Deccal'in Hatırı Sevinç Kuşları 1

8,3/10  (6 Oy) · 
15 okunma  · 
3 beğeni  · 
484 gösterim
"Bir çift ölü göz gözlerinin içine dikilmiş, öbür dünyadan buna bakıyordu sanki. Ve ne kadar kibar konuşuyordu ölü. Kılığına bak, ya otopark değnekçisi ya durak kâhyasıdır derdin; yüzüne bak, melek midir nedir; gözüne bak, ölmüş de haberi yok yazık; hiçbir yerine bakmadan sırf dinle, haber spikeri. Ve de ne kadar âşinâ geliyordu Allah'ım. Ve maalesef nasıl da ürpertiyordu."Deccal olmak, melek olmak… Ölü olmak, diri olmak… Hasta olmak, sağlıklı olmak… Erkek olmak, kadın olmak, eşcinsel olmak, başka cins olmak… (Bir de "cins" olmak var tabii, o ayrı!) O kadar ayrılar, o kadar başkalar mı gerçekten? Bir bakın, bir düşünün bakalım.Sezgin Kaymaz, hem tiryakilerine alıştıkları lezzeti hep yeniden sunan, hem de hep yeni sulara açılan bir yazar. Tekinsizliğin, şiddetin, "kötülüğün", olağanüstünün ve gündeliğin içinden hep sevinç kuşlarını havalandıran bir yazar, aynı zamanda… Deccal'in Hatırı'nda sevinç kuşları, koma halinin, manyak doktorların, mafyacıların, polisçilik oynayan polislerin, lubunyaların, haris rantiyelerin ve tabii her zaman olduğu gibi, garibanların arasından havalanıyor.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Şubat 2014
  • Sayfa Sayısı:
    429
  • ISBN:
    9789750514272
  • Yayınevi:
    iletişim Yayınevi
  • Kitabın Türü:
Eda ASIL 
19 Nis 15:08 · Kitabı okuyor · Puan vermedi

Daha önce yarısını okuyup, kenarda köşede unuttuğum kitap. Uzunharmanlar'da bir davetsiz misafir kitabından sonra, etkilenecegim bariz. İletişim kitaplarının en iyisi. Okumayan çok şey kaybeder. Emeginize sağlık Sezgin Kaymaz...

Kitaptan 1 Alıntı

Ömer Gül 
27 Nis 01:20 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

An gelir, her şey kabul edilebilir görünmeye başlar gözüne. Doğru
yolu bulmak denir buna.
Sen buna yoldan çıkmak dersin.
Aşkta da kumarda da kaybedersin an gelir. Belki de şanstır bu.
Sen kendine şanssız dersin.
Ayık kişi yoktur âlemde. Kimi işrette küfeliktir, kimi zikrette.
Edep, buna “Eyvallah!” diyebilmektir.
Sen tutar, “Edep yahu!” dersin.
Yahudi havradan havraya, Hıristiyan pazardan pazara,
Müslüman namazdan namaza hatırlar Allah’ı.
Ayıptır!
Sen buna din dersin.
Her masum günaha koşar. İmandır bu.
Sen buna küfür dersin.
Nadiren âşığa kısmet olur mâşuk. Canlar huzura atılır karşılıklı.
Sen buna ne dersin?Milyarlarca varlıkta oynaşır milyarlarca ruh. Aslen aslı kadar
tektir.
Sen buna çok dersin.
Her şey sen olur ve her şeyden öte ne varsa gene sen.
Sen buna “BEN” dersin.
Öncekiler yapar, sonrakiler yıkar.
Çökmemiş tavan kalmaz yeryüzünde; kuytusunda define aran-
mamış temel kalmaz.
Mezarlıklar şehirlerin ortasına yürür.
Sabahın ışıkları yürek gibi titrer.
Şehrin ral sesi kafaların içine taşınır.
Dogmalar sarsılır, vakur başlar yere gelir, tabular yıkılır, göz göz
olur duvar gibi önyargılar.
Bu hayattır.
Sen buna roman dersin.

Deccal'in Hatırı, Sezgin Kaymaz (İletişim Yayınları)Deccal'in Hatırı, Sezgin Kaymaz (İletişim Yayınları)