Deli Kadın Hikayeleri

8,6/10  (97 Oy) · 
211 okunma  · 
82 beğeni  · 
2.648 gösterim
" Girdiği kabın şeklini alan su, geçtiği yolların rengini de çalarmış…"

Mine Söğüt'ten Unutulmayacak Delilik Hikâyeleri

Beş Sevim Apartmanı - Rüya Tabirli Cinperi Yalanları, Kırmızı Zaman, Şahbaz'ın Harikulâde Yılı 1979, Madam Arthur Bey ve Hayatındaki Her Şey gibi romanları ve çeşitli biyografi, monografi, söyleşi kitaplarıyla okurların yakından tanıdığı Mine Söğüt bu defa hikâyeleriyle karşımızda.

"…kendini öldürme fikrini bu kadar çok seven biri kendini de çok seviyor demektir... kendini ve deliliğini" diyen yazar, Deli Kadın Hikâyeleri kitabında, aklın kıyısında gezinen, kadınlıklarını bir lanet gibi sırtlarında taşıyan, hepsi "kaybetmeye" yazgılı, içe işleyen yalnızlıklarıyla kalp burkan hayatları, varoluş kâbuslarını anlatıyor. Kitapta ayrıca, Bahadır Baruter'in bu hikâyelerin izlenimleriyle yaptığı on resmi de yer alıyor.

Kalemini zehire, kana, cinnete, ölüme ve hayata aynı lezzetle batıran Mine Söğüt'ten unutulmayacak yirmi bir delilik hikâyesi...
  • Baskı Tarihi:
    Aralık 2011
  • Sayfa Sayısı:
    176
  • ISBN:
    9789750821073
  • Yayınevi:
    Yapı Kredi Yayınları
  • Kitabın Türü:
gökçe türkkan 
 07 Ağu 20:45 · Kitabı okudu · 6 günde · Beğendi · 9/10 puan

Dikkat: Kitap azami ölçüde deliliği ve deliren kadınları içerir!

Kitaptan okuduğum bir paragrafla, kendisinin peşine düşmüştüm. Bende kitap keşifleri biraz böyledir arkadaşlar. Bir yerinden bir şey okurum, denk düşeriz, ya da doğru anda doğru menzildeyizdir ve o beni o anda vurduysa tamamdır! Artık geriye o kitabı mümkün olan en kısa zamanda edinmek benim için ulvi bir görevdir :) Mine Söğüt ile tanışmam kısaca böyle gelişti. Yazar 21 tane öyküye yer vermiş. Ama ne öyküler...
Başvurduğu konular; Ölüm, öldürmek, intihar, kadınlar, anneler, acı, delilik halleri, yitirilen çocuklar, doğum, kediler, çingeneler, sosyal ve politik mesajlar...Evet çok iç açmayan konular bir çoğu. Öyle dehşet, akıl alıcı, sarsıntılı düşüncelere yol açan hikayeler var ki, herkese hitap ettiği konusunda endişeliyim! Kişisel fikrim ben çok beğendim. Kadınların tabloları hep acıyı anlatıyor. Kafaları deliliğin kuyusuna inmiş ve ipi tutmayı unutmuşlar. Anne baba ilişkileri jiletli, kesik kesik. Nereden tutsan çözülüyor. Çocuklar ya ölü doğuyor ya da sorunlu. Bir oturuşta okumakla, ara ara okumanın beğenide bir değişiklik yaratacağını da ara sıra düşündüm. Yazarın dili öylesine akıcı, hızlı ki, hiç zorlanmadım. Öyküleri ne kadar gül açmasa da, dikenli bir anlatımdan uzak olduğu için eziyet vermiyor okumak. Aksine okudukça yakınlaşıyor, sayfaları çabuk bitiriyorsunuz...

Kitaptan etkileyici birkaç cümleyi çizdiğimde, şunlarla karşılaşıyorum;

"Hemşire kadının doğurgan rahmine yirmi yıl önce artık yüzünü bile hatırlamadığı seferi bir kaptan tarafından kaygısızca bırakılan, sonra kasıklarından kolayca dışarı kayan ve yıllarca iri memelerinde asılı kalan ama büyür büyümez vahşi bir terk edişle girdaplı alemlere dalan ve aynı babası olan oğlan, çoğu zaman ortadan kayboluyor.."
bir başka sarsıcı örnek;
"Annem muhtemelen Tanrı'nın dünyayı yaratırken attığının aynısı bir çığlık attı."

"Bu şehir öyle bir şehir ki, küçük bir kız üzülür, üzüldüğü anlaşılmaz. Kuşlar cehennem çığlıklarıyla ötüşür, duyan olmaz. Bir ağaç acıkır, kimse... hiç kimse umursamaz."

En çok beğendiğim öyküler; Beni Öldürmek İsteyen Muhteşem Hayat (harikaydı yazmadan geçemeyeceğim), Maharetli Pembe El, Kendi Hayatlarımızı Yaşamak Varken, Veda Töreni, Balon, Aşkı Hikaye Yapan İmkansızlık Değil midir Anneanne?, Kendimi Neden Bu Şehirde Öldürdüm oldular.

Kitapta bana itici gelen tek şey, aynı sözlerin,cümlelerin ardı ardına tekrarı oldu...

Sayfaların aralarında kendilerine hayat bulan illüstrasyonlarda, öykülerdeki hayatlar, kadınlar kadar ürperti verici! Bakınız kitabın kapağı bile küçük bir fragman niteliğinde. Eğer yazarı merak ediyorsanız, rahatlıkla bu kitaptan başlayabilirsiniz. Son söz olarak herkese tavsiye edemiyorum ama benim gibi merakınız galip gelirse, mutlaka okuyun. İyi okumalar dilerim şimdiden.

Ümran Bulut 
19 May 14:16 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Mine Söğüt'ün kalemini ilk kez tanıdığım Deli Kadın Hikayeleri bende çok değişik hisler uyandıran,satırlarına derin anlamlar yüklediğim bir kitap oldu.Genelde bir yazarı ilk defa okuyacaksam kitabına hep küçük bir tedirginlikle başlarım ve bu huyumda kendini en çok Türk yazarlarda belli ediyor.Mine Söğüt'ten ilk okuyacağım Deli Kadın Hikayeleri'de çoğu kez elimin gitmediği fakat daha ilk cümlesini okuduğum anda elimden bırakamadığım,içinde sürüklenip gittiğim bir kitaptı.Yazarın tuhaf anlatım tarzı ve kitabın adında da belirtildiği gibi deli kadınların,toplumun önyargıları altında ezilmiş kadınların hikayeleri beni tahmin ettiğimden de çok etkiledi.Mine Söğüt'ün öyle bir anlatım tarzı var ki yaptığı kelime tekrarları,tuhaf diyalogları beni sanki bir delinin zihninin içindekilerin sayfalara dökülmüş,kelimelerle can bulmuş halini okuyormuşum gibi hissettirdi.Farklı sorunları olan kadınların düşünceri,yazarın bakış açısı,ürkütücü betimlemeleri yer yer gözümün aynı satırda takılıp kalmasını sağlarken yer yer de hüzünlü ve acımasız bir dille yazılmış şiirlerinde kendimi bulmamı sağladı.Benim hassas olduğum konulardan olan kadının toplumdaki yeri,bir kadının yaşamında ne denli zorluklarla ve önyargı dolu etiketlerle karşılaştığı bu kitabın satırlarında o kadar güzel işlenmişti ki bazı sayfalarda istemsizce gözlerimin dolduğunu hissettim.Kitapta altını çizmediğim sayfa kalmadı neredeyse diyebilirim.İlk sayfasındaki "delirerek ölenlere "adlı ithaf,kitap içindeki garip ve ürkütücü çizimler,hikayelerin altlarında binlerce anlam taşıyan küçük başlıkları,her hikayeden sonra gözlerimi buğulandıran şiirler,arka kapağında yer alan "Deli Kadın Hikâyeleri kitabında, aklın kıyısında gezinen, kadınlıklarını bir lanet gibi sırtlarında taşıyan, hepsi "kaybetmeye" yazgılı, içe işleyen yalnızlıklarıyla kalp burkan hayatları, varoluş kâbuslarını anlatıyor.
Kalemini zehire, kana, cinnete, ölüme ve hayata aynı lezzetle batıran Mine Söğüt'ten unutulmayacak yirmi bir delilik hikâyesi..." adlı yazının bu öykü kitabının ruhunu yansıttığına inandığım tanıtım bülteni kitaba olan sevgimin,son sayfasını okuduğumda içimdeki burukluğun kat kat artmasını sağladı.Yorumumu sonuna kadar okuduysanız ve kitap az da olsa ilginizi çektiyse bir sonraki okuyacağınız kitabın bu kitap olmasını şiddetle tavsiye eder ve son derece tuhaf,hüzünlü bir kitapla karşı karşıya kalacağınızın garantisini verebilirim.

KubraYSN(RJ) 
09 May 2016 · Kitabı okudu · 9/10 puan

Bazen duymak istediğiniz tek şey tüm algılarınızı kapayan, ruhunuzu bile yok sayan bir müziktir.O müzik size saatlerce yürüme isteği aşılar. Yürürsünüz, yürürsünüz kendinize geldiğinizde neredeyim ben fikri oluşur. Bazen o müzik bitse de farkına varmazsınız. Çünkü gözleriniz tavanda ya da her hangi bir yerde aynı noktaya saplanıp kalmış olur. Düşündüğünüz de bir şey yoktur. Boştur zihniniz.Tek hissettiğiniz içinizde dışarıya çıkmaya çalışan,nefes alamayan bir başkası olduğudur. Ben anlatınca üç beş uyduruk cümle oldu, Mine Söğüt yazınca roman olmuş . Daha ne diyebilirim ki . Bu hissi paylaşan herkesin seveceğini düşünüyorum.

Gülçehre Aydın 
25 Eyl 2016 · Kitabı okudu · 6 günde · Beğendi · 9/10 puan

Kadının adı yok, dedirtecek bir kitap. Kadınların yalnızlıklarından sıyrılamayıp akıllarını korumaya çalışırken verdikleri mücadelede yok olduklarını, tek çareyi ölümde bulmalarını anlatan bir efsane. Her hikaye ayrı bir hayat gibi görünse de yalnızca tek hayat. Birçok kadının günümüzde de yaşadığı sorunlar, o görmezden gelinen sorunlar, kaleme alınmış.
Şiirsel bir dil kullanılmış, eklenen resimler de öyle çarpıcı ki... Her şekliyle etkileneceksiniz.

~ Eda 
09 Eyl 10:43 · Kitabı okudu · 7 günde · Beğendi

Mine Söğüt'ün kalemine bir kez daha hayran kaldım.. O kadar güzel kurgusu varki ve o kadar güzel anlatıyor ki olayları birebir yaşıyorsunuz ve ister istemez ürkütüyor olaylar.. Yazarın okuduğum ikinci kitabı oldu ve iki kitabını da çok beğendim.. Favorim Beş Sevim Apartmanı.. Okumadıysanız bir şans verip okuyun derim..

Kezban Şimşek 
13 Ara 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Mine Söğüt ülkemizin en güçlü kalemlerinden biri bence. Bu Kitab'ında kadın olmak kavramını çok çeşitli açılardan travmatik bir şekilde hikayelerle anlatıyor. Her öyküden sonra kitabı kapatıp sindirmeniz gerekiyor.

Handan Aksu 
24 Şub 13:11 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 9/10 puan

Yarım... yarım... yarım...
Her şey yarım...
Oysa ben tamım...
Tam Deli Kadın Hikayeleri. Altını çizmekten kitabı eskitmiş olabilirim. Olsun kitaplar bunun için değil miydi zaten

kevser 
12 Ara 2016 · Kitabı okudu · 9/10 puan

Çocuklukları, genç kızlıkları, kadınlıkları başkalarınca mahvedilmiş ve sonunda delirmiş pek çok kadının hikayeleri oldukça değişik bir üslup ve hikaye düzeni içerisinde anlatılmış. Bazı kadınları erkekler, bazı kadınları da erkekler tarafından delirtilen kadınlar delirtmiş.
Anlamı pekiştirmek için yapılan kelime tekrarları çok ilgimi çekti. Simgesel ve şiirsel bir dili var Mine Söğüt'ün. Okudukça hem hikayelerden hem de kullanılan üsluptan ötürü aklım hep Sevgi Soysal'a ve onun kahramanı Tante Rosa'ya gitti. Fakat Mine Söğüt'ün dili çok daha karamsar, kahramanları da öyle. Ve ben daha çok beğendim bu dili.
21 deli/delirtilmiş kadınla tanıştım. En beğendiğim öyküler ise:
"Annemin Harikulade Saçları"
"Beni Öldürmek İsteyen Muhteşem Hayat"
"Kürt Kediler Çingene Kelebekler"
"Maharetli Pembe El"
"Madam Arthur Bey"
"Naz Neden Derine Gömmemiş Kediyi?"
"Vakvak Ağacı" oldu.
Efsanevi bir ağaç olan Vakvak ağacına yazılan hikaye çok etkileyiciydi. Okumanızı tavsiye ettiğim bir kitap Deli Kadın Hikayeleri...

Sanırım son zamanlarda neşter etkisi yapan bir eser oldu benim için.Kitabın içinde yer alan şahane çizimler eşi Bahadır Baruter'e ait.Okudukça nefessiz kaldım,elimde durdukça rahat edemedim;kadını alaşağı eden tüm sistemlere küfredesim geldi yeniden.Sanki Mine Söğüt tüm kadınların içindeki tonlarca ağırlıktaki kederi ve suskunluğu toplayıp denize fırlatmış ama yine de sıkıntısını yokedememişti (zaten amacı da bu değildi) kitabı bitirdiğimde.21 öykü üzerinden kadınlığın sarsıcı yanını anlatmış.Gece uykularınızı kaçıran,uyusanız da rüyalarınızda bir yerde size bakan o kadınların hayatına yolculuğu çıkıyorsunuz.Bitmiyor,kurtulamıyorsunuz o hayatlardan.Satırlara tekrar tekrar gidiyorsunuz,hapsoluyorsunuz kelimelere,bir şey yapmalı diyorsunuz ama yapacak ne kaldı elimizde diye çaresizlik içinde dalıp gidiyorsunuz işte.

"geceleri ben ağır, çok ağır bir taşın altında uyurum.
gündüzleri hafif, çok hafif bir yaprağın ucunda yaşarım.
gece beni taş ezer.
gündüz rüzgar devirir.
kanadıkça kanarım.
hayallerimi o yüzden kanla yazarım."

Fatoş Çetiner 
24 May 2015 · Kitabı okudu · 10/10 puan

Etkisinde kalacağınız oldukça derin bir kitap. Her okuyanın mutlaka kendisinden bir parça bulacağı, altını çizeceği cümlelerle dolu kısa hikayelerden oluşuyor. Benim cümlem ise şu; "Gelecekle ilgili güzel hayaller kurmak insanı iyileştirir. Geleceği umursuz insan, çok geçmez ölür."

3 /

Kitaptan 168 Alıntı

“Sen deli olmayan kadın gördün mü koca kafa?
Görmediysen az bekle ve delirdiğini kendi gözlerinle izle ... Çünkü deli olmayan kadın yoktur, henüz yeteri kadar delirtilmemiş kadın vardır ...''

Deli Kadın Hikayeleri, Mine SöğütDeli Kadın Hikayeleri, Mine Söğüt
Çiğdem Aksoy Kahraman 
14 Ağu 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Geceleri ben ağır, çok ağır bir taşın altında uyurum.
Gündüzleri hafif, çok hafif bir yaprağın ucunda yaşarım.
Gece beni taş ezer.
Gündüz rüzgar devirir.
Kanadıkça kanarım.
Hayallerimi o yüzden kanla yazarım.

Deli Kadın Hikayeleri, Mine Söğüt (Sayfa 39)Deli Kadın Hikayeleri, Mine Söğüt (Sayfa 39)
elif dinç 
09 Mar 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Yemek yapmayı, evi toplamayı, sizi anlamayı öğrenemedim. Benden ne istediğinizi öğrenemedim. Beni sevip sevmediğinizi hiç bilemedim.

Deli Kadın Hikayeleri, Mine SöğütDeli Kadın Hikayeleri, Mine Söğüt
Damla. 
02 Şub 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

" Girdiği kabın şeklini alan su, geçtiği yolların rengini de çalarmış."

Deli Kadın Hikayeleri, Mine SöğütDeli Kadın Hikayeleri, Mine Söğüt

“Sakın bana ismimi sormayın.
Sakın gözlerimin tam içine bakmayın.
Yanımdan geçerken bana dokunmayın.
Varsayın ki orada değil, buradayım.
Oraya siz gelemezsiniz.
Köprüleri yıktılar, gemileri yaktılar, yollar kayboldu.
Ben başkayım.
Ben uçurumlar kadar tehlikeli.
Dereler kadar tekinsiz.
Rüzgarlar kadar esriğim.”

Deli Kadın Hikayeleri, Mine SöğütDeli Kadın Hikayeleri, Mine Söğüt
TOUJOURS 
12 Ağu 17:40 · Kitabı okudu · 9/10 puan

Ama ne çok dövdünüz beni. Evde hiçbir şey yapmadığım için ne çok kızdınız bana. Yine de fayda etmedi, öğrenemedim. Yemek yapmayı, evi toparlamayı, sizi anlamayı öğrenemedim. Benden ne istediğinizi öğrenemedim. Beni sevip sevmediğinizi hiç bilemedim. Sadece kendime çiçeklerden çaylar demledim ve sizi seyrettim... Ve beni sevip sevmediğinizi anlamaya çalıştım.

Deli Kadın Hikayeleri, Mine Söğüt (Sayfa 34 - YKY)Deli Kadın Hikayeleri, Mine Söğüt (Sayfa 34 - YKY)
TOUJOURS 
12 Ağu 18:45 · Kitabı okudu · 9/10 puan

"Sadece geceleri sokağa çıkıyormuş diyorlar. Peki, anlayabilir misiniz, neden?... Çirkin ya da sakat mıymış? Görünmesini istemediği bir hali mi varmış?"

"Hayır. Sadece üzgünmüş... çok üzgün."

Deli Kadın Hikayeleri, Mine Söğüt (Sayfa 43 - YKY)Deli Kadın Hikayeleri, Mine Söğüt (Sayfa 43 - YKY)
Çiğdem Aksoy Kahraman 
14 Ağu 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Tek bir göz yuvasında fırıl fırıl dönecek.
Kalın, ince, pembe, beyaz, mor tek bir dudak aralanıp yerlere
tütsülenmiş, küflenmiş, küskün, titrek, kelimeler dökecek.
Onları yerden topla,
Derin bir kuyu kaz. İçine at.
Ne varsa... ne varsa... ne varsa...
Hepsini içine at.

Deli Kadın Hikayeleri, Mine Söğüt (Sayfa 25)Deli Kadın Hikayeleri, Mine Söğüt (Sayfa 25)
Burçin Bulgen 
17 Mar 00:39 · Kitabı okudu · 9/10 puan

Beni Öldürmek İsteyen Muhteşem Hayat
Şİmdi ben ölünce ne olacak onca şarkı kuzum? Sen biliyor olmalısın, daha önce ölen çok insan görmüşsündür. İçlerinden şarkı çıktı mı hiç ölülerin doktorcuğum? Bir ses, bir mırıltı, bir kıpırtı? Dans gibi mesela? O bile bir şeydir. Tam ölürken içimdeki şarkılardan birinin kıpırtısını hissetsem.

Deli Kadın Hikayeleri, Mine Söğüt (Sayfa 19 - Yapı Kredi Yayınları)Deli Kadın Hikayeleri, Mine Söğüt (Sayfa 19 - Yapı Kredi Yayınları)
Maya 
09 Kas 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

İnsanlar ölünce zaman yavaşlar. Usulca vuku bulur ağır zamanlı olaylar...

Deli Kadın Hikayeleri, Mine Söğüt (Sayfa 12)Deli Kadın Hikayeleri, Mine Söğüt (Sayfa 12)