Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·244 syf.··
2019 12. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 01 Kasım 2019 22:03
başta şöyle bir şey demek istiyorum öyle güzel bir kitaba kötü inceleme yapmak nedendir. gerçi öznel yaklaşımlı olmasına veriyorum ama ben aksini söyleyeceğim çünkü bittiğinde keşke bir kaç bölüm daha olsaydı dedim ve bittiğine üzüldüm. bay josef k. "dava"sın dan habersiz adına açılmış ve sanık olarak sürdürülen bir kitap elbette arada canımı sıkan bu yazılmasaydı bu sayfayı koparıp atayım dediğim anlar oldu ama o istisnalar dışında güzel bir kitaptı dünya klasikleri olmaya değer bir kitap. kitabı okurken ne de farklı anlaışları var dedim bizim burda olmakla alakasız suçlusun ama dışardasın or da ya da suçlu gösteriliyorsun. onun dışında herkes onun "dava"sı için endişelenirken o aksini yaptı bay K. kalbinden bıçaklanarak öldürülmesiyle kitap bitmiş olsa da şurada şuna değineceğim " fransız kafka hukuk okumuş bir yazar bu yüzden romanlarında sürekli hukuksal şeyler görürüz ve asla kitaplarının yayınlanmasını istememiş ölmeden önce arkadaşına bunları yak demiş ama arkadaşı aksini yapıp bize paylaşmıştır . iyiki de.
DavaFranz Kafka · Anonim Yayıncılık · 201463,8bin okunma
Puan vermedi·303 syf.··
2020 1. kitabı
Son anlarında bile hala bayan Burstner' in peşinden gitme isteği ya da üst kattaki ışık hakkındaki düşünceleri... İki seçenek görüyor gibiyim: ya hala bir umut arıyor onu kurtaracak - ki böyle olsa kendi isteğiyle(?) yatar mı oraya-ya da korku anında mantık yerini kalbe bırakıyor ve saçma düşünceler geçiyor aklından. Davanın o güne kadar açılmayıp o gün geldiğinde açılmış olması... O güne kadar devam ettirebilmis yaşamayı fakat o gün kırılma yaşanıyor. Belki de Joseph K. gerçekten de suçlarından kaçıyor. Ona dünyayı dar eden suçlarından. Belki de bilinci bu suçları ısrarla reddediyor. Aksi olsaydı mesela:Joseph K. gerçekten yaşamanın bir ceza olmasiyla karşı karşıya gelseydi daha erken yaşanmaz miydi kırılma. 30 yıl geçmiş sonuçta. Bilmiyorum belki de dis faktörler onun dünya hayatına bakışına etkiledi. Belki de bu cezayı daha erken kabul etmeye yetecek gücü yoktu.. Sanki bu utanç kendisi yok olduktan sonra da yaşamalıydı.
DavaFranz Kafka · Anonim Yayıncılık · 201463,8bin okunma
Puan vermedi·244 syf.··
2020 5. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 11 Ekim 2020 21:34
Selam herkese. Kafka'dan okuduğum 2. eser bu. Dava, başlı başına boşluklarla dolu bir kitap. Neden dava açıldı, kim açtı vb. Ama karakter sizi içine çekiyor ve onun görüşlerini okumak, serüvenine tanıklık etmek bence sürükleyiciydi. Zaman zaman sıkıldığım oldu ki bu kitabı yarıda bırakan çok kişi var bu sebeple. Benim sıkıldığım noktalar fazla değildi ve merak ettiğim için devam edebildim. Kitabın sonu beni epey şaşırttı böyle bir son beklemezdim açıkçası. Hukuk sistemine eleştirilerin olduğunu düşünüyorum ve de belki döneme bir eleştiri de söz konusu olabilir. Yazarımız zaten hukuk okumuş biri doğal olarak konuya hakim ve konuyu çok iyi ele aldığını düşünüyorum. Son söz olarak eğer sıkıldıysanız bile tamamen rafa kaldırmayın, şans verin bu kitaba çünkü farklı bir kitaptı bence. Hissettirdiği duygular tuhaf gerçekten. İyi okumalar hepimize. Sevgiyle kalın.
DavaFranz Kafka · Anonim Yayıncılık · 201463,8bin okunma
Naçizane fikrim;(spoiler)
Puan vermedi·244 syf.··
2022 16. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 10 Aralık 2022 11:35
Bir Kafka kitabından beklenilen şeyleri veriyor. Ruhunuz daralıyor, o kasvetli havanın içine çekiyor sizi. Olayın baş kahramanı ile benzer duygular yaşıyorsunuz. İçerikte ise anlaması biraz zor bir kitap, davanın neden açıldığını dahi bilmeden ölen bir abimiz var. Hiçbir incelemeyi okumadan bunu yazdım ki düşüncem etkilenmesin, kitapta bir hiciv gibi sanki bir şeylere sallıyor ve alttan alta derin anlamlar içeriyor.İlk izlenimime göre mahkemeler millet vekilleri veya bakanlar Josef K da onların politikaları yüzünden neden olduğunu dahi öğrenemediği bir sefalet içinde ölen halk. Kitaptan pek bişey anlayamadım ama bunun benden kaynaklı olduğunu düşünüyorum, hayatımın çalkantılı bir döneminde okudum. Bir kere daha okumam gerektiğini düşünüyorum 2023 de inşallah okurum. Siz şimdi sakin kafayla okuyun iyi okumalar
Edebiyat
DavaFranz Kafka · Anonim Yayıncılık · 201463,8bin okunma
Puan vermedi·244 syf.··
2025 7. kitabı
Dava, bireyin modern bürokrasi ve adalet sistemi karşısındaki çaresizliğini karanlık ve derin bir dille ortaya koyan bir başyapıt. Kafka’nın karakteri Josef K.’nın, suçsuz olduğu halde bilinmez bir dava içinde kayboluşu, varoluşsal korkuları ve yabancılaşmayı güçlü biçimde yansıtıyor. Kitap, okuyucuyu sürekli bir belirsizlik ve gerginlik içinde bırakırken, adalet kavramını sorgulatıyor ve insanın sistem karşısındaki güçsüzlüğünü anlatıyor.
1000Kitap
DavaFranz Kafka · Anonim Yayıncılık · 201463,8bin okunma
Kafkavari bir müphemlik
7/10
·244 syf.··
2024 9. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 31 Ocak 2024 02:14
Josef K. bir sabah uyandığında iki memur kendisinin suçlu olduğunu söylerler. Işin garibi Josef K.'nın bütün kitap boyunca suçu hakkinda bir bilgisi yoktur. Ancak, bu haksızlığa karşı bahsettiğim bu "Kafkavari bir müphemlik" havasıyla olayın kendisi hariç her şeyle ilgilenir. Kitapta
Dönüşüm
Dönüşüm
eserine dair benzer havalar da var. Muhtemelen,
Franz Kafka
Franz Kafka
iki eseri de kendinden çok şey katarak yazdığı içindir. Nihayetinde, Kafka okunması gereken (bence) toy bir yazar. Değişik bir adam.
Roman
DavaFranz Kafka · Anonim Yayıncılık · 201463,8bin okunma
"Ah Franz kafka! Benim hüzünlü kekim.."
9/10
·224 syf.··
2021 30. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 27 Mayıs 2021 01:17
1883 senesi yazında, sıcağın kasıp kavurduğu bir yaz gününde buz gibi biri olarak doğuyorsunuz. Prag'da Almanca konuşan bir Yahudi ailenin, 6 çocuğundan en büyüğüsünüz. İki küçük kardeşiniz bebeklik
1000Kitap
DavaFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202163,8bin okunma
FRANZ KAFKA-DAVA
Puan vermedi·224 syf.··
2021 34. kitabı
Distopik bir eser olan Dava, Kafka'nın ölümünden sonra 1925 yılında yakın arkadaşı tarafından yayımlanmıştır. Kitap genel bir olay çerçevesinde dönmemiş, fazla sürükleyici de değil; okurken
Edebiyat
DavaFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202163,8bin okunma
Puan vermedi·224 syf.··
2025 38. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 29 Temmuz 2025 19:53
“Bi sabah uyanıyosun, kapıda abuk sabuk iki adam. Hayırlı işler, sen tutuklusun.” Ama niye?
DavaFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202163,8bin okunma
“Hukuk Her Zaman Güçlüden Yanadır”
10/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2018 33. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 25 Mart 2018 00:00
YAŞAMAK “DAVA”SI Lise yıllarında dershaneye gidiyordum,çoğumuz gibi.Bir gün önüme bir test sorusu gelmişti, bin yıl önce yaşamış bir filozofun sözü vardı soruda, “Hukuk her zaman güçlüden yanadır”.
DavaFranz Kafka · Oda Yayınları · 200463,8bin okunma

Yazar Hakkında

Franz KafkaYazar · 138 kitap
Yahudi bir tüccar aileden gelen, Almancaya da hâkim olan bir yazardı. Kafka'nın en önemli eserlerini, üç romanının (Dava, Şato ve Kayıp) yanı sıra; ortaya koyduğu birçok hikâyeleri oluşturuyor. Kafka'nın eserlerinin büyük bölümü ancak Kafka'nın ölümünden sonra meslektaşı ve yakın arkadaşı Max Brod tarafından yayımlandı ve bu eserler 20. yüzyılda dünya edebiyatında kalıcı bir etki bıraktı. 1883 yılında Prag'da doğdu. Taşralı Çek proletaryasından gelip zengin bir tüccar konumuna yükselmiş bir baba ile zengin ve aydın bir Alman Yahudi'si annenin çocuğu olan Franz Kafka'nın, içedönük ve huzursuz kişiliğini büyük ölçüde annesine borçlu olduğu söylenir. Ailenin en büyük çocuğu olan Kafka'nın iki erkek kardeşi küçük yaşta hayatlarını kaybettiler. Kız kardeşleri Elli, Valli ve Ottla ise Nazi Almanyası'nın organize ettiği Yahudi katliamı Holocaust'da hayatlarını kaybettiler. Kafka, çeşitli ailevi ve toplumsal sebepler yüzünden çevresine yabancılaşarak büyüdü. Ailesinin Prag'daki Alman toplumuyla kaynaşma çabaları sonucunda Alman okullarında okudu. 1893 yılında öğrenim görmeye başladığı Avusturya Lisesi, yalnızlığını ve kendi içine kapanmasında büyük etken oldu. Çek kökenli bir aileden geldiği halde Almancayı anadili olarak kullandığı için tam bir Çek sayılmayan Kafka'yı, Almanlar da tam anlamıyla kendilerinden görmediler. Ufak yaşlarda da Çekçe konuşan Kafka gittiği Alman okullarının da etkisiyle Almancada ustalaştı. 1901 yılında Altstädter Gymnasium lisesini bitirdikten sonra Prag'daki Karl Ferdinand Üniversitesi'nin Hukuk Fakültesi'ne girdi. Buradaki eğitimi sırasında Alman edebiyatı derslerini takip etmeye başladı. Öğrenciliği sırasında Yiddiş tiyatro çalışmalarında yer aldı ve bu çalışmalara destek verdi. Kafka ilk eseri olan 'Bir Savaşın Tasviri' adlı öyküsünü bu dönemde yazdı. 1902 yılında Max Brod'la tanıştı. Max Brod, Kafka'nın yaşamında önemli rol oynayan isimlerden biri olacaktı. 1906 yılında hukuk öğrenimini doktora ile tamamladı ve bir yıl süren avukatlık stajını yaptı. 1907'de Sigorta Şirketi'nde memur olarak çalışmaya başladı. Gündüzleri sigorta şirketinde sürdürdüğü çalışma hayatının yanı sıra geceleri ölümden bile daha derin bir uykuya benzettiği yazma işine yoğunlaşıyordu. Aynı yıl 'Taşrada Düğün Hazırlıkları' adlı öyküsünü kaleme aldı. 1912 yılında nişanlısı Felice Bauer'le tanıştı. Onunla ilişkisini, üç kez ayrılıp yeniden nişanlanarak, 1919'a kadar sürdürdü. Evlenmemesine neden olarak hastalığını gösteriyordu. Oysa güncesinde evliliği bir burjuva bağı olanak nitelendirmiş ve edebiyat hayatını sürdürebilmesi için yalnızlığa ihtiyacı olduğunu vurgulamıştır. Nişanlısıyla bu ilişkisinden geriye beş yüzün üzerinde mektup kalmıştır. Bunlar, Kafka'nın ölümünden çok sonra 1967'de 'Felice'ye Mektuplar' adıyla yayınlandı. 1917'de Kafka, verem olduğunu öğrendi. 1919 yılında geçirdiği ağır gripten dolayı hastaneye kaldırıldı. 1920 yılında Milena Jesenska ile tanıştı. Mektuplaştığı dört kadın arasında en ciddi ve önemli olan Milena Jesenska'ydi. Milena'yla mektuplaşmaları önce bir arkadaşlık gibi başladı, daha sonra tutkulu bir aşka dönüştü. Fakat Milena evli olduğundan bu mutsuz ve imkânsız ask Kafka'yı derin acılara sürükledi. Mektuplaştıkları üç yıl boyunca sadece iki üç kez görüşebildiler ve bu görüşmeler Kafka'yı üzmekten başka bir işe yaramadı, yine de onun yaratıcılığını olumlu yönde etkilediği rahatlıkla söylenebilir. Daha sonraları edebiyat tarihinin güzide eserlerinden biri sayılacak olan "Milena'ya Mektupları”nda Kafka şöyle dile getirir durumunu; "En çok seni seviyorum diyorum ama gerçek sevgi bu değil sanırım, sen bir bıçaksın, ben de durmadan içimi deşiyorum o bıçakla dersem, gerçek sevgiyi anlatmış olurum belki..." Milena bu mektupları 1939 yılında yayınlaması için yakın arkadaşı Willy Haas'a verdi ve kendisi 17 Mayıs 1944'te Almanya'da toplama kampında öldü. 1922'de emekli oldu, maddi durumu kötüydü ve sağlığı gittikçe bozuluyordu. 1923`de ailesinin etkisinden kaçmak ve yazmaya yoğunlaşmak için Berlin'e taşındı, orada da Dora Dymant adında bir sevgilisi oldu. Dora, Milena`dan daha şanslıydı Nazi Almanya'sına direndi ve 1952`de Londra'da öldü. 1924 yılı 3 Haziran gecesi, 1917 senesinde kaldırıldığı Viyana yakınlarındaki Keirling sanatoryumunda hayata gözlerini yumdu. Kafka'nın eserlerinin hepsinde görülen yabancılaşma olgusu, onun kendi yaşamında da belirgin bir biçimde izlenir. Ona göre ne kadar küçük ve basit bir yaşamı olursa o kadar mutlu ve sorunsuz olacaktır. Nazilerin Çekoslovakya'yı işgali sırasında Kafka ile ilgili birçok belge yok edildi. 20 yıl süren dostluklarının sonunda Kafka bütün yazdıklarını ölümünden sonra yakması için Max Brod'a vermişti. Yazdıklarının gereğinden fazla kişisel ve değersiz olduğunu düşünüyordu. Tabii Max onunla ayni fikirde değildi ve Kafka'nın ölümünden sonra, karışık halde bulunan binlerce sayfa metni toplayıp düzenleyerek yayınladı. Yaşamının ve yapıtlarının ortak yani, Camus'nün dediği gibi, "Her şeyi göstermek ve hiçbir şeyi teyit etmemektir". Çünkü yaşamayı bir savaş, ama önceden yitirilmiş bir savaş olarak görür. Çünkü bir insan olarak yaşamak ve doğru yolda ilerlemek hemen hemen olanaksızdır.