Geri Bildirim

Defterimde Kuş SesleriErdal Öz

·
Okunma
·
Beğeni
·
958
Gösterim
Adı:
Defterimde Kuş Sesleri
Yazar:
Baskı tarihi:
2003
Sayfa sayısı:
399
ISBN:
9789750702228
Kitabın türü:
Yayınevi:
Can Yayınları
12 Mart Askerî Darbesi, '68 Kuşağı' diye anılan bir gençlik kesimini yok etmek amacıyla yapılmış bir baskın hareketiydi. 1971, 1972 yıllarında iki kez tutuklanıp cezaevine girdim. Orada sık sık -gizlice- günlük tuttum. Bunu yaparken, bir yandan da dışarıya durmadan mektuplar yazıyordum. O günlük notlarda, mektuplarda yazamadığım pek çok ayrıntıyı, kafama, yüreğime kazıdım. Tuttuğum gizli günlük notlarımdan kurtarabildiklerimi, dışarıya yazdığım mektuplardan bulabildiklerimi belleğimde kalanlarla buluşturunca ortaya Defterimde Kuş Sesleri çıktı. Bu kitabı, daha önce yazdığım Gülünün Solduğu Akşam'ın devamı gibi de okuyabilirsiniz.
Defterimde Kuş Sesleri, 12 Mart Darbesi sonrasında tutuklanan Erdal Öz’ün cezaevinde tuttuğu günlüklerden, notlardan, yazdığı mektuplardan ve anılarından oluşuyor.

Erdal Öz ilkinde kitabevinde kullandığı ambalaj kağıdı üzerinde yazan özlü sözlerden ve ikincisinde ise Boğaziçi uçağının kaçırılmasında ilgisinin olduğu gerekçesiyle tutuklanıp cezaevine konur. Tutukluluk süresi içerisinde sessiz, yazı yazmaya elverişli bir ortam olmaması nedeniyle yazabildiklerini kısa notlar halinde yazar, kağıda dökemediklerini de belleğine kazır. Yazarak içinde bulunduğu güç duruma dayanmaya çalışır.

İçerdeki hayatı bize anlatıyor. Cezaevi koşullarını, 60-70 kişinin kaldığı koğuşlarda demokratik düzen ve temiz bir ortam oluşturmak için yaptıklarını, kendisiyle birlikte tutuklu olanlara dair gözlemlerini aktarıyor. İkinci tutuklanmasında bir süre hücrede tutulur ki en zor süreçlerden birisi.

Özellikle Deniz Gezmiş ve arkadaşlarıyla ilgili bölümleri okumak, daha önce bilmediğim ayrıntıları öğrenmek okumamı ilginç ve özel hale getiren nedenlerin başında. Yine tanıdık isimlerle ilgili ayrıntılar var Sinan Cemgil, Ömer Ayna, Mustafa Taylan, Doğu Perinçek, Yılmaz Güney. Yazar anlattıklarını sadece cezaevindeki günlerine ait notları ve günlükleriyle sınırlı tutmamış, kendi yaşamından da kesitlere, anılara yer vermiş. Cezaevinde anımsadığı anılarını çocukluğundan başlayarak içtenlikle defterine yazmış. Bu bölümlerde de yakın geçmişe ilişkin kayda değer bilgiler olduğunu söyleyebilirim. Edip Cansever’in Ahmet abisiyle tanışması, Yaşar Kemal’le olan anısı belleğimde iz bırakanlar arasında.

Yine eşine yazdığı mektuplarında ise bahsettiği kitaplar var ki gerek eşinden getirmesini istiyor, gerekse okuduklarıyla ilgili düşüncelerini yazmış ki, ben de meraklanıp bazılarını şimdiden okuma listeme aldım. Oğuz Atay, Tolstoy, Dostoyevski, Kazancakis, Turgut Uyar, Edip Cansever, Kemal Tahir’le ilgili düşüncelerinden bahsetmiş.

Ayrıca yazarın cezaevinde yaptığı çok güzel karakalem çalışmaları var kitabın son kısımlarına serpiştirilmiş. Cezaevindeki tekdüze yaşamın okuduklarını anlamasını engellediğinde zaman geçirmek için orada gözüne çarpan nesnelerin resimlerini defterine çizmiş. Okuduğu kitaplar, şairlerin şiirleri, dizeleri, radyoda çalan müzikler, kendi yazdığı öykülerle, resimleriyle cezaevinin duvarlarını aşmış aslında Erdal Öz.

Tutukluluk günlerinde özlemi, sevgiyi, acıyı, umudu, anıları, hayalleri fısıldayan kuşların olduğu birçok defter biriktiriyor Erdal Öz. Hüzünlü kuş seslerinin…

“ ‘Rüzgâra yazılıdır’ diye çok güzel bir şarkı vardır, ‘Bunun yanıtı rüzgâra yazılıdır’. Orada olanlar, daha sonra başka bir odaya alınıp bana yapılanlar, o rüzgâra o gün esen o hızlı rüzgâra yazılmıştır sanırım.”
"Mamak'tan Sevgilerle"
Erdal Öz'ün 2003 ilkbaharında okurla buluşan kitabı
Defterimde Kuş Sesleri, Primo Levi'nin bu sözüyle başlamaktadır:
Bir şöyleşide "Sizce bunu başardılar mı?" diye
sorulduğunda şu yanıtı verir Erdal Öz:

Büyük ölçüde başardılar.
Özellikle 12 Mart bir prova gibiydi.
12 Eylül tam bir uygulamaydı. Başardılar tabii.

1971 ve 1972 yıllarındaki iki ayrı tutukluluk dönemine ilişkin
anılarını derlediği bu kitabın adını, Mamak'tan Sevgilerle olarak
düşünmüştür, ancak daha sonra çok sevdiği iki şiirin etkisiyle
Defterimde Kuş Sesleri'nde karar kılar.
(Ahmet Abi, güzelim, bir mendil niye kanar /
Diş değil, tırnak değil, bir mendil niye kanar /
Mendilimde kan sesleri
- Edip Cansever,
Nasıl olsa bir gün /
Döneriz bu yollardan geri /
Senin bir elinde bir mendil /
Öbüründe kuş sesleri
- Cemal Süreya).


* Erdal Öz: Unutulmaz Bir Atlı / Ayşe Sarısayın

Benzer kitaplar

Defterindeki kuş seslerini bize duyurduğu için yazara minnettarım. Erdal Öz'e sonsuz teşekkürler... O günleri yaşamayı yürekten isteyenler için yaşanılmış kadar net anılar bırakmış.
Güzel bir romana başlamak, güzel bir eve taşınmak kadar güzel.
“Siz bizi yargılayamazsınız. Asıl bizim sizi yargılamamız gerek diyeceğiz mahkemede,” diyor Deniz.
İçerideyim işte, kapatılmışım. Gereksiz duygulanmaların yeri değil burası. Paul Eluard’ın dizeleri geliyor aklıma:

Kapılar tutulmuş neylersin
Neylersin içerde kalmışız.
İnsanı korkutmak, onu korku içinde yaşatmak kadar aşağılık bir başka tavır da düşünemiyorum.
Dün gece, Salinger’in Gönülçelen adlı romanını okuyup bitirdim. Uyuduğumda bugünün ilk saatleriydi. Çok çok güzel bir roman. 16-17 yaşlarında bir çocuğun gözüyle, diliyle anlatılıyor. Nasıl her şeye boş veren, nasıl hayaller içinde, ama nasıl yalnızlık çeken tatlı bir çocuk. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra, savaşın bitimiyle birlikte, içine onca kapanmış olan Amerika, biren Avrupa’yla içli dışlı olmak zorunda kalınca, Avrupa’nın değişik düşünce akımları Amerika’yı allk bullak ediyor, McCarty denilen o aşağılık adamın körüklediği korkunç bir baskı dönemi başlıyor Amerika’da. Bir kısmı baskı dönemini elverdiği ölçüde bir şeyler yazmaya çalışıyorlarsa da, yazarların çoğu susuyor. Korkunç bir ‘Cadı Kazanı’ kaynatılıyor. Korkunç bir aydın avı.
Salinger, işte bu dönemde yazmış Gönülçelen’i. O dönemin Amerikan gençliğini çok ustaca anlatmış.
Gece, 15-16 Haziran olaylarında ölenlerin anısına bir dakikalık saygı duruşunda bulunduk. Yehova Şahitleri saygı duruşuna katılmadılar. Budalaca bir şeydi yaptıkları, koğuşun tepkisini aldılar.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Defterimde Kuş Sesleri
Yazar:
Baskı tarihi:
2003
Sayfa sayısı:
399
ISBN:
9789750702228
Kitabın türü:
Yayınevi:
Can Yayınları
12 Mart Askerî Darbesi, '68 Kuşağı' diye anılan bir gençlik kesimini yok etmek amacıyla yapılmış bir baskın hareketiydi. 1971, 1972 yıllarında iki kez tutuklanıp cezaevine girdim. Orada sık sık -gizlice- günlük tuttum. Bunu yaparken, bir yandan da dışarıya durmadan mektuplar yazıyordum. O günlük notlarda, mektuplarda yazamadığım pek çok ayrıntıyı, kafama, yüreğime kazıdım. Tuttuğum gizli günlük notlarımdan kurtarabildiklerimi, dışarıya yazdığım mektuplardan bulabildiklerimi belleğimde kalanlarla buluşturunca ortaya Defterimde Kuş Sesleri çıktı. Bu kitabı, daha önce yazdığım Gülünün Solduğu Akşam'ın devamı gibi de okuyabilirsiniz.

Kitabı okuyanlar 47 okur

  • Şeyda
  • 3. Seviye
  • Deniz Kopar
  • Özlem
  • Yağmur
  • Martı
  • Ayşe Özlem
  • Merve Ercan
  • Dr.Okur
  • Hesna

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%2.9
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%11.8
25-34 Yaş
%38.2
35-44 Yaş
%44.1
45-54 Yaş
%0
55-64 Yaş
%2.9
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%68.1
Erkek
%29.8

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%45.5 (5)
9
%18.2 (2)
8
%27.3 (3)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%9.1 (1)
3
%0
2
%0
1
%0