Kitap
Deliliğe Övgü

Deliliğe Övgü

OKUYACAKLARIMA EKLE
7.8
1.541 Kişi
6,3bin
Okunma
1.533
Beğeni
69,1bin
Gösterim
152 sayfa · 
 Tahmini okuma süresi: 4 sa. 18 dk.
Basım
Türkçe · Türkiye · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · Ocak 2020 · Karton kapak · 9786053327189
Orijinal adı
Stultitiae Laus
Diğer baskılar
Desiderius Erasmus (1469-1536): Yeni Ahit’in ilk editörü, ilahiyat edebiyatının önde gelenlerinden ve Kuzey Avrupa Rönesansı’nın en önemli hümanistlerinden olan Erasmus, filolojik yöntemleri kullanarak tarihsel-eleştirel geçmiş araştırmalarının temelini attı. Eğitim alanındaki yazıları klasiklere eski dini müfredat yerine hümanist bir bakış açısıyla yönelinmesine katkıda bulundu. Kilisenin gücünün kötüye kullanılmasını eleştirirken yükselen reform taleplerini teşvik etti. Bu tutumu hem Protestan Reformu’nda hem de Katolik Karşı Reformu’nda ses buldu. Luther’in doktrinini ve papalığın sahip olduğunu iddia ettiği güçleri reddeden bağımsız duruşu nedeniyle her iki tarafın hedefi haline geldi. İngiltere’ye giderken tasarladığı ve Thomas More’un evinde yazdığı Deliliğe Övgü ile dönemin entelektüellerini eleştirdi, öğretmenler, papazlar, ilahiyatçılar, filozoflar, tüccarlar, avukatlar, hükümdarlar, azizler ve kendini zeki sayan herkesi alaycı bir dille yerdi. Yücel Sivri (1961): Ortaöğrenimini 70’li yıllarda İstanbul’da, Haydarpaşa Lisesi’nde tamamladı. Berlin Teknik Üniversitesi’nde Matematik, Alman Filolojisi, Eski Diller ve Tarih bölümlerinde eğitim gördü. Doktorasını Ortaçağ Alman Edebiyatı alanında yaptı. Yücel Sivri 1980 yılından bu yana Berlin’de yaşıyor, akademik ve edebi çalışmalarını sürdürüyor. Felsefe, edebiyat, dil bilimi, onomastikon ve tarih alanlarında Almanca ve Türkçe kaleme alınmış yapıtları ve çevirileri var. Çeşitli yayın ve eğitim kuruluşları için kültürlerarası ve bilimsel danışmanlık hizmetleri veriyor.
5 mağazanın 95 ürününün ortalama fiyatı: ₺13,11
7.8
10 üzerinden
1.541 Puan · 296 İnceleme
Büşra Ünal
Deliliğe Övgü'ü inceledi.
170 syf.
·
22 günde
·
10/10 puan
Gülmece türündeki yapıta egemen olan iki temel görüş vardır. Bunlardan birine göre gerçek bilgelik, deliliktir. Öteki görüşe göre ise kendini bilge sanmak, gerçek deliliktir. Yazınsal açıdan ‘Deliliğe Övgü’ Latin Ozanı Horatius’un “hakikati gülerek söylemek” ilkesinin belkide en yetkin örneğidir.
Deliliğe Övgü
7.8/10
· 6,3bin okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
13
Eminkolnikov
Deliliğe Övgü'ü inceledi.
144 syf.
·
3 günde
·
Beğendi
''Delilik en büyük özgürlüktür.'' (Alein Kentigerna) Hazır, başlayalım. Delilik, nedir bu delilik? Önce kitap hakkında konuşalım. Erasmus delilik kavramını çok geniş bir biçimde aktarmış. Erasmus'a göre bilgelik delilik ile eşdeğerdir. Bilge bir insan, önce delilik sınavından geçmelidir. Tıpkı karanlığın en büyük aydınlık olduğunu anlamış biri gibi... Kitap içerisinde dini karşılaştırmalara, papazların giyim kuşamına ve gözlem yeteneğini konuşturması okuyucunun beğenmesi ve içerisine dahil etmesine yarayacak bir başka güzel konulardan biridir. Bildiğiniz gibi Thomas More ile yakınlığından dolayı, eski ve yeni Ahit'i birbiriyle tokuşturmuş ve bana sorarsanız bundan baya zevkte almış. Kitapta Türk ve Arapların barbar olarak nitelendirmesi ve bu iki ırk'ın 'Hristiyanlardan' nefret ettiğini basa basa belirtmesi sözde 'hümanist' olarak nitelendiren Erasmus'u yadırgayanlar olacaktır. Okurken, daha ilk seferinde bununla, bu söylemle karşılaşan herkes yadırgayabilir ama dönemin ve dönemin algılanış biçimini pek bilmediğimiz için bize böyle gelmiş olması doğaldır. Dini vecihlere çok sık yer vermekte. Thomas More'ın yakın arkadaşı dedik ya, birbirlerini tamamlıyorlar işte. :) Kitapta sık sık mitolojilere özellikle Yunan mitolojilerine yer vermektedir. Şimdi gelelim delilik kavramına. Nedir bu delilik? Delilik, varolan bir aklın yitirilmesi, yitirilmekte olması demektir. Aslında bana sorarsanız, daha anne karnındayken insanoğlu birer deli olarak nitelendirilmiştir. Anneyi kemiren ve sömüren bir deli. Herkes deli doğar, sadece bazıları öyle kalır. Delililiğini bil, belki o da seni bilir. Şimdi söylüyorum sana, size. Bizi delirten şey bildiklerimiz değil, açlık hissimiz değil midir? Evet mi? Bingo! Doğru cevap. Ne kadar çok bilgi, o kadar çok delilik getirir. İnsaları delirten şey nedir Erasmus? ''#37605065'' Bencil insanları severim, çünkü pek az kaybeder ve duygulara başvururlar. Öyle ya, ilgili değilse, ilgili olma! Bakın bir insana yapılabilecek en büyük fenalık, onu fazlasıyla övmektir. ''Seni övdüklerinde kendi yolunda gittiğini sanma sakın. Başkalarının yolundan gidiyorsun.'' (Nietzsche) Ancak şimdi 15. sayfada geçen bir alıntıyı paylaşmak istiyorum. Sahiden kafamı karıştırdı. ''Seni kimsecikler övmüyorsa, sen de kendi kendini öv!'' Sanırım bizim düşündüğümüz yapmacık pohpohlamalardan değil. Dedim ya, bu yüzden bencil insanları severim. Unutmayın ve tekrarlayın. ''İlgili değilse, ilgili olma!'' Bir seçimim olsa delilerden, psikolojik sorunları olanlardan yana kullanırdım. Sanırım seçimi yalnız delilerden yana kullanmak isteyen ben değilmişim. :) Buyrun: ''Tanrı, seçimini delilerden yana kullanır. O, dünyayı delilikle kurtarmayı seçmiştir.'' Keyifli okumalar.
Deliliğe Övgü
7.8/10
· 6,3bin okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
11
203
Meşrebi Kalender
Deliliğe Övgü'ü inceledi.
152 syf.
·
2 günde
·
Puan vermedi
Kankasını eğlendirmek için adamın biri bir haftada bir kitap yazmış. Adam Erasmus, kankası Thomas More… Sonra sen bizim miskin ergene “ Fatih’in İstanbul’u…” Hadi canım sen de!!! Kitap önsöz açıklama falan derken otuzuncu sayfada ancak başlayabiliyor. Ve otuzuncu sayfadan itibaren de sizi bir sürpriz bekliyor: Pre- İntermediate düzeyinde Latince bilenler simultane çeviri yapsın dermişçesine tüm çift sayı olan sayfalar Latince, tüm tek haneler ise biz “serf” ler için Türkçe. Sürpriz ama iyi mi kötü mü bilemedim? Sonuçta Latince gizli tarikatların dili. Sakın bu bir İlluminati kriptosu falan olmasın? Olmasın mı? Peki olmasın. O zaman, Latince sayfalarda kesin anamıza bacımıza sövüyorlar! Biz tedbiri elden bırakmayalım. Önsözde deliliği hem övüyor hem de yeriyor denilse de bence kitap boyunca sadece övüyor. Tüm dünya karşılarında dursa da davasını için, aşkı için, inandığı için “mecnun” olanları övüyor. Bir Tanrıçanın ağzından, toplumdaki tüm bozuklukları, cahillikleri, yalanı, ikiyüzlülüğü ve bunları yapan insanları alaya alıp koskoca insanlar bu iğrençlikleri bilerek yapacak değiller ya (!) “kedidir o kedi” diyor anlayana. youtube.com/watch?v=stbS2LJssWQ Erasmus kitapta çok fazla atıfta bulunuyor. Özellikle Yunan mitolojisine, Roma uygarlığına, Eski ve yeni Ahit’e. Hadi yazarı anladık deli. Sanki sadece kankası okuyacak, hem bencil hem deli… Tamam da, çevirmene ve Kabalcı Yayınlarına ne oluyor. Hadi biz de kitabın adına yaraşır delilik yapalım dercesine neye atıfta bulunsa bir not maddesi koymuşlar. Dipnot da değil kitabın 287. sayfasından 334. Sayfasına kadar 680 madde açıklama var. Örneğin; cümle içinde “Sisyphos Kayası” denildiğinde buna bir not koymuş, diğerini de açıklayacağım diye bir not koymuş derken olmuş sana 680 madde. Eğer çok merak ediyorsa, bırak, o meraklı derviş gitsin, Google hazretlerine sorsun. Yaklaşık 204.000 sonuçtan hangisini isterse oradan öğrensin. Okuyucuya bu kadar “armut piş, ağzıma düş” muamelesi aslında hakaret. “Tembel! Neyi kendin yaptın ki zaten. Kaldırıp da mabadını bir bakmazsın biliyorum. Aç ağzını, aç hazır bilgi, aç…” dermiş gibi… Kameraya karşı sosyal mesajımı da vereyim: Okuma hazzına, hızına karşı “ Nuri Alço” davranışlarına hayır!!! Çocukluk, yaşlılık, kadınlar, dostluk, evlilik, savaş, bilgelik, doğa vb bir çok konuya iğnesini batırıyor. Erasmus özetle diyor ki: “Gerçek” delilik bir mertebedir herkes erişemez. Siz gafiller kendi yaptığınız putlara taparken, kendi uydurduğunuz kurallar karşısında saygı duruşuna geçerken, ( Bu saygı örneğine benzer bir şeyi başka bir yerde daha yazmıştım. Faninin biri “ Atatürk’e mi laf atıyon sen!” demişti. ATAM ! ciddiyim, sen kalk da ben yatam… ) mutsuzluğu dibine kadar yaşarken; delilik mertebesine erenler, saçmalıklarınızla hayatı kendinize zindan etmenize gülmeyecekler sadece üzülecekler. Hz. İsa gibi yalvaracaklar göğe doğru: Affet onları, ne yaptıklarını bilmiyorlar… Tüm “engellemelere rağmen” ismi güzel, kendi daha güzel bu kitabı cebren okutunuz efenim. ( Mitoloji uzmanı falan olmanıza gerek yok ama en azından Homeros’un İlyada ve Odysseia kitaplarından sonra okursanız daha fazla zevk alırsınız. ) youtube.com/watch?v=4QPU1VpPn2s
Deliliğe Övgü
7.8/10
· 6,3bin okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
1
65