Değirmenimden Mektuplar

6,9/10  (76 Oy) · 
323 okunma  · 
45 beğeni  · 
2.103 gösterim
Alphonse Daudet (1840-1897): Tüccar bir ailenin çocuğu olan Daudet, ailesinin iflas etmesi üzerine eğitimini yarıda
bırakıp Paris’te edebiyat çevrelerine katıldı. Şiir, roman, hikâye, mektup, anı-mektup türlerinde eserler verdi. Değirmenimden Mektuplar ile dünya çapında ün kazandı. Gençliğinde yazlarını Fontvielle değirmeninde geçiren Daudet, bu eserde Provence hikâyeleri anlatır, bugün kaybolmaya yüz tutmuş bir kültür ve dilin edebî kaydını tutar. Genç Daudet’nin yazdığı, aradan geçen zamana rağmen, canlılığını asla yitirmeyen bu anı-mektuplar Sabri Esat Siyavuşgil’in muhteşem çevirisiyle Hasan Âli Yücel Klasikler Dizisi’nde.
  • Baskı Tarihi:
    2017
  • Sayfa Sayısı:
    232
  • ISBN:
    9786053327738
  • Orijinal Adı:
    Les Lettres De Mon Moulin
  • Çeviri:
    Sabri Esat Siyavuşgil
  • Yayınevi:
    İş Bankası Kültür Yayınları
  • Kitabın Türü:
Merve 
 26 Ağu 12:13 · Kitabı okudu · 9 günde · Puan vermedi

‘’Değirmenimden Mektuplar’’ anı şeklinde yazılmış kısa öykülerden oluşuyor. Anlatıcımız şehir hayatının kargaşasından sıkılıp doğanın kalbinde yaşamak amacıyla bir değirmende yaşamaya başlıyor. Bize de oranın günlük hayatından, duyduğu ilginç hikayelerden, doğadan, yaşadıklarından bahsediyor. Anlattığı hikayelerde belli bir düzen yok; bir hikayede başka bir şeyden, ötekinde bambaşka bir şeyden bahsedebiliyor.
Özellikle doğa tasvirleri oldukça başarılı ve ayrıntılı şekilde yapılmış. Güneşin doğuşu, sürülerin evlerine dağılışı, çayırdaki otların rüzgarla savruluşu gibi detaylar gerçekten içimi ısıttı. Okurken, beton yığınlarının arasında yaşamak durumunda kalışımıza sık sık hayıflandım.
Yazarın anlattıkları çok derin şeyler değiller, okumadan önce onun bilincinde olmak lazım. Dediğim gibi günlük hayattan hikayeler ve doğa manzaraları oluşturuyor çoğunluğu. Ama özellikle ‘’İhtiyarlar’’ adlı hikaye etkiledi beni. Öyle içimizden bir hikayeydi ki… Karakterleri mutlaka size bir yerlerden tanıdık gelecek, birilerini anımsatacak. Kitabı okumayacak olsanız bile bu bölümü bulup okumanızı öneriyorum.
Herkese keyifli okumalar dilerim…

Aykut 
01 Eyl 2016 · Kitabı okudu · 2 günde · 6/10 puan

Değirmenimden Mektuplar, bir köye yeni taşınmış ve oradaki eski bir değirmende yaşamaya başlayan bir sığırtmacın çeşitli anılarından oluşuyor. Bölüm bölüm anılardan oluşan bu eserde doğa tasvirleri oldukça iyiydi. Zaten ana karakterimiz de doğayı, hayvanları çok seven bir yapıda olduğundan çevresinden edindiği izlenimleri yer yer masalsı bir anlatımla kendi gözünden bizlere yansıtmış. Örneğin dağların gölgesini ele almış, gölün üzerindeki ateş böceklerini ya da koyunların sessiz bakışlarını. Bu açıdan yeterince doyurucuydu; yaşayan bir doğa tasvirini içinizde yaşatacak kadar. Fakat konu açısından bir dağınıklık vardı. Kitap rastgele anılardan oluşuyor fakat bazen bir anı bazen yarım kalıyor, diğeri tam ortasından başlıyordu. Belki de böylelikle hayatın gerçeklerini sunmaya çalışmış bizlere Daudet. Hayatın kitaplardaki gibi bölüm bölüm olamayacağını, olsa bile kesik kesik anılardan ibaret olduğunu yine bir kitapta anlatmış. Gerçekçiliği bu şekilde sağlamaya çalışmış zannımca. Bu açıdan; hem gerçekçilik hem de doğa tasvirlerindeki masalsılık, ikilem oluşturmadan birleşmiş. Kitabı okurken, etkilenip "keşke bende orada olsaydım" dedim defalarca. Bu eseri edebi olarak çok bir beklentiye girmeden okumanızı öneririm; içinde yaşıyormuşcasına okuyun derim.

zuhal 
02 Ağu 18:18 · Kitabı okuyor · 9/10 puan

Milli Eğitim Bakanlığı 100 temel eser tavsiyeli bir kitap.Parisin gürültülü ortamından kaçıp doğayla iç içe olmak isteyen ve eski bir yel değirmeninin satın alınmasıyla başlıyor hikayeler.Yazarımız köylülerden duyduğu ve kendisinin gözlemleyerek anlattığı kısa kısa hikayelerden oluşuyor.Genellikle doğa konulu hikayeler bir bakıyorsunuz bir keçi konuşuyor,bir başka hikayede katır,çiçekler,yıldızlar ve tabii konuşmaktan çekindiğimiz zamanlarda yüreğimizden geçenlerin anlaşılmasını,bilinmesini isteriz ya işte yazar bazı hikayelerde susan yürekleri,gözleri konuşturmuş,gülüyorsunuz bir hikayede,sonrakinde üzülüyorsunuz,bir sonrakinde diğerine başlamadan önce kitap elinizde öylece düşünmeye başlıyorsunuz.Tavsiye ederim :)

Yasin Bektaş 
28 Mar 17:33 · Kitabı okudu · 1 günde · 8/10 puan

Içerisinde kısa köy hikayelerini çok güzel betimleyerek içten bir şekilde yaklaşık 150 yıl önce anlatmış. Temel eserler arasında bulunuyordu es geçmeyeyim dedim. Okuduğuma değdi.

Senem Düvencioğlu 
 23 Oca 14:53 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Kütüphanede ne okusam acaba diye raflarda dolanırken karşıma çıkan bu kitapta hikayeler hiçte yabancı gelmedi. Günlük köy hayatındaki işler, insanlar arasındaki ilişkiler, büyükler tarafından anlatılan komik, hüzünlü biraz gizemli aile içinde yaşananlar ya da etrafta olan bitenlerle ilgili bir şeyler dinliyormuşum gibi geldi.

Bilge kültür sanattan çıkan kitabı okudum ve en çokta kitabı çeviren Türkolog Sermet Sami Uysal'ı tanıdığıma memnun oldum. Ne yazık ki ismini bu kitapla duydum. Daudet'in, Değirmenimden Mektuplar kitabı onun en sevdiği çeviriymiş. Kitaba kendisinin Daudet'in kitaplarıyla nasıl tanıştığını, Fransızca çeviri yaparken nelere, neden dikkat ettiğini anılarıyla anlatmış yazar. Türkçeye, çevirileriyle, sözlükleriyle, tiyatro oyunlarıyla, kitaplarıyla emek vermiş bir insan. Allah rahmet eylesin.

"Katırların çifteleri her zaman bu kadar sarsıcı olmasa da, bizimki Papa'nın katırıydı, üstelik çiftesini yedi yıldır bugün için hazırlıyordu! Hiçbir şey kilisenin kindarlığını bundan daha anlamlı bir şekilde yansıtamazdı." İçinde birbirinden güzel öyküler olan kitap. Bir tanesi: Cornell Usta'nın bir değirmeni vardır . Sonradan köye un fabrikası açılır. Cornell usta bu işe çok sinirlenir. Hepsini anlatmayayım :)

Bülent Karakuş 
21 Eyl 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Statik çocuk kitabı o yaşlarda okumuştum derin kültür içerir.Tavsıye ederim hikayeleri birbirinden güzel.Milli eğitimin 100temel eser içinde olması hoş ve güzel.

Betül Aka 
12 Tem 00:40 · Kitabı okudu · 5 günde · 7/10 puan

Lisede Edebiyat dersinde okurken hocaya yakalandığımı ve kitabımı kaptırdığımı hatırlıyorum, yer yer sıkıcıydı ama genel olarak akıcı bir kitap.

Kitaptan 32 Alıntı

Ali Yalçın 
13 Şub 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

"Katırların çifteleri her zaman bu kadar sarsıcı olmasa da, bizimki Papa'nın katırıydı, üstelik çiftesini yedi yıldır bugün için hazırlıyordu! Hiçbir şey kilisenin kindarlığını bundan daha anlamlı bir şekilde yansıtamazdı."

Değirmenimden Mektuplar, Alphonse Daudet (Sayfa 60)Değirmenimden Mektuplar, Alphonse Daudet (Sayfa 60)
Aykut 
01 Eyl 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · 6/10 puan

Eğer kırlarda gecelemişseniz, herkesin uyuduğu vakitlerde, ıssızlığın ve sessizliğin arasından gizemli bir dünyanın uyandığını bilirsiniz. Sular iyice duru bir sesle çağıldar, göllerde küçük alevler pırıldar, dağların bütün gölgeleri rahatça gezinmeye başlar; dalların uzadığını, otların yeşerdiğini duyar gibi olursunuz.

Değirmenimden Mektuplar, Alphonse Daudet (Sayfa 27 - Alkım Yayınları)Değirmenimden Mektuplar, Alphonse Daudet (Sayfa 27 - Alkım Yayınları)
Fırat Çağlar MANTAŞ 
24 Nis 17:33 · Kitabı okudu · 7/10 puan

Geceyi açıkta geçirmişseniz bilirsiniz ki, herkesin uyuduğu saatlerde, yalnızlığın ve sessizliğin içinden esrarlı bir alem uyanır.

Değirmenimden Mektuplar, Alphonse Daudet (Sayfa 32)Değirmenimden Mektuplar, Alphonse Daudet (Sayfa 32)

Kral şatonun bir ucunda, tek başına bir odaya kapanmıştı...Krallar, ağladıklarını kimseye gòstermek istemezler...

Değirmenimden Mektuplar, Alphonse DaudetDeğirmenimden Mektuplar, Alphonse Daudet
zuhal 
02 Ağu 11:26 · Kitabı okuyor · İnceledi · 9/10 puan

Of,zavallı bizler, zavallı insan kalpleri....Hor ve küçük görmenin bile aşkı öldürememesi ne kötü şey.....

Değirmenimden Mektuplar, Alphonse Daudet (Sayfa 38)Değirmenimden Mektuplar, Alphonse Daudet (Sayfa 38)
Ahmet Samsa 
16 Nis 2016 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Siz şimdi benden, o gürültülü ve havası kirli Parisinizi özlememi nasıl beklersiniz? Değirmenimde o kadar mutluyum ki!

Değirmenimden Mektuplar, Alphonse Daudet (Sayfa 14 - Can Yayınları)Değirmenimden Mektuplar, Alphonse Daudet (Sayfa 14 - Can Yayınları)
zuhal 
02 Ağu 17:15 · Kitabı okuyor · İnceledi · 9/10 puan

Ah mutlu zamanlar, mutlu şehir.Kesmeyen kılıçlar,ancak şarap soğutmak için kullanılan devlet hapishaneleri....Kıtlık yok,harp yok,.....

Değirmenimden Mektuplar, Alphonse Daudet (Sayfa 40)Değirmenimden Mektuplar, Alphonse Daudet (Sayfa 40)
zuhal 
01 Ağu 17:45 · Kitabı okuyor · İnceledi · 9/10 puan

Cornille ölünce, kimse onun yerine geçmedi. Ne yaparsınız efendim! Bu dünyada her şeyin bir sonu var. Rhon'daki yelkenli gemilerin, kukuletalı boyun atkılarının, iri çiçekli ceketlerin modası nasil geçmişse, yel değirmenleri de artık tarihe karışmış olmalı!

Değirmenimden Mektuplar, Alphonse Daudet (Sayfa 20)Değirmenimden Mektuplar, Alphonse Daudet (Sayfa 20)
4 /