Dede Korkut HikâyeleriAnonim

·
Okunma
·
Beğeni
·
5.758
Gösterim
Adı:
Dede Korkut Hikâyeleri
Yazar:
Alt başlık:
Kitab-ı Dedem Korkut
Baskı tarihi:
Nisan 2018
Sayfa sayısı:
208
ISBN:
9786052954270
Orijinal adı:
Kitab-ı Dedem Korkut
Çeviri:
Ayşegül Çakan
Yayınevi:
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Dede Korkut (tahmini olarak IX-XI. yüzyıl): Oğuzların Bayat boyundan, yarı efsanevi bir bilge ve kendi adını taşıyan destansı hikâyelerin anlatıcısıdır. Hakkındaki bilgiler büyük ölçüde rivayetlere ve Dede Korkut Hikâyeleri’nde yer alan ifadelere dayanır. Hikâyelerinde Oğuzların geleneklerini, yaşantılarını ve çeşitli olaylar karşısındaki tutumunu anlatan Dede Korkut ozanlar piri olarak nitelenmiş, coşkulu bir üslupla aktardığı destanlarında iyiliği, doğruluğu ve erdemli olmayı öğütlemiştir. Sözlü halk edebiyatının ürünü olan destanları yüzyıllar boyunca yaşamış, XV. yüzyılda yazıya geçirilerek günümüze ulaşmıştır.
Ayşegül Çakan (1960): Çeşitli gazete ve yayınevlerinde 1978’den bu yana editörlük yapan ve Eski Türk Edebiyatı alanında çalışmalarını sürdüren çevirmen, Türk kültürünün en eski sözlü edebiyat ürünlerinden Dede Korkut Hikâyeleri’ni Vatikan nüshasının iki katı hikâye içeren Dresden nüshasını esas alarak günümüz Türkçesine aktardı. Ayşegül Çakan’ın daha önce Fergana nüshasından yaptığı Kutadgu Bilig ve Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesi’ndeki Uygur Türkçesi ile yazılmış nüshadan yaptığı Atebetü’l-Hakayık çevirileri de Hasan Âli Yücel Klasikler Dizisi’nde yayımlandı.
Dede Korkut Hikayeleri en sevdiğim hikayelerdendir. Anlatımı gerçekten çok güzel. Bütün hikayelerini ayrı ayrı çok beğendim. Okumayanlara tavsiye ederim. Keyifli okumalar :)
Yıllar önce okuduğum bizim millî öykülerimizdir. Bu öykülere sahip çıkmak ve her Türk gencinin okumasını sağlamak bizlerin görevidir. Öykülerin içinden en çok Boğaç Han bölümünü sevmiştim. Uzun bir süre geçtiği için diğer bölümleri anımsamıyorum. Kitap elime geçtiğinde önceden yaşadığım heyecanı yaşamak ve bilgilerimi tazelemeyi umut ediyorum :) Hepinize kitaplı güzel günler dilerim :)

Benzer kitaplar

Dede Korkut Ata candır, baldır, tektir.
İnsan okurken halen daha zevk alıyor. Düşünün ki ilk çevirilerini bizim milletimizden ziyade başka milletlerin yaptığı bizde ise 3 kere çevirisinin yapıldığı ve son çevirisinin kullanıldığı bir eser. Aslında şaka yollu ilk fantastik eserimiz ve dünyadaki ilk fantastizmin başlangıcı sayıyorum ben bu kitabı resmen. (Beydeba da olabilir tam bilmiyorum tarihlerini)
Harika ve sürükleyici bir kitap. İncesini çocukların kalınını büyüklerin okuyabildiği nadir eserlerden. İçerisindeki hikayeler bile sizde bir tat bırakıyor. İyi okumalar ..
En çok beğendiğim kısmı:
"Deve kadar büyümüşsün,
Yavrusu kadar aklın yok!
Tepe kadar büyümüşsün,
Darı kadar beynin yok!"
Sivri dilli mizacımızın kökenindeki eseri mutlaka okumalı ve çocuklarımıza okutmalıyız.
Selam getirdim size dostlar kuşlardan, habersizce burnumda tüten hasretlerden

Bir diyar masalından bir peri kızından bitmek bilmeyen dede korkut masallarından bir de küçük bir kahramandan

Tek gözlü devden hep zihinlerde var olmuş bin bir gece masalından.

Selam getirdim dostlar

en ufacık aşkımdan bitmek bilmeyen ateşimin küllerinden doğan zümrüd-ü anka kuşundan

Selam getirdim doslar benim masalımın en deli kahramanından.

ne gemiler yaktım attım mı mangalda kül bırakmadım bazen boğaz köprüsünü satın aldım bazen kız kulesinin anasını sattım..

kendim yazdım kendim bozdum

Bir selam getirdim kalemimden kağıdımdan mürekkebimin son damlasından dolu dizgin çocukluğumun bayramlarından

hep bir bahanem vardı selam etmek için taa uzaklardan oralara, yalnız kalmak korkusundan

Selam ettim dostlar herkes gibi benimde var olan hikayemin kitabından..
Doğruya doğru, hikaye olarak anlatımı, heyecan, macera aman aman çok iyi değil. Daha çok döneme ait Türk örf ve adetlerini öğreten bir belgesel gibi düşünmek gerek. İçindeki pek çok öğe Cüneyt Arkın filmlerinde bol bol kullanıldığı için tanıdık. Allah, peygamber, dua, cennet, cehennemin cirit attığı Arap masallarının aksine bu Türk masalında cinsellik yok denecek kadar az. Basat’ın Tepegöz’ü Öldürdüğü Boyu’nda çobandan hamile kalan peri kızı, başka bir hikayede Oğuz beylerinin yedi gün uyuması gibi öğeler nedense bana İslamiyet öncesi Türklerin bilmemiz gereken yığınla efsanevi özellikleri olduğu hissini uyandırdı.

Kitabın sonuna gayet kapsamlı bir Öztürkçe-Türkçe sözlük konmuş ki en beğendiğim bölüm buydu. Öylesine bakınırken bile bir sürü harika Türkçe kelime gördüm. Gökçe’nin meğerse ne güzel anlamı varmış.

http://ucalisan.blogspot.com.tr/...rkut-hikayeleri.html
Tarihi ve fantastik tarzda kitaptır. Okuduğum yayınevinin anlatımı iyi değildi ve çocuklara da uygun değildi. Ancak çocukların ve yetişkinlerin uygun basımlarını bulmalarını ve okumalarını tavsiye ederim :)
Bir ön söz ve on iki hikâyeden oluşan geçiş dönemi eserimizdir. Her hikayenin sonunda bilge Dede Korkut öğüt verdiği için bu isim verilmiş.Türk yaşayış ve kültürünü öğrenme adına okunabilecek bir eser.
Orhan Şaik Gökyay'a ait büyük Dede Korkut Kitabı incelemesinin yanında daha ince sadece hikayelerin alındığı kısmı okudum ve burada paylaşmayı uygun gördüm.

Dede Korkut Hikayeleri Türklerin özellikle Oğuz Boylarının kültür tarihinin yaşayış biçimi inanınış vesairesinin bize en keskin kanıtlar ile aktaran bir anlatımdır…

Bunun üzerine yapılan araştırmalar ve bu hikayelerin yazılı edebiyata geçmişlerini incelemeler sonucu Gökyay bu kitabı oluşturmuştur.

Gerçekten harika bir anlatım ve yine harika bir kavrama ile hikayede ki çoğu sembolü iyi anlamış özeti niteliğinde ki bu kitabı da iyi neşr etmiştir.
Kısacık bir cümle yazıp bırakacağım manası müthiş.Düşününce.Ardını doldurmak okura kalsın.Aslını yani sadeleştirilmemiş halini okumaksa bambaşka bir şey.
Dede Korkut Oğuznameleri Türkün mukaddes kitabıdır.
Dede Korkut hikayeleri, "söz uçar yazı kalır" deyiminin ne kadar haklı ve önemli olduğunu gösteriyor, bu hikayeler sayesinde o günlerin sosyal ve psikolojik hayat kesitleri üzerinden kafamızda canlanmalar oluyor,
Diğer bi taraftan ise fantastik olduğu kadar çok gerçekçi yaklaşımların aynı anda hikayelerde bulunması hikayelerin en sevilme nedenidir bence.
Çocuklara masal anlatmak için elinize alacaksanız hiç zahmet etmeyin. Fakat geçmişimize şahitler huzurunda bakmak ve onları anlamak istiyorsanız alın size bir başyapıt! Dede Korkut, ne kadar temsili olsa da Turk-Islam kimliğini ortaya seren kişidir. Içinde yer alan 12 ayrı masalımsı ama bir o kadar da gerçekçi hikâyeler, birer geçiş ürünleridir. Maalesef sözlü edebiyattan yazılı edebiyata geçişi çok geç tamamlayan bir ecdadın nesilleriyiz. Bu yüzden bu eserin değeri kat be kat artıyor. Okuyun, yorumlayın ve yorumları dikkate alın. TOBB'un yayınladığı ücretsiz basımı görürseniz direkt ona sarılın.
- Bre Deli Ozan çal, kocaya varan kız benim, çal da oynayayım, dedi.
Beyrek:

Ben bu yerden gideli deli olmuş
Pek çok beyaz karlar yağmış dize çıkmış
Han kızının evinde kul halayık tükenmiş
Maşrapa almış suya varmış
Bileğinden on parmağını soğuk almış
Kızıl altın getirin Han kızına tırnak yontun
Ayıplıca Han kızı kocaya varmak ayıp olur

dedi. Bunu işitince Banu Çiçek kızdı:
O gün yüreklerinde erlik olan yiğitler belirdi. Mert olmayanlar kaçacak delik aradı. Kıyamet gibi savaş oldu. Meydan kesilmiş başlarla doldu.
"Onlar da bu dünyaya geldi geçti
Kervan gibi kondu göçtü
Onları da ecel aldı, yer gizledi
Fâni dünya kime kaldı
..."
Anonim
Sayfa 22 - T.İ.B. Kültür Yayınları
"...
Dünya benimdir diyenler
Ecel aldı toprak gizledi
Geçici dünya kimlere kaldı
Gelişli gidişli dünya
Sonu ölümlü dünya"
Dede Korkut
Sayfa 233 - Lacivert Yayıncılık
"Karanlık akşam olanda günü doğan
Kar ile yağmur yağanda er gibi duran
Kara koç atları kişnettiren
Kızıl deve gördüğünde bağrıştıran
Akça koyun gördüğünde kuyruk çarpıp kamçılayan
...
Yurdumun haberini bilir misin, söyle bana
Kara başım kurban olsun kurdum sana."
Anonim
Sayfa 30 - T.İ.B. Kültür Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Dede Korkut Hikâyeleri
Yazar:
Alt başlık:
Kitab-ı Dedem Korkut
Baskı tarihi:
Nisan 2018
Sayfa sayısı:
208
ISBN:
9786052954270
Orijinal adı:
Kitab-ı Dedem Korkut
Çeviri:
Ayşegül Çakan
Yayınevi:
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Dede Korkut (tahmini olarak IX-XI. yüzyıl): Oğuzların Bayat boyundan, yarı efsanevi bir bilge ve kendi adını taşıyan destansı hikâyelerin anlatıcısıdır. Hakkındaki bilgiler büyük ölçüde rivayetlere ve Dede Korkut Hikâyeleri’nde yer alan ifadelere dayanır. Hikâyelerinde Oğuzların geleneklerini, yaşantılarını ve çeşitli olaylar karşısındaki tutumunu anlatan Dede Korkut ozanlar piri olarak nitelenmiş, coşkulu bir üslupla aktardığı destanlarında iyiliği, doğruluğu ve erdemli olmayı öğütlemiştir. Sözlü halk edebiyatının ürünü olan destanları yüzyıllar boyunca yaşamış, XV. yüzyılda yazıya geçirilerek günümüze ulaşmıştır.
Ayşegül Çakan (1960): Çeşitli gazete ve yayınevlerinde 1978’den bu yana editörlük yapan ve Eski Türk Edebiyatı alanında çalışmalarını sürdüren çevirmen, Türk kültürünün en eski sözlü edebiyat ürünlerinden Dede Korkut Hikâyeleri’ni Vatikan nüshasının iki katı hikâye içeren Dresden nüshasını esas alarak günümüz Türkçesine aktardı. Ayşegül Çakan’ın daha önce Fergana nüshasından yaptığı Kutadgu Bilig ve Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesi’ndeki Uygur Türkçesi ile yazılmış nüshadan yaptığı Atebetü’l-Hakayık çevirileri de Hasan Âli Yücel Klasikler Dizisi’nde yayımlandı.

Kitabı okuyanlar 1.744 okur

  • Fatmanur ESEN
  • Mahir O.
  • Gülcan
  • Levent Göven
  • karacahil
  • Zana
  • Fikriye Dincel
  • BilgeSevgi
  • Helin Hantaş
  • Mehmet Eygül

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%4.6
14-17 Yaş
%7.4
18-24 Yaş
%30.1
25-34 Yaş
%29.4
35-44 Yaş
%16.8
45-54 Yaş
%9
55-64 Yaş
%1.5
65+ Yaş
%1.2

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%68.2
Erkek
%31.8

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%38 (101)
9
%12 (32)
8
%18.8 (50)
7
%14.3 (38)
6
%6.4 (17)
5
%5.3 (14)
4
%1.9 (5)
3
%0.8 (2)
2
%1.9 (5)
1
%0.8 (2)

Kitabın sıralamaları