka · Nilüfer Yayınları · 201563,8bin okunma
6/10
·303 syf.··
2020 9. kitabı
Davanı Davamız Bildik Ama Istediğimiz gibi Davamız gitmedi. Ünlü Kalemşörler Kafkanin Bu Kitapla Davası Düşmüştür. Yinede Emeğine ve gönlüme Sağlık Güzel insan.
DavaFranz Kafka · Nilüfer Yayınları · 201563,8bin okunma
Puan vermedi
Joseph K. sıradan bir banka şefidir. Basit hayat standartlarına sahip, ofisindeki sinekten başka bir şeye zararı dokunmayan bu adam, kitabın başlangıcında tutuklanır. Tutuklanma sebebi söylenmeyen Joseph K. bir hukuk devletinde yaşadığını vurgular ve suçunu kabul etmez. Suçsuzluğunu mahkemeye çıkarak, avukat tutarak ispatlayabileceğini düşünür. Ancak karşısında öyle bir sistem vardır ki, romanın sonunda kendi kendisine sorduğu gibi "ne yargıcın ne de yüksek mahkemenin nerede olduğunu" bile öğrenemez. Tuttuğu avukat ise, bir dilekçe bile yazamayacak durumdadır. Joseph K. hukuki yolları kullanarak kendini kurtaramamıştır. Toplum ise sosyolojik bir çözümleme yapamayacak kadar farkındalık dışıdır... Romana baktığımızda iktidara karşı koymanın, onu meşrulaştırmaya yarayan, zaten iktidarın bir parçası olan hukuk aracılığı ile sağlanamayacağı sonucu çıkar. Kafka, burada hukuk sistemine içerden değil dışardan yani sokaktaki insanın gözünden bakar. Burada meşru olmayan ama meşru olduğu kabul edilen ve keyfi olarak uygulanan bir hukuk düzeninin tuhaflıkları, adaletsizliği, o düzen içinde yaşamak zorunda kalan özne üzerinden anlatılmaktadır. Her şeyin sonunda dava tanıdık bir hikayedir. Günümüzde ülke içinde yüzlerce Joseph K. bulunmaktadır. Bizse bu sistemde romandaki, Joseph K'ya selam veren çamaşırcıdan farklı değiliz. Joseph K gibi kurbanların arasına girmeden bir çözüm yolu bulması gereken bizler, Kafka'nın tüm uyarısına rağmen hiçbir şey yapmadan sıramızı bekliyoruz.
DavaFranz Kafka · Nilüfer Yayınları · 201563,8bin okunma
10/10
·303 syf.··
Beğendi
·
2021 53. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 02 Mayıs 2021 13:39
küçük odada her zaman ki gibi kahvaltısını yapmak için uyandığında karşısında bayan Grubach yerine memurları görürken hayret etmiş ,adeta küçük dilini yutmustu. Biri Josef K'ya iftira atmış olmaliydi, çünkü kötü bir şey yapmadığı halde bir Sabah tutuklandı.Hayatinin şokunu yaşamış ve bunun nedenini bir türlü bulamıyordu ,çünkü o kendi halinde, iç dünyasında yaşayan ,kimseye zararı olmayan,bir bankada şef olarak çalışan ve işini çok seven biriydi. Amcasının eline ulaşan bir mektupla durumu öğrenmiş olup yeğeninin yanına gelerek ona yardım edeceğini ve ona bir avukat tutup bundan sonra onun bu davayla ilgileneceğim söylerken,Josef ise duyguları ,aklı hatta artık hayatının sonuna vardığını sürekli düşünmeye başlar. Dava sürecinde önce bir tüccarla karşılaşır, daha sonra karşısına bir ressam çıkar ikisiyle sohbet etmeye başlarken ,endişeleri giderek artar ve artık iş hayatında etkilere maruz kalır. Bu dava neden açıldı, kimler açtı? Bütün hayatı sorularla geçerken bir gece iki kişi tarafından rehin alınır orada başına ne geldi ,kim onun canına kıydı derken bir de bakıyorsunuz kitap bitmiş elinizde ve siz halen etkisinde kalmışsınız. Çok güzel bir kitap gerçekten tavsiye ediyorum mutlaka okuyun keyifli okumalar
DavaFranz Kafka · Nilüfer Yayınları · 201563,8bin okunma

Yazar Hakkında

Franz KafkaYazar · 138 kitap
Yahudi bir tüccar aileden gelen, Almancaya da hâkim olan bir yazardı. Kafka'nın en önemli eserlerini, üç romanının (Dava, Şato ve Kayıp) yanı sıra; ortaya koyduğu birçok hikâyeleri oluşturuyor. Kafka'nın eserlerinin büyük bölümü ancak Kafka'nın ölümünden sonra meslektaşı ve yakın arkadaşı Max Brod tarafından yayımlandı ve bu eserler 20. yüzyılda dünya edebiyatında kalıcı bir etki bıraktı. 1883 yılında Prag'da doğdu. Taşralı Çek proletaryasından gelip zengin bir tüccar konumuna yükselmiş bir baba ile zengin ve aydın bir Alman Yahudi'si annenin çocuğu olan Franz Kafka'nın, içedönük ve huzursuz kişiliğini büyük ölçüde annesine borçlu olduğu söylenir. Ailenin en büyük çocuğu olan Kafka'nın iki erkek kardeşi küçük yaşta hayatlarını kaybettiler. Kız kardeşleri Elli, Valli ve Ottla ise Nazi Almanyası'nın organize ettiği Yahudi katliamı Holocaust'da hayatlarını kaybettiler. Kafka, çeşitli ailevi ve toplumsal sebepler yüzünden çevresine yabancılaşarak büyüdü. Ailesinin Prag'daki Alman toplumuyla kaynaşma çabaları sonucunda Alman okullarında okudu. 1893 yılında öğrenim görmeye başladığı Avusturya Lisesi, yalnızlığını ve kendi içine kapanmasında büyük etken oldu. Çek kökenli bir aileden geldiği halde Almancayı anadili olarak kullandığı için tam bir Çek sayılmayan Kafka'yı, Almanlar da tam anlamıyla kendilerinden görmediler. Ufak yaşlarda da Çekçe konuşan Kafka gittiği Alman okullarının da etkisiyle Almancada ustalaştı. 1901 yılında Altstädter Gymnasium lisesini bitirdikten sonra Prag'daki Karl Ferdinand Üniversitesi'nin Hukuk Fakültesi'ne girdi. Buradaki eğitimi sırasında Alman edebiyatı derslerini takip etmeye başladı. Öğrenciliği sırasında Yiddiş tiyatro çalışmalarında yer aldı ve bu çalışmalara destek verdi. Kafka ilk eseri olan 'Bir Savaşın Tasviri' adlı öyküsünü bu dönemde yazdı. 1902 yılında Max Brod'la tanıştı. Max Brod, Kafka'nın yaşamında önemli rol oynayan isimlerden biri olacaktı. 1906 yılında hukuk öğrenimini doktora ile tamamladı ve bir yıl süren avukatlık stajını yaptı. 1907'de Sigorta Şirketi'nde memur olarak çalışmaya başladı. Gündüzleri sigorta şirketinde sürdürdüğü çalışma hayatının yanı sıra geceleri ölümden bile daha derin bir uykuya benzettiği yazma işine yoğunlaşıyordu. Aynı yıl 'Taşrada Düğün Hazırlıkları' adlı öyküsünü kaleme aldı. 1912 yılında nişanlısı Felice Bauer'le tanıştı. Onunla ilişkisini, üç kez ayrılıp yeniden nişanlanarak, 1919'a kadar sürdürdü. Evlenmemesine neden olarak hastalığını gösteriyordu. Oysa güncesinde evliliği bir burjuva bağı olanak nitelendirmiş ve edebiyat hayatını sürdürebilmesi için yalnızlığa ihtiyacı olduğunu vurgulamıştır. Nişanlısıyla bu ilişkisinden geriye beş yüzün üzerinde mektup kalmıştır. Bunlar, Kafka'nın ölümünden çok sonra 1967'de 'Felice'ye Mektuplar' adıyla yayınlandı. 1917'de Kafka, verem olduğunu öğrendi. 1919 yılında geçirdiği ağır gripten dolayı hastaneye kaldırıldı. 1920 yılında Milena Jesenska ile tanıştı. Mektuplaştığı dört kadın arasında en ciddi ve önemli olan Milena Jesenska'ydi. Milena'yla mektuplaşmaları önce bir arkadaşlık gibi başladı, daha sonra tutkulu bir aşka dönüştü. Fakat Milena evli olduğundan bu mutsuz ve imkânsız ask Kafka'yı derin acılara sürükledi. Mektuplaştıkları üç yıl boyunca sadece iki üç kez görüşebildiler ve bu görüşmeler Kafka'yı üzmekten başka bir işe yaramadı, yine de onun yaratıcılığını olumlu yönde etkilediği rahatlıkla söylenebilir. Daha sonraları edebiyat tarihinin güzide eserlerinden biri sayılacak olan "Milena'ya Mektupları”nda Kafka şöyle dile getirir durumunu; "En çok seni seviyorum diyorum ama gerçek sevgi bu değil sanırım, sen bir bıçaksın, ben de durmadan içimi deşiyorum o bıçakla dersem, gerçek sevgiyi anlatmış olurum belki..." Milena bu mektupları 1939 yılında yayınlaması için yakın arkadaşı Willy Haas'a verdi ve kendisi 17 Mayıs 1944'te Almanya'da toplama kampında öldü. 1922'de emekli oldu, maddi durumu kötüydü ve sağlığı gittikçe bozuluyordu. 1923`de ailesinin etkisinden kaçmak ve yazmaya yoğunlaşmak için Berlin'e taşındı, orada da Dora Dymant adında bir sevgilisi oldu. Dora, Milena`dan daha şanslıydı Nazi Almanya'sına direndi ve 1952`de Londra'da öldü. 1924 yılı 3 Haziran gecesi, 1917 senesinde kaldırıldığı Viyana yakınlarındaki Keirling sanatoryumunda hayata gözlerini yumdu. Kafka'nın eserlerinin hepsinde görülen yabancılaşma olgusu, onun kendi yaşamında da belirgin bir biçimde izlenir. Ona göre ne kadar küçük ve basit bir yaşamı olursa o kadar mutlu ve sorunsuz olacaktır. Nazilerin Çekoslovakya'yı işgali sırasında Kafka ile ilgili birçok belge yok edildi. 20 yıl süren dostluklarının sonunda Kafka bütün yazdıklarını ölümünden sonra yakması için Max Brod'a vermişti. Yazdıklarının gereğinden fazla kişisel ve değersiz olduğunu düşünüyordu. Tabii Max onunla ayni fikirde değildi ve Kafka'nın ölümünden sonra, karışık halde bulunan binlerce sayfa metni toplayıp düzenleyerek yayınladı. Yaşamının ve yapıtlarının ortak yani, Camus'nün dediği gibi, "Her şeyi göstermek ve hiçbir şeyi teyit etmemektir". Çünkü yaşamayı bir savaş, ama önceden yitirilmiş bir savaş olarak görür. Çünkü bir insan olarak yaşamak ve doğru yolda ilerlemek hemen hemen olanaksızdır.