1000Kitap Logosu
Dede Korkut Hikayeleri
Dede Korkut Hikayeleri
Dede Korkut Hikayeleri

Dede Korkut Hikayeleri

OKUYACAKLARIMA EKLE
8.2
1.328 Kişi
7,3bin
Okunma
1.226
Beğeni
42,8bin
Gösterim
200 sayfa · 
 Tahmini okuma süresi: 5 sa. 40 dk.
Basım
Türkçe · Türkiye · Karaca Yayınları · 26 Ocak 2017 · Karton kapak
Diğer baskılar
Dede Korkut Öyküleri en eski Türk öykülerindendir. Öyküler başta Oğuzların hayatını anlatırken Türk’ün her yerde, her işte, birlik ve beraberlik duygusunu, aile sevgisini, dürüstlüğünü ve kahramanlığını göstermektedir. Dede Korkut’un asıl adı Korkut Ata’dır. O bir düşünür, keramet sahibi, kendisine akıl danışılan ulu bir kişidir. Ozanlığının gücü dolayısıyla ‘’ozanlar Piri’’ olarak da bilinir. Hz. Muhammed (SAV) dönemine (560-632) yakın bir zamanda Oğuz Türklerinin Bayat ve Kayı boyunda yaşadığı söylenmektedir. Dede Korkut destanının ilk yazmaları Dresden Krallık Kütüphanesi’nde bulunmaktadır.
4 mağazanın 122 ürününün ortalama fiyatı: ₺15,54
8.2
10 üzerinden
1.328 Puan · 186 İnceleme
Emre Bulut
Dede Korkut Hikâyeleri'ni inceledi.
186 syf.
·
5 günde
·
7/10 puan
Boy boyladı soy soyladı
Öncelikle Çevirmen den başlamak istiyorum.Hiç eski kitap okuyorum hissiyatı verdirmedi, işini layıkıyla yapmış helal olsun Ayşegül Çakan hanıma. Kitap, Dede Korkut ile alakalı bilinmesi gereken bilgileri vererek başlıyor.Kitab-ı Dedem Korkut Ala Lisan-ı Taife-i Oğuzan tam adı.Oğuz Türkleri dönemini anlatır.1 mukaddime 12 hikayeden oluşur.Oğuz Türklerinin gelenek, göreneklerini, yaşam biçimlerini, tutumlarını düzyazı ve koşuk biçiminde bizlere anlatır.İçinde olması mümkün olmayan Deli Dumrul, Tepegöz gibi hikayelerde mevcut.Hikayeleri Korkut Ata ya da Dede Korkut olan bir ihtiyar kişinin ağzından anlatır.Son sözü her zaman o söyler.Her konuyu o bağlar.Her konudan ders çıkarılmasını amaçlayan bir yapısı vardır kitabın ve karakterin.Sürekli bir de kitapta "Boy boyladı soy soyladı" cümlesi geçer.Bunun anlamı da tahmin ettiğinizin aksine "Destanlarını bize ezgi biçiminde sundu." anlamını taşıyormuş.Garip ama öyleymiş.Genelde olaylar neticelendiği zaman Dede Korkut ortaya çıkar. "Dua edeyim hanım" diyerek iyi dileklerde bulunarak cümlesini bitiriir.Kitap besmele ile başlar.Konuşma biçimi şiirseldir.Allah, Muhammed(sav) hiçbir kelamında eksik olmaz.Dünyadaki bütün herşeyin makamın,sarayın,mevkinin boş olduğunu dile getirir.Ayrıca Dede Korkut la ilgili yapılan araştırmalarda gerçekten yaşadığı ile ilgili hiçbir kesin kanıt bulunamamıştır.Hatta çeşitli yerlerde(buna ülkemizde dahil) mezarının ve türbesinin olduğu da söylenir. İki nüshadan oluşan Dede Korkut Destanı 2 el yazması nüshasından oluşur.Vatikan ve Dresden.24 Türk Boyu..12 Dresden 12 Vatikan nüshası olduğunu düşünülmektedir.6 kayıp nüsha olduğu söylenmektedir. Kendi yorumuma da gelecek olursak : Kitap malumunuz intikam alan genç.Sevdiği kız için herşeyi yapan delikanlı,Babasını veya kardeşini kalleşlerden kurtaran genç,Kimsenin kurtaramadığı Shrek misali kaleye giderek evlenmek için güzeller güzeli kızımızı yaratıkları, hayvanları yenerek kurtaran genç , her önüne geleni yerle bir eden genç tarzı ilerleyen Cüneyt Arkın abimizi bol bol görebileceğiniz ve filmlerini canlandırabileceğiniz sahnelerle dolu.Olmaz o işler, yok artık, sallama Ziya sahneleri ile dolu bi kitap.Kadına atalarımız bir değer veriyomuş bir değer veriyomuş diyenlere de çok inanmayın.Valla 100 temel eser diye okudum yalan yok.Siz okumayın bişey kaybetmezsiniz.Benden demesi.Atalarımızın hatırına 7.
Dede Korkut Hikâyeleri
8.2/10
· 7,4bin okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
194
.Z.
Dede Korkut Hikâyeleri'ni inceledi.
248 syf.
·
Puan vermedi
Dede Kortkut Hikayelerinde Kadın
Kapsamlı ve güzel inceleme yazan arkadaşlar olmuş. Aynı şeyleri tekrar etmek istemiyorum sadece tek bir boyutundan bahsedeceğim hikayelerin o da başlıktan da anlayabileceğiniz gibi “kadın”. Aslında birçoğumuz kitabı okumasak da karakterleri aşağı yukarı tanıyoruz. Erkek kahramanların yanısıra hatırı sayılır şekilde kadınlar da ön plana çıkıyor. Peçeli, perde arkasından bakan, yok sayılan kadınlar yok hikayelerde. Erkeğin hemen yanında yer buluyor, yeri geliyor omuz omuza savaşıyor, yeri geliyor akıl danışılıyor, sözü dinleniyor. İslama geçiş dönemi eseri olduğunu hissediyorsunuz, her ne kadar hikayeler islami öğeler barındırıyor olsa da özellikle söz konusu kadın olduğunda dinin etkisinden ziyade Türk kültürünün etkisini görüyorsunuz. Başlıca kadın karakterler: Dirse Han’ın hatunu/ Han kızı/ Boğaç’ın Anası : Bilge bir kadın olarak resmediliyor hikayede. Çocukları olmayınca Dirse Han Bayındır Han’ın otağında hürmet görmüyor ve çok içerliyor bu duruma. Karısına söyleniyor. Karısı da ona ne yapması gerektiğini söylüyor: Hay Dirse Han, bana haşmetme! İncinip acı sözler söyleme! Yerinden doğrul, kalk, Ala çadırını yeryüzüne diktir, Attan aygır, deveden buğra, koyundan koç kırdır, İç-Oğuzun, Dış-Oğuzun beylerini üstüne yığınak et, Aç görsen doyur, Yalıncak görsen donat, Borçluyu borcundan kurtar, Tepe gibi et yığ, Göl gibi kımız. sağdır, Ulu toy eyle,hacet dile! Olaki bir ağzı dualının berekatıyla Tanrı bize bir erdemli çocuk verir. Dirse Han, hatununun sözüyle ulu toy eyledi, hacet diledi. Hatununun dediklerini aynen yerine getiriyor Dirse Han ve dilekleri gerçekleşiyor. Hikayenin ilerleyen bölümlerinde de Dirse Han’a akıl vermeye devam ediyor karısı. Ayrıca Boğaç’ın yarasını iyileştiren de yine annesi ve kocasına olduğu kadar Boğaç’a da nasihatler de bulunuyor, yol gösteriyor. Banıçiçek/ Bamsı Beyrek’in beşik kertmesi : Belki de Dede Korkut’un en tanınan kadını Banıçiçek. Onun hikayesi en başından beri güzel.Bayındır Han’ın otağında Bay Büre Bey yerini yurdunu bırakacak bir oğlu olmadığı için ağlar. Oğuz beyleri el kaldırıp dua ederken Bay Büre’nin oğlu olsun diye Bay Bican Bey yerinden doğrulup benim için de dua edin Allah Taâla bana da bir kız versin der; Bamsı Beyrek ve Banıçiçek doğar. Banıçiçek’in alpten farkı yoktur. Otağı vardır, at biner, ok atar, geyik avlar hem de bir erkekten bile iyi yapar bunları Bamsı hariç :) Yanında da aynı işlerde hünerli kızları, dadıları vardır. Boyu uzun-Burla Hatun/Salur Kazan’ın Hatunu: Boyunun uzunluğu ve Han kızı oluşu vurgulanıyor. Sözü geçen bir hatun, Salur Kazan’ın yokluğunda çekip çeviriyor otağı. Birkaç hikayede ismi geçer uzun söylemleri vardır. Salur Kazan avdan oğulları Uruz olmadan dönünce hesap da sorar: Karabaşını ilenci tutsun,Kazan,seni! Biricik bebeğim görünmez,bağrım yanar, Neyledin, desen-e bana! Demez olsan yana yakıla ilenirim Kazan sana! Hatta oğlunu kurtarmaya kendinin gitmesini bile söyler: Azgın dinli kafirlere, Bir oğul tutturdunsa, söyle bana! Han babamın yanına ben varayım, Ağır asker, bol hazine alayım, Azgın dinli kafıre ben varayım, Yaralanıp Kazılık atımdan inmeyince, Yenimle alca kanun silmeyince, Kol - but olup yeryüzüne düşmeyince, Yalınız oğul haberini almayınca, Kafir yollarından dönmeyeyim! Dediğini yapar da Burla Hatun. Kazan Uruz’u düşmandan kurtarmaya gidip gecikince “Kırk ince - belli kız - oğlanla kara ay­gırı çektirdi, sıçrayıp bindi. Kara polat öz kılıcı kuşandı. Ba­şım tacı Kazan gelmedi, diye Kazan'ın izini izledi, gitti. Kazan'a yakın geldi.” Arkasından Oğuz Beyleri de yardıma geliyorlar ama ilkin gelen ve en önde yer alan Burla Hatun ve kırk ince belli kızı. Salcan Hatun: Kanlı Koca oğlu Kanturalı’yı evermek ister. Kanturalı nasıl bir kız ister sizce? “Baba, ben yerimden doğrulmadan o kalkmış, ayağa dikilmiş olmalı; ben karakoç atıma binmeden o binmiş olmalı; ben kanlı kafir eline varmadan o varmış, bana baş getinniş olmalı, dedi.” Salcan Hatun da tam olarak böyle biri. Salcan Hatunla evlenmek için zorlu testlerden geçen Kanturalı nihayet Salcan Hatun’u alıp yola düşer. Yorgunluktan bitap düşen Kanturalı uykuya dalar ama Salcan Hatun hem kendi atını hem Kanturalı’nın atını zırhlar, süngüsünü eline alır, yüksek bir tepeye çıkar ve gözler. Korktuğu olur Kanturalı’yı uyandırır ve atıyla Kanturalı’nın önüne geçer. Kanturalı’nın canını da kurtarır Salcan Hatun en son atının arkasına atar Kanturalı’yı. :)) Dede Korkuttaki kadınlar coğrafyaya ve zamana da uygun olarak bu tipteki kadınlardır. Sözü geçen, saygı duyulan, iffetli, kocalarına saygılı, at binen silah kuşanan kadınlar. Türk kadınının toplumdaki yeri ilerledi mi yoksa geriledi mi? Tartışmaya açık bir konu. Fazla yorum katmadan anlatmaya çalıştım. Herkesin kendi yorumu olacaktır elbet. Bu arada benim favorim Salcan Hatun. :) (Dede Korkut kimden okunmalı diye araştırdığımda “Bu Vatan Kimin” şiirinin şairi de olan Orhan Şaik Gökyay isminin çok telaffuz edildiğini gördüm. O yüzden tercihim bu yönde oldu.)
Dede Korkut Hikâyeleri
8.2/10
· 7,4bin okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
1
23