Demokratik Yönetim Üzerine Düşünceler

·
Okunma
·
Beğeni
·
69
Gösterim
Adı:
Demokratik Yönetim Üzerine Düşünceler
Baskı tarihi:
Nisan 2017
Sayfa sayısı:
408
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059460149
Çeviri:
Özgüç Orhan
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Pinhan Yayıncılık
“Demokrasi adı altında, çok farklı iki fikir, genellikle, birbirine karıştırılır. Saf demokrasi düşüncesi, tüm halkın, eşit derecede temsil edilen tüm halk tarafından yönetimidir. Oysa, yaygın olarak tasavvur edilen ve şimdiye kadar uygulanan haliyle, demokrasi, tek başına temsil edilen halkın salt çoğunluğunun, tüm halkı yönetimidir. İlki, bütün yurttaşların eşitliği ile eşanlamlıdır; ikincisi, onunla tuhaf biçimde karıştırılan, devlette neredeyse tek başına herhangi bir söz hakkına sahip sayısal çoğunluğun lehine bir imtiyaz yönetimidir.” Günümüz dünyasını hâlâ meşgul eden başlıca siyasi sorunu –çoğunluğun tiranlığını veya çoğunlukçu demokrasiyi– 19. yüzyılın önde gelen filozoflarından John Stuart Mill, bu şekilde ifade etmiştir. Gerçek demokrasinin sadece yöneticilerin seçimle iş başına geldikleri bir süreç olarak tasavvur edilemeyeceğini savunan Mill’e göre, çoğunluğun iktidarı anayasal olarak sınırlandırılmalı ve azınlıkların siyasal iktidara anlamlı katılımı sağlanmalıdır.
Bunun yanında Mill, iyi yönetim şeklini, ölçütlerini, koşullarını ve kurumlarını açıklar. Doğru ve sahte demokrasiyi anlatır, ve hem yaşadığı devirden ve coğrafyadan hem de geçmişten örneklerle demokratik yönetimlerin ve organlarının nasıl olması gerektiğini tarif eder.
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Demokrasi adı altında, çok farklı iki fikir, genellikle birbirine karıştırılır. Saf demokrasi düşüncesi, tüm halkın, eşit derecede temsil edilen tüm halk tarafından yönetimidir. Oysa, yaygın olarak tasavvur edilen ve şimdiye kadar uygulanan haliyle, demokrasi, tek başına temsil edilen halkın salt çoğunluğunun, tüm halkı yönetimidir. İlki, bütün yurttaşların eşitliği ile eşanlamlıdır; ikincisi, onunla tuhaf biçimde karıştırılan, devlette neredeyse tek başına herhangi bir söz hakkına sahip sayısal çoğunluğun lehine bir imtiyaz yönetimidir. Bu, azınlıkların tamamen devre dışı bırakılan halihazırdaki oyların hesaplanma biçiminin kaçınılmaz sonucudur.
İnsanlar şu gerçeği yeterince dikkate almamaktadır: Kadının dış dünya üzerinde erkekten bağımsız olarak bir eylemde bulunabilmesi, sıradan bir insanın gözünde onun haysiyet ve değerini yükseltir ve şahsına yönelik bir saygı uyandırır. Toplumsal varlığını tamamen erkeğin kontrolünde olan bir kadının hiçbir kişisel niteliği ona aynı derecede saygınlık kazandıramaz.
Dolayısıyla bir halk özgür bir yönetimi tercih edebilir; ancak, tembellik, ilgisizlik, korkaklık veya kamusal ruh yoksunluğundan onu korumak için gerekli zahmetlere katlanmakta yetersiz kalabilir. Doğrudan saldırı altında olduğunda onun için savaşmazlarsa, yönetimi değiştirmeye yönelik hilelere kanarlarsa, anlık bir cesaret kırıklığından, geçici bir panikten veya bir şahsa yönelik coşkunluk nöbetinden ötürü özelliklerini büyük bir adamın ayakları dibine bırakmaya razı edilir veya ona kurumlarının altını oymasını mümkün kılacak güçler emanet ederlerse, özgürlük için pek de uygun olmadıklarını ispatlamış olurlar.
Yine, seçmenlerin geneli oy kullanacak kadar yönetime ilgi göstermiyor ise veya oy kullansalar bile oylarını kamusal gerekçeler ile vermeyip para karşılığında satıyor iseler veya onların üzerinde kontrol sahibi olan veya özel sebepler nedeniyle gönlünü almak istedikleri bir kişinin işareti doğrultusunda kullanıyor iseler, temsili kurumların pek bir değeri yoktur ve sadece tiranlığın veya entrikanın bir aracı olabilirler. Halk seçimlerinin bu şekilde uygulanması durumunda seçimler kötü yönetime karşı bir güvence değil sadece onun mekanizmasında ilave bir çark işlevi görevektir.
Yalnızca aptal biri ve bilhassa belli bir tür aptal, görüşleri ve hatta arzuları onunkinden çok daha fazla dikkate alınmayı hak eden başkalarının varlığını kabul etmekten rahatsızlık duyar.
Demokratik yönetimin bugüne dek büyük sıkıntısının, demokratik bir toplumda siyasal iktidarın eğilimlerine karşı bireysel direniş için toplumsal destek sağlayamaması olduğu görülmüştür.
Her yönetimde diğerlerinden daha kuvvetli bir güç varıdr; ve en kuvvetli güç sürekli olarak tek başına iltidar olma eğilimindedir. Kısmen bilerek ve kısmen bilinçsizce diğer tüm şeyleri kendine boyun eğdirmeye çalışır ve kendisine karşı sürekli direnç gösteren herhangi bir şey veya iradesine ters düşen herhangi bir etki söz konusu olduğunda bundan memnun kalmaz. Buna karşın, tüm rakip etkileri bastırmayı başarır ve her şeyi kendi istediği gibi şekillendirirse, o ülkede gelişme sona erer ve gerileme başlar.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Demokratik Yönetim Üzerine Düşünceler
Baskı tarihi:
Nisan 2017
Sayfa sayısı:
408
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059460149
Çeviri:
Özgüç Orhan
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Pinhan Yayıncılık
“Demokrasi adı altında, çok farklı iki fikir, genellikle, birbirine karıştırılır. Saf demokrasi düşüncesi, tüm halkın, eşit derecede temsil edilen tüm halk tarafından yönetimidir. Oysa, yaygın olarak tasavvur edilen ve şimdiye kadar uygulanan haliyle, demokrasi, tek başına temsil edilen halkın salt çoğunluğunun, tüm halkı yönetimidir. İlki, bütün yurttaşların eşitliği ile eşanlamlıdır; ikincisi, onunla tuhaf biçimde karıştırılan, devlette neredeyse tek başına herhangi bir söz hakkına sahip sayısal çoğunluğun lehine bir imtiyaz yönetimidir.” Günümüz dünyasını hâlâ meşgul eden başlıca siyasi sorunu –çoğunluğun tiranlığını veya çoğunlukçu demokrasiyi– 19. yüzyılın önde gelen filozoflarından John Stuart Mill, bu şekilde ifade etmiştir. Gerçek demokrasinin sadece yöneticilerin seçimle iş başına geldikleri bir süreç olarak tasavvur edilemeyeceğini savunan Mill’e göre, çoğunluğun iktidarı anayasal olarak sınırlandırılmalı ve azınlıkların siyasal iktidara anlamlı katılımı sağlanmalıdır.
Bunun yanında Mill, iyi yönetim şeklini, ölçütlerini, koşullarını ve kurumlarını açıklar. Doğru ve sahte demokrasiyi anlatır, ve hem yaşadığı devirden ve coğrafyadan hem de geçmişten örneklerle demokratik yönetimlerin ve organlarının nasıl olması gerektiğini tarif eder.

Kitabı okuyanlar 1 okur

  • irem

Kitap istatistikleri