Deniz Feneri

8,2/10  (34 Oy) · 
133 okunma  · 
49 beğeni  · 
1.746 gösterim
İngiliz edebiyatının başyapıtlarından biri olan Deniz Feneri, son derece basit olay örgüsünün ardında yaratıcısının özyaşamının ayrıntılarını, toplumsal meselelere ilişkin sorgulamalarını, içgözlemlerini ve derin felsefi gizemleri barındırır.

Deniz Feneri 'nin merkezinde I. Dünya Savaşı'nın öncesinde ve sonrasında İskoçya'nın Skye Adası'ndaki evlerinde kalan Ramsay ailesi ve konukları vardır. Çocuklar oynarken, yetişkinler sohbet eder, düşüncelere dalar ve keşiflerde bulunur. Yapıtın roman türünde alışık olduğumuz anlatı sürekliliğini kesintiye uğratan yapısı ve her bir anlatıcının kendi bilinç akışının perspektifiyle çözülen olay örgüsü, bir deniz fenerinin kendi ekseni etrafında dönen ışığını andırır. Böylece Ramsay ailesinin sıradan gündelik yaşamı zaman, ölüm, toplumsal cinsiyet ve ahlak üzerine derin düşüncelere gömülür.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Mayıs 2015
  • Sayfa Sayısı:
    224
  • ISBN:
    9786053324423
  • Orijinal Adı:
    To The Lighthouse
  • Çeviri:
    Sevda Çalışkan
  • Yayınevi:
    İş Bankası Kültür Yayınları
  • Kitabın Türü:
Sevilay Küçük 
04 Tem 00:40 · Kitabı okudu · 5 günde · Beğendi · 9/10 puan

İnsanlardan nefret ettiğini,yanlışlarını,sana hissettirdiklerini açıkça söyleme isteği kime gelmez ki.Ama insan söyleyemiyor işte.Her şeyi açıkça dile getiremiyor.Git diyemiyor sıkıldım senden diyemiyor.Karşındaki kişiyi düşünüyor ya da o insanın bunu anlayamayacağını.Karşındaki insanın gurursuzluğunu hatırlıyor.Bir şeyleri söylesen de onun düzelemeyeceği aklına geliyor.İnsan birbirini hep düzeltemez zaten,herkes kendini düzeltmeyi bilmeli.Karşısındaki insana sözcüklerle değil de gözlerle anlatmayı bilmeli.Hislerle anlaşmayı bilmeli insan.

Deniz Feneri Virginia Woolf'un okuduğum ikinci kitabı bundan önce Kendine ait bir odayı okumuştum.Woolf'un farklı bir kalemi,eşsiz cümleleri var.Kendine ait bir dünyası var.İlk okumaya başladığım zaman bir tepetaklak oldum.Okudum başa sardım kitabın ağır olmasından değil kitaba tam olarak konsantre olamadığımdan.Bir karakteri anlatırken,birden diğer karaktere geçmesi,başka olaylara açıklık getirmesi insanın kafasını karıştırıyor.Ama iyi bir konsantre olduğun zaman kitabın içine girdiğin zaman bir daha çıkamaz oluyorsun.Nereden geldim Pencere bölümünden,Fener bölümüne diyorsunuz.Kitap beni çok sardı,sarmaladı.Kitaptan bir gram bile sıkılmadım.Woolf ender bir yazar.Kendine ait bir oda'dan da izler bulabiliyorsunuz bu kitapta.Kadınların evliliklerindeki rollerini ve evlilik haricindeki yaşamlarının olup olmadığını ve feminist sorunlarını dile getirmiş kitapta.Lily(Ramseylerin aile dostu) resim yaparak evlilik harici de kadınların bir yaşamı olduğunu çok güzel bir şekilde gözler önüne sermiş.

Ramsay'ler her yaz adaya giderler.Orada sakin,mutlu bir yaşam sürerler.Ramsay'lere aile dostları da eşlik eder.Ramsay ailesinin sekiz çocuğu vardır.James, Ramsey'lerin küçük oğlu Fenere gitmeyi çok ister fakat hava şartları nedeniyle ya da başka sebebler araya girer ve bir türlü gidemez.Hayalindekine ulaşamaz.Biz de hayaller kurarız geleceğe dair... Ya gerçekleşir ya da gerçekleşirken biz eskisi gibi olamayız.Artık o duyguyu yitirmişizdir.İlk defa gitmediğimiz bir yolda yürürüz,ilk defa farklı bir yemeği tadarız,İlk okula başladığımız o heyecan,ilk dinlediğimiz bir şarkı..ikinci defa o eylemi gerçekleştirdiğimiz zaman ilk günkü gibi hissedemeyiz.Bize o tadı vermez artık.O ilk anın heyecanı yoktur.James de işte böyle hisseder.10 yıl sonra geldiği zaman artık o çok istediği fenere gitmeyi eskisi gibi arzulamaz.10 yıl da çok şey değişmiştir,duyguları,hayalleri,onu oraya bağlayan şeyler yok olup gitmiştir.Şahsen bende de böyle oluyor çoğu zaman.Bir zamanlar istediğim bir şey, bir zaman sonra bana cazip gelmiyor.Belki de yeterince istemediğimden ya da James gibi o ilk isteğin heyecanı kaybolmuştur.Beni bu kitaba bağlayan bir şey de şu;yazar kitapta olaylardan çok karakterlerin davranışları ve hayata karşı olan bakış açılarını işlemiş.Ailenin fertlerinin iç monologlarını,duygu çöküşlerini,davranışlarını tasvir ederek okuyucuyla paylaşmış.Kitapta 2 kadın karakter birbirlerine söylemek istediklerini sözcüklerle değil de iç konuşmalarıyla birbirlerine aktarmışlar.”İnsan zaten her şeyi söyleyemezdi ki.”

Kitapta betimlemeleri,karakter tahlillerini yazar çok güzel işlemiş.Kitaba ara verdiğim zaman sanki yemeğimi yarıda bırakmışım gibi hissediyorum.Yaşamaya ara veriyorum .Kitap okumayınca bir eksiklik hissediyorum.İnsan yemek yemeyince açlık hisseder,uyumayınca uykusuzluk çeker ya kitapta benim için öyle.Hayatımla bir bütün.Deniz fenerini okurken böyle hissettim.Beni kitaplara bir adım daha yaklaştırdı.

Sevdiğimiz,önceden bizim için bir anlamı olan insanlar uzakta olduğu zaman onu sevmekten vazmıgeçeceğiz? Onu sevmeyi sürdürmeyecek miyiz? Uzaklık arttıkça ona karşı olan hislerimizde mi uzaklaşacak? Hayır böyle olmamalı.Sevgi mesafeyle ölçülmemeli.

Kitabı kesinlikle tavsiye ediyorum.Keyifli okumalar dilerim.

Hatice Çakır 
 06 Kas 2016 · Kitabı okudu · 42 günde · Beğendi · 10/10 puan

Roman, bitmekte olan Victoria Dönemi'nin orta yaşı çoktan devirmiş kuşağıyla ergenlik ve erişkinliğe girmiş kuşağı arasındaki derin ayrılığı o kadar iyi anlatıyor ki, okurken bu esere neden başyapıt dendiğini anlayabiliyorsunuz. Sadece konu açısından değil, yazarın getirdiği bilinç akışı tekniği de romanı benzersiz kılıyor. Okunması zor, sindire sindire gidilmeli bu kesin. Çabuk sıkılan, hemen sonuca doğru gitmek isteyen, heyecan ve macera türündeki kitapları sevenler için uygun olmadığını söyleyebilirim.

Roman iki bölümden oluşuyor: İlk bölümde Ramsey ailesinin İskoçya'daki adalardan birinde bulunan yazlık evlerindeki günlük yaşam anlatılıyor. Aile dostu olan yaşlı bir şairle yaşlı bir bilimadamı, genç bir akademisyen adayı, henüz otuzlarının başında bekar bir ressam kadın, evin annesinin tanıyıp kol kanat gerdiği genç bir kızla erkek ve evin sekiz çocuğu arasındaki tüm ilişkiyi Mrs. Ramsey bir orkestra şefi gibi yönetiyor. (Victoria çağı kadını fazla okumadan hemen evlenmeli, bol çocuk sahibi olmalı, konuşmadan eşinin ne demek istediğini anlamalı, sevgi dolu ve yardımsever bir anne /ev sahibesi olmalı...)

Bekar yaşamaktan hoşlanan, kadınların da ressam olabileceğini hatta erkeklerin tekelinde olan her işi kadınların da başarıyla yapabileceğini düşünen, ancak bunu belli bir tonla dile getirebilen ressam hanım ile evin hanımı Mrs. Ramsey arasındaki bu belirgin fark, geçen her konuşmada, olayda göze çarpıyor.

İkinci bölümde ise yıllar sonra ailenin sağ kalan fertlerinin ve aile dostlarının yeniden adada bir araya gelmesi, uzun zaman öncesinde kalan olayları hatırlamaları yer alıyor.

Kitapta beni çarpan çok şey vardı: İki kadının iç konuşmaları, dile getiremedikleri beklentileri, bazen kendilerini suçlu hissetmeleri...Özellikle de Ramsey ailenin fertlerinin bazılarının ölümlerinin adadaki ev metaforu üzerinden anlatılması, çocukların babalarından sevgi görme ve onaylanma ihtiyaçları çoğu yerde durup düşünmeme ve ağlamama sebep oldu.

Edebi değeri yıllar içinde anlaşılan - ki Woolf ' un bu kitap yüzünden çok eleştirildiğini öğrendim - ölümsüz bir eser okumak isteyenlere tavsiye ederim.

Seval Arslan 
26 Ağu 02:15 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Kitapta diyaloglardan çok monologlara yer verilmiş.Her karakter doğanın,eşyanın,insanların kendı üzerinde bıraktığı izlenimleri dile getiriyor.
Ramsay ailesinde baba bencil ,doğrucu; anne çevresine iyilik yapmak için uğraşan bir tip.
Ailenin dostları arasında ise dünyadan elini eteğini çekmiş şiir yazan ve kitap okumakla meşgul bir adam, resim yapmaya çalışan ,evliliğe sıcak bakmayan özgür bir kadın, kendini etrafına kabul ettirmekte zorlanan bu yüzden de hırçınlaşan ve kadınların sanattan ve edebiyattan anlamayacağını iddia eden bir adam, evlendirilmeye çalışan garip bir çift var.
Her şey değişir,yıpranır,yok olur ;anı yakalayan sadece sözcükler ve resimlerdir.
Okumanız dileğiyle...

özge çpr 
20 Nis 22:16 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 10/10 puan

Kesik kesik sorgulama cümleleri kitaba alışma sürecinde en başlarda zorlamış olsa da yazarın yaptığı tespitler sizi kitabın içine alacaktır.Okunması zor kitaplar listesindeymiş "Deniz Feneri" ancak buna kesinlikle katılmıyorum.Basit bir olay örgüsü var ve kitap üç bölümden oluşuyor.Her bir kişi bir simge durumunda kitapta ve deniz feneri de özellikle evin küçük oğlu James için ulaşılması hayal olan bir hedef, son.Zıtlıkların, psikolojik tahlillerin bolca bulunduğu bir kitap.Woolf'un okuduğum ilk kitabıydı ama son olmayacak.İyi okumalar...

instgrmkahvecisi 
15 Nis 07:53 · Kitabı okudu · 3 günde

Kitap bilincakisi yöntemiyle yazilmis olup, cok farkli bir tekniktir. Zihni acar, ruhu yakar, beyninizi fazlasiyla zorlar. Anlasilmasi, alisik olunmaz ise zor ama yeni teknik deneyimlemek ise zevklidir. Bu teknigi seviyorum cunku ben de noktalama isaretlerini cogunlukla karsimizdakine birakmayi ve dikkati toplamayi seviyorum. Deniz feneri okunmasi gereken kitaplardan biridir. Yasanmislik dolu kitaplari seviyorum. (Icinde kurgu bile olsa) yasanmislik okumak hepimizin hayatlarina dokunur ve ornek parcalar tasir.

İpek güven 
15 Haz 02:37 · Kitabı okudu · 13 günde · Beğendi · 8/10 puan

Virginia Woolf okumanın ne demek olduğunu bir kere daha bana tattıran kitaplarından biri. Bilinç akışı dediğimiz şeyi tam olarak yaşatan Virginia Woolf her bir karakteri farklı ruh halleri içine sokabiliyor her duruma birden fazla benzetme yapabiliyor. Tek bir birey değil de birden fazla insanın düşüncelerini oluşturmak insana ait olan iyi kötü tüm duyguları içinde yaşatan bir roman olmuş. Romanın kendi içinde akışı tam olmasa da zaten bunu Virginia Woolf'tan beklemek hata olur.

Gökhan Temiz 
24 Haz 13:41 · Kitabı yarım bıraktı · Puan vermedi

Gerçekten zor kitap, tam konsantrasyon istiyor. Benim okuma anlayışımda kitap sizi sarmalı ve bir ritmi olmalı. Bu kitap öyle değil. Bir karakterden diğerine ne zaman geçildi, düşünceler kime ait anlaması zor. Parantez içleri ile cümleler bölünmüş. Yazarın psikiyatrik sorunlarının olduğunu biliyoruz ve sanırım bu sorun bipolarlık çünkü müthiş bir akış var. Durmuyor, geçişler hızlı ve sınırlar belirsiz. Tekrar okumayı deneyeceğim ama sakin bir zamanda ve sessiz bir ortamda ve mümkünse aynı gün bitirmem lazım çünkü kesinlikle koparım

Dila. 
19 Oca 2016 · Kitabı okudu · 9 günde · Puan vermedi

Okunması en zor kitaplar listesine girmiş bir Virgina Woolf kitabıdır. Bilinç akışı o kadar yoğundur ki hikaye nerden gelmiş nereye gitmiş çok anlamazsınız. Akar gider kitap, altını çizecek yer bile bulamazsınız çünkü hızdan farketmemişsinizdir.
Akar gider diyorum ama çok anlayarak da götüremezsiniz doğrusu, aslında yazılma tekniğine inat, yavaş okumak gereklidir anlayabilmek adına.
Ara ara geriye dönüp en azından sayfanın başından almak gerekebilir. belki zorlar ama kitaptan alacağınız keyfi kesinlikle arttırır.

Burak Erdoğdu 
07 Eyl 2015 · Kitabı okudu · 1 günde · Puan vermedi

Kesinlikle bir solukta okunacak bir kitap.İlk başta içine girmekte zorlanıyorsunuz ,bocalıyor,aynı yazarın tasvirin ettiği yetişkinliğe geçemeyen insanlar gibi kitabın içerisine dalmakta bir hayli zorluk yaşıyorsunuz.Ancak biraz sabırdan sonra kitabın akışına kapılıyor,takip mekanizmanızın baskılarından arınıyor ve soluksuz okuyorsunuz.Kesinlikle tavsiye ederim.Yetişkin hayatının garip ilişkileri ve gereksiz yükleri cesurca gözler önüne serilmiş.

Gizem Eyüpoğlu 
13 Ağu 17:41 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Kitabı bir ay içinde 3 kere okuma şansım oldu. İlk okuduğumda(türkçe) böyle kitap mı olur demiştim. Bilinç akışı sevmiyorum diye isyan etmiştim. İkinci okuduğumda (ingilizcesi) hıı meğer kitap ne derin anlamlar taşıyormuş, bir deniz dalgası, bir masa örtüsü, bir pencere çervesi neler ifade ediyormuş meğer dedim. Üçüncü okuyuşum da (türkçesi) ise kitabın daha derin yüzeyini, dilini, fikrini, yazarın izlerini, ilham veren noktalarını, ders veren yanlarını gördüm. Muazzam bir kitap gerçekten. Öyle dümdüz okumaya gelmiyor. Boş zamanda okunacak bie kitap değil. Elinize kitabı alıp düşüne düşüne, yorumlaya yorumlaya okumayı gerektiriyor. Bazen cümle cümle bazen ise kelime kelime.

2 /

Kitaptan 43 Alıntı

İnsanlar zaten birbirinden bu denli farklı iken, yeni yeni ayrılıklar çıkarmak ne saçma şeydi.

Deniz Feneri, Virginia WoolfDeniz Feneri, Virginia Woolf
Sevilay Küçük 
30 Haz 11:57 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

İnsan söylemek istediği her şeyi söyleyemezdi ki.

Deniz Feneri, Virginia Woolf (Sayfa 25 - Kırmızı Kedi Yayınevi)Deniz Feneri, Virginia Woolf (Sayfa 25 - Kırmızı Kedi Yayınevi)
Buse Koparal 
26 Nis 22:01 · Kitabı okudu · Puan vermedi

"İsteyip de elde edememek tüm bedenine bir katılık, boşluk ve gerginlik yayıyordu. İstemek ve elde edememek -istemek ve istemek- nasıl da yüreğini burkuyordu, tekrar tekrar burkuyordu."

Deniz Feneri, Virginia Woolf (Sayfa 184 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)Deniz Feneri, Virginia Woolf (Sayfa 184 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)
Sevilay Küçük 
03 Tem 20:18 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Asıl trajedi buydu - tabut örtüleri,toprak ve kefen değil;çocuklara zorbalık edilmesi,ruhlarının baskı altına alınmasıydı.

Deniz Feneri, Virginia Woolf (Sayfa 165 - Kırmızıkedi Yayınları)Deniz Feneri, Virginia Woolf (Sayfa 165 - Kırmızıkedi Yayınları)
Sevilay Küçük 
02 Tem 19:47 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Dünyada aşktan daha usandırıcı,çocuksu ve zalim bir şey yoktur;ama yine de çok güzel ve gereklidir.

Deniz Feneri, Virginia Woolf (Sayfa 114 - Kırmızıkedi Yayınları)Deniz Feneri, Virginia Woolf (Sayfa 114 - Kırmızıkedi Yayınları)
Seval Arslan 
23 Ağu 20:26 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Sanki böyle yoksul ve acılı bir dünyada dürüst bir adamın mutlu görünmesi suçların en bağışlanmazıydı.

Deniz Feneri, Virginia WoolfDeniz Feneri, Virginia Woolf
Seval Arslan 
25 Ağu 21:54 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Hissederlerdi ki sevgiden daha sıkıcı, daha çocukça, daha acımasız bir şey yoktur ama yine de güzeldir ve onsuz olmaz.

Deniz Feneri, Virginia WoolfDeniz Feneri, Virginia Woolf
Fatma 
01 May 11:25 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Herkes dışarıya verdiğimiz görüntünün, bizi başkalarına tanıtan şeylerin çok çocukça olduğunu mutlaka hissediyordu. Bunu altı tamamen karanlık, her yere yayılıyor, ulaşılmaz bir derinliği var; ama ara sıra yüzeye çıkıyoruz ve siz yalnız o kısmımızı görüyorsunuz, diye düşünüyorlardı.

Deniz Feneri, Virginia WoolfDeniz Feneri, Virginia Woolf

Her şeyi tam zamanında yapmak, ancak yaşamımızın sonlarına doğru öğrenebildiğimiz o küçük erdemlerden biridir.’‘ Virginia Woolf/Deniz Feneri

Deniz Feneri, Virginia WoolfDeniz Feneri, Virginia Woolf
5 /

Kitapla ilgili 1 Haber

En zor 10 kitap
En zor 10 kitap Okunması en zor 10 kitap arasında Joyce'un "Finnegans Wake"i, Virginia Woolf'un "Deniz Feneri", Heidegger'in "Varlık ve Zaman"ı da bulunuyor. Araştırmada Batı dünyasından yazarların yapıtları temel alındı.