Dede Korkut Hikâyeleri (Kitab-ı Dedem Korkut)

·
Okunma
·
Beğeni
·
9.714
Gösterim
Adı:
Dede Korkut Hikâyeleri
Alt başlık:
Kitab-ı Dedem Korkut
Baskı tarihi:
Nisan 2018
Sayfa sayısı:
208
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052954270
Orijinal adı:
Kitab-ı Dedem Korkut
Çeviri:
Ayşegül Çakan
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Dede Korkut (tahmini olarak IX-XI. yüzyıl): Oğuzların Bayat boyundan, yarı efsanevi bir bilge ve kendi adını taşıyan destansı hikâyelerin anlatıcısıdır. Hakkındaki bilgiler büyük ölçüde rivayetlere ve Dede Korkut Hikâyeleri’nde yer alan ifadelere dayanır. Hikâyelerinde Oğuzların geleneklerini, yaşantılarını ve çeşitli olaylar karşısındaki tutumunu anlatan Dede Korkut ozanlar piri olarak nitelenmiş, coşkulu bir üslupla aktardığı destanlarında iyiliği, doğruluğu ve erdemli olmayı öğütlemiştir. Sözlü halk edebiyatının ürünü olan destanları yüzyıllar boyunca yaşamış, XV. yüzyılda yazıya geçirilerek günümüze ulaşmıştır.
Ayşegül Çakan (1960): Çeşitli gazete ve yayınevlerinde 1978’den bu yana editörlük yapan ve Eski Türk Edebiyatı alanında çalışmalarını sürdüren çevirmen, Türk kültürünün en eski sözlü edebiyat ürünlerinden Dede Korkut Hikâyeleri’ni Vatikan nüshasının iki katı hikâye içeren Dresden nüshasını esas alarak günümüz Türkçesine aktardı. Ayşegül Çakan’ın daha önce Fergana nüshasından yaptığı Kutadgu Bilig ve Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesi’ndeki Uygur Türkçesi ile yazılmış nüshadan yaptığı Atebetü’l-Hakayık çevirileri de Hasan Âli Yücel Klasikler Dizisi’nde yayımlandı.
208 syf.
·17 günde·Beğendi·9/10
Türk edebiyatının sözlü erbabı olan Dede Korkut MS sonra 9 ile 11. yüzyıllar arasında yaşamış ya da yaşadığı sanılmış Türk anlatı ustasıdır. Hz. Muhammed (sav) zamanında yaşadığı rivayet edilir, lakin mümkün olmayabilir. O vakitler Türkler İslamlaşmamış ve İslam’ı benimsememiştir. Ayrıca Anadolu’da ya da Doğu illerinden birden fazlaca Dede Korkut olması çok muhtemeldir.

Kitap önsözünde Dede Korkut için; “Oğuz’un evvel kişisi, tamam bilicisiydi. Ne der ise olur idi. Gaipten türlü haber söyler idi. Hak Teâlâ onun gönlüne ilham eder idi.” Der. Bu cümle kitap içerisindeki hikâyeler içinde geçerlidir. Çünkü yapımız gereği bir hikâyeyi aktarırken üzerine koymadan, efsaneleştirmeden devam ettirmeyiz. Bu sebeple hikâyedeki abartılar ağızdan ağza ulaştığı için bu hali almıştır.

Kitap içerisinde 12 tane muazzam derecede güzel “Epik Şiir” ile bezeli hikâyeler bulunmaktadır. 2018 senesinde UNESCO’nun kanatları altına alınmasıyla, hem iler ki nesillere aktarılmasında hem de korunmasında fayda görülmektedir.

Hikâyeler içerisinde kişilerin efsaneleştirilmesinden ziyade; dönemin yapısı, Türk adet-görenek-gelenekleri, ataya olan saygı, oğula olan sevgi, devlete ya da bağlı olduğu beyliğe biati çok güzel bir destansı havayla okuruna aktarılmaktadır. Hikâyeler birbirlerinden farklı olsa da karakterler genellikle aynıdır.

Özellikle Deli Dumrul hikayesi olağanüstü bir mesajlar topluluğudur. Kesinlikle dikkatle okunması gerekir.

Yüzde yüz Türk olan kitabın on iki hikâyecik bölümü Almanya’nın Dresden kentinde ve altı bölümden oluşan diğer bölümü ise Vatikan’dadır. Bu da diğer ilk tür ve yazım eserlerimiz gibi, kendi ayıbımızdır ki; kendi toprağından kilometrelerce uzaklarda muhafaza edilmektedir. Lakin toplam olarak asıl bölümlerin kayıp olduğundan şüphelenilmektedir. Anadolu’ya bir dalış yaptığınız zaman, neredeyse her köyde bu tarz farklı farklı ama karakterleri bir olan hikâyelere rastlamak mümkündür. O sebeple ben inanıyorum ki sayısızca Dede Korkut hikâyemiz zamana yenilip, bizlerden uzaklarda, gölgelerde kalmıştır.

Hikâyelerin yazıya aktarıldığı dönem MS. 1585lü yıllar olarak geçmektedir. 1938 – 1958 tarihleri arasında ise incelenmesi tamamlanış olup, Türkçeleştirilip, okurlarıyla buluşturulmuştur.

Okunan kitap Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları’ndandır. Çevirisi gayet anlaşılabilir ve özenle yapılmıştır. İçerisinde eski Türkçe ya da Azeri lehçesinden kelimeler gayet güzel olarak çevrilmiş olup aşağıda bulunan çevirmen notuna dahi bakmadan anlaşılabilecek kolaylıktadır. Kitabın içerisinde “Kitab-ı Dedem Korkut Üzerine” başlığı altında bir önsöz, sonrasında Mukaddime ve devamında hikâyeler ile devam etmektedir. On iki hikâyenin bitiminde ise kitap kaynakça ile sonlanmaktadır.

Sözün özü; kesinlikle okunulması gereken bir eserdir. Özellikle kendi kültürümüz olduğu için hem tarih, hem aslımıza olan vefamızdan ötürü ve zamana yenik düşmemesi için el üzerinde tutup, baş üstünde gezdirmeliyiz.

Sevgi ile kalın.
208 syf.
·Beğendi·10/10
Dede Korkut Hikayeleri en sevdiğim hikayelerdendir. Anlatımı gerçekten çok güzel. Bütün hikayelerini ayrı ayrı çok beğendim. Okumayanlara tavsiye ederim. Keyifli okumalar :)
200 syf.
·10 günde·Puan vermedi
Dede Korkut olarak bilinen Ozanların başı, Hz Muhammed zamanında yaşamıştır. Dede Korkut Oğuzların kayı veya Bayat boyundan gelmektedir.
Bilindiği üzere Dede Korkut hikayeleri Kuman ve Oğuz boyları arasındaki mücadeleleri anlatmakta.
(Oğuz : Müslüman olan türkler,
Uz: Hristiyan olan Türkler)
Sözlü sanat olan bu hikayeler Akkoyunlar zamanında yazıya geçirilmiştir.
Eserde eski türklere ait yaşanmışlıklar, adetler ve gelenekler bulunmakta.
.
Her gün bir hikayecik okumanızı tavsiye ederim
208 syf.
·Beğendi·8/10
Dede Korkut'un hikâyeleri, parça parça ve değişik versiyonlarda Anadolu'nun çeşitli yerlerinde yaşamaktadır. Bugün Türkiye'de en yaygın olarak bilinen ve en geniş Dede Korkut hikâyeleri, 15-16, yüzyıllarda meçhul biri tarafından kâğıda geçirilmiştir. "Kitab-ı Dede Korkut" adlı bu eser, Azerbaycan ve doğu Anadolu'daki Oğuz Türklerinin arasında yaşayan Dede Korkut hikâyelerini kaydetmiştir.
Dede Korkut simgesi, hikâyelerin değişmeyen motifidir. Oğuz boylarının başı derde girdiğinde veya sevinçli bir durumu olduğunda "Oğuz bilicisi" Dede Korkut'a danışır; o ne derse o yapılırdı. Çocuklara ad konulacağı zaman Dede Korkut çağrılırdı.
ede Korkut, Oğuz Türklerini, onların inanışlarını, yaşayışlarını, gelenek ve göreneklerini, yiğitliklerini, sağlam karakteri ve ahlâkını, ruh enginliğini, saf, arı-duru bir Türkçe ile dile getirir. Destanlarındaki şiirlerinde, çalınan kopuzların kıvrak ritmi, yanık havası vardır.
Dede Korkut destanlarının kahramanları, iyiliği ve doğruluğu öğütler. Güçsüzlerin, çaresizlerin, her zaman yanındadır. Hile-hurda bilmezler, tok sözlü, sözlerinin eridirler. Türk milletinin birlik ve beraberliğini, millî dayanışmayı, el ele tutuşmayı telkin eder.
Yüzyıllar boyu, heyecanla okunan bu eserdeki destanlar, Doğu ve Orta Anadolu'da, çeşitli varyantları ile yaşamıştır. Anadolu'nun birçok bölgelerinde, halk arasında söylenen, kuşaktan kuşağa aktarılan hikâye ve destanlarda Dede Korkut'un izleri ve büyük etkileri vardır.
Millî Destanımızın ana kaynağı olan Dede Korkut Kitabı’nın bugün elde, biri Dresden'de, öteki Vatikan'da olmak üzere, iki yazma nüshası vardır. Bu yazma eserlere dayanarak Dede Korkut Kitabı, memleketimizde birkaç kez basıldığı gibi, birçok yabancı memleketlerde çeşitli dillere de çevrilmiştir.
224 syf.
·2 günde·10/10
Dede Korkut Hikâyeleri, 13. yüzyılda Kuzeydoğu Anadolu’ya yerleşen
Müslüman Oğuz Türklerinin toplumsal, siyasi, kültürel, ekonomik,
askerî ve dinî hayatlarını yansıtan destani halk hikâyeleridir. Uzun
zaman sözlü gelenekte yaşayan bu hikâyeler, 15. yüzyılda Akkoyunlular
Dönemi’nde yazıya geçirildi. Dede Korkut Kitabı’nın bugün elimizde 2 nüshası var: Biri Dresden Kral Kitaplığında, diğeri de Vatikan Kitaplığındadır.
Dede Korkut Hikâyeleri, sıradan birer olay metinleri ya da eğlencelik
olaylar değildir. Rastgele uydurulan vakit geçirme araçları da değildir. Dede
Korkut hikâyeleri; belli bir fikrî, felsefi, dinî ve millî derinliğe sahip, hem
millî hem de manevi değerlerimizi sembolik kurgular üzerinden veren metinlerdir. Türklük ve Müslümanlık değerlerini ve anlayışını simgesel motifler,
kişiler, olaylar, olgular, durumlar ve nesneler üzerinden aktarır. Dede Korkut
hikâyelerini Müslüman Türk milletinin dinî ve millî değerlerini etkileyici ve
kalıcı bir üslupla aktaran yani sahih edebiyattan taviz vermeden ders ve ibret
veren metinler olarak okumak gerekiyor.(ALINTI)
208 syf.
Yıllar önce okuduğum bizim millî öykülerimizdir. Bu öykülere sahip çıkmak ve her Türk gencinin okumasını sağlamak bizlerin görevidir. Öykülerin içinden en çok Boğaç Han bölümünü sevmiştim. Uzun bir süre geçtiği için diğer bölümleri anımsamıyorum. Kitap elime geçtiğinde önceden yaşadığım heyecanı yaşamak ve bilgilerimi tazelemeyi umut ediyorum :) Hepinize kitaplı güzel günler dilerim :)
208 syf.
·Beğendi·8/10
En çok beğendiğim kısmı:
"Deve kadar büyümüşsün,
Yavrusu kadar aklın yok!
Tepe kadar büyümüşsün,
Darı kadar beynin yok!"
Sivri dilli mizacımızın kökenindeki eseri mutlaka okumalı ve çocuklarımıza okutmalıyız.
208 syf.
·Beğendi·10/10
Dede Korkut Ata candır, baldır, tektir.
İnsan okurken halen daha zevk alıyor. Düşünün ki ilk çevirilerini bizim milletimizden ziyade başka milletlerin yaptığı bizde ise 3 kere çevirisinin yapıldığı ve son çevirisinin kullanıldığı bir eser. Aslında şaka yollu ilk fantastik eserimiz ve dünyadaki ilk fantastizmin başlangıcı sayıyorum ben bu kitabı resmen. (Beydeba da olabilir tam bilmiyorum tarihlerini)
Harika ve sürükleyici bir kitap. İncesini çocukların kalınını büyüklerin okuyabildiği nadir eserlerden. İçerisindeki hikayeler bile sizde bir tat bırakıyor. İyi okumalar ..
208 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Selam getirdim size dostlar kuşlardan, habersizce burnumda tüten hasretlerden

Bir diyar masalından bir peri kızından bitmek bilmeyen dede korkut masallarından bir de küçük bir kahramandan

Tek gözlü devden hep zihinlerde var olmuş bin bir gece masalından.

Selam getirdim dostlar

en ufacık aşkımdan bitmek bilmeyen ateşimin küllerinden doğan zümrüd-ü anka kuşundan

Selam getirdim doslar benim masalımın en deli kahramanından.

ne gemiler yaktım attım mı mangalda kül bırakmadım bazen boğaz köprüsünü satın aldım bazen kız kulesinin anasını sattım..

kendim yazdım kendim bozdum

Bir selam getirdim kalemimden kağıdımdan mürekkebimin son damlasından dolu dizgin çocukluğumun bayramlarından

hep bir bahanem vardı selam etmek için taa uzaklardan oralara, yalnız kalmak korkusundan

Selam ettim dostlar herkes gibi benimde var olan hikayemin kitabından..
238 syf.
·Beğendi·9/10
Dede Korkut eserleri kültürümüzün zenginliği ve sahip olduğumuz milli ve manevi değerler ile bezeli.Okuruna “Tanrının birliğine yoktur güman” sözünü tekrarlatırken imanını tazeletiyor bir bakıma.Dağların yıkılmasın,gölgeli büyük ağaçların kesilmesin,taşkın suların kurumasın” diye niyazda bulunurken ne kadar doğayla iç içe ve çevreci olduğumuzu gözler önüne seriyor.Kahramanları kah suyla,kah kurtla,kah ağaçla,atla söyleştiriyor.Sürekli hana seslenişi ve duada bulunuşu devlete olan bağlılığımızın köklerinden izler taşıyor.Eserleriyle devleti yöneten ve yöneteceklere dolaylı yollardan yol gösteriyor.Bohaç Han’ın babasının onu vurmasına rağmen babasına saygısını yitirmeden ona yardım etmesinde,herkesin korktuğu Deli Karçar’ın pirelere yenilmesinde ,Uruz’un kesilmek pahasına namusuna halel getirmemesinde,Bamsı Beyrek’e hediye gelen güzel kaftanını sırayla giymeleri için arkadaşlarına vermesinde türlü dersler vardır.Bamsı Beyrek ile Banu Çiçek’in aşkları dillere destan.Kitap baştan sona kahramanlık ve yiğitlik örnekleriyle dolu.Doğaüstü olaylar anlattıklarına farklı bir tat katıyor.Eserlerinde kötüler kahr-u perişan olurken iyiler ve doğruluktan şaşmayanlar hep kazanıyor.Satırlar arasında cenkten cenke koşarken aralardaki şiir tadında söyleşilerle zihninizin bir köşesinde Korkut Ata derler bir ozan kopuzuyla tıngırdıyor.O ara nesirle nazım birbirine giriyor.Velhasıl Dedem Korkut’un eserlerini bir kalıba kondurmak zor,varın adını siz koyun.Onun eserleri için söylenebilecek en kolay şey,okunması gerektiği.Eserlerinin Vatikan ve Dresden’de olması üzücü olsa da Dedem Korkut’un Unesco’nun kültür mirası listesine girmesi sevindirici bir gelişme.

Rahmetli Muharrem Hoca kitabının önsözünü şöyle bitirmiş:” Dede Korkut kitabı Türk çocuklarının ruh ve kafa yapısını tek başına sağlam tutacak kudrette ve karakterde bir eserdir.Bu kitabı okuyan ve hazmeden bir Türkün kolay kolay yolunu şaşırmayacağı emniyetle söylenebilir.Her Türkün evinde bulunması lazım gelen bir aziz ve yüce kitabın milli kültürün ruhlara sindirilmesinde açacağı çığır milletimizin geleceği için büyük bir teminat olacaktır.” Çocuklukta zihinlerimize doldurulan şeylerin öneminden dem vuracak değilim ama bu konuda seçici ve hassas olunması gerektiğini söylemeden geçemeyeceğim.Cadıların süpürgelerine binip uçtuğu,hilebaz kurtların türlü kılıklara girdiği,aynaların kibir okşadığı masal ve hikayeler bize ve nesillerimize katkı sağladığını düşünmüyorum.Çocuklarımız her çetin işin başında Tanrı’ya sığınan,adı güzel Muhammed’e salavat getiren Dede Korkut’un yiğitlerinden bihaber büyümemeli.Anamızın ak sütü gibi pak kültür hazinelerimizle çocuklarımızın zihin ve gönül dünyalarının zenginleştirilmeli.

Dedem Korkut ad konulacak,kız istenecek,akıl danışılacak her yere yetişmiş zamanında,şimdilerde yol gösterecek aksakallı pir-i fanileri arıyor gözlerimiz.O zaman şöyle bitireyim bende incelememi:

Dedem Korkut bu dünyaya geldi geçti
Kervan gibi kondu göçtü
Onu da ecel aldı yer gizledi
Fani dünya kime kaldı
Gelimli gidimli dünya
Son ucu ölümlü dünya
208 syf.
·6 günde·8/10
Fuad Köprülü'nün bu eseri övmesi ve Hasan Âli Yücel Klasikleri'ne başlamak istediğim için bu kitabı okudum.Öncelikle bu kitap günümüzde pek değer görmese de Oğuzlar'ın ilk zamanlarda İslamiyet anlayışını,yaşayışını bize detaylıca aktarıyor.

Bir diğer yandan neredeyse hepimizin duyduğu bu hikayeleri, daha ayrıntılı ve tam metin hâlinde okumak gerçekten çok müthiş bir duygu.

Kitaptaki hikayeler birbirinden bağımsız gibi görünsede kitap sonuna doğru arada bağlantılar göreceksiniz.


Not:Bu eser 15. yüzyılda yazıya geçmiştir.İki nüshasıda Avrupa'da (çok iyi sahiplenmişiz).Biri Vatikan'da diğerini hatırlamıyorum.
208 syf.
·Beğendi·8/10
Bir ön söz ve on iki hikâyeden oluşan geçiş dönemi eserimizdir. Her hikayenin sonunda bilge Dede Korkut öğüt verdiği için bu isim verilmiş.Türk yaşayış ve kültürünü öğrenme adına okunabilecek bir eser.
"Çok cahiller seni gökte arar, yerde ister
Sen hod müminlerin gönlündesin"
Anonim
Sayfa 103 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları 2.Basım
Dünya benim diyenler
Ecel aldı, yer gizledi
Fani dünya kime kaldı
Gelimli gidimli dünya
Ahir son ucu ölümlü dünya
Anonim
Sayfa 93 - Türkiye iş Bankası Kültür Yayınları - 2. Basım - 2018 - Çeviri: Ayşegül Çakan
Şimdi hani dediğim bey erenler
Dünya benim diyenler
Ecel aldı yer gizledi
Fani dünya kime kaldı
Gelimli gidimli dünya
Ahir son ucu ölümlü dünya
Anonim
Sayfa 106 - Karaca Yayınları
Aslan eniği yine aslandır.
Anonim
Sayfa 146 - Türkiye iş Bankası Kültür Yayınları - 2. Basım - 2018 - Çeviri: Ayşegül Çakan

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Dede Korkut Hikâyeleri
Alt başlık:
Kitab-ı Dedem Korkut
Baskı tarihi:
Nisan 2018
Sayfa sayısı:
208
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052954270
Orijinal adı:
Kitab-ı Dedem Korkut
Çeviri:
Ayşegül Çakan
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Dede Korkut (tahmini olarak IX-XI. yüzyıl): Oğuzların Bayat boyundan, yarı efsanevi bir bilge ve kendi adını taşıyan destansı hikâyelerin anlatıcısıdır. Hakkındaki bilgiler büyük ölçüde rivayetlere ve Dede Korkut Hikâyeleri’nde yer alan ifadelere dayanır. Hikâyelerinde Oğuzların geleneklerini, yaşantılarını ve çeşitli olaylar karşısındaki tutumunu anlatan Dede Korkut ozanlar piri olarak nitelenmiş, coşkulu bir üslupla aktardığı destanlarında iyiliği, doğruluğu ve erdemli olmayı öğütlemiştir. Sözlü halk edebiyatının ürünü olan destanları yüzyıllar boyunca yaşamış, XV. yüzyılda yazıya geçirilerek günümüze ulaşmıştır.
Ayşegül Çakan (1960): Çeşitli gazete ve yayınevlerinde 1978’den bu yana editörlük yapan ve Eski Türk Edebiyatı alanında çalışmalarını sürdüren çevirmen, Türk kültürünün en eski sözlü edebiyat ürünlerinden Dede Korkut Hikâyeleri’ni Vatikan nüshasının iki katı hikâye içeren Dresden nüshasını esas alarak günümüz Türkçesine aktardı. Ayşegül Çakan’ın daha önce Fergana nüshasından yaptığı Kutadgu Bilig ve Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesi’ndeki Uygur Türkçesi ile yazılmış nüshadan yaptığı Atebetü’l-Hakayık çevirileri de Hasan Âli Yücel Klasikler Dizisi’nde yayımlandı.

Kitabı okuyanlar 2.774 okur

  • Zehra Nur c.
  • Kitap+Kitap +Kitap
  • Yaren Kaya
  • Yakup Taş
  • Ali Aktürk
  • TK
  • emre
  • Mr.poet
  • Enes GEDİKLİ
  • Mehmet Ünlü

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%4.6
14-17 Yaş
%7.4
18-24 Yaş
%30.1
25-34 Yaş
%29.4
35-44 Yaş
%16.8
45-54 Yaş
%9
55-64 Yaş
%1.5
65+ Yaş
%1.2

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%68.2
Erkek
%31.8

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%27.6 (126)
9
%11.4 (52)
8
%17.3 (79)
7
%11.4 (52)
6
%5.5 (25)
5
%3.1 (14)
4
%1.1 (5)
3
%0.4 (2)
2
%1.3 (6)
1
%0.4 (2)

Kitabın sıralamaları