Deliliğe Övgü

8,4/10  (93 Oy) · 
325 okunma  · 
84 beğeni  · 
5.447 gösterim
Erasmus 1536 yılında Basel kentinde hayata veda ettiğinde, arkasında bıraktığı yığınla eser arasında Deliliğe Övgü kendisine sonsuzluk bahşeden en önemli eseri olur. Çünkü bu eser ölümünden sonra Fransızca, Almanca, İtalyanca başta olmak üzere pek çok dile çevrilir. Zaman zaman Erasmus'un yaptığı şakaları kaldıramayan bazı ilahiyatçılar yasaklatsa da Deliliğe Övgü yüzyıllar boyunca halk tarafından çok okunur ve sevilir.

Çünkü Erasmus'un Deliliği, yani Stultitia'sı bir tanrıçadır, hem de lütfuna ereni dipsiz kuyuların karanlığından güneş ışığına çekip çıkaran ve yaşamı zevklere boğan bir tanrıça, yani bir kadın. Giyinişi, düşüncesi, davranışı ve yaşam şekliyle Minerva'nın, yani Bilgelik tanrıçasının tam zıddıdır.

Erasmus, Stultitia ile Minerva arasında retoriksel sanatların yardımıyla öyle içinden çıkılmaz bir labirent örer ki, okuyucu deliliğin mi bilgelik, yoksa bilgeliğin mi delilik olduğunu bazen karıştırır. Erasmus deliliği önce överek yerer, sonra da yererek över. Çünkü Erasmus'un yerdiği sıradan delilik, yani insana göre deliliktir; övdüğü ise kutlu delilik, yani Tanrı katında kutsal olan deliliktir. Kutlu delilik özünde hakiki bir bilgelik içerir.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Eylül 2014
  • Sayfa Sayısı:
    275
  • ISBN:
    9786051069159
  • Orijinal Adı:
    Stultitiae Laus
  • Çeviri:
    Çiğdem Dürüşken
  • Yayınevi:
    Alfa Yayıncılık
  • Kitabın Türü:
Dilek Ateş 
15 Ağu 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Felsefeye ilgi duyuyorsanız , delilikle aranızda samimi bağlar besliyorsanız onu tanımalısınız, tanımanın yolu daa bu kitaptan geçiyor. Çok zevk alarak okudum ben şahsen. Eskilerin görüşlerini öğrenmek bana ayrı bir haz veriyor :)

Muhammed Y. Altun 
08 Eyl 2015 · Kitabı okudu · 3 günde · 8/10 puan

Hümanist bilgin Erasmus, mutlu olmak isteyenlere farklı bir yol gösteriyor: Delilik yolu... Kitap içinde bol bol yergi ve eleştiri barındırıyor ancak bunları anlayabilmek için Yunan mitolojisini bilmek ve dipnotları kaçırmamak gerekiyor. Bu açıdan okurken beni zorlamış olsada bence insanları eylemleri üzerine düşünmeye teşvik eden güzel bir eser.

Büşra ONUR 
15 Şub 00:24 · Kitabı yarım bıraktı · Puan vermedi

Çok güzel bir kitap kesinlikle ama okul kütüphanesinden aldığım için vermem gerekiyor tamamlanacak değerli bir yapıt...Kitap ta felsefe ye..siyasete..komediye dalıyor insan adeta..Her cümlesini iki kez okuma isteği doğurdu bende okurken düşündüren beni eğlendiren bir kitap oldu..

Erasmus, eserinde, bir hiciv olmasına rağmen, çok ağır bir dil kullanmış ve bunları yaparken de kendi benliğini değil, ahmaklık benliğini kullanmış. Dönemin önemli isimlerine ve önemli olaylarına ışık tutarak gün yüzüne çıkarmış ve düşüncelerini olduğu gibi eserinde yansıtmış. Bu nedenledir ki eseri bitirdikten kısa süre sonra öldürülmüş. Hiciv yağmuruna tuttuğu kişilerin çoğu güçlü din ve devlet adamları olmasına rağmen bu onu pek durdurmamış. Günümüzde bile olan olayların nedeninin ahmaklık olduğunu öne süren Erasmus, aptallığı bir dahilik olarak görmüş...

Ayşe Şangüder Uzunoğlu 
16 May 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Elimde uzun süre kaldı,okumadığımdan değil,2 kez okudum.1500'lerde yazılmış,hem de bir hafta gibi bir sürede yazıldığı söylenen mükemmel bir kitap.
Mizahın eleştirel gücü en güçlü şekilde kullanılmış kitapta.İnsanın sınırlarının olmadığı,gerçek bilgeliğin deliliği de içinde barındırdığını belirtirken;statükocu hırıstiyanlığı eleştirmiş.Mevcut düzene karşı ince ince alay etmiş.

Ceyhun KAHVECİ 
08 Şub 01:52 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · 9/10 puan

Erasmus,kendini delilik olarak tanıtıp kendini (deliliği) anlatmış.Yunan mitolojisine,Hristiyanlık tarihine bolca yer veren Erasmus, hayatımızın her kulvarındaki farketmediğimiz ve katiyen reddettiğimiz deliliğimizi anlatıyor.Bilgeliğin en büyük delilik olduğunu anlatan Erasmus,çoğu zaman düşündürüp, bazen güldüren anlatımıyla biz insanlığı anlatmış

Ali Osman Sarı 
12 Mar 02:09 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Özgürlük mü? yanılıyorsun oğlum insan asla özgür olamaz ama herşeyi bırakıp gidebilir misin,. terkedebilir misin bütün alışkanlıklarını ? genelde ‘hayır’ olduğu için bu sorunun cevabı, yapacak bir şey yok. Belki vardır ama sen bulamıyorsundur. Sıkıcı değil mi? İşine gücüne bakmak, rutine bağlamak sıkıcı… ya da her yaptığında ulvi bir gaye aramak… Sıkıcı, gerçekten çok sıkıcı. Çok şey istemediğini söylüyorsun Allah’tan fakat sende biliyorsun aslında ne istediğini bilmediğini. Kim bilebilir ki? Bildiğini iddia eden de farkında değildir nasıl bir cehalet içerisinde olduğunun. Fark edilmek mi istiyorsun? Ne duruyorsun o zaman sende herkes gibi birilerine yalakalık et. Çok çabuk sonuç alacağına eminim. Bence somut olarak fark edilme mevzusunu çok kafana taktın. Yeterince fark edilir bir fizik-kondisyona sahipsin zaten. Eh aklınla da fark ettirme konusunda da fena sayılmazsın. Eksik bir şeyler var diyorsun. Seni sınırlayan, zorlayan, arkanda olduğunu zannettiğin ama en küçük bir imtihanda seni zayıf bırakacak olan o korkuların neler acaba? Korkularınla yüzleş saçmalığına sen de inanmıyorsun değil mi? Sürekli devamı gelen ve gelecek olan bir şeyle yüzleşilebilir mi? Hayır sen kendine itiraf etmekten korkuyorsun. Şu ilerlemeci anlayış falan da ney yahu? Kaybederken kazandıklarım yeterince ilerlememi sağladı aslında. Mevcut eğitim sisteminin kölesi olmamakla hep öğünç duyardın ya, al sana bir zafer daha. Özgürlük mü ? belki özgür değilsin ama en azından yazı yazarken kimse sana karışmıyor. İstediğin gibi saçmalayabilirsin. Saçmalamak ; aslında pek çok orijinal fikir saçmalarken çıkıyor değil mi? Belki de aradığın cevap budur: Dilediğince saçmala sonrada o saçmaladıkların arasından ayıklayabildiklerini ayıklarsın. Bence güzel fikir.Denemeye değer.

ayse yildiz 
17 Oca 03:17 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · Puan vermedi

Uykusuzluk goze alinip okunuyor :) kitaba baslamadan once yunan mitolojisiyle ilgili bi'seyler karistirmakta fayda var. Yapmazsaniz da dipnotlar fazla merak etmeyin:) felsefesi de fazla, insanin deli olasi geliyor :))
Erasmus bu kitabi yazdigi icin mi oldurulmus? Emin degilim ama tekrar okuyacagim kitaplar arasinda olduguna eminim.
Okudugum kitaplarin iceriklerini unuturum zamanla. Yemek yedigimiz zaman sindirim sistemimizin calismasina ragmen besinlerin kana,vucuda karisip bizi besleyip buyutmesi gibi, kitaplar da ruhumuza,beynimize hatta durusumuza karisiyor. Bu kitabi unutsam bile, dort gundur karisti bile bana.:)
Gecenin ucunde iyi delirmis miyim:))

failimuhtar 
04 Ara 2016 · 9/10 puan

Şu son dört günde, çılgınca ya da kötü sayılabilecek her ne yaptıysam bu, Erasmus'un, onun kitabının suçudur, diyerek kenara çekilmek istiyorum; fakat affedin, bu yalnızca her şeyi tersinden anlamak olur. (Yine de onu suçluyorum, zira "deliyim".)

Bir kitabı, kesinlikle farkında olmadan, okumam gereken en uygun zamanda okumak gibi Tanrı vergisi bir yeteneğim var. Oturup ona şükür mü etmeli yahut bu yazıyı yazmaya devam mı etmeli? Edelim etmesine ama, üslubuma takılmayın, takdir edersiniz ki tüm neşem bu kitaptan, bu kitabı okumuş olmaktan geliyor, normal şeyler yazamıyorum.

Kitabın hangi kısmına övgüler yağdırayım, bilemedim, ama önce Çiğdem Dürüşken'den başlamak istiyorum. İş Bankası Yayınları'nın birtakım çeviri kitaplarında payı olmasından tanıyorsunuzdur muhtemelen onu. Yapabileceğim en iyi şey, ona "delice" teşekkür etmek olur çünkü bir kitap ancak bu kadar güzel çevrilebilirdi! Ve elbette kitabın sunuşu, hazırlanışı, resimleri... Her şey harika olmuş!

Şimdi dönelim Erasmus'a... Yani şimdi ne denir ki? Birçok yerinde tam bir din kitabı gibi olmasına karşın, her yerinden ayrı bir güzellik çıkan bu kitabı yazarken eğlenmiş olsa gerek. Tabii bu kadar eğlenceden söz ediyor oluşum, Deliliğe Övgü'yü basitçe okunabilecek bir kitap olarak anlaşılır kılmasın. Hiç alakası yok; okudukça, okumaya ara verdiğiniz anlarda, bitirdikten sonra, öyle kaplayacak ki aklınızı, kendinizi durmadan sorgularken ve kitabın yeni bir anlamını keşfederken bulacaksınız. Elbette yüzünüzde hoş bir gülümsemeyle...

Tek sorunum, her zamanki gibi, üslup. Bazı noktalarda yine takılmadan edemedim, ne yazık ki. Ancak engel değil, delice okumalar!

ahmet Karakuzulu 
27 Eyl 2016 · Kitabı okudu · 8 günde · Beğendi · 8/10 puan

Erasmus, 1509 yılında yazdığı bu kitabında deliliğe gerçekten övgü düzer. Ancak burada söz konusu olan bildiğimiz delilikten öte bir durumdur. Kendisi uzun süre eğitim gördüğünden olsa gerek, öncelikle döneminin kiliselerini, din adamlarını, yöneticilerini , filozoflarını alaycı bir dille eleştirir. Hollanda doğumlu olan Eresmus, kendini bir yere ait bulmayarak adeta bir dünya insanı olmayı hedeflemiştir. Bu amaçla avrupanın bir çok önemli şehirde kişisel ve düşünsel gelişimi için incelemeler ve çalışmalar yürütmüştür. Bu kitap geride bıraktığı 500 yıllık yolculuğundan güçlenerek çıkmış ve her geçen gün daha bir anlam ifade eder hale gelmiştir. Eresmas, 229. sahifede " BİLGİSİNİ ARTIRAN KEDERİNİ DE ARTIRIR VE ÇOK ŞEY ANLADIKÇA ÇOK SIZLANIR " der:) Bu nedenle en iyisi her durumda deliliğe vurmak en iyisi:)
Dinler tarihi ve düşünce tarihini konu olarak inceleyen okurların bu kitabı da okumalarını öneririm.

3 /

Kitaptan 172 Alıntı

Deniz 
25 Mar 17:57 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

'' Sanki başka bir şey olmak, aslında ölmek değilmiş gibi... Oysa ben yaşamın en iyi ve en mutlu çağına gitmekte olan insanı hiç değiştirmeden oraya ulaştırıyorum. ''

Deliliğe Övgü, Desiderius ErasmusDeliliğe Övgü, Desiderius Erasmus

Hayattan iğrendiklerinden dolayı kendilerini öldürmek hevesine kapılan insanlar kimlerdir? Bunlar özelllikle kendilerini bilgeliğe vermiş kimseler değiller midir?

Deliliğe Övgü, Desiderius Erasmus (Sayfa 87)Deliliğe Övgü, Desiderius Erasmus (Sayfa 87)

Sağ duyusu fazla olan bir ruhta, memnuniyetsizliklere çok sebep vardır.

Deliliğe Övgü, Desiderius Erasmus (Sayfa 139 - Deliliğe Övgü)Deliliğe Övgü, Desiderius Erasmus (Sayfa 139 - Deliliğe Övgü)

Öyleyse soruyorum, kendisinden nefret eden adam başkasını sevebilir mi? Kendisiyle anlaşamayan kişi başkasıyla anlaşabilir mi? Kendisinden bile bıkmış usanmış kişi başkasına keyif verebilir mi? Bana göre, insan Delilikten daha deli değilse bu sorular karşısında sadece susar.

Deliliğe Övgü, Desiderius ErasmusDeliliğe Övgü, Desiderius Erasmus

Dünyada her şey o kadar karanlık ve değişkendir ki, hiçbir şeyi kesin olarak bilmek mümkün değildir.

Deliliğe Övgü, Desiderius Erasmus (Sayfa 134)Deliliğe Övgü, Desiderius Erasmus (Sayfa 134)
sezen 
18 Haz 2016 · Kitabı okuyor

Gençlik
Hüznün kara zehriyle bozulunca, gençliğin faydaları ne olabilir?

Deliliğe Övgü, Desiderius Erasmus (Sayfa 55 - Kırmızı Yayınevi)Deliliğe Övgü, Desiderius Erasmus (Sayfa 55 - Kırmızı Yayınevi)
Maya 
13 Nis 22:56 · Kitabı okudu · 9/10 puan

Hiçbir canlının doğal sınırlarla bir sorunu yokken, insan kendi varlığına zincir vurduğunu düşündüğü her şeyi kırmak eğilimindedir.

Deliliğe Övgü, Desiderius Erasmus (Sayfa 46)Deliliğe Övgü, Desiderius Erasmus (Sayfa 46)
Kübra 
28 Haz 2015 · Kitabı okudu · 7/10 puan

Çocukluk saçmalamaktan, hiçbir şey anlamamaktan başka nedir? Bu çağı bu kadar sevimli kılan, her şeyden bihaber olmak değil mi? Hilkat garibesi gibi, yetişkinin bilgisine sahip bir çocuktan kim nefret etmez?

Deliliğe Övgü, Desiderius ErasmusDeliliğe Övgü, Desiderius Erasmus