Kitap
Değirmenimden Mektuplar

Değirmenimden Mektuplar

100 Temel Eser

OKUYACAKLARIMA EKLE
7.1
401 Kişi
1.792
Okunma
332
Beğeni
13,6bin
Gösterim
223 sayfa · 
 Tahmini okuma süresi: 6 sa. 19 dk.
Adı
Değirmenimden Mektuplar (100 Temel Eser)
Basım
Türkçe · Türkiye · Elips Kitap · Temmuz 2012 · Karton kapak · 9786054138029
Diğer baskılar
Millî Eğitim Bakanlığınca Türk ve dünya edebiyatında 100 Temel Eser’in önce ortaöğretimde ardından ilköğretimde belirlenmiş olmasını, ülkemizdeki okuma oranını artırmaya yönelik bir çaba olarak görüyoruz. Bir başlangıç olarak ilköğretimde 100 Temel Eser ümit vericidir; ilköğretim seviyesindeki çocuklarımıza bu eserleri okutmayı başarabilirsek, “okuyan toplum“ olma yolunda önemli bir adım atılmış olacaktır. İlköğretimde 100 Temel Eser’in bir başka olumlu yönü de; aynı eserleri okumuş, o eserlerdeki dil varlığı ile duygu ve düşünce zenginliğini fark etmiş bireylerin oluşturacağı bir toplumun daha hoşgörülü, daha paylaşımcı olmasını sağlamasıdır.
5 mağazanın 136 ürününün ortalama fiyatı: ₺8,23
7.1
10 üzerinden
401 Puan · 69 İnceleme
Estrella ❦
Değirmenimden Mektuplar'ı inceledi.
232 syf.
Harika bir kitap
Değirmenimden Mektuplar isimli kitap dünya edebiyatının en önemli kitaplarından biridir. Dünya Klasikleri arasındadır. Kitap anı şeklinde yazılmış kısa öykülerden oluşuyor. Ben bazı öykülerde sıkılmıştım ama bazı öyküleride severek okumuştum. Betimlemeler bence çok güzeldi. Okumanızı tavsiye ediyorum. İyi ki okumuşum. Keyifli okumalar dilerim... Kitapla kalın... Sihirli günler /* #hayatevesığar #evdekal #evdehayatvar #kitapoku #kitapcandır #kitaptavsiyesi #neokudum #kitapokubizimle
Değirmenimden Mektuplar
OKUYACAKLARIMA EKLE
2
79
Aslı
Değirmenimden Mektuplar'ı inceledi.
88 syf.
·
7/10 puan
Kitap kısa kısa farklı öykülerden oluşuyor. Hepsi için aynı şeyi söyleyemesem de bazı hikayeleri çok güzeldi. Akıcı ve kolay okunan bir kitap. Ayrıca betimlemeler de iyiydi. İçlerinden seçme yaparak çocuklarınıza okuyabileceğiniz güzel bir kitap.
Değirmenimden Mektuplar
OKUYACAKLARIMA EKLE
75
Avare
Değirmenimden Mektuplar'ı inceledi.
152 syf.
·
7 günde
·
Beğendi
·
8/10 puan
Doğayı Sevmek!!!
Bir yazar, sanatçı veya düşünür doğayla ne kadar ve ne şekilde bağ kurmalıdır? Doğanın, yazmaya ve sanata katkısı var mıdır, varsa ne kadardır? Daudet, on dokuzuncu yüzyıl Fransa'sının sanayi çağı gürültüsünden kaçarak kırsal Provence bölgesinde bir değirmen satın alır. Bu eserinde, değirmende yaşamış olduğu olayları anı ve mektup biçiminde okuyucuya aktarmaktadır. Bazen değirmende iken bazen de öncesinde yaşamış olduklarını, masal tadında öykülemiştir. Naturalizmin önemli savunucularından Daudet'in bu eseri doğayı ve insanı bize yalın bir dille anlattığından okunmaya değer bir eser olarak ele alınmalıdır...
Değirmenimden Mektuplar
OKUYACAKLARIMA EKLE
2
59
meltem şen
Değirmenimden Mektuplar'ı inceledi.
128 syf.
·
3 günde
·
Beğendi
·
7/10 puan
Alphonse Daudet, 19.yy'ın ikinci yarısında yaşamış Fransız bir yazar. Kendisinin Charles Dickens'dan etkilenmiş olduğuna dair bir bilgiye rastladım okuduğum baskının önsözünde. Yine de ben Dickens'ın toplum eleştirisini, bütüne bakan yanını göremedim Daudet'de. Ama Dickens'ın gerçekçi bakışının çok daha ayrıntılı, irdelenmiş bi' halini gördüğümü söyleyebilirim. Natüralizm, hayatı nesnellikle ele alan, gerçeği derin ayrıntılarla anlatan sanat akımıdır. Daudet'nin parlayan yanı da bu, gerçekçilikten çok ayrıntılarda dönenmesi yani natüralist olması. Değirmenimden Mektuplar'da bariz bi' şekilde natüralizmin o tasvirsever yanını, mikroskobik incelemesini gördüm ben. Daha da ötesini gördüm hatta; doğa tabloları gördüm, tiyatro sahneleri gördüm. Tasvire boğulduğum sırada olayların sakin, kimi zaman komik, kimi zamansa hüzünlü sonlanışları duraklattı beni. Yanısıra ucu sivri yorumlar, hicivci bi' bakış da vardı anılarda. Eski bi' değirmende, basık bir odaya yerleşen Alphonse Daudet'nin, okuruna bazen bizzat yaşadığı, bazen şahit olduğu bazense "zevzek mi zevzek" insanlardan duyduğunu son derece ayrıntılı, sıcak ve genel olarak okurla konuşur bi' üslupla anlattığı anılardan, hikayelerden oluşuyor Değirmenimden Öyküler. Kitap hiç de aklımda değildi ama bi' şekilde yolum yazarla kesişti, merakımı tetikleyen şey ise yazarın tarzıydı. Ve bu nedenle kapıyı aralamaya karar verdim. Bilinçli kararıma karşın kesinlikle beklenmedikti benim için kitap, ne beklediğimi bilemesem de eğlendim ben okurken. Tasvir ve ayrıntılardan başının ağrımayacağını düşünen, yazarı tanımak isteyen herkese doğayla ve insanlarla fazla yakın olan bu kitabı öneririm. Kulübe isimli öykünün ilk paragrafı: "Sazdan bir çatı, kurumuş ve sararmış kamışlardan duvarlar, işte kulübe burası. Bizim av köşkümüzün adı bu. Camargue'daki bütün evler gibi, kulübemiz de yüksek tavanlı, geniş, penceresiz, camlı kapısından ışık alan bir tek odadan ibaret. Akşam olunca camlı kapının kepenkleri çekilir. Sıvası pörtük pörtük beyaz badanalı yüksek duvarları boyunca çakılmış askılara tüfekler, av çantaları, bataklık çizmeleri asılır. Dipte zemine kakılıp da bir ucu tavana kadar yükselen ve çatıya destek olan kalın bir direğin etrafına, beş altı tane kadar yuvarlakça payanda sıralanmış. Geceleri poyraz esip de bütün ev çatırdamaya başlayınca uzaklarda kalan denizle, denizi yaklaştırarak gürültüsünü getiren ve bu gürültüyü büyüterek devam ettiren rüzgârla, insan kendini bir geminin kamarasında uyuyor zanneder."
Değirmenimden Mektuplar
OKUYACAKLARIMA EKLE
1
39