Değişim Rüzgarı

8,4/10  (7 Oy) · 
24 okunma  · 
9 beğeni  · 
1.139 gösterim
Birinci Dünya Savaşını izleyen yıllarda, Avusturya'nın bir köyündeki postanede memur olarak iş bulan Christine Hoflehner'in önünde, renksiz ve yoksulluk dolu bir yaşam uzanmaktadır. Ancak Amerika'daki akrabalarından aldığı bir mektup tekdüze yaşamından çekip alır onu. Çalışmayı ve yoksulluğu tanımayan bir dünyada, lüks bir otelde tatil geçirmeye davet edilmektedir. Otelde önceleri soylu ve varlıklı biri sanılsa da sonradan asıl kimliği ortaya çıkar ve değişim rüzgarları Christine'yi alıp yeniden artık katlanamadığı eski tekdüze, küçük, yoksul dünyasına sürükler. Ne var ki, bu eski dünyasında tanıştığı Ferdinand ona yepyeni ufuklar açacaktır. Stefan Zweig'ı n "Değişim Rüzgarı" adıyla Türkçede ilk kez yayımlanan bu romanı, ölümünden sonra terekesinde bulunmuştur.
  • Baskı Tarihi:
    Nisan 2017
  • Sayfa Sayısı:
    271
  • ISBN:
    9789750734618
  • Orijinal Adı:
    Rausch Der Verwandlung
  • Çeviri:
    Kasım Eğit
  • Yayınevi:
    Can Yayınları
  • Kitabın Türü:
Muzaffer 
19 Eyl 18:23 · Kitabı okudu · 6 günde · Beğendi · 10/10 puan

Stefan Zweig'den savaşın, yoksulluğun ve cinsel ligin ne demek olduğunu yeniden öğrendim. Kitabı okurken boğazım bir çok kez düğüm düğüm oldu. Ağlayasım geldi, farkında olmadan belkide bir iki damla gözyaşı dökmüşümdür. Kitabı okuyacak arkadaşlara 120 sayfaya kadar sabretmerini rica edeceğim bundan sonra kitabın ne kadar muhteşem olduğunu okuduklarda anlayacaklar.

Kitaptan 30 Alıntı

Görüyorsun, işte biz böyleyiz. Yüreklisin ve ölmekten korkmuyorsun, fakat işe geç kalmaktan korkuyorsun. Ne kadar da köleleştirmişler bizi, kanımıza ne kadar da işlemişler.

Değişim Rüzgarı, Stefan Zweig (Sayfa 302 - Can Yayınları)Değişim Rüzgarı, Stefan Zweig (Sayfa 302 - Can Yayınları)

Devrim(!)
"Yapılabilecek her şeyi yapmıştık. Bildiğin gibi daha ilk günde devrimi gerçekleştirdik."

"Devrim mi? Bir sigara daha içmeme izin ver de dumanını bu parlak devriminizin üstüne üfleyeyim. Yalnızca şirketin imparatorluk-krallık tabelasını ters çevirdiniz ve yeniden boyadınız, ama butiğin içindekileri büyük bir bağlılıkla eskisi gibi bıraktınız; yukarıdakiler yine yukarıda, aşağıdakiler yine aşağıda kaldı ve siz yumruğunuzu masaya vurup bunları değiştirmekten kaçındınız. Bir Nestroy parçasını sahneye koydunuz, fakat bir devrim yapmadınız."

Değişim Rüzgarı, Stefan Zweig (Sayfa 234 - Can Yayınları)Değişim Rüzgarı, Stefan Zweig (Sayfa 234 - Can Yayınları)

Kendilerini güçlü hissedenler, çevrelerinde olup bitenlerin pek farkına varamaz: Bütün mutlu insanlar aslında kötü psikologlardır.

Değişim Rüzgarı, Stefan Zweig (Sayfa 145 - Can Yayınları)Değişim Rüzgarı, Stefan Zweig (Sayfa 145 - Can Yayınları)

Siz onun eski halini bilmiyorsunuz, en hızlılarımızdandı o, sabahtan akşama kadar devrim nutukları atar, her tarafı dümdüz etmekten, eski düzeni yıkıp yeni bir düzen kurmaktan başka bir şey konuşmazdı. Şimdi onu böylesine miskin, her an uyuyakalmaya hazır, yusyuvarlak olmuş bedeniyle, karısıyla, çocuklarıyla, partisiyle ve çiçekli balkonlu lojmanıyla herkesle barışık, yaşamdan memnun bir orta sınıf üyesi olarak görünce, onu gıdıklamadan, ona iğnelerimi batırmadan edemedim... içimden Franz'ın omuzlarını tıpışlamak, elimi beline dolamak ya da göbeğine pat pat vurmak geldi, fakat sizden utandım.

Değişim Rüzgarı, Stefan Zweig (Sayfa 242 - Can Yayınları)Değişim Rüzgarı, Stefan Zweig (Sayfa 242 - Can Yayınları)

Fikir, insanın aklına bir saniye içinde gelir ve yalnızca aptallar bu fikri hemen uygulamaya koyar.

Değişim Rüzgarı, Stefan Zweig (Sayfa 315 - Can Yayınları)Değişim Rüzgarı, Stefan Zweig (Sayfa 315 - Can Yayınları)

Kapasite
Her madde kendi içinde belli bir karşı koyma gücüne sahiptir; bunun aşılmasına izin vermez, suyun bir kaynama, madenlerin bir erime noktası vardır, aynı şekilde insan ruhunun öğeleri de bu değişmez doğa yasasından kurtulamaz. Bazen insanın duyduğu sevinç öyle bir noktaya ulaşır ki buna eklenen hiçbir şey hissedilmez ve bu durum acı çekmek ,çaresizlik, umudunu yitirmek, bir şeyden tiksinmek ve korku duymak için de geçerlidir. İnsanın içi son sınırına kadar doldu mu, yaşanılan olaylarla ilgili tek bir damla daha koymak olası değildir.

Değişim Rüzgarı, Stefan Zweig (Sayfa 190 - Can Yayınları)Değişim Rüzgarı, Stefan Zweig (Sayfa 190 - Can Yayınları)

Cemaziyelevvelini Bilmek
Biliyorum, ben ağırlanması zor bir konuğum ve Franz'la konuşma biçimimden hoşlanmadığınızı farkettim. Fakat insan iki yıl boyunca birbirinin bitlerini ayıkladıysa, birbirini tıraş ettiyse, aynı tabaktan yemek yediyse ve aynı pisliğin üzerinde yattıysa, onun diğerine hava atması ve kibar konuşması çok yapay oluyor. İnsan eski bir arkadaşına rastlayınca doğal olarak hemen birlikte yaşadıklarından konuşmaya başlıyor.

Değişim Rüzgarı, Stefan Zweig (Sayfa 238 - Can Yayınları)Değişim Rüzgarı, Stefan Zweig (Sayfa 238 - Can Yayınları)

İnsan kendi yasasına karşı koyunca genellikle başarısız olur,ben burada yasa maddelerini, anayasayı ve polisi kastetmiyorum. Bunlarla başa çıkabilir insan. Ancak herkesin içinde kendi yasası var: kimi yukarıya çıkar, kimi aşağıya düşer, alçalır ve yükselmesi gereken yükselir, düşmesi gereken düşer. Ben şimdiye kadar hiçbir şey başaramadım. Sen de hiçbir şey başaramadın, belki de bu bizim ortak yazgımız, birlikte yok olacağız belki de. Bana samimi olarak soracak olursan, bir gün mutlu olacağıma inanmıyorum.

Değişim Rüzgarı, Stefan Zweig (Sayfa 337 - Can Yayınları)Değişim Rüzgarı, Stefan Zweig (Sayfa 337 - Can Yayınları)

Çünkü bir şeyi düşünmek olayın kendisinden her zaman daha korkunçtur; gerçekleşmemiş bir olay gerçekleşen bir olaydan daha çok heyecanlandırır insanı.

Değişim Rüzgarı, Stefan Zweig (Sayfa 319 - Can Yayınları)Değişim Rüzgarı, Stefan Zweig (Sayfa 319 - Can Yayınları)
3 /