Friedrich Nietzsche kitabı okuduktan sonra kafa allak bullak olmuyorsa, bir kaç gün boyunca kitapta geçen yoğun içerikli düşünceler beyni ele geçirip sürekli
Alman düşünür olan Nietzsche 17 yaşına kadar babası ve dedesinin yolundan gidip bir papaz Olmak isterken araştırmalarının sonucunda Hristiyanlıktan çıkmıştır ve hatta Hristiyanlığa karşı kini o kadar büyümüştür ki ''deccal''adlı eserinde bunu bariz bir şekilde görebiliyoruz kitapta İsa'ya karşı herhangi bir kötü söylem bulunmayıp pavlus ve diğer din adamlarına karşı birçok Hiciv yer almaktadır Yüzyıllardır Hristiyanlar insanların beynine bulayarak insanlığa sürülmüş çıkmayan bir kara leke olarak hristiyanlığı tanımlar. Yeni ahitten bölümler vererek aslında ne kadar saçmaladılarını gözler önüne sürer Hatta şöyle bir ifade kurar yalnızca tek bir hoş özellik bulmak için yeni ayeti inceledim ama nafile içinde samimi iyi niyetle güvenilir ve dürüst hiçbir şey yok. hakikat adı altında insanların ne kadar ezdikleri ve kandırdıkları öteki dünyayı sunarak insanları korkutup bilimle uğraşmalarını engelledikleri Hristiyanlığın gerçekte Hristiyan diye bir şey olmadığ hiç 2000 yılından beri Hristiyan denen şey aslında psikolojik bir kendini kandırma durumu idi diye tanımlar. Budizm ve hristiyanlığı Birçok yerde karşılaştırır mesela :Budizm söz vermez, doğrudan yerine getirir; Hristiyanlık hep söz verir ama bunları asla yerine getirmez. Diyerek hristiyanlığı bütün çıplaklığıyla gözler önüne sürer.
Deccal, inanç ve aklı yüksek bir düzlemde uzlaştırmaya çalışmadan, Hıristiyanlığa yöneltilen çok sert bir eleştiridir. Zira bu din, bir kültür yıkıcıdır, insani içgüdüler taşıyan her türlü uygarlığa düşmandır, zayıf ve hasta olanlar içindir... Hayali nedenler ve hayali kavramlarla beslenen din, yalan üstüne kurulu olduğundan, bilgiye düşmandır, kişiye ne huzur ne de mutluluk bahşeder.
..Arka kapaktan ..
..Yazar, hristiyanlık dininde ruhban sınıfı başta olmak üzere sırasıyla hristiyan öğretileri, inancın kendisi ve bunların sonucu konularında iddialı eleştiriler ele alıyor. .
.....Bugünün insanı boğuluyorum onun temiz olmayan nefesinden..S 103
Deccal Bu kitap Hristiyanlığın çürümüşlük inanç ve sistemine rahiplerin kendi siyasi çıkar ve iki yüzlülüğüne atıfta bulunmuş.
Friedrich Nietzsche bilime olan inancına tamamen zıt olan bu inancı resmen hırpalamış yerden yere vurmuş bir kitap. Aslın da Hz. İsa'nın huzurlu, yargısız, tasasız,suçluluk duygusu ve öfkeden uzak bir ruh halinin bulunduğuna inanıyor kitap da konusu geçen budizm tarzında bir hayat aslında ama bunun müritler rahipler tarafından bir güç istenci olarak kendi çıkar doğrultusunda evrilmesi ve Hristiyanlığın bugün kü etine ve kemiğine bürünmüş halini ağır bir dille eleştirmiş. Bir paragrafta aynen şu cümleler yer alıyor. Bu müjdeci yaşadığı gibi öldü, öğrettiği gibi ''insanlığı kurtarmak'' için değil, insanlığa nasıl yaşanacağını göstermek için. Ben okurken keyf aldım okuyacaklara da şimdiden iyi okumalar.
Buyrunuz Deccal..
Nietzsche mi çok öfkeli, yoksa biz mi fazla kabullenmişiz? Bilemiyorum;)
Deccal, Nietzsche'nin en sivri, en saldırgan metinlerinden biri olabilir. :) Öyle ki, kitabı okurken
Hristiyanlık temelinde dinlere karşı bir reddiye bu kitap. Tanrı inancını kendince sorguluyor ve reddediyor..
Yazarın düşünceleri temelde reddetmek üstüne. Hristiyanlık ve değerlerini eleştirip reddediyor. Kadınlar ile ilgili düşünceleri bozuk bir temel üzerinde çeşitli kitaplarda olduğu gibi burdada zikrediliyor..
Büyük mütefekkirin (Said Nursi) dediği gibi "felsefe benliği yüceltir. Vahiy ise kulluğu." Yazarın ben anlayışı o kadar büyümüş durumdaki kendini Tanrı gibi görmekte..
Beyaz en güzel siyahta belli eder kendini düşüncesi ile beyazın daha da anlam kazanması için okunabilir.. "İnsan bilmediğinin düşmanıdır." Olacaksak bilinçli düşman olalım..
İlk defa Nietzsche okuyacaklar, bu kitabıyla biraz geç tanışın, sonlara bırakın mesela.
“Bunca yıllık felsefeciyim böyle kafa görmedim” dediğim bir sürü yer oldu. Ki zaten kendisi bu eserini yazdıktan sonra balataları sıyırmış. Hristyanlığı, inançları ve -bazı toplumlara göre- kutsal olan değerleri eleştirmemiş yerin dibine sokmuş. Tanrının bilim düşmanlığını, dinlerin “kadınlar” üzerindeki söz hakkını, inançlar doğrultusunda kendini aşağılayıp kutsalları yücelten insanı… “Deccal” adıyla hepsine lanet yağdırmış. Hristyanlığı eleştirirken, “Müslümanlar en azından erkeği varsayıyor” diyerek Müslümanlığa da inceden bir laf çarpmış. Ben okurken keyif aldım. Fakat herkesin mutlaka keyifle okuyacağını söyleyemem.
Herkese merhabalar tekrardan! Nasılsınız? Ben iki güneş görüp hemen enerji doldum
Deccal, çok uzun zaman boyunca elimde süründü bildiğiniz üzere... Ama en nihayetinde bitirebildim, kendimi tebrik ediyorum bu yüzden
Felsefi okumalar başımı ağtıttığı için pek soğuğumdur kendilerine ama ne yazık ki sevmeye çalışmak zorundayım Deccal da bu nedenle bana biraz ağır geldi fakat anlatılmak isteneni fark edince biraz da olsa kolaylaşıyor.
Nietzsche, Hristiyanlık ve onun ilkelerini ele alıyor bu eserinde. Tabi bunu yaparken mutluluk, iyi, kötü, ve üst insan kavramlarına rastladığımız bir eleştiri sunuyor bize. Kilisenin baskısını göz ardı ederek cesaret dolu yorumları, kendinden sonra gelen düşünürlere de büyük ölçüde ilham kaynağı oluyor kanımca.
Hristiyanlığın toplum bilinci ve yapısına karşı gösterdiği olumsuz etkileri yüzümüze yüzümüze vuruyor tabiri caizse. Nasıl ki güçlü yaşamaya çalışıyorsak bir o kadar da boyun eğmeyi bırakmalıydık. Bunları okuduğum zaman anladım bir şeyleri bize yanlış aşıladıklarını, aktardıklarını. Sadece burada dini odaklı değil öğretilmek istenen şey, toplumsal horgörü de söz konusu ve bu duvarları bir yolunu bulup yıkmamız gerektiği vurgulanıyor kitabın her satırında.
•
Yeni okuyacaklar için bende olduğu gibi biraz ağır kaçabilir ama mutlaka hatta tekrar tekrar okunacaklar arasında bulunacak bir eserdi.
Keyifli günler
Nietzsche'nin felsefesi apaçık olan "kendi çağına tümden bir karşı çıkıştır."
Ve bu düşüncesini de Hristiyanlığa karşı ağır eleştirileri gözler önüne serer. Acizlik, zayıflık olarak görür inanç değerini. Bu eleştiriler arasında Yahudiler, Almanlar da vardır. Nietzsche'nin nerdeyse bütün eserinde "güçlü" olmak vardır. Yani üstinsan olabilmektir. İlk sayfalar da Nietsche; Iyi olan nedir sorusunu yöneltir. Ve o soruya cevap olarak; Güç duygusunu, güç arzusunu ve insanın içinde var olan gücü arttıran her şeydir. Nietzsche felsefesi ne kadar karmaşık görünse de anahtar kelimeler; Güç, Üstinsan, İnanç, karşı çıkış, yıkım, yeni değerler.
Hristiyanlığı "Deccal" adıyla eleştirip lanetler yağdırması ve tinsel temellere savaş ilan etmesini anlatan güzel bir kitap. Her satırında derin düşüncelere yer veriyor.
Alman filolog, filozof, kültür eleştirmeni, şair ve besteci. Din, ahlâk, modern kültür, felsefe ve bilim üzerine metafor, ironi ve aforizma dolu bir üslupla eleştirel yazılar yazmıştır. Nietzsche'nin kilit fikirlerini Apollon-Dionysos ikiliği, Perspektivizm, Güç İstenci, "Tanrı'nın ölümü", Üstinsan ve bengi dönüş oluşturur. Felsefesinin merkezini oluşturan şey, kişinin coşkun enerjisini sömüren her türlü öğretinin, toplumsal olarak ne kadar geçerli olursa olsun sorgulanarak "hayatın olumlanması"dır. Hakikatin değeri ve nesnelliği üzerine yürüttüğü kökten sorgulaması, geniş çaplı yorumların odağını oluşturur ve etkisi özellikle kıta felsefesi geleneğinde varoluşçuluk, postmodernizm ve postyapısalcılık da dâhil olmak üzere devam etmektedir.
Nietzsche, kariyerine felsefeye dönmeden önce klasik filolog (Yunan ve Roma metin eleştirmeni) olarak başladı. 1869 yılında yirmi dört yaşındayken Basel Üniversitesinde klasik filoloji kürsüsüne, bu yeri alan en genç kişi olarak atandı. 1879 yazında, hayatının büyük bölümünde kendisine dert olacak olan sağlık sorunları yüzünden istifa etti. 1889'da kırk dört yaşında zihinsel yetilerinin tamamının kaybıyla sonuçlanan bir çöküş yaşadı. Çöküşü sonraları, üçüncü devre sifilis hastalığının yol açtığı, nadir görülen bir genel pareziye yoruldu; fakat bu teşhiste soru işaretleri vardı. Nietzsche, kalan yıllarını 1897'de ölümüne kadar annesinin, 1900'de kendi ölümüne kadar kız kardeşi Elisabeth Förster-Nietzsche'nin bakımında geçirdi.
Bakıcısı olarak kız kardeşi, Nietzsche'nin el yazmalarının idareciliğini ve editörlüğünü üstlendi. Förster-Nietzsche, tanınmış bir Alman milliyetçisi ve antisemitist olan Bernhard Förster ile evliydi ve Nietzsche'nin yayımlanmamış yazılarını, kocasının ideolojisine uyarlamak üzere, Nietzsche'nin belirttiği, antisemitizm ile milliyetçiliğe sert ve bariz biçimde karşı çıktığı görüşlerine genellikle ters düşecek biçimde yeniden düzenledi. Förster-Nietzsche'nin yaptığı değişiklikler sebebiyle Nietzsche'nin adı, sonraları yirminci yüzyıl bilim insanları Nietzsche'nin fikirlerinin yanlış yorumlanmasına karşı harekete geçmiş olsalar da, Alman militarizmi ve Nazizm ile birlikte anılır olmuştur.
Kaynak: tr.wikipedia.org/wiki/Friedrich_...