Değişme İsteği (Erkekler, Erkeklik ve Sevgi)

·
Okunma
·
Beğeni
·
141
Gösterim
Adı:
Değişme İsteği
Alt başlık:
Erkekler, Erkeklik ve Sevgi
Baskı tarihi:
Mart 2018
Sayfa sayısı:
194
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756165836
Kitabın türü:
Çeviri:
Zeynep Kutluata
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Bgst Yayınları
Değişme İsteği: Erkekler, Erkeklik ve Sevgi kitabında bell hooks, ataerkinin erkekliği nasıl şekillendirdiğini ve ataerkinin erkeklerin hayatı üzerindeki iktidarını nasıl sürdürdüğünü tartışmaya açıyor. Ataerkinin erkekleri kendilerini tanımaktan ve sevmekten nasıl alıkoyduğunu anlatıyor. Sevmeyi öğrenmek ve gerçek anlamda özgürleşebilmek için erkeklerin ataerkiye meydan okuyarak hükmetme isteğinden vazgeçebilmeleri gerekiyor.

Feminist düşünce ve pratik, erkekliğin içinde bulunduğu krizi anlayabilmenin tek yolu. Erkeklerin değişmeyi istemedikleri doğru değil ama; değişmekten korktukları doğru. Sevmeyi öğrenebilmek, değişme cesaretini gösterebilmek için bell hooks erkekleri feminizme yaklaşmaya, kendi mutlulukları ve özgürlükleri için feminizmi talep etmeye çağırıyor.
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Aslında radikal feminizmin tüm erkekleri baskıcı ve tüm kadınları kurban olarak tanımlaması bile, dikkati erkeklerin gerçekliğinden ve onlarla ilgili cehaletimizden saptırmanın bir yoluydu. Hiç uğraşmadan erkekleri baskıcı olarak yaftalamak ve ciddiye almamak, zihnimizdeki boşlukları dillendirmek ya da erillik hakkında derinlemesine konuşmak zorunda kalmamamız anlamına geliyordu.
Erkeklerin acılarını ciddiye almayanlar yalnızca erkekler değildir. Kadınların çoğu, eril acı dişil arzunun tatminini engelliyorsa bu acıyla uğraşmak istemez.
Bu kadınlar için [reformist feministler] feminist özgürleşme daha ziyade iktidar pastasından kendi payını almak demekti; kadın kitlelerini ya da çok güçlü olmayan erkekleri cinsiyetçi baskıdan kurtarmakla pek ilgilenmiyorlardı. Yoksul erkekleri sömüren ve baskı altına alan güçlü babalarına ve kocalarına kızmıyorlardı; kendilerine iktidardan eşit şekilde faydalanma hakkı verilmemesine kızıyorlardı. Şimdi bu kadınların pek çoğu iktidar sahibi olduklarında, özellikle kendi sınıflarındaki erkeklerle ekonomik olarak eşit hale geldiklerinde, feminizme duydukları ilgiyi büyük oranda kaybettiler.
Ataerkil kültürde kadınlar, üzerinde iktidar sahibi oldukları, özgürce hükmedebildikleri gruplara erkeklerin uyguladığı kadar şiddet uygularlar. Bu gruplar çoğunlukla çocuklar ve daha güçsüz kadınlardan oluşur. Çocuklara uygulanan kadın şiddetinin çoğu, erkek muadilinin yaptığı gibi, duygusal istismar biçiminde gerçekleşir. Bu şiddet özellikle sözlü istismar ve utandırma biçimindedir; bu nedenle belgelenmesi zordur. Kadınlara yönelik yetişkin erkek şiddetinin kökenlerini anlamak için her koşulda anne sadizmi üzerinde çalışmak zorundayız. Reformcu feminist düşünürler kadınlara daha etik, daha nazik, daha kibar cins olarak yaklaştılar ve anne sadizminin, yani ataerkil bir toplumda kadınların oğlan çocuklara uyguladığı şiddetin derinlemesine araştırılmasını bir dereceye kadar engellediler.
Şiddet uygulayan erkekler hakkındaki çalışmasında Donald Dutton, kadınların eril maskenin ardını görmesinin eril şiddeti hızlandırdığını söylüyor:

"Erkek hemen ardından özür dileyebilir ve utanç duyabilir, ama o duyguyu sürdüremez; çok acı vericidir, uzun süre gömülü kalmış yaraları fazlasıyla hatırlatır. Dolayısıyla kadını suçlar. Eğer bu durum birden fazla kadınla tekrarlanırsa, onu suçlamaktan "onları" suçlamaya geçer. Kişisel eksiklikleri, gelişmekte olan kadın düşmanlığı aracılığıyla rasyonelleşir ... Bu noktada istismarcılık sisteme bağlanır. Erkek, yakın ilişkide olduklarına karşı şiddet kullanmaya programlanır."
Ataerkil bir düşünürün illa ki erkek olması gerekmediğini açığa kavuşturan vizyon sahibi çağdaş feminist düşünceye rağmen, çoğu kişi ataerkinin sorunu olarak erkekleri görmeye devam eder. Oysa bu doğru değil. Kadınlar da erkekler kadar ataerkil düşünce ve eyleme bağlı olabilir.
Erkekler ataerkil iktidarı gündelik hayatta o kadar ölümcül biçimlerde kullanırlar ki, kadınlar ve çocuklar korkuyla ve güçsüzlüğün biçimlendirdiği her türlü hal içinde sinerler ve çektikleri ıstıraptan kurtulmanın tek yolunun, tek umudun erkeklerin ölmesi, ataerkil babanın eve gelmemesi olduğuna inanırlar. Erkeklerin hükmettiği kadınlar, kız ve oğlan çocuklar, bu erkeklerin ölmesini isterler, çünkü onların değişmek istemediklerine inanırlar. Hakimiyet kurmayan erkeklerin onları korumayacağına inanırlar. Erkeklerin ümitsiz vaka olduğuna inanırlar.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Değişme İsteği
Alt başlık:
Erkekler, Erkeklik ve Sevgi
Baskı tarihi:
Mart 2018
Sayfa sayısı:
194
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756165836
Kitabın türü:
Çeviri:
Zeynep Kutluata
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Bgst Yayınları
Değişme İsteği: Erkekler, Erkeklik ve Sevgi kitabında bell hooks, ataerkinin erkekliği nasıl şekillendirdiğini ve ataerkinin erkeklerin hayatı üzerindeki iktidarını nasıl sürdürdüğünü tartışmaya açıyor. Ataerkinin erkekleri kendilerini tanımaktan ve sevmekten nasıl alıkoyduğunu anlatıyor. Sevmeyi öğrenmek ve gerçek anlamda özgürleşebilmek için erkeklerin ataerkiye meydan okuyarak hükmetme isteğinden vazgeçebilmeleri gerekiyor.

Feminist düşünce ve pratik, erkekliğin içinde bulunduğu krizi anlayabilmenin tek yolu. Erkeklerin değişmeyi istemedikleri doğru değil ama; değişmekten korktukları doğru. Sevmeyi öğrenebilmek, değişme cesaretini gösterebilmek için bell hooks erkekleri feminizme yaklaşmaya, kendi mutlulukları ve özgürlükleri için feminizmi talep etmeye çağırıyor.

Kitabı okuyanlar 2 okur

  • Hasan Suphi
  • Beyhan

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%100 (1)
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0