Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·256 syf.··
2022 24. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 26 Ağustos 2022 14:55
Kendi halinde bir banka şefi olan Josef K.'nın bir sabah uyandığında tutuklanmasıyla başlar. İşlediği suç bir türlü açıklanmaz ve K., mahkeme salonlarında , avukatlarla bitmek bilmeyen bir süreç yaşar. İlk başlarda gerçekten çok sıkıldım en çok neden tutuklandığını ,tutuklansa bile nasıl ceza almadan normal yaşamına devam edebileceğini merak ettim ve okumaya devam ettim. Ancak ne mahkemeye çıkarıldı ne de savcılarla görüşebildi. Çalıştığı bankada, kaldığı pansiyonda, gittiği yerlerde herkes, davadan haberdardır. K, garip bir şekilde herkes tarafından yargılandığını fark eder. Sanki sanal bir mahkemededir. Toplum davacı, kendisi ise çoktan suçlu damgasını yemiş, mahkemedeki tek sanıktır. Diğer herkes ise K’ yı yargılayan hakim, savcı, avukattır. Açıkçası çok etkilendiğim bir kitap olmadı evet mesajı gayet açık , eleştirel bir kitap. Daha sonra tekrar okumam gerektiğini düşünüyorum belki fikrim değişir.
Edebiyat
DavaFranz Kafka · Oscar Yayınları · 063,8bin okunma
Puan vermedi·256 syf.··
Beğendi
·
2021 104. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 07 Mart 2021 13:33
Dava, bürokrasinin yada otoritenin bireye belirsizliğiyle acı çektiren doğasına dair bir eleştiri olarak okunabileceği gibi, kısır döngünün kara mizahla harmanlanmış bir temsili olarak da görülebilir.
DavaFranz Kafka · Oscar Yayınları · 063,8bin okunma
Puan vermedi·256 syf.··
2023 39. kitabı
·
Joseph K. Bankada çalışan kendi dünyasında yaşayan biridir. Aniden tutuklanır ve kendini nedenini asla öğrenemedi bir dava içinde bulur. Davaya çok kafa yorduğu için bankadaki işini aksatır. Tuttuğu avukat onu tatmin etmeyince bir arkadaşının tavsiyesi üzerine sarayın ressamıyla görüşür ve yine elinde davasıyla ilgili tek bir bilgi edinemez. Bir yıl sonra davasıyla yaşadığı amaçsız mücadele içinde yıpranır gücü tükenir. Bir gün kapısını çalanlardan birisi kalbine bıçağı saplar. Hikâye bitmesine rağmen hangi suçdan yargılandığı sonuçlanmaz ve suçlu olarak ölür.
Franz Kafka
Franz Kafka
Roman-Edebiyat
DavaFranz Kafka · Oscar Yayınları · 063,8bin okunma
8/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2022 1. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 03 Ocak 2022 14:18
Joseph K. Bankada çalışan kendi dünyasında yaşayan biridir. Aniden tutuklanır ve kendini nedenini asla öğrenemedi bir dava içinde bulur. Davaya çok kafa yorduğu için bankadaki işini aksatır. Tuttuğu avukat onu tatmin etmeyince bir arkadaşının tavsiyesi üzerine sarayın ressamıyla görüşür ve yine elinde davasıyla ilgili tek bir bilgi edinemez. Bir yıl sonra davasıyla yaşadığı amaçsız mücadele içinde yıpranır gücü tükenir. Bir gün kapısını çalanlardan birisi kalbine bıçağı saplar. Hikâye bitmesine rağmen hangi suçdan yargılandığı sonuçlanmaz ve suçlu olarak ölür.
Roman
DavaFranz Kafka · Oscar Yayınları · 063,8bin okunma
7/10
·256 syf.··
2020 26. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 16 Aralık 2020 00:19
Zaman kısıtı olmadan okunması gereken bir kitap. Kitabın bircok bölümü sıkıcı hatta yer yer yarım bırakma isteği uyandırıyor. Ancak kurgulanan durum hayatın genel akışı ile o kadar güzel uyuşuyor ki taşlar birer birer yerine oturuyor. Bir sabah her şey yolunda giderken bütün hayatımızı etkileyecek herhangi bir olay oluveriyor.bu kimi zaman bir dava kimi zaman bir ölüm ya da bir sağlık sorunu. İnsan öyle bir girdapta buluyor ki kendini kurtulmaya çalıştıkça daha da kayboluyor. Belki de ana karakter Joseph K.' da Kafka' nın ta kendisidir.
DavaFranz Kafka · Oscar Yayınları · 063,8bin okunma
Puan vermedi·256 syf.··
2023 4. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 18 Eylül 2023 21:22
.. Bugün, Franz Kafka' nın vasiyetine uymayıp eserlerini yayınlamaya karar veren yakın arkadaşı MaxBroad sayesinde okuyabildiğimiz Dava, bürokrasinin ya da otoritenin bireye belirsizliğiyle azap çektiren doğasına dair bir eleştri olarak okunabileceği gibi , varoluşçu bir kısır döngünün kara mizahla harmanlanmış bir temsili olarak da görülebilir. ..
DavaFranz Kafka · Oscar Yayınları · 063,8bin okunma
"Ah Franz kafka! Benim hüzünlü kekim.."
9/10
·224 syf.··
2021 30. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 27 Mayıs 2021 01:17
1883 senesi yazında, sıcağın kasıp kavurduğu bir yaz gününde buz gibi biri olarak doğuyorsunuz. Prag'da Almanca konuşan bir Yahudi ailenin, 6 çocuğundan en büyüğüsünüz. İki küçük kardeşiniz bebeklik
1000Kitap
DavaFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202163,8bin okunma
FRANZ KAFKA-DAVA
Puan vermedi·224 syf.··
2021 34. kitabı
Distopik bir eser olan Dava, Kafka'nın ölümünden sonra 1925 yılında yakın arkadaşı tarafından yayımlanmıştır. Kitap genel bir olay çerçevesinde dönmemiş, fazla sürükleyici de değil; okurken
Edebiyat
DavaFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202163,8bin okunma
Puan vermedi·224 syf.··
2025 38. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 29 Temmuz 2025 19:53
“Bi sabah uyanıyosun, kapıda abuk sabuk iki adam. Hayırlı işler, sen tutuklusun.” Ama niye?
DavaFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202163,8bin okunma
“Hukuk Her Zaman Güçlüden Yanadır”
10/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2018 33. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 25 Mart 2018 00:00
YAŞAMAK “DAVA”SI Lise yıllarında dershaneye gidiyordum,çoğumuz gibi.Bir gün önüme bir test sorusu gelmişti, bin yıl önce yaşamış bir filozofun sözü vardı soruda, “Hukuk her zaman güçlüden yanadır”.
DavaFranz Kafka · Oda Yayınları · 200463,8bin okunma

Yazar Hakkında

Franz KafkaYazar · 138 kitap
Yahudi bir tüccar aileden gelen, Almancaya da hâkim olan bir yazardı. Kafka'nın en önemli eserlerini, üç romanının (Dava, Şato ve Kayıp) yanı sıra; ortaya koyduğu birçok hikâyeleri oluşturuyor. Kafka'nın eserlerinin büyük bölümü ancak Kafka'nın ölümünden sonra meslektaşı ve yakın arkadaşı Max Brod tarafından yayımlandı ve bu eserler 20. yüzyılda dünya edebiyatında kalıcı bir etki bıraktı. 1883 yılında Prag'da doğdu. Taşralı Çek proletaryasından gelip zengin bir tüccar konumuna yükselmiş bir baba ile zengin ve aydın bir Alman Yahudi'si annenin çocuğu olan Franz Kafka'nın, içedönük ve huzursuz kişiliğini büyük ölçüde annesine borçlu olduğu söylenir. Ailenin en büyük çocuğu olan Kafka'nın iki erkek kardeşi küçük yaşta hayatlarını kaybettiler. Kız kardeşleri Elli, Valli ve Ottla ise Nazi Almanyası'nın organize ettiği Yahudi katliamı Holocaust'da hayatlarını kaybettiler. Kafka, çeşitli ailevi ve toplumsal sebepler yüzünden çevresine yabancılaşarak büyüdü. Ailesinin Prag'daki Alman toplumuyla kaynaşma çabaları sonucunda Alman okullarında okudu. 1893 yılında öğrenim görmeye başladığı Avusturya Lisesi, yalnızlığını ve kendi içine kapanmasında büyük etken oldu. Çek kökenli bir aileden geldiği halde Almancayı anadili olarak kullandığı için tam bir Çek sayılmayan Kafka'yı, Almanlar da tam anlamıyla kendilerinden görmediler. Ufak yaşlarda da Çekçe konuşan Kafka gittiği Alman okullarının da etkisiyle Almancada ustalaştı. 1901 yılında Altstädter Gymnasium lisesini bitirdikten sonra Prag'daki Karl Ferdinand Üniversitesi'nin Hukuk Fakültesi'ne girdi. Buradaki eğitimi sırasında Alman edebiyatı derslerini takip etmeye başladı. Öğrenciliği sırasında Yiddiş tiyatro çalışmalarında yer aldı ve bu çalışmalara destek verdi. Kafka ilk eseri olan 'Bir Savaşın Tasviri' adlı öyküsünü bu dönemde yazdı. 1902 yılında Max Brod'la tanıştı. Max Brod, Kafka'nın yaşamında önemli rol oynayan isimlerden biri olacaktı. 1906 yılında hukuk öğrenimini doktora ile tamamladı ve bir yıl süren avukatlık stajını yaptı. 1907'de Sigorta Şirketi'nde memur olarak çalışmaya başladı. Gündüzleri sigorta şirketinde sürdürdüğü çalışma hayatının yanı sıra geceleri ölümden bile daha derin bir uykuya benzettiği yazma işine yoğunlaşıyordu. Aynı yıl 'Taşrada Düğün Hazırlıkları' adlı öyküsünü kaleme aldı. 1912 yılında nişanlısı Felice Bauer'le tanıştı. Onunla ilişkisini, üç kez ayrılıp yeniden nişanlanarak, 1919'a kadar sürdürdü. Evlenmemesine neden olarak hastalığını gösteriyordu. Oysa güncesinde evliliği bir burjuva bağı olanak nitelendirmiş ve edebiyat hayatını sürdürebilmesi için yalnızlığa ihtiyacı olduğunu vurgulamıştır. Nişanlısıyla bu ilişkisinden geriye beş yüzün üzerinde mektup kalmıştır. Bunlar, Kafka'nın ölümünden çok sonra 1967'de 'Felice'ye Mektuplar' adıyla yayınlandı. 1917'de Kafka, verem olduğunu öğrendi. 1919 yılında geçirdiği ağır gripten dolayı hastaneye kaldırıldı. 1920 yılında Milena Jesenska ile tanıştı. Mektuplaştığı dört kadın arasında en ciddi ve önemli olan Milena Jesenska'ydi. Milena'yla mektuplaşmaları önce bir arkadaşlık gibi başladı, daha sonra tutkulu bir aşka dönüştü. Fakat Milena evli olduğundan bu mutsuz ve imkânsız ask Kafka'yı derin acılara sürükledi. Mektuplaştıkları üç yıl boyunca sadece iki üç kez görüşebildiler ve bu görüşmeler Kafka'yı üzmekten başka bir işe yaramadı, yine de onun yaratıcılığını olumlu yönde etkilediği rahatlıkla söylenebilir. Daha sonraları edebiyat tarihinin güzide eserlerinden biri sayılacak olan "Milena'ya Mektupları”nda Kafka şöyle dile getirir durumunu; "En çok seni seviyorum diyorum ama gerçek sevgi bu değil sanırım, sen bir bıçaksın, ben de durmadan içimi deşiyorum o bıçakla dersem, gerçek sevgiyi anlatmış olurum belki..." Milena bu mektupları 1939 yılında yayınlaması için yakın arkadaşı Willy Haas'a verdi ve kendisi 17 Mayıs 1944'te Almanya'da toplama kampında öldü. 1922'de emekli oldu, maddi durumu kötüydü ve sağlığı gittikçe bozuluyordu. 1923`de ailesinin etkisinden kaçmak ve yazmaya yoğunlaşmak için Berlin'e taşındı, orada da Dora Dymant adında bir sevgilisi oldu. Dora, Milena`dan daha şanslıydı Nazi Almanya'sına direndi ve 1952`de Londra'da öldü. 1924 yılı 3 Haziran gecesi, 1917 senesinde kaldırıldığı Viyana yakınlarındaki Keirling sanatoryumunda hayata gözlerini yumdu. Kafka'nın eserlerinin hepsinde görülen yabancılaşma olgusu, onun kendi yaşamında da belirgin bir biçimde izlenir. Ona göre ne kadar küçük ve basit bir yaşamı olursa o kadar mutlu ve sorunsuz olacaktır. Nazilerin Çekoslovakya'yı işgali sırasında Kafka ile ilgili birçok belge yok edildi. 20 yıl süren dostluklarının sonunda Kafka bütün yazdıklarını ölümünden sonra yakması için Max Brod'a vermişti. Yazdıklarının gereğinden fazla kişisel ve değersiz olduğunu düşünüyordu. Tabii Max onunla ayni fikirde değildi ve Kafka'nın ölümünden sonra, karışık halde bulunan binlerce sayfa metni toplayıp düzenleyerek yayınladı. Yaşamının ve yapıtlarının ortak yani, Camus'nün dediği gibi, "Her şeyi göstermek ve hiçbir şeyi teyit etmemektir". Çünkü yaşamayı bir savaş, ama önceden yitirilmiş bir savaş olarak görür. Çünkü bir insan olarak yaşamak ve doğru yolda ilerlemek hemen hemen olanaksızdır.