Deccal (Nietzche Bütün Yapıtları Eleştirel Toplu Basım Kitapları 16)

·
Okunma
·
Beğeni
·
8.982
Gösterim
Adı:
Deccal
Alt başlık:
Nietzche Bütün Yapıtları Eleştirel Toplu Basım Kitapları 16
Baskı tarihi:
1 Mart 2003
Sayfa sayısı:
140
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758725052
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İthaki Yayınları
Bu kitap en azlarındır. Belki de onlardan hiçbiri yaşamıyor daha. Onlar, benim Zerdüşt'ümü anlayanlar olacaklar: kendimi, daha bugünden işitilecek kulaklar bulanlar ile nasıl karıştırabilirdim ki? Ancak öbürgündür benim olan. Kimileri öldükten sonra doğar.
Kişinin beni anlamasının, hem de zorunlukla anlamasının koşulları, -bunları pek iyi bilirim. Benim yalnızca içtenliğime, tutkuma dayanabilmek için, düşünsel konularda katılık kertesinde dürüst olması gerekir kişinin. Dağlarda yaşamaya alışkın olması gerekir- çağın siyasetinin ve halkların çıkarcılıklarının sefil gevezeliğini kendi altında görmeye
132 syf.
Nietzsche bu kitapta mahkemeyi kurmuş, sanık olarak almış karşısına Hristiyanligi; eleştirilerini, yer yer çok sert söylemlerini, tarihten örneklerini, kendi akıl yürütmeleri ve vardığı sonuçlarini bir bir Hristiyanligin suratına vurmuş adeta.

Sonra eline tokmağını almış Nietzsche ve kararını açıklamış:

"—Bununla sonuca varıyor, yargımı bildiriyorum. Mahkum ediyorum Hristiyanlığı; ona, şimdiye dek herhangi bir savcının ağzından çıkan en korkunç suçu yöneltiyorum. O benim için düşünülebilir yozlukların en yükseğidir, olanaklı en son yozluğun istemi olmuştur. Hristiyan Kilisesi yozluğunu bulaştırmadık hiçbir şey bırakmamıştır, her değeri bir değersizlik, her hakikati bir yalan, her dürüstlüğü bir ruh alçaklığı haline sokmuştur."

Ve bize de helvasını yemek kaldı.

Nietzsche, Hristiyanligin (kitapta ağırlıkla eleştirelen ana unsur o olduğu için din demiyecegim) baş düşmanın bilim olduğunu vurgulamis. Hristiyanligin ogretilerinin insanları miskinlestirdigini; bu dünyayı hayal haline getirdiğini, sürekli günah, ceza, ödül, öteki tarafa işleri havale etme gibi ... Tüm bunlara karşı bir tutum alan Nietzsche, bu kavramlar etrafında şekillenen insanın hayata dair sözünün olamayacağını söyler:

"(..) oysa bu kurgular dünyası gerçekliği sahteleştirir, değersizleştirir"

"(..) inanan, neyin «doğru» olduğu neyin olmadığı sorusu için herhangi bir vicdan sahibi olmakta özgür değildir: bu noktada dürüst olsaydı, bu onun batışı olurdu"

Hristiyanligin, bilimsel gelişmelere hazır hale gelmiş Roma-Grek uygarlığınin gelişimini yerle bir ettiğini aynı zamanda şu an bile (19. Yy) o seviyeye varamadiklarini söylediği Müslüman uygarlığınin (Endulus) getirilerini yerle bir ettiğini dile getiren Nietzsche, Haçlı seferlerini de sert bir dille eleştirir.

Keyifli okumalar
128 syf.
·2 günde·Beğendi·5/10
Kitapla ilgili bilgi vermeye başlamadan önce aklıma gelen bir şeyden bahsetmek istiyorum. Kitabın önsözünün ilk paragrafının son cümlesi şu: Kimileri ölümünden sonra doğar. Bu cümle bana hemen yeni okuduğum Bulantı' da ki Anny' nin söylediği şu cümleyi hatırlattı bana " Ölümümden sonra yaşıyorum. " bu iki cümle bize gösteriyor ki J.P Sartre, Nietzsche'den açık bir şekilde etkilenmiş. Bu zaten bilinen bir şeydi fakat yine de bunun kendimde farkına varmam hoş oldu. Sizlerle de paylaşmak istedim. Kitaba geçebilirim artık.

Nietzsche okuyanlar az çok aşinadırlar. Sürekli bir güç istencinin peşinde koşar. Zayıflıktan nefret eder ve mutluluğu güçle özdeşleştirir. Ama bu kadar güçlü ve üstün olmanın varacağı noktayı söylemez bize. Sadece üstün insan olma yolunda acımasız olun. Bana pek doğru gelmiyor bu görüş. Özellikle siyasi arenadaki Realizm'in mutlak güç istencinin, tarafları güç çıkmazına sokacağı bilgisine sahip olduğum için. Buraya da uygulanabilir olduğunu düşünüyorum, bu teorinin.

Nietzsche evrimsel sürecin insanla son bulduğunu iddia eder. Yalnız bu iddiasında insanlar arasından bazı insanların diğerlerinin önüne geçerek " üstün insan" a ulaşabileceğini söyler. Üstün insan sondur ona göre. Toplum üstün insan'dan korktuğu için ona karşıt bir insan türü geliştirmiştir. Sürü insanı yani Hristiyanlar( muhtemelen bir dine inanan bütün insanları kastediyor.) İşte kitap bu iki tür insan arasındaki farklılıkları anlatıyor. Yalnız şu noktaya dikkat çekmek isterim ki Nietzsche'nin eleştirdiği Hristiyanlık, bugün yaşanmakta olan din değil. Çok radikal bir versiyonunu hedef almış. Hani biz deriz ya gerçek İslam bu değil. Nietzsche' de gerçek(!) Hristiyanlığı eleştirmiş. Sadece İsa peygamberi ayrı tutmuş bu eleştiriden. Din, İncil, Hz. İsa ile beraber ölmüştür. Ona göre Hristiyan diye bir şey yoktur. Hristiyan geçinen insan, iki bin yıldır kendini yanlış anlamış insandır. Bu düşüncenin somut tezahürünü dediğim gibi dini olarak Hristiyanlığı karşısına alarak, ahlaki olarak da Kant ve onun temsil ettiklerine savaş açarak gerçekleştirmiş. Budizm, Brahmanizm, Yahudilik, Konfuçyanizm, Müslümanlık değindiği diğer dinler arasında.

True Detective izlediyseniz orada bir sahne vardı. İki baş karakter arabada seyahat ederken, ateist olan diğerine; Evrimde çok ileri gittik. Şu an olan hiçbir şey normal değil minvalinde konuşuyordu. Nietzsche' de insanların evrimin doğal işleyen yasalarının günümüzde bozulduğuna işaret eder. Çünkü acıma denen bir duygu vardır ve tüm soylu yüreklerin zayıflığıdır. Acıma evrimi şu şekilde etkiler: Biz yok olmaya yüz tutmuşlara acıyarak onları hayatta tutmaya çalıştıkça aslında bir doğal dengeyi bozuyoruz. Acımasız ama realist bir söylem. Kişisel fikrim bu görüşün insanların, hayvanlarla aynı cihetten olduğu ön kabülüne dayanarak yapılmasının bu şekilde düşünme sonucuna yol açtığıdır. Çünkü eğer insanlarla hayvanları aynı kefeye koyarsanız. Nietzsche haklıdır ve evrimi bozmuştur insan. Ancak bu iki kategorilendirmeyi ayrı ayrı yaparsanız, İnsanın/ Modern insanın, Evrim'le bağlantısını koparabilir, zayıflık olarak görülen bu duyguların aslında insanlığın temel anlamı olduğu sonucuna ulaşabilirsiniz.

İyi okumalar diliyorum.
128 syf.
·3 günde·Puan vermedi
19. Yüzyılın Alman filozofu Nietzsche bu kitabında, tek tanrılı dinleri ve özellikle de Hıristiyanlığı, kiliseyi, Ruhban sınıfını, din adamlarını çok ağır eleştirmiş.
Hıristiyanlığın insanları düşünmemeye sevk ettiğini, baskı altında tuttuğunu, köleleştirdiğini , yaratıcılığını yok ettiğini, sıradanlaştırdığını ifade etmiş.
Ayrıca; “Güç İstenci”nini (özelliklede Alman ırkını belirterek) esas alan bireyci bir bakış açısıyla “Üstün İnsan” vurgusu yapmış.
Kitaptaki Alıntılarımla da belirttiğim üzere sosyalistleri de ağır eleştirmiş, ayaktakımı diye ifade etmiş.
Benim için Nietzsche’nin ideolojik olarak nerede durduğunu söylemek, anlamak mümkün olmadı.
İlgilenenlere keyifli okumalar.
128 syf.
·Puan vermedi
“Benim için önce yarın değil, öbür gün gelmeli. Bazı adamlar ölümünden sonra doğarlar. Herhangi birinin beni anlayacağı koşullar - onları çok iyi biliyorum. O kişi benim ciddiyetime, tutkuma tahammül edebilmek için bile katı bir entelektüel bütünlüğe sahip olmalıdır.
Kimsenin sormaya cesaret edemediği soruları sorabilmeli; yasakları, kader dolambacını, sorgulayabilmelidir.
Şimdiye kadar duyulmamış gerçekler için yeni bir vicdan. Ve büyük meselede tasarruf etme arzusu -gücünü, arzusunu bir arada tutma isteği.. Kendine saygı, sevgi, kesin özgürlük hissi...”
Dipçem; Tartışmalı içeriği nedeniyle yazıldıktan yedi yıl sonra yayınlanmış eser, başından sonuna kadar Nietzsche’nin o kendine has üst perdeden üslubuyla Hristiyanlık eleştirisidir. Teoloji ile ya da incilden ayetlerin didik didik edilmesiyle pek ilgilenmiyorsanız, en azından yazardan bu kitap çok ilginizi çekmeyebilir. Fakat; elinden çıkma hangi eseri okursanız okuyun, inanç konusundaki tavrını direkt ya da endirekt mutlaka farkedersiniz. Ben paralel olarak biyografisini de okuduğumdan, girişteki iddialı hitabı, kitabın kalanında yakalayamadım. Kendimi tekrarın tekrarını okuyormuş hissinden kurtaramamış olma sebebim, okuma sıralamam oldu maalesef. Yine de bir göz atmanızı tavsiye ederim.
250 syf.
Bir fantastika insanı olaraq fəlsəfə oxumağa cəhd etmirdim. Çünki ən nifrət etdiyim şeylərdən biri hər hansı bir kitabı yarıda buraxmaqdır. Amma indi bu riski almağıma sevinirəm. Nitşenin də dediyi kimi- "Bu kitab ən azlarındır."
Kitabda Nitşenin xristianlıqla bağlı görüşləri öz əksini tapır. Buradakı "görüş" sözünü "dərin nifrət"lə əvəz etsək də yanılmarıq. O, xristianlığı bir bəla, xəstəlik adlandırır, Roma imperiyasının süqutunun səbəbini bu din ilə əlaqələndirir, bütün rahiblərə isə nifrət edirdi. Onların hamısını
"yalançı", "kələkbaz"adlandırırdı. Kitabından olan hissələrə diqqət yetirsək bu daha aydın anlaşılar;
Maddə 1- Təbiətə hər cür zidlik günahdır. Ən günahkar insan rahibdir: o, təbiətə zidliyi öyrədər. Rahibə göstərilməli olan səbəblər deyil, dəlixanadır.
Yaxud da;
Maddə 3- Xristianlığın ilan yumurtalarını basdırdığı yerlər lənətlənməli, yerlə bir edilməli və yer üzünün rüsvayçılıq yerləri olaraq gələcəyin qorxulu ibrət yerləri olsun deyə qorunmalıdır. Buralarda zəhərli ilanlar yetişdirilməlidir.
Bu kimi maddələr çoxdur, bunları bilmək üçün kitabı oxumalısınız. Fəlsəfə ilə maraqlanırsınızsa, oxumalı olduğunuz kitablardandır məncə. Olduqca maraqlı və düşündürücü məsələlərə toxunulur əsərdə.

Xoş mütaliələr)
128 syf.
Nietzsche, Nihilist ve derin filozof!
Bu kitabında, tek tanrılı dinleri ve özellikle de yozlaşmış Hristiyanlığı, çıkarcı ve despot kiliseyi, Hristiyan dinine inanan insanları Ruhban sınıfı modeli ile sömürmesi veya pasif kılınmasını, ağır bir dille eleştirmiş.
Hristiyanlığın, Hristiyanları düşünmemeye zorladığını, baskı altında tuttuğunu, köleleştirdiğini, insanın bilimsel yönünü ve yaratıcılığını yok ettiğini, direkt ve dolaylı olarak defalarda zikretmiştir.

Bu kitapta, sosyalistlere “ayak takımı” diyerek onların sığ ve zararlı olduklarını dolaylı olarak dile getirmiştir.

Nietzsche'ye göre, köle ahlakını benimseyen ve yaşamı reddeden bir öğreti olan Hristiyanlık, yok edilmelidir. O, bilimin düşmanı, sürü psikolojisinin temeli, dahası insan neslinin sonunu getirebilecek bir yanlış anlayıştır. Hristiyanlığı, insanlığın ölümsüz bir utanç lekesi olarak görüyor Nietzsche.


İyi okumalar…
128 syf.
·Puan vermedi
İçinde bulunduğu baskın din Hristiyanlık olduğu için Hristiyanlık üzerinden aslında dinleri sorgulayan ve ruhban sınıfının yaptığı sahtekarlıklardan dem vuran bir kitap. Orta çağ zihniyeti gibi yaşanan her dini bu kitaptaki Hristiyanlık kavramı yerine koyunca kitabın ne kadar haklı olduğuna şahit olacağız. Aydınlanma isteyen bir beynin cümleleri ...
128 syf.
·6 günde·Beğendi·10/10
Hristiyanlığa olan nefretini o kadar doğru bir kalemle anlatıp, arkasını profesyönelce dolduruyor ki okuyucuya fikrini açıklamakla kalmıyor kalemine de hayran bırakıyor.Özellikle Budizm ile karşılaştırmaları dikkati cezbediyor.
128 syf.
Ağır bir anlatımla dile getirilmiş, Tüm Değerlerin Yeniden Değerlendirilmesinin ilk kitabı olan Deccal'de Hıristiyanlığa savaş açılmış; din ve ahlak ilişkisi anlatılıyor. Kitaptn dört bölüm çıkardım.
1- Ahlakçılığın Kötülüğü
2- Yahudi ve Hıristiyan Metinlerin Yanlışlığı
3- Mantıksal Püritenizmin Önemi
4- Dini Kurumların Kötülüğü

Nietzsche'nin yazılarını doğru anlamak, onun gündeminin bütünsel doğasını duymaktır. Argümanları, insanların mum ışığında güneşin ışığıyla gördüklerini inkar ettiğini gösteriyor. Nietzsche, okuyucularının zihninde en temel düşünce şemalarını kırmak istiyor; iyilik ve kötülük yoktur. Sadece kendiniz için yapabileceğiniz her şey var ve yapamayacağınız.

Deccal'de varoluşçulukta büyük bir ilerleme temsil ediyor. Nihilizm kokan satırlar. Tanrı'nın insana olan inancın temelsiz olduğu ve bu nedenle de anlamın ahlaki anlayışını anlamamızın yanlış olduğunu söyler. Hıristiyanlığa bağlılık, özveri ve kendini feragat etme kavramı, insan olarak kim olduğumuzun inkarıdır. Hıristiyanlığın, zayıfları ayrıcalıklı kılan bir dünya görüşü olduğunu anlamasıdır. Bu anlayış altında Hıristiyanlık kurgusaldır ve doğanın gerçekliğine aykırıdır, ki bu hayattaki tek ahlaki değer; güç ve kontroldür.

Bir ögretinin kendi yangınından çıkması gerekir. Hıristiyanlık kendi yangınından çıkmamıştır. Sitede bulunan Deccal-Hıristiyan Karşıtı kitabıyla aynı kitap olup, farklı yayınevi farklı isimle piyasaya sürülmüş yer yer değişkenlik gösterir. İnsanlara yeni değerler getirmeye çalışan Nietzsche yasaklanmışa erişmeyi amaçlıyor. ( Nitimur in Vetitum)
128 syf.
·Beğendi·9/10
Nietzsche'nin okuduğum ikinci kitabıydı bu. Açıkçası ilk okuduğum Putların Alacakaranlığı kitabından sonra bir daha Nietzsche okumam demiştim kendime, çünkü anlamakta çok zorlanmıştım. Bu tarzda kitaplar okumaya ilk başladığım zamanlardı tabi o zamanlar. Kitapçıda yine Nietzsche'nin kitaplarıyla bol bol karşılaşınca bir kitabını daha okusam nolur sanki dedim. Ve bunu aldım, iyiki almışım. Bütün cümlelerini anlayarak, sorgulayarak okuduğum bir kitaptı. Çok çok beğenerek okuduğum, bitmesini istemediğim kitaplardan bir diğeriydi bu.

Tamamıyla Hıristiyanlık üzerine yazılmış bir kitap. Hıristiyanlığı eleştiri üzerine yazılmış bir kitap. Nietzsche'ye göre, köle ahlakını benimseyen ve yaşamı reddeden bir öğreti olan Hıristiyanlık, yok edilmelidir. O, bilimin düşmanı, sürü psikolojisinin temeli, dahası insan neslinin sonunu getirebilecek bir yanlış anlayıştır. Hıristiyanlığı, insanlığın ölümsüz bir utanç lekesi olarak görüyor Nietzsche.

Hemen hemen her sayfada üstünü fosforlu kalemle çizdiğim yerler vardı. Bence herkesin okuması gereken bir kitap Deccal. Keyifli okumalar dilerim...
100 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10
Kaan'ın önerisiyle, Nietzsche'nin okuduğum ilk kitabı. Kitapta Hristiyanlık temele alınarak çoğu din eleştirilmiş. Zaten Hristiyanlık, Yahudilik, İslam'ın birçok ortak noktada birleştiği olaylar var. Nietzsche, Hristiyanlığın kutsal saydığı birçok şeye çok çok ağır ve mantıklı eleştiri getirmiş. Yazar diğer dillere çok hakim olduğundan çok sık diğer dillere has deyimler kullanıyor. Bazı deyimleri anlamakta zorlanabilirsiniz.
128 syf.
Nietzsche beynimi yormaya devam ediyor hâlâ ama biliyorum ki beyin bilimsel olarak hiçbir zaman yorulmaz :) yine kendimle celistim :) Nietzsche sağolsun diycm ama yaşamıyor nasıl öldüğüne gelince araştırın derim onu da ben söyleyecek değilim :)
Bir canlıya, bir türe, bir bireye; içgüdülerini yitirmişse, kendine zararlı olanı seçiyorsa, yozlaşmış derim.
Friedrich Nietzsche
Sayfa 9 - Olympia Yayınları
Yüksek bir kültür, bir piramittir: ancak geniş bir taban üzerinde durabilir...
Friedrich Nietzsche
Sayfa 88 - Olympia Yayınları
İnsan görece en bozuk ve en hastalıklı hayvandır. İçgüdülerinden son derece tehlikeli bir şekilde sapmış, uzaklaşmış hayvandır.
Friedrich Nietzsche
Sayfa 18 - Olympia Yayınları
İyi nedir? -İnsanda güç duygusunu, güç istemini, gücün kendisini yükselten her şey.
Kötü nedir?- Zayıf olandır. Zayıflıktan doğan her şey.
Mutluluk nedir? - Gücün büyüdüğü ve bir engelin aşıldığı duygusu.
Friedrich Nietzsche
Sayfa 6 - Olympia Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Deccal
Alt başlık:
Nietzche Bütün Yapıtları Eleştirel Toplu Basım Kitapları 16
Baskı tarihi:
1 Mart 2003
Sayfa sayısı:
140
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758725052
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İthaki Yayınları
Bu kitap en azlarındır. Belki de onlardan hiçbiri yaşamıyor daha. Onlar, benim Zerdüşt'ümü anlayanlar olacaklar: kendimi, daha bugünden işitilecek kulaklar bulanlar ile nasıl karıştırabilirdim ki? Ancak öbürgündür benim olan. Kimileri öldükten sonra doğar.
Kişinin beni anlamasının, hem de zorunlukla anlamasının koşulları, -bunları pek iyi bilirim. Benim yalnızca içtenliğime, tutkuma dayanabilmek için, düşünsel konularda katılık kertesinde dürüst olması gerekir kişinin. Dağlarda yaşamaya alışkın olması gerekir- çağın siyasetinin ve halkların çıkarcılıklarının sefil gevezeliğini kendi altında görmeye

Kitabı okuyanlar 775 okur

  • Zelal
  • Emre kaya
  • Derya
  • Başak Alkan
  • Esracan Özkan
  • Ali Can
  • Yasmin
  • Muhammed Furkan Sağlık
  • Emin D(eğil)
  • Elif Kababıyık

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0.5 (1)
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları