Adı:
Decameron
Alt başlık:
Cep Boy
Baskı tarihi:
Ağustos 2018
Sayfa sayısı:
960
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753297226
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Oğlak Yayıncılık
Boccaccio’nun 1349-1353 yılları arasında yazdığı başyapıtı Decameron on gün boyunca anlatılan yüz öyküden oluşur. Günde on öykü anlatılır. Her günü bir kral ya da kraliçe yönetir. Yazar Decameron’un önsözünde kitabın özelliklerini açıklar, sevenlerin, özellikle de seven kadınların acılarını hafifletmeyi amaçladığını belirtir. Decameron gelişmekte olan Floransa burjuvazisinin, işleri nedeniyle sık sık uzak ülkelere giden kocalarının dönüşünü beklemekle ömür tüketen kadınları için yazılmıştır. Veba salgınından kaçmak için bir araya gelen yedi genç kadınla üç genç erkek ‘gönüllerince yaşayarak gülüp eğlenmek, aklın sınırları dışına taşmayan zevkler tadabilmek’ amacıyla, önce Fiesole dolaylarında bir evde, sonra da bir şatoda konaklarlar. Her gün (Cumartesi ile Pazar dışında) öğleden sonra, her biri bir öykü anlatır. Öykünün konusunu günün yöneticisi (kral ya da kraliçe) belirler. Birinci ve dokuzuncu günde ise, herkes istediği öyküyü anlatır. Böylece yüz öykü anlatılmış olur.
910 syf.
·5 günde·10/10
Gelirleriyle çocuklara kitap hediye ettiğim YouTube kanalımda, Boccaccio'nun kim olduğunu ve Decameron kitabını neden okumanız gerektiğini anlattım:
https://youtu.be/3Eoh_Tf1pyE

Bir gün Decameron, yoğun geçen bir günün ardından evine dönmüştür. Tek isteği kitaplığına yerleşip huzurlu bir uyku çekebilmektir. Zira Decameron yazıldığı zamanlar İtalya'nın veba salgını zamanları olduğu gibi şimdi de koronavirüs salgını zamanlarıdır ve Decameron için artık evde kalma zamanı gelmiştir.

Tam Oğuz'un kitaplığının bulunduğu odaya girecekken kulağına çeşitli sesler gelir. Kapıyı aralayıp bakar ve sayfalarına inanamaz:
https://i.ibb.co/0BF33hZ/1.jpg

Bulunduğu yörenin en hafifmeşrep kitaplarından biri olan Elif Şafak'ın Havva'nın 3 kızı, Dante'nin Cehennem-Araf-Cennet kitaplarıyla oynaşıyordur. Yoksa Dante, teslisin gücüne inanıyorum derken Havva'nın 3 Kızı'ndan mı bahsetmiştir? Decameron içinden, "Vay düzenbaz!" der.

Tanrı'nın iktidarını ve esas aşkın Tanrısal bir aşk olması gerektiğini savunan Dante'ye karşılık, insanın cinsel dürtülere sahip olduğunu ve bunların yadsınmaması gerektiğini öne süren Decameron, Dante'yi nasıl oyuna getireceğinin yollarını arar. Neyse ki şanslı bir yerde doğmuştur Decameron, 2 raf solunda Latin Amerikalı Isabel Allende, 2 raf sağında İngiliz Jane Austen ve Virginia Woolf, onun da altında Rus yazar Ayn Rand vardır. Allende ile arası iyi olan Decameron, bunu bir fırsat bilerek onunla konuşmaya gider:
https://i.ibb.co/C5QQk9L/2.jpg

Karar alınmıştır. Decameron, Dante'nin bu düzenbazlığının çaresini Allende ile bulacaktır. Allende aracılığıyla Dante'ye bir haber yollatır. Allende, Dante'nin kulağına eğilip şunları der: "Bu akşam kızlarla toplanıp senin rafında olacağız, sakın evinden bir yere ayrılma" der:
https://i.ibb.co/DKxBk0G/3.jpg

Bu haberi duyan Dante, heyecanla akşamı beklemeye başlar, çeşitli hazırlıklar yapar. Kapağını siler, sayfalarını temizler, ciltli kutusunu havalandırır. Fakat Allende biraz zilli bir kadındır, erkeklerle arası iyidir. Decameron ile yaptığı görüşmede, dünyanın bütün adamlarını Dante'nin evine toplama kararı alınmıştır. Niteliksiz Adam, Yaman Adam, Aylak Adam, Ruh Adam, Lüzümsuz Adam, Adını Unutan Adam derken dünyanın dört bir yanından adamlarla ortak bir görüşme gerçekleştirir:
https://i.ibb.co/hFnMbRG/4.jpg

Artık her şey hazırdır. Allende, bütün adamları Dante'nin evinin önüne sessizce getirir ve oradan ayrılır. Dante tam kapıyı açtığı sırada bütün adamlar içeri doluşur. Pek çok kadının gelmesini bekleyen Dante, içeriye onlarca adamın girdiğini görür. Tabii Dante şok:
https://i.ibb.co/KWFxgKF/5.jpg

Peki Decameron bu sırada ne yapıyordur? Dante'nin Havva'nın 3 Kızı ile yaptığı çakma teslis ayininin intikamını Allende, Woolf, Austen ve Rand gibileriyle alıp pek çok sayfalı kaliteli bir kitap zevki tadıyordur:
https://i.ibb.co/5RW8JrY/6.jpg

Demek ki bu dünyada din üzerinden insanları korkutmaya ve iktidarını kanıtlamaya çalışanları oyuna getirmenin en iyi yolu, onların yaptığının aynısıyla intikam almakmış. Dante'nin Tanrısal olanın kalıcılığını isteyip O'nun yolundan gitmesine karşılık içindeki Beatrice aşkını bir türlü dizginleyememesi, Boccaccio'nun insanlardaki engellenmemesi gereken cinsel dürtülerinin halk katmanlarındaki yansımalarını konu aldığı 100 adet öykü doğurmasına sebep olmuş, adını da Decameron koymuşlar. Dante'ye de bugünün 1 Nisan olduğunu söyleyip ona küçük bir şaka yaptığını söylemişler, herkes mutlu olup gülüşmüş ve kitaplıklarındaki eski yerlerini almış:

https://i.ibb.co/NYznnFd/7.jpg
743 syf.
Çok okuru yokmuş sanılsa da Giovanni Boccaccio'nun ünlü Decameron hikayelerini bilmeyen azdır sanırım.
Kitaplığınızda bulunması gereken , zevkle okuyacağınız bir eser.
743 syf.
·Beğendi·10/10
Boccaccio tarafından 1348-1351 yılları arasında kaleme alınan Decameron, bir çok açıdan önemli bir eserdir. İlkin, o zamana kadar aristokrat kesime hitap eden ve Latince kaleme alınan eserlerle dolu İtalyan yazınında İlahi Komedya ile beraber halk dili olan İtalyanca ile yazılan ilk eserlerdendir. Boccaccio, veba salgını döneminde yazılan eserin amacının "yaşamın unutulan güzelliklerini" hatırlatmak olduğunu söyler. Ayrıca eser dönemsel bir değişimin de işaretidir. Sadece dini konulara, ahlaki değerlere gönderme yapan eserlerin ciddiye alındığı bir dönemde, bireylerin gerçek yaşamlarını ve değerlerini aktarmıştır. Zaten eserde geçen öykülerin bir çoğu İtalyan halk öyküleridir. Bilindiği üzere yıllar sonra gerçekleşecek olan Rönesans'ın sanattaki yansıması da din merkezli evren anlayışından insan merkezli bir anlayışa geçiştir.

Eserde din adamlarının iki yüzlülükleri, kahramanlık hikayelerinin yanı sıra erotik hikayeler de yer alır. Zaten eserin bu kadar eleştirilmesinin sebebi de içerisinde barındırdığı, halkın süzgecinden geçmiş, oldukça gerçekçi ancak yer yer yaralayıcı erotik hikayelerdir. Bu yönde bir gerçekliği kaldıramayan ya da cinsellikten utanan arkadaşların kitaptan uzak durmasını tavsiye ediyorum. Zira edebiyat tarihini kendi ahlaki kıstaslarımızla değerlendirdiğimizde Binbir Gece Masalları'ndan tutun, Tolstoy'un birçok eserine varana değin koca bir külliyatı yok saymamız gerekiyor.

Son olarak eser birçok çevirmen tarafından Türkçe'ye yarım yamalak çevrilmiş, bazıları çevirdikleri eseri aşağılamaktan geri durmamışlar. Neyse ki, Oğlak Yayınları tarafından tam metin, utanılmadan, çevrilmiş. Bu çeviriden okumanızı, okuduktan sonra Pasolini'nin eserdeki 10 öyküyü sinemaya taşıdığı Il Decameron filmine de bakmanızı tavsiye ediyorum.
960 syf.
·55 günde·Beğendi·9/10
1347-1351 yılları arasında dönemin veba salgınından kaçan 7 kadın ve 3 erkeğin bir şatoya sığınarak birbirlerine anlattıkları toplam 100 hikayeden oluşur. hikayede dönemin ahlaksızlıkları,cesurlukları, iyilikleri, kötülükleri, çapkınlıkları anlatılır.

Düz yazı olmasıyla, dönemi için devrim niteliğinde olan decameron, içeriğiyle de shakespeare dahil pek çok yazara ilham vermiş olan eserdir. İnsanı olduğu gibi yalın, çırılçıplak, bütün zaaflarıyla göstermesi bakımından ilk örneklerden biridir. Ortaçağ öyküleri, genel olarak dinleri,gelenekleri,dogmaları vs alaya alan olaylar üzerine kurulu..
960 syf.
·7 günde·Puan vermedi
14. Yüzyıl İtalya'sında çıkan veba salgınından kaçarak, şehir dışında güzel günler geçirmeyi amaçlayan 7 kadın, 3 erkekden oluşan 10 kişilik genç bir topluluk, hergün aralarında bir kişiyi yönetici seçer ve o günü onun istekleri doğrultusunda en iyi şekilde geçirirler. Hergün güzel yemekler yiyip, kırsalda yürüyüşlere çıkar, müzikler dinleyip, şarkı ve şiirler söyler, dansederler ve nihayetinde 10 gün boyunca her biri birer hikaye anlatır. Bu hikayeler genellikle dönemin yozlaşmış din adamlarının şehvet düşkünlüğü, para ve mal hırsı ve bu kişilerin toplumda afişe edilerek gülünç duruma düşürülmesi, kahramanlık hikayeleri, aşk, tutku üzerine hikayeler, budala kişilerden istifade edilen gülünç hikayeler, soyluluk, cömertlik, cimrilik üzerine hikayelerden oluşur. Bocaccio'nun uslubu son derece akıcı ve gerçekçi, bir o kadar da müstehcendir. Ancak bu müstehcenlik fikrimce kesinlikle rahatsız edici değildir, cinsellikle ilgili kelime ve fiilleri son derece ustalıkla, sevimli deyimlere dönüştürerek aktarmıştır. Kendi döneminde acımasız eleştirilere maruz kalmış, ilk birkaç günlük hikayelerinden sonra kitabında bizzat kendisini eleştirenlere yanıt vermiştir. Dante'den çok etkilenmiş ve Decameron'da da Dante'nin eserlerinde de bulunan ortak pek çok kişiye yer vermiştir. Ayrıca Decameron'daki pek çok öykü La Fontaine, Alfred de Musset gibi pek çok yazara ilham vermiş ve bu öğelere eserlerinde yer vermişlerdir. Ben Oğlak Klasiklerinden Rekin Teksoy'un sansürsüz tam metin çevirisini (960 sayfa) okudum. Tavsiye ederim.
960 syf.
·12 günde·9/10
Boccaccio'nun 14.yy'da halk diliyle yazılan muhteşem kitabı...
1348 başlayıp 1351'de bitirdiği kitapta veba salgın günlerinin Florensa'sını ele alır.On gün boyunca anlatılan 100 öyküden oluşur.Kitap Florensa burjuvazisinin işleri nedeniyle sık sık uzak ülkelere giden kocalarının dönüşünü bekleyen kadınlar için yazılmıştır.
Kitap ortaçağda yazılmış ve izlerini fazlasıyla taşıyor olsa da dönemine sıkı sıkı bağlı kalmamış.O dönemde de böyle miymiş sorusunu sordurtuyor insana.Kadın-erkek ilişkileri,çıkarcı din adamları,mutluluk,ihanet,gönül yaralarının bulunduğu sansürsüz öyküleri ile insanoğlunun yıllarca bu konularda aynı kaldığını gözler önüne seriyor.Ben okurken çok zevk aldım ve eğlendim.Keyifle okuyabilirsiniz.
960 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Ba-yıl-dım! Tek kelimeyle harikaydı. Daha iyi açıklayabilmek adına; Binbir Gece Masalları ile La Fontaine'in Masallar'ını karıştırın, bazı öykülere biraz da müstehcenlik ekleyin. Muhteşem karışımınız 100 güne 100 öykü şeklinde ellerinizde. (Bu arada bir yanlış anlaşılmaya mahal vermemek adına, Boccaccio'nun La Fontaine'den değil La Fontaine'in bu öykülerden etkilendiğini belirtmek isterim.) Birbirinden güzel, didaktik ve eğlenceli öykülerden oluşan bu iki ciltlik kitabı tahminimden çok daha hızlı ve keyifle okudum. Mutlaka okunması gereken kitaplardan biri olduğuna da can-ı yürekten inanıyorum. İyi ki #dünyaedebiyatıokuyoruz etkinliğimize İtalyan Edebiyatı'nı dahil etmişiz. Yıldızlı tavsiyemdir. =)
824 syf.
·9 günde·Beğendi·8/10
Avrupayı kasıp kavuran veba salgınından kaçan yedisi kadın, üçü erkek on kişiden oluşan topluluk birbirlerine hikâyeler anlatırlar ve hikâyelerinde insanoğlunun tutkuları, şehvetleri, sahtekârlıkları ve cinselliği tema olarak alırlar.
Decameron, hümanizmin doğuşundan önce hümanizmi müjdeleyen ve skolastik düşünceye karşı muhalefet bayrağını açan ilk yapıtlardandır.15. ve 16. yüzyılları kapsayan, insanın dinsel baskı ve dogmalardan kurtularak kendine dönüşü­nün bir ifadesi olan Rönesans ( yeniden doğuş ) sürecinde özgürleşme özlemle­ri, toplumsal ve kültürel uyanış, edebiyat, bilim ve sanatlarda­ki gelişme kiliseye geri adım attırmıştır. Yunan edebiyatı ve Latin edebiyatı ürünleri Avrupa’daki ulusal dillere çevrilmiştir. İşte Decameron’da bu dönemde büyük önem taşımıştır.Boccaccio, dinsel konuları değil, doğrudan insanı an­latmış; günlük olayları işlemiştir
Hikaye içinde hikaye formatındaki bu eser, hayata dair ve yaradana karşı hürmetlerin eksik olmadığı güzel söylemlerle ve aşka dair tespitlerle keyifli bir okuma serüveni sunuyor. Bence kütüphanenizde bulunması gereken eserlerden biri Decameron. Hem tarihsel bir dönemi yansıtması hem de insan doğasında yer alan duygu durumlarını irdelemesi bakımından önerebileceğim bir eser..
824 syf.
·66 günde·8/10
Her hikayenin sonunda vay be diyecek birsey aradım fakat bünye mutlu sonlara pek alışık olmadığından olacak ki vay be demedim tavsiye edermiyim bu günlerde herseyi tavsiye ederim #EVDEKALKİTAPOKUTURKİYE
1400 syf.
·11 günde·Beğendi·9/10
Öykücülüğün öncüsü sayılan boccaccio decameron öykülerinde veba hastalığından kaçan 7 kadın ile 3 erkeğin on gün boyunca anlattıkları birer öyküden toplamda yüz öyküyü anlatır. Genel olarak o dönemdeki italyanın toplumsal yapısı kadın erkek ilişkisi üzerine öyküler yer alır. Bu eserde özellikle kadınların durumu gözler önüne serilir. Tüm öykü severlerin okuması gereken bir eser zevkle okunuyor. Şu koronalı günlerin başında okumaya başladım. Hem italyanın o günlerde gündemde olması hem o insanların vebadan kaçıp bir yerde toplanmaları bizim karantinalı günlerimize uygundu ve yüksek bir empati ile okudum kitabı. Zevkti Decameronu okumak
743 syf.
·Beğendi·10/10
aman Allahim insan oglu nelere qadirmis??? hec din mensublari rahib ve kesisler de onlardan geri qalmir.... bu kitabdaki bir-birinden maraqli ehvalatlar adami dusunmeye vadar edir...
824 syf.
·42 günde·Beğendi·9/10
Giovanni Boccaccio’nun eseri Decameron tarihin ilk düzyazı örneklerinden ve oldukça güzel bir hikâye antolojisi olarak kütüphanemde değerli yerini aldı.

Avrupayı kasıp kavuran veba salgınından kaçan yedisi kadın, üçü erkek on kişiden oluşan topluluk birbirlerine hikâyeler anlatırlar ve hikâyelerinde insanoğlunun tutkuları, şehvetleri, sahtekârlıkları ve cinselliği tema olarak alırlar.

Hikâye içinde hikâye formatındaki bu eser, hayata dair ve yaradana karşı hürmetlerin eksik olmadığı güzel söylemlerle ve aşka dair tespitlerle keyifli bir okuma serüveni sunuyor. Bence kütüphanenizde bulunması gereken eserlerden biri Decameron. Hem tarihsel bir dönemi yansıtması hem de insan doğasında yer alan duygu durumlarını irdelemesi bakımından önerebileceğim bir eser.
Zarif bir nükteyi anlayabilen ve anlarsa cevaplandırabilen pek az kadın bulunması ne hazindir! Çünkü zamanımızda artık zekaya değil, vücut güzelliğine itibar edilmektedir. Bir kadın ne kadar süslenir, boyanırsa o kadar fazla saygı ve itibar beklemektedir. Bu süs ve boyalarının içinde ya taş gibi susmakta veya konuşmaları susmalarını aratmaktadır. Onlar budalalıklarına namusluluk demektedirler.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Decameron
Alt başlık:
Cep Boy
Baskı tarihi:
Ağustos 2018
Sayfa sayısı:
960
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753297226
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Oğlak Yayıncılık
Boccaccio’nun 1349-1353 yılları arasında yazdığı başyapıtı Decameron on gün boyunca anlatılan yüz öyküden oluşur. Günde on öykü anlatılır. Her günü bir kral ya da kraliçe yönetir. Yazar Decameron’un önsözünde kitabın özelliklerini açıklar, sevenlerin, özellikle de seven kadınların acılarını hafifletmeyi amaçladığını belirtir. Decameron gelişmekte olan Floransa burjuvazisinin, işleri nedeniyle sık sık uzak ülkelere giden kocalarının dönüşünü beklemekle ömür tüketen kadınları için yazılmıştır. Veba salgınından kaçmak için bir araya gelen yedi genç kadınla üç genç erkek ‘gönüllerince yaşayarak gülüp eğlenmek, aklın sınırları dışına taşmayan zevkler tadabilmek’ amacıyla, önce Fiesole dolaylarında bir evde, sonra da bir şatoda konaklarlar. Her gün (Cumartesi ile Pazar dışında) öğleden sonra, her biri bir öykü anlatır. Öykünün konusunu günün yöneticisi (kral ya da kraliçe) belirler. Birinci ve dokuzuncu günde ise, herkes istediği öyküyü anlatır. Böylece yüz öykü anlatılmış olur.

Kitabı okuyanlar 345 okur

  • Zeynep
  • Şule Yakut
  • Sevilay Altay
  • Yunus soysal
  • Güldeniz Alp
  • Siyenkoşevski
  • GizAlp
  • Pınar Peri
  • Nisa Şenocak
  • Cem TİMOÇİN

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%4.5 (6)
9
%7.5 (10)
8
%6 (8)
7
%3 (4)
6
%0.8 (1)
5
%0.8 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0