Dengbejlerim

·
Okunma
·
Beğeni
·
5953
Gösterim
Adı:
Dengbejlerim
Baskı tarihi:
2011
Sayfa sayısı:
123
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752732520
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İthaki Yayınları
Baskılar:
Dengbejlerim
Dengbejlerim
"Kadim bir gelenekti seslerin izini sürmek. Ellerinde asaları, sırtlarında abalarıyla hiç bilmedikleri, görmedikleri yerlere doğru yöneldiler. Uzun kış gecelerini mekan bilip, onları ayazdan koruyan arabalarına sarındılar. Yollardaki bütün zorluklara katlanmayı göze alıyorladı. Biliyorlardı ki gidecekleri yerlerde onlara kıymet verilecek. Bitmek bilmez soğuk kış geceleri onların sesleriyle ısınacak ve sabaha varılacaktı. İnce, derinden ve duygu yüklü bir mırıltıyla başlanan hikayeler gecenin bütün yükünü sırtlayacak güçteydi."
Abidin Parıltı / Radikal Kitap

"Özgün bir yazarlık, edebiyat dünyasında özgün bir pencere."
Tabias Regnell

Dengbejlerin sesini duymak isteyenlere..
123 syf.
Dili yasaklamak insanlık suçudur. İnsanı anadilinden koparmak vahşettir. Bir insanı kendi dilinden koparmak, insanın ruhunu, kişiliğini zedeliyor, gelişimini engelliyor. Bence bu Kürtçe yasağı, Türkiye Cumhuriyeti’nin en büyük yanlışlarından biriydi. " Mehmed Uzun


Dünyanın kaç yerinde insanların anadili yasaklanmış, sırf dillerinden dolayı dışlanmış, dayak yemiş, topraklarından, vatanlarından sürgün edilmişlerdir? 1953 yılında Siverek ' te doğan Uzun, bu ülkede bunları yaşayan sayısız insandan biri. Uzun, hayatı boyunca anadili yüzünden zorluklar yaşadı. Okul hayatı ve gençliği bu zorluklarla geçen yazar, okula başladığı ilk günü şöyle anlatıyor: "Okula attığım ilk adım, cennetimden uzaklaşıp cehenneme attığım ilk adım oldu. O ilk gün, sonraki hayatımın nasıl olacağını belirleyen gün oldu. O gün bir tokat yedim ve o tokatın ne anlama geldiğini bir daha asla unutmadım." 5-6 yaşında uykusunu, oyunlarını, oyuncaklarını, annesini bırakıp okula gitmek her çocuk için zordur. Fakat bunlar yetmezmiş gibi; bilmediği bir dili konuşmasının dayatılması, kendini ifade edebildiği dilinin yasaklanmış olması daha da zordur. Mehmed Uzun ' un okulla birlikte bildiği her şey yok edilmiş, yasaklanmıştı. Kürtçe diye bir dil yok diyorlardı. Bunu kabul etmesi mümkün değildi ve bu yüzden mücadeleler verdi. Tabii cezaevine gönderilmesi uzun sürmedi, ama bu onu yıldırmadı, barışı ve anadilini daha büyük azim ve inançla savunmaya devam etti.


Uğruna gençliğini hapislerde geçirdiği dili yok sayılıyordu. " Hapishanelerde, mahkemelerde Kürtçeye çok hakaret ediliyordu. Askeri savcılar 'Kürtçe diye bir dil yok' dedikçe çok kırılıyordum. Kürtçenin zengin, eski bir dil olduğunu Kürtçe ile modern metinler de yazılabileceğini söylemek istiyordum." diyen Uzun, ya anadilinin yok sayılmasına razı olup asimile olacak ya da tüm dünyaya Kürtçenin modern ve zengin bir dil olduğunu ispatlayacaktı.


O barış insanıydı, silahla işi asla olmazdı ve mücadeleyi silahla değil, kalemiyle, sivri diliyle vermesi gerekiyordu. Tüm hayatını bu yolda harcadı ve Modern Kürt Edebiyatı nı kurdu. Kitaplarını yasaklanmış, devleti tarafından vurulup yaralanmış, bir dille yazıyordu. Dedesinden destanlar, kılamlar dinlediği bu yaralı dilin yitip gitmesine izin vermiyor, sahip çıkıyordu. Nitekim bunu en iyi şekilde başardı da. Kitapları; birçok dile çevrildi, denemeleri 20'den fazla dilde yayımlandı, kitapları hala da İsveç üniversitelerinde derslerde işleniyor. Fakat ne acıdır ki bunca baskıya, yasağa rağmen ayağa kaldırdığı, dünyaya tanıttığı bu dilin en büyük değerlerinden olan dengbejler ve kılamları sahip çıkılmadığı için unutulmak üzere. Peki kim bu dengbejler?


Denbejler; sözlü edebiyatın temsilcileri, yaralı bir dilin anlatıcıları. Çoğu okuma yazma bilmeyen, yoksul, ezilmiş bir halkın çocukları. Sırtlarında abaları, ellerinde asalarıyla köy köy gezip yaşanan acıları, yoksullukları, haksızlıkları, kahramanlıkları kısacası gördükleri her şeyi akıllarına kazıyıp, davet edildikleri mirlerin, beylerin sofralarında, ateş başındaki gençlere, uzun kış gecelerinde gaz lambaları altında aile fertlerine, çocuklara yürekleriyle dillendiren Kürtlerin Homerosları onlar. Dengbejler sadece sese nefes vermez, onlar tarihi, Mezopotamya halkının yaşadığı acıları, yıkımları anlatır, ağıtlar yakarlar. Tabii buna biraz kurgu, biraz fantazi katarak dinleyecilerinin daha da dikkatini çekmeyi başaran, heyecanlandıran söylevcilerdirler. Anlattıklarıyla yüreğe, ruha hitap ediyorlardı. Kulaklığınızı takıp, gözlerinizi kapatın onları dinlerken. Hiç anlamadığınız sözcüklerin nasıl içinize işlediğini, yüreğinizi burktuğunu farkedeceksiniz.

Çok değil, bundan 20 yıl önce Kürtçe yasaklı bir dildi. İnsanlar çocukluklarından beri aşina oldukları dili konuşamıyor, Kürtçe kitaplarını, kasetlerini yakmak, gömmek zorunda kalıyordu. Hatta bu baskı sadece bu ülkede yoktu, yıllar önce Bağdat valisinin, yazı ve edebiyatla haşır neşir olan Kürtleri yakalama emri çıkardığı ve ele geçirilenlerin derisini yüzdürüp özel çerçevelere gerdirdiği de biliniyor. Durum böyle olunca Kürtler yaşadıklarını yazıp saklayamadılar. Ama birinin bunları anlatması, gelecek nesillere, evlatlarına ulaştırması gerekiyordu. Bu ihtiyaçtan dolayı sözlü edebiyatın temsilcileri dengbejler ortaya çıktı. Fakat ne yazık ki dengbejler, stranlar, kılamlar değeri bilinmeyen her güzellik gibi yok olup gitmekte. Çok sevdiğim dengbejlerden biri olan Şakiro, kendisiyle röportaj yapmak isteyen gazeteciye "Kürtlere kırgınım. Kürtler değerlerine, dengbêjlerine sahip çıkmıyor. Türklere bir bakın bir Aşık Veysel'leri vardı, ona sahip çıkıldı. Bütün dünyaya onu tanıttılar. Bir Reşo'muz vardı. Hepimizin ustası. Aç öldü. Şimdi söyle bakalım seninle nasıl konuşayım ve gönlümü nasıl açayım?" diye sitem etmiş. Peki, haksız mı?


Mehmed Uzun bu kitabında çocukluğunun dengbejlerini, Apê Qado, Alihan, Evdalê Zeynike, Ehmedê Fermanê Kiki ve Rıfatê Darê gibi büyük dengbejleri oldukça yalın bir dille anlatıyor, bunların unutulmamasını istiyor. Denbejleri yıllar önce Mehmed Uzun' un, Dicle' nin Sesi serisi sayesinde öğrendim. İlk dinlediğim kılam buydu https://youtu.be/PESTzUC8o5s. Hiçbir şey anlamadığım halde o yanık yanık söyleyişi içimi gerçekten titretti. O sıralar Bitlis' te öğretmen lisesinde okuyordum. Hemen çarşıya inip kaset koleksiyonuma dengbejleri de eklemek için arayışa girdim. Ama maalesef değeri bilinmeyen, yitip gitmeye yüz tutmuş dengbejlerden bir iz bulmak pek kolay olmadı. Günlerce aradığım halde tek bulduğum Huseyne Muşi ve Şakiro nun birkaç kaseti oldu. https://i.hizliresim.com/kOml97.jpg Bu yazıyı paylaşmamın tek sebebi saçma sapan popüler şarkılara verilen değerin onda birini de yaşanmışlık, tarih dolu olan bu gerçek sanata ve sanatçılara verilmesi gerektiğini hatırlatmak. Mehmed Uzun bunu her zaman yaptığı gibi en iyi şekilde anlatmış, Mezopotamya nın en güzel değerlerinden olan ve giderek yok olmaya mahkum dengbejleri, bu kitap sayesinde sonraki kuşaklara da miras bırakmış. Derin çalışmalar sonucu ortaya çıkmış, oldukça öğretici, edebi anlatımın zirvesinde, güzel bir deneme kitabı. Son olarak çok sevdiğim birkaç kılamı daha meraklıları için buraya bırakıyorum.

https://youtu.be/FU9EnWwmKaQ
https://youtu.be/sewg4U_WIwA
https://youtu.be/jmhlT5-s9gw
123 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10
"Müziğin temalarını oluşturarak onlarla konuştu; ve onlar Eru'nun huzurunda şarkı söylediler ve o mutlu oldu. "
Silmarillion


Hayır, kitapları karıştırmadım. Silmarillion okurken müziğe farklı bir bakış açısından bakmamı sağlayan, hiç unutmadığım satırlar bunlar.
Çünkü müzik, en kadim, en evrensel dil.
Sözden bile önce var olması gereken.
Bir metod aslında, duyguyu sese dönüştürebilmenin anahtarı.
Öğrenilecek ya da öğretilecek bir olgu da değil.
Yoğunluğunun ölçütü, duyguların şiddetine bağlı.
Ve kesinlikle büyüleyici.
Işte tam da bu sebepten bu kitabı okurken aklıma geldi durdu.

Çünkü;
Dengbej ; sözü ahenkle söyleyen kimse demektir.
Ve kelam; gönül hoşluğu, ferahlık, umut ve acının dilidir.

Sıralama şöyle;
Ses - kelam - kılam
Biraz araştırınca, dengbejlerde söze göre melodinin değil, şekillenen melodiye göre sözlerin su gibi akıp geldiğini öğrendim.

Kesinlikle muazzam bir yetenek. Yazının olmadığı zamanlardan bu yana, insanın ve toplumun hafızasını canlı tutan eşsiz bir ifade tarzı.

Dengbejlik; sesi, anlatıyı, öyküyü süsleme ; kurguyu hayalle yoğurup, insanları ruhlarından ya da gönüllerinden yakalayabilme sanatı.

Bazen ferahlatan,
Bazen huzur veren,
Bazen terbiye eden,
Bazen eğiten, öğreten.
Kadim bir birikim, tıpkı evrensel bir miras gibi.

Insanların arzularında, hayallerinde sınır yoktur çünkü. Dünyanın bambaşka yerlerinde yaşasanız bile, ortak olan, olması gereken çok önemli değerler vardır.

Ve o değerlerin başında aşk gelir.
Sonra öfke
Hüzün
Ayrılık
Gurbet
Ezilmişlik
Çaresizlik
Ve birçok toplumsal değer.

Dengbej, gönül işçisidir. Sermayesi yüreği olan. Yüzyılların izlerini taşıyacak kadar eski, bahar kadar yeni.

Kitapta Homeros 'la ilişkilendirilmiş. Kullanılan arındırılmış, damıtılmış sade dil, buna en büyük etken olarak gösteriliyor. Düş ve fantazi dolu olsa da yalın ve gerçek diye ifade ediliyor.

Evdale Zeynike
Ape Qade
Alihan
Rıfate Dare
Ve Ehmede Fermane Kiki hakkında, hikaye tadında, tanıtıcı bilgiler içeriyor.

Ne var ki,mümkün olsaydı kitabı Kürtçe okumak isterdim. Çünkü "Dil, duyguların anayurdu.."diyor yazar. Katılmamak elde değil.

Çevrilen bir metinde, aslının ruhunu tamamen hissedebilmek imkansız. Bambaşka bir kalıba sokmaya çalışmak,orijinalliği baltalıyor.

Buna rağmen çok akıcı ve güzel bir anlatımı vardı.
Pek çok cümlede, derin bir nefes alma gereği hissettim.
Özellikle hapishaneyle ilgili yazdıklarında, duygu, göz pınarlarıma kadar yükseldi diyebilirim.

Bir şeylerin yasaklanması sadece onu budamaya benziyor. Ve su, ateşi söndürmüyor,daha da alevlendiriyor..

Bu güzel etkinlik için Esra Kurt 'ya çok teşekkür ediyorum.




Keyifli okumalar..:)
123 syf.
·2 günde·Puan vermedi
"Kadim bir gelenekti seslerin izini sürmek. Ellerinde asaları, sırtlarında abalarıyla hiç bilmedikleri, görmedikleri yerlere doğru yöneldiler. Uzun kış gecelerini mekan bilip, onları ayazdan koruyan arabalarına sarındılar. Yollardaki bütün zorluklara katlanmayı göze alıyorladı. Biliyorlardı ki gidecekleri yerlerde onlara kıymet verilecek. Bitmek bilmez soğuk kış geceleri onların sesleriyle ısınacak ve sabaha varılacaktı. İnce, derinden ve duygu yüklü bir mırıltıyla başlanan hikayeler gecenin bütün yükünü sırtlayacak güçteydi."
Abidin Parıltı / Radikal Kitap
"Özgün bir yazarlık, edebiyat dünyasında özgün bir pencere."
123 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Bu kitaba inceleme 'yapabilir miyim, yoksa yapamaz mıyım?' diye çok düşündüm. Bunu bütün içtenliğimle söylüyorum yapabilmem ne mümkün! Sanırım, bana yardım edecek birini buldum. Evet evet, kesinlikle, ancak onun bana yardımı dokunur. Bu kişi, büyük Dengbej'lerden Şakiro, şimdi sizi Şakiro'yla baş başa bırakıyorum. https://youtu.be/UlITDJkvevQ ..iyi dinlemeler...
123 syf.
·10/10
Kelam,insanin gönlundeki hosluk,yureğindeki ferahlik arzularindaki umuttur.kelam insanin yarattiği en insani varliktir insan tarafindan yaratilan kelam,insani derinden etkiler,degistirirkelam insani duygu ve dusuncelerin haz ve coskularin aci ve kederlerin arzu ve taleplerin duru, temiz saglikli,oz sade ve yoğun anlatim aracidir kelam.Insanin en zor, en sıkısmıs donemlerinde sigindigi bir mekandir.Kelam insani olum dusuncesinden yok olma korkusundan heyecanli bir anlatiya ogretici bir oykuye donusturen ve boylelikle insanin cilgin,tedirgin ruhunu sakinlestiren guctur.
Mehmed Uzun'un bir cok kitapini okudum ,bu kitap digerlerinden farkli olarak bir kulturun tasiyici unsurlari olan bir kulturu yok olmaktan kurtaran bir kulturu kendi icinde derleyip yeniden gun yuzune cikaran insanlarin urunudur.
Dengbejlerimde kelamin cikis noktasi nedir nerelerden beslenmistir,gunumuze tasiyanlar kimlerdir bir cok dengbej yetisti ama bazilari on plana cikti sakiro gibi
Bu eserde de apı Qado,Alihan Ehmed ferman Kiki,Evdale zeynikê bu dengbejleri ele almistir.
Mutlaka okunmasi gereken hem surukleyici hem dili sade hemde ogretici bir eserdir.
Ayrica dengbejlik konusunda merak edilenlerde bu eserde mevcut ...
123 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Saygı değer mamoste MEHMED UZUN saygı ve rahmetle anıyorum kürt dili ve edebiyatı için yaptığı en güzel eserlerinden biri bu denemesinde bizlere geçmişin bilmeyen geleceğini bilemeyecegini açıkça gösteriyor bizim geçmişimiz en iyi ve en güzel şekilde dengbejler açıklar bunu ele alarak bunu biz göstermiştir...eskiden dengbejlerimiz vardı ve öldüler oluyor geçmişimiz nasıl bilecez geçmişimiz kaybetmeyen mamoste ye sonsuz saygılarla...
123 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
İşte yazdım, daha doğrusu yazmaya, anlatmaya çalıştım. İşte bitiriyorum. Çünkü dengbêjler artık ölüyor ve zaman, pazar, pazarlama zamanı. Mehmed Uzun böyle demiş ve yıllar sonra günümüzde ben de bu duruma şahitlik ediyorum. Dengbêjler öldü, seslerini bıraktılar bizlere. Peki o seslere kulak veren var mı? Maalesef ki çok az var. Dengbêjler çok az biliniyor, adları çok az dillere dolanıyor. Hüzünü dile getiren stranlariyla çok fazla insanın duygularına tercüman olabilecek cânım dengbêjleri, kim biliyor, kim dinliyor? Sesleri dağlara yayılan dengbêjleri, etrafında bir sürü insanı toplayan dengbêjleri şimdi kim duyuyor? Popüler değil diye ve şimdi anlayıcısı az olan bir dilde söylendiği için kimse onlara zaman ayırıp, ruhuyla eşlik edemiyor. Tüm dengbêjlere, Kürt dilinin belleğine yürekten selam olsunn!!
123 syf.
·Beğendi·10/10
Saygı değer mamoste MEHMED UZUN saygı ve rahmetle anıyorum kürt dili ve edebiyatı için yaptığı en güzel eserlerinden biri bu denemesinde bizlere geçmişin bilmeyen geleceğini bilemeyecegini açıkça gösteriyor bizim geçmişimiz en iyi ve en güzel şekilde dengbejler açıklar bunu ele alarak bunu biz göstermiştir...eskiden dengbejlerimiz vardı ve öldüler oluyor geçmişimiz nasıl bilecez geçmişimiz kaybetmeyen mamoste ye sonsuz saygılarla...
123 syf.
·Beğendi·10/10
Uzun süredir okumak istediğim merak ettiğim bir kitaptı.Mehmed Uzun yazar olarak en çok beğendiğim en çok kitabını elime alınca hiç bitmesin dediğim yazarlardandır.
Dili bana bir sepet dolusu çiçeği anımsatıyor.
Dengbejlerim, şuana kadar dengbej,stran hakkında olan merakımı giderdiğim tek şey oldu.Öylesine güzel anlatmış ki öylesine içtenki sanki dengbejlerin yanındamış sanki onların avlusundaymış gibi hissettim kendini.
Gelmiş geçmiş en iyi en güzel dengbejleri anlatmış yazar.
Denjbejin,acıyı,özlemi,yokluğu,aşkı kısacası hayatı olduğunu belirtmiş.
İnsanın coğrafyası kaderidir derler.Mezopotamyanın çığlıklarını ,acılarını ve aşklarını dengbejler anlatmış.
Kavuşamamayı,doymamayı ve yokluğu onlar anlatmış.
Dengbejlerim,mutlaka okunması gereken bir kitap.






https://www.youtube.com/watch?v=hsZM4aM6qMg
MEM Ü ZİN İÇİN YAKILMIŞ BİR AĞIT BİR DENGBEJ.
123 syf.
·9 günde·Puan vermedi
Şirin kavalım
Seher ayazında
Akşam alacasında
Yalnızların arkadaşı
Kırık kalplerin yoldaşısın...

Tek sermayeleri kavalları, sesleri ve sözleri olan dengbêjlerin anlatıldığı bu denemelerde yazar; Evdale Zeynıke, Ehmede Fermane Kiki, Ape Qado, Rıfate Dare ve Alihan isimli dengbêjlerden kısaca bilgi vermekte. Hepsinin ortak bir yönü var o da Acı ve Hüzün!


Ve günümüzde bu insanlara çok nadir rastladığımızı ve öldüklerini şu paragraf ile şöyle özetlemekte yazar:

"Zaman artık dengbejlerin öldüğü bir zaman.
Zaman endüstriyel gelişmenin, hızlı yaşamın, reklamın, paranın, pazarın ve pazarlamanın egemen olduğu bir zaman. Zaman, para, pazar, reklam için devamlı üretilen, pompalanan yapay aözün zamanı. Bu tür söz tarafından rehin alındığımız, bu tür sözün yaşamımıza yön verdiği bir zaman. Elbette bu zamanda dengbêjlere yer yok. Dengbêjlerin kelamına yer yok. Zaman, içi boşaltılmış, anlamını, gücünü ve saygınlığını yitirmiş kelamın egemen olduğu bir zaman."

İyi Okumalar...
Kalbi Selamlar...
123 syf.
·4 günde·9/10
DENGBÊJLERİM..
Basım yılı Aralık 2001 yılı olan sararmış yaprakları tarih kokan sayfalarıyla tanıştığım dengbêjlerim.
Dengbêj " deng sestir bej ise sese biçim verendir, sesi söyleyendir. Sese ruh kazandırandır, yaşam verendir, anlatandır.
Dil duyguların ana yurdudur. Dengbêj'lerde eski dönemlerde bu duyguları bize aktaran stranlar'dır (türkülerdir). Dengbêjleri anlamak için derin ruha ihtiyaç vardır belkide hüzne ve acıya.
Dengbêjler ruha dokunur.
Dengbêj..
Apê Qado'dur.
Evdalê Zeynikê'dir.
Ehmedê Fermanê'dir.
Rıfatê Darê'dir.
Şakiro'dur.
Mihemed Şêxo'dur.
Bahtsız Elihan'dır.
Dengbêj'ler artık ölüyor.
Zaman dengbêjlerin öldüğü bir zaman.
Bu değerleri sesleri stranları anlayan ve hissedenlerin hep yaşatması dileğiyle.
Mehmed Uzunun hayatmın en anlamlı yazarı Ona ve ruhu'na sonsuz teşekkürler.
123 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Doğu da yaşanana kürt mücadelesini savaşı barışı hüznü sevinci aşkı en önemlisi sürgünlerin dengbejler aracılığıyla nesilden nesile aktarılan öyküler masallar aşk acıya dair ne varsa dile gelen sözcükler ve bu sözcüklere nefes veren yaşam veren dengbejler ve onların kısa öyküleri.. Apé Qado, Evdalé Zeyniké, Rıfaté Daré, Ehmede Fermané Kiki
Kürtçe'de deng sestir. Bêj ise sese biçim verendir, sesi söyleyendir. Sese ruh kazandıran, sesi canlı hale getirendir. Sesi meslek edinmiş usta, mekanı ses olmuş insandır.
Dengbêj, sese nefes ve yaşam verendir.
Dengbêj, sesi kelam, kelamı kılam, türkü haline getirendir.
Dengbêj, söyleyendir, anlatandır.
Mehmed Uzun
Sayfa 11 - İthaki Yayınları
"Kadim bir gelenekti seslerin izini sürmek. Ellerinde asaları, sırtlarında abalarıyla hiç bilmedikleri, görmedikleri yerlere doğru yöneldiler. Uzun kış gecelerini mekan bilip, onları ayazdan koruyan arabalarına sarındılar. Yollardaki bütün zorluklara katlanmayı göze alıyorladı. Biliyorlardı ki gidecekleri yerlerde onlara kıymet verilecek. Bitmek bilmez soğuk kış geceleri onların sesleriyle ısınacak ve sabaha varılacaktı. İnce, derinden ve duygu yüklü bir mırıltıyla başlanan hikayeler gecenin bütün yükünü sırtlayacak güçteydi."
"Lo ki qulingo, qulingê min î deşta vê Rewanê,
Şalûr dixwîne oda Surmeli Paşa de,
Bilbil dixwîne il devê vê îwanê,
Sala par vî çaxî, ez Evdalê Zeynê bûm,
Ez şahîrê dinê bûm,
Şalûrê erdê bûm,
Bilbilê ber perê rojê bûm,
Ez siwarê hespê bûm,
Ez di hidûdê Ecem de rûniştîbûm,
Aşiqê pelê Gulê bûm.
Gulê, merûmê, ez kor im, derman kanê?..."
Acaba Alihan, Sîpanê Xelatê yerine "lo lo Süphan Dağıyo lo lo..." deseydi, yine aynı ev, yurt, mekan duygusunu yaşayabilecek miydi

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Dengbejlerim
Baskı tarihi:
2011
Sayfa sayısı:
123
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752732520
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İthaki Yayınları
Baskılar:
Dengbejlerim
Dengbejlerim
"Kadim bir gelenekti seslerin izini sürmek. Ellerinde asaları, sırtlarında abalarıyla hiç bilmedikleri, görmedikleri yerlere doğru yöneldiler. Uzun kış gecelerini mekan bilip, onları ayazdan koruyan arabalarına sarındılar. Yollardaki bütün zorluklara katlanmayı göze alıyorladı. Biliyorlardı ki gidecekleri yerlerde onlara kıymet verilecek. Bitmek bilmez soğuk kış geceleri onların sesleriyle ısınacak ve sabaha varılacaktı. İnce, derinden ve duygu yüklü bir mırıltıyla başlanan hikayeler gecenin bütün yükünü sırtlayacak güçteydi."
Abidin Parıltı / Radikal Kitap

"Özgün bir yazarlık, edebiyat dünyasında özgün bir pencere."
Tabias Regnell

Dengbejlerin sesini duymak isteyenlere..

Kitabı okuyanlar 614 okur

  • SERHAT AKDENİZ
  • Dilan KAYA
  • dodo
  • derya belli
  • Elif Altunışık
  • Mehmet uzan
  • Yusuf uçar
  • Halil İbrahim İlhan
  • Ernesto
  • Serkan

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%2.4
14-17 Yaş
%2.4
18-24 Yaş
%23.8
25-34 Yaş
%52.4
35-44 Yaş
%16.7
45-54 Yaş
%0
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%2.4

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%35.3
Erkek
%63.9

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%69.9 (123)
9
%12.5 (22)
8
%8 (14)
7
%2.8 (5)
6
%2.3 (4)
5
%1.1 (2)
4
%0.6 (1)
3
%0
2
%0
1
%1.7 (3)