Demokratik İdeallerin Çöküşü

·
Okunma
·
Beğeni
·
735
Gösterim
Adı:
Demokratik İdeallerin Çöküşü
Baskı tarihi:
1997
Sayfa sayısı:
144
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753520973
Kitabın türü:
Çeviri:
Cevdet Cerit
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Pınar Yayınları
Chomsky, Amerikan demokrasisini ve onun halkı nasıl manipüle ettiğini çarpıcı örneklerle anlatmaktadır. Ancak, hemen bütün dünya Amerika demokrasisini örnek aldığına göre, bu biraz da bizim hikâyemizdir.Arka Kapak YazısıDevletin çoğu işi, halkın gözlerinden saklanmaktadır, şeffaflık vaadiyle işbaşına gelenler gizli kapaklı iş yapma rekorları kırmaktadırlar. Ulusal güvenlik bahane edilip devlet arşivlerinin kapısı araştırmacıların yüzüne kapanmaktadır. Halkı siyaset meydanından sürüp çıkarmak için saman altından sular yürütülmektedir. Aynı görüşler entellektüellerin görev alanlarını belirlemekte, profesyonellerin vazife anlayışını biçimlendirmektedir, güçlülerin çıkarlarını koruyacak tarzda tarihi gerçekleri yeniden biçimlendirmek, güncel olayları ve üzerinde yaşanan dünyayı resmetmek. Böylece halkın, kendisine uygun görülen yerde kalması, cari düzen için bir tehdit oluşturmaması sağlanmaktadır. Chomsky, Amerikan demokrasisini ve onun halkı nasıl manipüle ettiğini çarpıcı örneklerle anlatmaktadır. Ancak, hemen bütün dünya Amerika demokrasisini örnek aldığına göre, bu biraz da bizim hikâyemizdir.
(Sunuştan)
144 syf.
·Beğendi·8/10
140 sayfalık bu kitabı tam olarak 2 ayda (7 Ekim'den beri) bitirebilmiş bir kitap fakiri olarak pek de yorum yapmamam lazım aslında. Fakat olur da kitabı okumak isteyenler olursa diye, bir kaç noktaya değinmekte fayda var.

Öncelikle kitap toplama bir kitap. Noam Chomsky'nin bir kaç kitabının farklı bölümlerinin bir araya getirilmesi ile oluşmuş. Yanlış anlamadıysam bunu yazar değil, yayınevi (Pınar Yayınları) yapıyor. Üç bölümden oluşuyor kitap.

İşin doğrusu kitap ağır geldi bana. Konuları güzel. Yazarın okura vermek istedikleri -örneğin, seçimlerin aslında bir hiç olduğu gibi- mantıklı, kaynaklı bilgilere dayandırılan etkileyici ve sarsıcı bilgiler çok. Fakat genel olarak üç bölümde de bütün bilgiler, fikirler ABD üzerinden verilmiş. Misal 80'lerde ABD başkanı olan -sanırım- Reagan'ın yaptıkları üzerinden gidilmiş. Ya da 80'lerde Nicaragua'ya yapılan baskılardan gidilmiş. Demek istediğim 20. yüzyıl dünya tarihine, soğuk savaşa, bilhassa ABD tarihine vakıf olmayan bir okuru çok zorlayacak bir kitap. Evet genelde ABD merkezli anlatılıyor. Lakin Türkiye gibi üçüncü dünya ülkelerinde durum pek de farklı değil. Yazar buna da değinmiş zaten.

Çeviri bir kitapta yazarın dili ne kadar ölçülebilir bilemem. Ama kitabın dili, içeriği kadar ağır değildi. Sıradan bir okurun iki defa okumadan anlamayacağı cümlelere hiç rast gelmedim. Sinir bozucu tek şey, çevirmenin kısaltmalardaki ek hatalarıydı. Misal "ABD'de" (Amerika Birleşik Devletleri'nde) yazılması gerekirken "ABD'nde" olarak yazılmış. Okur "ABD" kısaltmasını direk "ABD" olarak okuduğuna göre her seferinde okumada duraklamalara neden oluyor. Kaldı ki TDK'nın da kabul ettiği kısaltmanın okunuşa göre ekin getirilmesi yönünde. Umarım çevirmen (Cevdet CERİT) bir gün bu yorumu okur.

Velhasıl bu konulara ilgi duyan bir okurun benim düştüğüm hataya düşmeden öncelikle daha "basit" kitaplardan başlayarak bir silsile içerisinde bu kitabı da okumasını tavsiye ederim. İyi okumalar dilerim.
144 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10
Kitap üç ana başlığa sahip (Küresel Sistem, Güç ve Kanaat, Demokratik İdeallerin Çöküşü). Bu başlıklar altında ise çeşitli konuların irdelendiği alt başlıklar ile bir bütünlük oluşturulmuş.

Noam Chomsky, bir karikatürden hareketle 'Soğuk Savaş'ın tarifini yaparak kitaba başlıyor. Bu ironi de olsa gerçeğin de göstergesi oluyor. Başında miğfer elinde tüfek bulunan kardan adam, güneşin altında erirken George Bush'un "Bu gidici. Sonra ben ne yapacağım ?" (s.9) cümlesi ile soğuk savaşın tarifi de yapılır. O tarihten (1990'lar) bu zamana, soğuk savaş fiili olarak ortadan kalksa da birileri 'yeni düşman' oluşturma devam ediyor. İnsan yapımı yeni düşman, devletlere, siyasetçilere ya da şirketlere yeni ayrıcalıklar, yeni yerler ve yeni pazarların da ortaya çıkmasını sağlıyor.

Gücü elinde bulunduranlar, güçlerine güç katmak için 'korku' unsurunu da ön plana çıkartabiliyor. Toplumlarda aynı şekilde, yönetici kesim tarafından 'yüce değerlere' yine 'korku' unsuru ile yön verilebiliyor. Genelde piyasa da alıcı da buluyor. Büyük bir döngüdür. Biri bitince diğeri başlar ve sürekli hal alır.

Toplumların bazı konularda ikna edilmesi zor olduğundan 'korku' olgusu bir an da ortaya çıkarak ve doğal bir şekilde bazı davranışları 'kabul'a zorlayabiliyor. Hatta 'taraftar' bile olur. Çünkü 'yüce' bir durum. Chomsky de ABD'nin dünya üzerinde yapacağı bazı operasyonlara kendi halkının desteğini almak (genelde formalite icabı) için, iç kamuoyuna nasıl davrandığını anlatıyor. Örneğin, komünizm tehlikesi gibi. Bir korkuyu oluştururken, o korkuyu destekleyecek, besleyecek doneler de ortaya konulur. Bize saldıracaklar, işgal edecekler söylemleri gibi.

ABD, en önemli ve tek süper güç. Ama dünde öyleydi. Kısaca, 1.Dünya Savaşı'ndan sonraki sürede İngiltere'nin yerini aşama aşama aldı ve 2.Dünya Savaşı ve sonrasında ise 'patron' koltuğuna oturur. Bu olurken de ekonomik gücün varlığı temel etken olur.

Soğuk savaş dönemi, ABD - SSCB arasında rekabet varken, SSCB'nin 1990'lı yıllarda yıkılması ABD'nin tek süper güç konumunu sağlamlaştırırken, bölgesel etkinliğini de arttırır.

ABD özellikle coğrafi olarak kendine yakın devletleri bir şekilde 'uysal'laştırmıştır. Bunu da o ülkelere karşı yaptığı siyasi, ekonomik, askeri yaptırımlarla gerçekleştirir. Bu durum kitap içinde örneklerle anlatılıyor.

Kitabın "Güç ve Kanaat" kısmında ise yöneten, yönetilen kavramları üzerinde durulup, yönetenlerin niçin yönetme durumunda kendilerini gördüklerini de anlatıyor. Bunu da dergi, gazete ve kitaplardan alıntılarla destekliyor. İnsanları, 'sürünün' dışına çıkmasına engel olup, o şekilde nasıl yönetildiği de anlatılıyor.

ABD'nin çevre ülkelerde yaptığı katliamlara basının göz yummasını özellikle belirtir. Çünkü, elitler tarafından yönetilen devletlerin yine onların çıkarlarını savunan basını, karşılıklı çıkar ilişkileri anlatılır.

Kitabın özellikle bu kısmın da anlatılanlar, yaşadığımız şu anki zaman dilimi içinde bile hala geçerliliğini korumaktadır. İkna, manipülasyon, kamuoyu oluşturma, seçkinler sınıfı ve menfaatlere zarar verecek yapılanmaların karşısına dikilme, dünden bugüne gelmekte ve bu gidişle devam de edecek gibi gözüküyor.

Okumaya devam ettikçe, 1990'lı yılların başlarında temeli atılan 'rızasız rıza' metodu ile toplumların nasıl da 'sıraya çekildiği' anlatılırken, bugünde ülkemize baktığımızda benzer şeylerin de yaşandığı da görülmektedir. İktidarı ele geçiren (seçimle) güç, kendi çıkarları (halk adına söylem) doğrultusunda kendi medyası (artık internet ve sosyal ağlar da var) üzerinden toplum üzerinde istediği yönlendirici haberi kolay bir şekilde yapabildiği gibi halkın, bunu da sorgusuz sualsiz kabul etmeleri sağlanmaktadır. Artık tek ses işitilir. O sesin dışındakiler ise 'yüce' ve 'ulvi' değerlere karşı çıktığı için dışlanır.

Bugün Libya, Suriye, Irak'ta yaşananlar dün, Nikaragua, El Salvador, Bolivya, Kosta Rika, Panama'da yaşananlarla benzerlik taşıyor. ABD'nin orada yaptıklarını okudukça çevremizdeki ülkelerde meydana gelen katliam ve savaşları garipsemeyecek bir duruma geliyoruz. Çünkü zaten tescilli katil bir devletin farklı coğrafyadaki katliamlarını durmaksızın sürüyor. Hatta "Time devamlı, Nikaragua'da 'demokrasi gelişip serpilirken…' " (s.115) söylemi, bize hiç de yabancı gelmiyor. ABD'nin yaptığı işgalleri, katliamları kendi medyası nasıl görüp, nasıl yorumladıkları üzerine de düşüncelerini anlatıyor. Bugün de buna benzer tutum o ülkelerde devam ederken, aynı şekilde bizde de farklı yönde gelişmiyor.

Siyasi manipülasyonun nasıl yapıldığını alenen yazmış ve bu senaryoların dünyanın her yerinde uygulandığından da bahsediyor. Kitap baştan sonra dikkatli ve ilgiyle okuyacağınız bir içeriğe sahip. Bu yüzden şu an baskısı olmayan bu kitabı yine de okumanızı öneririm. Fikir dünyanızın gelişmesi anlamında mutlaka çok büyük katkılar sağlayabilir. Şu an sadece sahaflarda bulabilirsiniz. Bu kitabın yeniden baskısı yapılsa değerinden de bir şey kaybetmez. Anlatılan bilgilerin çoğu zaman üstü bir niteliğe sahipken, verilen örneklerle belli bir zaman da bedenlenmiş oluyor.

Not: Bu kitabı ben daha önce 2004 yılında notlar çıkararak okumuştum. Fakat hem bilgileri tazelemek hem de siteye daha taze bilgi eklemek için tekrar okudum. Tavsiye edeceğim Noam Chomsky kitabıdır. Özellikle ikinci bölüm tek başına bile oldukça sağlam bilgi deryasıdır. Bu kitabı 7-8 Temmuz 2019 tarihleri arasında okudum. İnceleme yazısı ise 16 Eylül 2019 tarihinde yazılıp, 1000Kitap sitesine eklenmiştir.

Bu kitap İngilizce kitabın bir kısmının tercümesini içeriyor. Kitabın diğer kısmı ise "Demokrasi, Gerçek ve Hayal" (Demokrasi Gerçek ve Hayal) adıyla yayımlanmıştır. Cevdet Cerit'in tercüme ettiği kitabı, Ocak 1997 yılında Pınar Yayınları yayımlamıştır.

[Yayın evi Notu: Bu eser, 1992 yılında ABD’de "Hill and Wang Yayınevi” tarafından Deterring Democracy ismiyle basılan nüshadan üç bölüm tercüme edilerek hazırlanmıştır. Ayrıca Deterring Democracy adlı eserin diğer bir kısmı yayınevimiz tarafından 1995 yılında “Demokrasi, Gerçek ve Hayal” adıyla yayınlanmıştır. ]
Sahte delil üretimi nasıl olurmuş, çıkarlarımıza ters düşen belgeler nasıl tahrif ve tahrip olunabilirmiş; hayretle öğrendik.
El Salvador'da zenginler askerlik görevi yapmamaktadır. Bu iş garibanlara yüklenmiştir. Kenar mahallelerden, yoksul köylerden toplanan gençler ordunun bel kemiğini oluşturmaktadır.
Filipinler'in vahşi halkını medenileştirme işine kolları sıvamışlardır. Başkan McKinley'in "HtristiyanlaştIrma"görevini verdiği Kızılderili savaşçılar, bu zavallı insanlardan onbinlercesini ustaları Ingilizler'den öğrendikleri yollardan Cennet'e yolladılar, böylece bu dünyalarını yıktıkları insanların, kendi akıllarınca öbür dünyalarını kurtarmış oldular.
İşçi sendikaları ve halkın siyasî katılımcılığının artmasını sağlayabilecek diğer kuruluşlar, bilinçli bir şekilde pasifize edilmiştir. İdeolojik sistemin sınırlarını seçkinlerin çıkarları çizmiştir. Seçimler, bir formalitenin yerine getirilmesinden ibarettir. Memur olmaktan öte bir kimliği olmayan parlementerlerin biri gider, bir kopyası gelir.
Kendinden geçmiş vahşi insan sürüleri için daha iyi bir dünyayı ancak ve ancak entellektüel azınlığın kurabileceğine, bu işi de Leninist modellerde devletin gücünü kullanmak suretiyle, kapitalist düzenlerde ise paranın babalarına ve yöneticilerine hizmet ederek gerçekleştirebileceklerine halkın inanmasını istemektedirler.
Yüz elli sene içerisinde Gumberland'ın torunları Kuzey Amerika’yı temizlemiş, yerlilerin nüfusunu bir tahmine göre on milyondan iki yüz bin'e geriletmiştir. Buradaki vazifelerini tamamladıktan sonra gözlerini dünyanın başka vahşilerine çevirmişlerdir.
Edward Herman'm tespitlerine göre iki tip kurban vardır; değerli kurbanlar, değersiz kurbanlar. Düşmanlarımızın katlettiklerinin canı azizdir, kaderi bizim için önemli olmayanlar ise değersizdir.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Demokratik İdeallerin Çöküşü
Baskı tarihi:
1997
Sayfa sayısı:
144
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753520973
Kitabın türü:
Çeviri:
Cevdet Cerit
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Pınar Yayınları
Chomsky, Amerikan demokrasisini ve onun halkı nasıl manipüle ettiğini çarpıcı örneklerle anlatmaktadır. Ancak, hemen bütün dünya Amerika demokrasisini örnek aldığına göre, bu biraz da bizim hikâyemizdir.Arka Kapak YazısıDevletin çoğu işi, halkın gözlerinden saklanmaktadır, şeffaflık vaadiyle işbaşına gelenler gizli kapaklı iş yapma rekorları kırmaktadırlar. Ulusal güvenlik bahane edilip devlet arşivlerinin kapısı araştırmacıların yüzüne kapanmaktadır. Halkı siyaset meydanından sürüp çıkarmak için saman altından sular yürütülmektedir. Aynı görüşler entellektüellerin görev alanlarını belirlemekte, profesyonellerin vazife anlayışını biçimlendirmektedir, güçlülerin çıkarlarını koruyacak tarzda tarihi gerçekleri yeniden biçimlendirmek, güncel olayları ve üzerinde yaşanan dünyayı resmetmek. Böylece halkın, kendisine uygun görülen yerde kalması, cari düzen için bir tehdit oluşturmaması sağlanmaktadır. Chomsky, Amerikan demokrasisini ve onun halkı nasıl manipüle ettiğini çarpıcı örneklerle anlatmaktadır. Ancak, hemen bütün dünya Amerika demokrasisini örnek aldığına göre, bu biraz da bizim hikâyemizdir.
(Sunuştan)

Kitabı okuyanlar 10 okur

  • Ayhan Tunğ
  • S. Ali
  • ZAHİD
  • Mehmet Salih
  • Dystopianerectus
  • Yakov Petroviç
  • TC buse
  • Elveyra
  • Gökçe Onur
  • Hacı Seydaoğlu

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%33.3 (1)
8
%66.7 (2)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0