Adı:
Decameron
Baskı tarihi:
1 Ağustos 2018
Sayfa sayısı:
960
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753297226
Kitabın türü:
Çeviri:
Rekin Teksoy
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Oğlak Yayıncılık
Baskılar:
Decameron
Decameron
Boccaccio’nun 1349-1353 yılları arasında yazdığı başyapıtı Decameron on gün boyunca anlatılan yüz öyküden oluşur. Günde on öykü anlatılır. Her günü bir kral ya da kraliçe yönetir. Yazar Decameron’un önsözünde kitabın özelliklerini açıklar, sevenlerin, özellikle de seven kadınların acılarını hafifletmeyi amaçladığını belirtir. Decameron gelişmekte olan Floransa burjuvazisinin, işleri nedeniyle sık sık uzak ülkelere giden kocalarının dönüşünü beklemekle ömür tüketen kadınları için yazılmıştır. Veba salgınından kaçmak için bir araya gelen yedi genç kadınla üç genç erkek ‘gönüllerince yaşayarak gülüp eğlenmek, aklın sınırları dışına taşmayan zevkler tadabilmek’ amacıyla, önce Fiesole dolaylarında bir evde, sonra da bir şatoda konaklarlar. Her gün (Cumartesi ile Pazar dışında) öğleden sonra, her biri bir öykü anlatır. Öykünün konusunu günün yöneticisi (kral ya da kraliçe) belirler. Birinci ve dokuzuncu günde ise, herkes istediği öyküyü anlatır. Böylece yüz öykü anlatılmış olur.

(Tanıtım Bülteninden)
Çok okuru yokmuş sanılsa da Giovanni Boccaccio'nun ünlü Decameron hikayelerini bilmeyen azdır sanırım.
Kitaplığınızda bulunması gereken , zevkle okuyacağınız bir eser.
Boccaccio tarafından 1348-1351 yılları arasında kaleme alınan Decameron, bir çok açıdan önemli bir eserdir. İlkin, o zamana kadar aristokrat kesime hitap eden ve Latince kaleme alınan eserlerle dolu İtalyan yazınında İlahi Komedya ile beraber halk dili olan İtalyanca ile yazılan ilk eserlerdendir. Boccaccio, veba salgını döneminde yazılan eserin amacının "yaşamın unutulan güzelliklerini" hatırlatmak olduğunu söyler. Ayrıca eser dönemsel bir değişimin de işaretidir. Sadece dini konulara, ahlaki değerlere gönderme yapan eserlerin ciddiye alındığı bir dönemde, bireylerin gerçek yaşamlarını ve değerlerini aktarmıştır. Zaten eserde geçen öykülerin bir çoğu İtalyan halk öyküleridir. Bilindiği üzere yıllar sonra gerçekleşecek olan Rönesans'ın sanattaki yansıması da din merkezli evren anlayışından insan merkezli bir anlayışa geçiştir.

Eserde din adamlarının iki yüzlülükleri, kahramanlık hikayelerinin yanı sıra erotik hikayeler de yer alır. Zaten eserin bu kadar eleştirilmesinin sebebi de içerisinde barındırdığı, halkın süzgecinden geçmiş, oldukça gerçekçi ancak yer yer yaralayıcı erotik hikayelerdir. Bu yönde bir gerçekliği kaldıramayan ya da cinsellikten utanan arkadaşların kitaptan uzak durmasını tavsiye ediyorum. Zira edebiyat tarihini kendi ahlaki kıstaslarımızla değerlendirdiğimizde Binbir Gece Masalları'ndan tutun, Tolstoy'un birçok eserine varana değin koca bir külliyatı yok saymamız gerekiyor.

Son olarak eser birçok çevirmen tarafından Türkçe'ye yarım yamalak çevrilmiş, bazıları çevirdikleri eseri aşağılamaktan geri durmamışlar. Neyse ki, Oğlak Yayınları tarafından tam metin, utanılmadan, çevrilmiş. Bu çeviriden okumanızı, okuduktan sonra Pasolini'nin eserdeki 10 öyküyü sinemaya taşıdığı Il Decameron filmine de bakmanızı tavsiye ediyorum.
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (15.238 Oy)18.975 beğeni43.137 okunma2.974 alıntı181.939 gösterim
  • Dönüşüm
    8.2/10 (8.508 Oy)8.791 beğeni28.539 okunma817 alıntı138.864 gösterim
  • Suç ve Ceza
    9.1/10 (6.433 Oy)7.835 beğeni21.272 okunma3.972 alıntı128.532 gösterim
  • 1984
    8.9/10 (5.986 Oy)6.325 beğeni16.716 okunma2.868 alıntı85.640 gösterim
  • Simyacı
    8.6/10 (7.858 Oy)8.808 beğeni26.210 okunma2.640 alıntı114.003 gösterim
  • Küçük Prens
    9.0/10 (10.666 Oy)13.353 beğeni34.354 okunma3.374 alıntı145.306 gösterim
  • Hayvan Çiftliği
    8.9/10 (7.415 Oy)7.988 beğeni22.651 okunma826 alıntı89.161 gösterim
  • Satranç
    8.7/10 (9.230 Oy)9.197 beğeni25.453 okunma1.777 alıntı117.880 gösterim
  • Yabancı
    8.3/10 (4.383 Oy)3.887 beğeni12.894 okunma1.170 alıntı52.567 gösterim
  • Şeker Portakalı
    9.0/10 (7.537 Oy)9.039 beğeni25.216 okunma1.554 alıntı125.662 gösterim
aman Allahim insan oglu nelere qadirmis??? hec din mensublari rahib ve kesisler de onlardan geri qalmir.... bu kitabdaki bir-birinden maraqli ehvalatlar adami dusunmeye vadar edir...
Ba-yıl-dım! Tek kelimeyle harikaydı. Daha iyi açıklayabilmek adına; Binbir Gece Masalları ile La Fontaine'in Masallar'ını karıştırın, bazı öykülere biraz da müstehcenlik ekleyin. Muhteşem karışımınız 100 güne 100 öykü şeklinde ellerinizde. (Bu arada bir yanlış anlaşılmaya mahal vermemek adına, Boccaccio'nun La Fontaine'den değil La Fontaine'in bu öykülerden etkilendiğini belirtmek isterim.) Birbirinden güzel, didaktik ve eğlenceli öykülerden oluşan bu iki ciltlik kitabı tahminimden çok daha hızlı ve keyifle okudum. Mutlaka okunması gereken kitaplardan biri olduğuna da can-ı yürekten inanıyorum. İyi ki #dünyaedebiyatıokuyoruz etkinliğimize İtalyan Edebiyatı'nı dahil etmişiz. Yıldızlı tavsiyemdir. =)
Yason yayinciliktan degil oğlak yayinlarindan okuyorum. Sansürsüz bir anlatim var. Henuz kitabin baslarindayim ama anlatimdaki sürüklerlik beni fazlasiyla etkiledi. Zaten yazarindan da yapitin kalitesi anlaşılıyor. Ilerleyen gunlerde tekrar yazacağım. --1--
Şunu kesin bir dille söylüyorum; kesinlikle okuyun. Dünya edebiyatındaki ilk öykü kitabını, Boccaccio'nun başyapıtını, Orta Çağ Italyasini görün.
"Lamporecchio'lu Masetto, kendisini dilsiz gösterip, kadınlar manastırına bahçıvan olunca , kadınlar onunla yatmak için birbirleriyle yarışırlar."

Bu kitapta gerçekleşen olayları okuduğumuz zaman, bugün (21 .asırda) Asya ve Afrika kıtasında sıklıkla karşılaştığımız, dini kullanarak hırsızlık ve tecavüz gibi gayri ahlaki olayların, Avrupa kıtasında 1350 yıllarında yaşanıldığını görüyorsunuz.
Konu; veba salgınından kaçmak için bir sayfiye evine giden kızlı erkekli bir gurubun hikayesi.
Daha doğrusu bu gurubun vakit geçirmek için bir birlerine anladıkları hikayeler.
Yedi kadınla üç genç erkeğin on gün boyunca anlattıkları yüz öykü....
Öyküler yukarıda belirttiğim gibi genellikle din adamlarının baş rollerini oynadıkları sahtekarlıklar ve sapıklıklar üzerine kurulmuş..
Kitabın kapağında bunu görmeniz mümkün!
Bocaccio'nun 10 günde kadın ve erkeklerce anlatılan öyküleri topladığı bu eser etkileyici bir üslupla yazılmış. Türkçe'de değişik baskıları var. Bir salgından kaçan insanlar nispeten güvenli bir yerde yerleşirler ve zamanı nasıl geçirsek diye düşünürler. Buldukları çözüm öyküler anlatmak olmuş. Erotik edebiyatın şaheserlerinden bu kitap.
"Bana göre iyilikbilirlik erdemlerin en yücesi, iyilikbilmezlik ise kusurların en büyüğü."
Giovanni Boccaccio
Sayfa 20 - Oğlak Yayınları
HEPİNİZ bilirsiniz ki, akılsızlık insanı en büyük saadetten, en derin sefalete düşürebilir. Buna mukabil akıl insanı en büyük tehlikeden kurtararak tam bir huzura eriştirebilir.
«Başka yaptığın var mı?»
«Evet, bir defa kilisede yere tükürdüm.»
«Bu, vicdan azabı verecek bir şey değil, biz rahipler bunu bütün gün yaparız.»
Ertesi akşam büyük tazimle cenaze, kilisenin mermer holünün altına gömüldü. Ertesi günden itibaren halk oraya mumlar getirmeye başladı.
Ölünün kutsallık şöhreti öyle yayıldı ki, başı dara düşenler, artık yalnız onun mezarında dua ediyorlardı. Ona kutsal Ciyapella adı verilmişti.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Decameron
Baskı tarihi:
1 Ağustos 2018
Sayfa sayısı:
960
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753297226
Kitabın türü:
Çeviri:
Rekin Teksoy
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Oğlak Yayıncılık
Baskılar:
Decameron
Decameron
Boccaccio’nun 1349-1353 yılları arasında yazdığı başyapıtı Decameron on gün boyunca anlatılan yüz öyküden oluşur. Günde on öykü anlatılır. Her günü bir kral ya da kraliçe yönetir. Yazar Decameron’un önsözünde kitabın özelliklerini açıklar, sevenlerin, özellikle de seven kadınların acılarını hafifletmeyi amaçladığını belirtir. Decameron gelişmekte olan Floransa burjuvazisinin, işleri nedeniyle sık sık uzak ülkelere giden kocalarının dönüşünü beklemekle ömür tüketen kadınları için yazılmıştır. Veba salgınından kaçmak için bir araya gelen yedi genç kadınla üç genç erkek ‘gönüllerince yaşayarak gülüp eğlenmek, aklın sınırları dışına taşmayan zevkler tadabilmek’ amacıyla, önce Fiesole dolaylarında bir evde, sonra da bir şatoda konaklarlar. Her gün (Cumartesi ile Pazar dışında) öğleden sonra, her biri bir öykü anlatır. Öykünün konusunu günün yöneticisi (kral ya da kraliçe) belirler. Birinci ve dokuzuncu günde ise, herkes istediği öyküyü anlatır. Böylece yüz öykü anlatılmış olur.

(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 95 okur

  • Habibe NUYAN
  • Alper Barutçu
  • Beyza Gültekin
  • Devrim aytolu
  • VOLKAN DEMİR
  • Gün İlke Yıldırım
  • Howard Roark
  • Leandre

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%5.9 (2)
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0