Demiryolu Serserileri

7,5/10  (44 Oy) · 
226 okunma  · 
39 beğeni  · 
2.221 gösterim
London, Demiryolu Serserileri’nde serseriliği, başıboşluğu ve suça yatkınlığı 19. yüzyılın son çeyreğinde Amerika’da yaşanan ekonomik bunalımın fonunda, Amerikan yaşama tarzının ince, çarpıcı bir eleştirisine dönüştürüyor. Bu otobiyografik metin, iş bulma ya da seslerini duyurma kaygısıyla dönemin en modern ulaşım aracı olan trenleri kullanarak umuda yolculuk yapan insanları ironik bir üslupla anlatırken, okuru da adeta gerçekliğin katlanılmazlığından koruyor.


"Demiryolu Serserileri: Trenlerin gittiği yere kadar"
  • Baskı Tarihi:
    2012
  • Sayfa Sayısı:
    200
  • ISBN:
    9789758688920
  • Orijinal Adı:
    The Road
  • Çeviri:
    Osman Çakmakçı
  • Yayınevi:
    Bordo Siyah Yayınları
  • Kitabın Türü:
insan_okur 
27 Mar 2016 · Kitabı okudu · 5 günde · 7/10 puan

Kitabı anlatmakta gerçekten bende zorluk çektim. Çünkü Jack London'un Martin Eden, Beyaz Diş ve Vahşetin Çağrısı'nı okuduktan sonra çok başka bir roman bu kitap. Diğer kitaplarına nazaran biraz daha az etkiledi ama bu kitapta da heyecan bitmedi. Devamlı aksiyon. Ama tekrar eden olaylar. Aksiyonların içinde değişik dersler, bilgiler.

Olaylar genellikle demiryolu ve trenlerde geçiyor adı üstünde bir roman... :) Betimlemeleri gerçekten bir harika. Gözünüzün önünde yaşanıyor tüm olaylar. Bıkmadan özgürlük için yaşayan; evi, barkı, arkadaşı ve ailesi olmayan bir kahraman var. Hayatı trenlerde geçiyor. Durmadan başka şehirlere gidiyor.

Hatta güzel bir yaşam yaşamak için hapishaneyi bile tercih ediyor. Açlık çeken, bir yerden bir yere gitmek için büyük risklere giren, makinistlerle kavga eden bir kahraman. Çok ahım şahım olmasa da Jack London benim için büyük bir yazardır. Beni Martin Eden ile etkilemiş bu yazarın diğer bir kitabıyla devam etmek istedim. Sizlere de tavsiye ederim. İyi okumalar....

Birsen Erol 
09 Ağu 2016 · Kitabı okudu · 14 günde · Puan vermedi

Hangi kitabını okusam daha bir seviyorum Jack London'u. Demiryolu Serserileri'ni çok eski bir basımdan okudum. Hani eski çeviriler kelimeleri, cümle yapıları dolayısıyla kimi zaman zorlayabilir; ancak bu haliyle bile gayet akıcı. Yeni çevirileri çok daha keyifle okunabilir sanırım. Roman hareket dolu, enerjisi içerisine çekiyor. Sadece tren ve demir yollarına dair bazı terimleri anlamak ve zihnimde canlandırmakta zorlandım. Konusunu birçok yerde bulabileceğiniz için bahsetmiyorum. Nasıl bir yaşanmışlığa sahipmiş bu adam diye defalarca düşünmeden edemedim. Şu an içimde Jack London'a ait anı, biyografi, günlük ne varsa bulup okumak ve yaşanmışlıklarını daha fazla öğrenmek duygusu çok yoğun. Yine okuduğuma pişman etmediğin ve kendine bir kez daha hayran bıraktığın için teşekkürler.

Beste Merdoğlu 
07 May 18:17 · Kitabı okudu · 28 günde · Beğendi · 10/10 puan

Köpeğe atılan bir kemik yardımseverlik örneği değildir. Yardımseverlik, en az köpek kadar aç olunduğu zaman kemiği onunla paylaşabilmektedir. Ya işte böyle! Demiryolu serserilerinin bütün hayatlarının tozpembe geçmediğine inanın!

Zafer DENİZ 
13 Oca 18:01 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Demiryolu Serserileri, London’ın bir berduş olarak sokaklarda yaşadığı döneme ışık tutan otobiyografik öykülerden oluşuyor. Yük vagonlarında yaşamını sürdüren ve Amerika’yı bir ucundan diğer ucuna dek kateden evsizlerin arasına karışan London, deneyimlerini hikâyeleştirerek çıkıyor okurun karşısına.

Ahmed Yasir Orman 
13 Eyl 2016 · Kitabı okudu · 8 günde · 8/10 puan

Jack London Demiryolu Serserileri'nde yazar olmadan önceki serseri olduğu yılları anlatmış. Kitaba o kadar akıcı diyemem ama belli bir dönemin ABD'sini tüm çıplaklığıyla anlattığı için çok faydalı bir kitap oldu benim için. Telefonu kaptırdıktan sonra bu kitabı okumam da çok manidar oldu. Herhalde telefonu kaptırdığım kişi Jack London olsa telefonla kalmaz donuma kadar alırdı her şeyimi. İşte kitapla ilgili incelemem:
http://ahmedyasirorman.blogspot.com.tr/...ck-london-kitap.html

Demiryolu Serserileri, London'ın bir berduş olarak amerikan sokaklarda yaşayarak döneme ışık tutan kendi yaşam öykülerinden oluşuyor. Yük vagonlarında hayatlarını sürdüren ve Amerika'yı bir trenle gezerek evsizlerin arasına karışan London, deneyimlerini yaşayarak kitaplaştırmış. Diğer tarafta Amerika'daki ekonomik bunalımın da bulunduğu bu yaşamlar, tren yollarında yaşayan insanların kötü şartlar altında hayatta kalma mücadelesini yazar basit bir dille yaşayarak aktarmakta.

Abdul cabbar 
01 May 10:59 · Kitabı okumayı düşünüyor · Beğendi · Puan vermedi

Çok güzel ama anlatım biçimi farklı tavsiye ederim kitapta bir adam var sokta yaşiyor zengin adamdan yemek isterken iş veriyor çalış kazan diye... devam ediyor

Mehmet Kızılırmak 
15 May 16:51 · Kitabı okudu · 9/10 puan

Diğer kitaplarindan biraz farkli olmasina karşın kitapta yine kendinden yola çıkarak kaleme almış.Amerkayi bir bastan bir başa nasil gezdiğini ve bu yolculuklarda basina gelen serüvenleri anlatma girişiminde bulunmuş.Tabii bunun yaninda O dönem ki Amerikanin içinde bulunduğu ekonomik kriz,hak ve hukuk boşluğuna,insan caninin hele ki serseri diye nitelenen alt kesimin hayvandan daha aşağı görülmesi gibi noktalarta gözardı edilmemeli kitap okunurken...

Monsieur Paramedik 
24 Tem 14:05 · Kitabı okudu · Beğendi · 6/10 puan

Dünyanın en ünlü ve en üretken yazarlarından biri olan jack london'un otobiyografik anı romanlarından biri olan demiryolu serserileri hoboların(serserilerin) demiryolllarındaki (o günlerin en teknolojik ulaşım aracı olan trenler) maceraları hayatları.(1892-1894)

Alper Saadet Keskin 
08 Tem 20:39 · Kitabı okudu · 8 günde · Puan vermedi

Jack London'un serseri dönemlerini , hapis günlerini ve dönemin ABD sini öğrenebileceğiniz bir eser. Bir Martin Eden değil tabiki. Ancak Jack London'in gençlik yıllarını anlatan otobiyografi niteliğinde bir eser olduğu için okunulabilir.

2 /

Kitaptan 16 Alıntı

TAM DA BU İŞTE.

"Hayırseverlik; köpeğin önüne attığınız kemik değildir.
Asıl hayırseverlik; sende en az o köpek kadar açken, onunla paylaştığın kemiktir"

Demiryolu Serserileri, Jack London (Sayfa 26)Demiryolu Serserileri, Jack London (Sayfa 26)
insan_okur 
15 Mar 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · 7/10 puan

Arkada kalan çocuk usulca geri geldi. Titreyen dudaklarında bir kararlılık vardı. Hiç duraklamadı. Cezasını çekmeye karar vermişti. Ama şunu da bir kenara yazın ki, aslında ceza suçundan dolayı değil, kaçtıkları içindi. Bu konuda, o çeribaşı içinde yaşadığı yüce toplumun davrandığı gibi davranıyordu: Suçlularımızı cezalandırırız ve kaçtıkları zaman onları yakalayıp geri getirerek cezalarını artırırız.

Demiryolu Serserileri, Jack LondonDemiryolu Serserileri, Jack London
insan_okur 
15 Mar 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · 7/10 puan

Bir köpeğe kemik atmak yardımseverlik değildir. Asıl yardımseverlik, en az köpek kadar aç olduğun bir zamanda o kemiği onunla paylaşmaktır.

Demiryolu Serserileri, Jack London (Sayfa 7 - Kum Saati Yayınevi)Demiryolu Serserileri, Jack London (Sayfa 7 - Kum Saati Yayınevi)
insan_okur 
 15 Mar 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · 7/10 puan

E, ne yaparsınız? Hayatın bir sayfasıydı, sadece o kadar ve daha önce kötü, çok daha kötü sayfalar görmüştüm. Kimi zaman, insanla diğer hayvanlar arasındaki asıl ayırıcı özelliğin, insanın kendi türünün dişisine eziyet eden tek hayvan olduğu tezini (beni dinleyenleri inandıracak şakacılıkta) ileri sürmüşümdür. Bu, ne kurdun ne de korkak çakalın suçlu olduğu bir durumdur. Bu, evcilleştirilerek soysuzlaştırılmış köpeğin bile yapmayacağı bir şeydir.Köpek vahşi içgüdülerinin çoğunu korumuştur, ama insan, vahşi içgüdülerinin çoğunu kaybetmiştir –en azından, iyilerinin çoğunu.

Demiryolu Serserileri, Jack LondonDemiryolu Serserileri, Jack London
insan_okur 
15 Mar 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · 7/10 puan

Dilenciysen alçakgönüllü olmak zorundasın.

Demiryolu Serserileri, Jack London (Sayfa 8 - Kum Saati Yayınevi)Demiryolu Serserileri, Jack London (Sayfa 8 - Kum Saati Yayınevi)
Sergen Özen 
23 Haz 2016 · Kitabı okudu · 6/10 puan

İnsan hayvanlardan özellikle bunda ayrılır: Kurtların, en alçak amerikan kurtlarının hatta evcilleştirilmekle dejerene edilen köpeklerin kötülüğü asla onları suçlu kılmaz. "Dişisine kötü davranan tek hayvan insanoğludur." Bu konuda "İlkel" kardeşimiz vahşi içgüdüsünü korumasına karşın insan kendininkileri, en azından iplerinin çoğunu yitirmiştir.

Demiryolu Serserileri, Jack London (Sayfa 17 - Kumsaati Yayınları)Demiryolu Serserileri, Jack London (Sayfa 17 - Kumsaati Yayınları)
sabit numan 
 15 Şub 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Ölüm
Nerede ya da nasıl öldüğümüz ne farkeder,
Ölüme yürüyecek kadar güçlü olduktan sonra?

Demiryolu Serserileri, Jack LondonDemiryolu Serserileri, Jack London
DİLARA 
05 Şub 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Nerde, nasıl öldüğümüz ne fark eder,
Ölüme yürüyecek kadar güçlü olduktan sonra?

Demiryolu Serserileri, Jack LondonDemiryolu Serserileri, Jack London
Halil Korkut 
21 Haz 09:15 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Yoksullar dilencileri hiçbir zaman geri çevirmezdi. Birleşik Devletler'de tepelere kurulmuş birçok evde benden bir lokma ekmek esirgenmişti. Ama, kırış kırış olmuş yüzüyle yorgun görünen, ağır yaşam koşullarından ötürü çökmüş bir annenin yaşadığı, kırık kiremitlerin paçavralarla tıkandığı, bir derenin ya da bataklığın kıyısındaki küçük kulübelerde her zaman ekmek verilirdi.

Demiryolu Serserileri, Jack LondonDemiryolu Serserileri, Jack London
2 /

Kitapla ilgili 1 Haber

Trajik ve Destansı Jack London Hikayeleri
Trajik ve Destansı Jack London Hikayeleri Yaşamı boyunca 200’e yakın hikayeyi kaleme alan Jack London’ın hayatın kavgasına dair öykülerinin yer aldığı Meksikalı, Can Yayınları tarafından yayımlandı.