Dear Ijeawele, or a Feminist Manifesto in Fifteen Suggestions

·
Okunma
·
Beğeni
·
1506
Gösterim
Adı:
Dear Ijeawele, or a Feminist Manifesto in Fifteen Suggestions
Baskı tarihi:
2018
Sayfa sayısı:
80
Format:
Karton kapak
ISBN:
9780525434801
Dil:
English
Ülke:
United States of America
Yayınevi:
Anchor Books
Baskılar:
Feminist Manifesto
Dear Ijeawele, or a Feminist Manifesto in Fifteen Suggestions
A few years ago, Chimamanda Ngozi Adichie received a letter from a childhood friend, a new mother who wanted to know how to raise her baby girl to be a feminist. Dear Ijeawele is Adichie's letter of response: fifteen invaluable suggestions--direct, wryly funny, and perceptive--for how to empower a daughter to become a strong, independent woman. Filled with compassionate guidance and advice, it gets right to the heart of sexual politics in the twenty-first century, and starts a new and urgently needed conversation about what it really means to be a woman today.
127 syf.
hadi başlayalım.

öncelikle yazarın şu cümlesini paylaşarak başlayayım; "evet, günümüzde bir toplumsal cinsiyet sorunu var ve onu çözmeliyiz, daha iyisini yapmalıyız! diyen kişidir feminist. kadın erkek, hepimiz daha iyisini yapmalıyız."

kitap, kız çocukların ayakları yere basan, neyi, nasıl düşünmesi bilmesi gerektiğini bilen, eleştirel ve özgür fikirli yetişkin bir bireye dönüşmesi sürecinde ebeveynlere öğüt içerikli.

hem iyi hem de kötü bir manifesto diyebilirim. çünkü aleni bir bireyselleşmeye övgü söz konusu. ''birey olmak'' liberal bir söylem olduğu gibi, dünyaya hakim olan global sistem içerisinde kadın yeniden üretilmiş ve tüketim araç ve amacı olmuştur. bireyselleşmiş bir kadın özgürlük kavramını kısmen yakalamış olsa da yeni bir köleliğin içinde cebelleşmeye başlamıştır. kültür üretimiyle ''bireye'' kendisine ait olmayan fikirleri benimseterek bilinç altından rızasını alan ve bireyin bunun farkında olmadan yapması bir kenarda dursun, bunu belli koşullanmalarla bilerek yapması büyük bir trajedidir.

kadının özgürleşmesi bireysel değil toplumsal olmalıdır.

manifesto dediğimiz olgu, her dönem içerisinde (belli kalıplar içinde kalsa da) bir düşüncenin yol göstericisi olan yazınsal ürünlerdir. zannımca bu kitap manifesto niteliği taşımıyor.

post modern dönemde kendini yeniden üreten kapitalist sistemin gereksinim duyduğu meta-para dengesinde kadın figürü hem meta hem de para açısından önemli bir noktadadır. bu manifesto da ''birey olun'' diyerek kadını bu yeni dönem köleliğin ellerine teslim etmektedir.

liberal bir söyleme sahip olduğu için feodal ilişkilerin spiritüel kalıntısı olan kimi eril davranış ve yaşayışlara eleştiri getirmesi oldukça nitelikli tarafı. ancak globalleşen ve uluslararası feodal ağalar yaratan ve bu mantığa hitap eden sistem eleştirilmemekte. kadın bireyselleştirilerek bu sistem karşısında kolay lokma haline getirilmemelidir. keza birey olan bir kişinin herhangi bir düzen karşısında ayakta kalabilmesi imkansızdır. ortaçağ feodalizmine teslim oluş da yine pasif bireysellikten doğmuştur. şimdikinin tek farkı aktif birey olunmasının istenmesidir.

kadının toplumsal eşitlik ve sosyal yaşamı noktasında güçlenmesinin yolu erkek cinsinin de bu konuda feminen bir duruşa sahip olması zorunluluğundan geçer.

kadına seçme ve seçilme hakkı, sosyal hayatta var olma ve kendini gerçekleştirme hakkı bireysel olarak değil toplumsal olarak sunulmalıdır. keza daha öncesinde toplum bir araya gelerek bu noktada bir tavır sergilemelidir. ancak toplumsal bir duruşla kadın hakları ve toplumsal kesin eşitlik sağlanabilir.

ülkemizde kadın cinayetlerinin ayyuka çıktığı ve malesef 3. dünya ülkesi konumunda olmamızdan kaynaklı hala kalıntı şeklinde devam eden feodal düşünceler altında kadın olgusu ezilmekte. bu manifesto ise ezilen bir topluma malesef hitap edememektedir. sonuç olarak olumsuz mudur hayır değil. ancak daha iyisi mümkün.
250 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10
Dünya üzerinde yaşayan her kadının yaşadığı, küçükken öğretilen davranışların aslında ne kadar erkek egemenliğine hizmet ettiğinin yazıya dökülmüş hali. Yazar kız çocuğu dünyaya getiren arkadaşı için bir mektup yazar ve bu mektupta anlatmak istediklerini maddeleştirir. İşte kızınıza aslında varoluşunun sebeplerini, hayatta kendi değerini ve sorumluluklarının erkekler ile eşit olduğunu, oğlunuza ise kadınlar ile aralarında bir fark olmadığını nasıl anlatmanız gerektiğini söylüyor kitap. Her sayfası alıntılanabilecek düzeyde doğru, bizden. Her kadının bu kitabı okumasını isterim. Mutlaka kendine dayatılan davranışlardan ve öğretilenlerden çok şey bulacaklar. Nijerya'da kadın olmak yahut Türkiye'de kadın olmak hatta Amerika'da kadın olmak gerçekten hiçbir fark yok. Harika bir kitaptı. Çocuğunuzu "toplumsal cinsiyet rolleri"'nden sıyırmak istiyorsanız ve nasıl yaparım diye düşünüyorsanız işte rehber burada. Chimamanda Ngozi Adichie harika bir kadın. TEDx konuşmasını da bulursanız izlemenizi tavsiye ederim.
127 syf.
·1 günde
Çocukluk arkadaşının henüz küçük bir bebek olan kızını 'nasıl feminist yetiştirebilirim' sorusu üzerine yazılmış bir kitap tutuyorum elimde. Ancak daha çok mektup yazım tekniğinde yazılmış bir kitap bu.

Chimamanda Ngozi Adichie, 2012 yılında TEDx'te yapmış olduğu Hepimiz Feminist Olmalıyız konuşmasıyla gündeme oturur. Daha sonrasında da yazmış olduğu kitaplar ve feminist aktivizminde öncülüğüyle apayrı bir üne sahip.

Onun birikimlerimden yararlanmak isteyen arkadaşı Ijeawele'nin isteği üzerine kağıdı kalemi alır ve kadına, feminizme, toplumsal cinsiyetçiliğe dair fikirlerini yazar. Yalnız şöyle bir şey var ki Adichie, feminizmin ne olduğunu dile getirdiği gibi ne olmadığını da belirtir.

Nasıl yanlış anlaşıldığını, aslında neyi istediğini, bir erkeğin de feminist olabileceğini bu 127 sayfalık kitapta ele alıyor. Kadınların özgürlüğü için 15 madde kaleme alıyor ve kitabın sonunda ise 'Hepimiz Feminist Olmalıyız' isimli yazısını okuyoruz.

Bir kız çocuğunun, bir ebeveynin, bir kadının ve bir erkeğin lafı fazla uzatmadan bilinçli olmasını sağlayan bu kitapta belki de fikirlerinize ters gelen cümleler de olabilir. Ancak sınırlarımızın dışına çıkabildiğimiz gün özgürüz.

İsabetli noktalara değinen bu kitap, profesyoneller için belki yavan gelebilir ancak benim gibi yeni başlayanlar için iyi bir adım olacaktır.

Bu manifesto çok iddialı. Herkes okumalı. Özellikle ebeveyn, öğretmen, erkek ve kadınlar okumalı. ️ Bu ayki Doğan Kitap seçimimiz için bir diğer tercihim de bu kitaptı. İyi ki okudum.

[Kaynak: https://www.instagram.com/...igshid=kmb01xiqh6xq]
127 syf.
·Beğendi·10/10
Kitap tek kelime ile nefis tadı damağınızda kalıyor yazarını zaten çok seviyorum lakin konu feminizm olunca seçiciyim fakat bir konu ancak bu kadar yalın ve doğru ifade edilebilirdi kesinlikle tavsiyemdir çocuk yetiştiren tüm ebeveynlere, öğretmenlere ama ilk önce kendini yetiştiren herkes muhakkak okumalı bu konuda bir temel kitap bir başlangıç, meseleye girişi kitabı
127 syf.
·Beğendi·10/10
Baş ucu kitabım Eşitlik 1970 lerin dönemi ile bu dönem yada Bi 30 yıl sonra aynıdır. Değişmez değişmemeli... İnsanlar gelişebilir ve değişebilir. Irk, din, dil, fikir ayrımı yapılmamalı.
127 syf.
·1 günde·10/10
Bir arkadaşımın önerisi üzerine büyük bir heyecanla aldım kitabı. Ancak elime ulaştığında kitabın boyutu ve yazıların azlığı beni hayal kırıklığına uğrattı. Boş bir kitap mı acaba derken okumaya başladım ve bir solukta okuyup bitirdim. Tadı hâlâ damağımda.
Her bireyin mutlaka okuması gereken bir eser. Özellikle çalışan kadınların, gençlerin.. Birçok arkadaşıma ve öğrencime hediye etmek için ilk fırsatta tekrar sipariş vereceğim.
Objektif bakabilen , en azından buna açık olan insanların kütüphanesinde mutlaka olmalı. Her sayfada paylaşacak birşeyler buldum. Normalde kitapları asla çizmem ve bundan nefret ederim ancak bu kitabı satır satır çizme isteği duydum ( çizmedim ama not aldım) . Ergenliğe girdiği dönemlerde kızıma ilk önereceğim kitap olacak gibi.
HEPİMİZ DAHA İYİSİNİ YAPMALIYIZ !
127 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
"Tanıdığım en iyi feminist erkek kardeşim Kene. Yakışıklı, nazik, maskülen bir genç adam. Bana göre bir feminist, evet, günümüzde bir cinsiyet sorunu var ve onu çözmeliyiz, daha iyisini yapmalıyız diyen kişidir. Kadın erkek, hepimiz daha iyisini yapmalıyız."

Kitabımız yukarıdaki cümlelerle bitiyor. Erkek olarak kitabı okuduğum için mutlu oldum ve utandım. Başucu kitaplarımdan birisi olacaktır. Ve bu tarz kitaplar (kadınlar, kadın hakları vs.) okumaya devam edeceğim.

Özeleştiriyle kitabı değerlendirmeyi bitireceğim. Arkadaş ortamlarında "feminist değilim ancak kadınları her alanda destekliyorum" derdim. Bunun için özür dilerim. Bu vesileyle feminist olduğumu ilan ediyorum. Zaten yazarımız kitabının 33. sayfasında "Feminist olmak hamile olmak gibidir. Ya öylesindir ya değilsindir. Erkeklerle kadınların tamamen eşit olduğuna ya inanırsın ya inanmazsın." diyor.

Keyifli okumalar.
127 syf.
·Beğendi·10/10
Adichie 2006 yılında Nijerya'da yayınladığı kitabında, kız çocuklarını yetiştirirken ebeveynlerin dikkat etmesi gerekenleri 15 maddede özetliyor. Bence toplumda yaygın olan feminist algısına karşı, gerçekte feminizmin ne olduğunu çok güzel yansıtan bir kitap. Sadece kız çocuklarınızı yetiştirirken değil, erkek çocuklarınızı yetiştirirken de bunları dikkate alabilirsiniz. Hatta illa bir ebeveyn olmanız gerekmez, kendi yolunuzu da aydınlatacak bir kitap. Okuduğunuza pişman olmayacağınıza eminim...
127 syf.
·4 günde·Beğendi·10/10
Hepimizin zaman zaman kafası karışıyor. Bazen haksızlığa uğradığımızı düşünüp, öfkeleniyor, bazen gündelik olaylar karşısında "doğru tutum" ne olmalı diye kafa yoruyoruz. Özellikle ayrımcılık karşısında kadınların verdiği ilk tepkinin "alınganlık" etiketiyle, önemsizleştirildiği iş hayatından, aşk-fedakarlık ikileminde bocaladığımız ruh hallerine, ebeveyn-çocuk ilişkisine kadar uzanan pek çok alan için bence tam bir başucu kitabı.
127 syf.
·2 günde·Puan vermedi
İnanılmaz güzel yazılmış bir kitap. Kadınların önce kendilerine kıymet vermesi gerekli, kendilerini birey olarak görmeliler. Erkeğin boyunduruğu altında yaşamaya mahkum birer mahluk olarak görmekten kendilerini vazgeçmeleri gerekli. Bu kitabı kadınlardan daha ziyade erkeklerin okuması gerekli diye düşünüyorum hayattaki bazı durumların farkına varmaları için.
127 syf.
·6/10
Bu tür okumalara başlamak için güzel bir eser. Toplum içindeki kadın erkek eşitsizliğini güzel bir biçimde ortaya koyuyor. Kendi kültürlerindeki olaylarla bağlantılı bir şekilde konuyu ele almış. Fakat feminist yaklaşımın karşılaştığı temel problemler bütün kültürlerde ortak olduğu için genel olarak anlatmak istediği ortada. Kitabı yeni bir kız çocuğu olan arkadaşına ithaf ederek yazıyor, çocuğunun nasıl yetiştirilmesi vs. Hakkında. Feminist olguyu daha iyi anlamak için şu kitaplara da bakabilirsiniz; feminizm herkes içindir, feminizmin abc’si.
127 syf.
·1 günde·10/10
Uzun süredir okuma listemde olan ama bir türlü fırsat bulamadığım bir kitaptı. Bugün aldım elime dedim ki: "Oku!" Keşke en başta okusaydım dedim ama hiçbir şey için geç değildir sonuçta. Çok sevdim, aşırı sevdim. Hak vere vere okurken bazen halimize üzüldüm.
Toplumsal cinsiyet meselesini sadece kadının sorunuymuş gibi görmek normal değil. Bu bütün insanlığın sorunu. Ve kimse bir şey yapmıyor, hatta normal karşılıyor. Belki bu kitabı okuyan anneler çocuklarını daha bilinçli yetiştirirse gelecek nesiller daha refah içinde yaşayabilir.
Kısacık birkaç saatte bitirilebilecek bir kitap. Lütfen okuyalım.
Sevgiyle, kitapla kalın.
Tecavüzden söz ederken "ya benim kızım, karım veya kızlardeşim olsaydı" diyen erkeklerin zihniyetini sorgulasın.
Kadınlarla ancak ilişkiler üzerinden değerlendirdiklerinde empati kurabilen, onları birey olarak göremeyen erkekleri sorgulamayı öğret.
Neden regl konusunda alçak sesle konuşmaya alıştırıldık? Neden utanç duyduk? Doğal bir şeydir regl olmak, kadınlar regl olmasaydı insan türü var olmazdı. Reglin boka benzediğini söylemişti adamın biri. Kutsal bok o zaman demiştim, çünkü regl olmasa sen burada olmazdın.
Erkeklere yaptığımız en kötü şey onlara çocukluklarından itibaren sert biri olmaları gerektiğini hissettirmek. Bir erkek kendini ne kadar sert olmak zorunda hissediyorsa, egosu da o kadar zayıftır.
Çocuklarınıza: Giysilerin ahlak değil, zevk meselesi olduğunu öğretin. “Orospu gibi görünüyorsun” demek yerine, “o elbise sana diğeri kadar yakışmıyor” deyin. Ama asla “ahlaksız” olduğunu söylemeyin, giysilerin ahlakla hiçbir ilgisi yok.
Kızları hep birbirlerine rakip görmek üzere eğitiyoruz. Kadınlara ilişkilerinde fedakarlıkta bulunan taraf olmayı öğretiyoruz. Kızlara erkekler gibi cinsel varlıklar olamayacaklarını öğretiyoruz.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Dear Ijeawele, or a Feminist Manifesto in Fifteen Suggestions
Baskı tarihi:
2018
Sayfa sayısı:
80
Format:
Karton kapak
ISBN:
9780525434801
Dil:
English
Ülke:
United States of America
Yayınevi:
Anchor Books
Baskılar:
Feminist Manifesto
Dear Ijeawele, or a Feminist Manifesto in Fifteen Suggestions
A few years ago, Chimamanda Ngozi Adichie received a letter from a childhood friend, a new mother who wanted to know how to raise her baby girl to be a feminist. Dear Ijeawele is Adichie's letter of response: fifteen invaluable suggestions--direct, wryly funny, and perceptive--for how to empower a daughter to become a strong, independent woman. Filled with compassionate guidance and advice, it gets right to the heart of sexual politics in the twenty-first century, and starts a new and urgently needed conversation about what it really means to be a woman today.

Kitabı okuyanlar 211 okur

  • Jehan Kaya

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%1 (1)