Deniz Kurdu

8,4/10  (67 Oy) · 
202 okunma  · 
57 beğeni  · 
2.777 gösterim
Jack London'ın bütün eserlerine bir simgeci natüralizm örneği olan Deniz Kurdu ile devam ediyoruz. Varlıklı bir aileden gelen Humphrey Van Weyden, geçirdiği deniz kazasının ardından Hayalet adlı uskunanın kaptanı Wolf Larsen tarafından kurtarılır. Barışçıl bir "beyefendi" olarak, iradesi dışında Larsen'in hizmetine girmesiyle kendini şiddet dolu "gerçek dünya"da bulacak; bu deneyim onu elitist bir entelektüelden, cesur bir eylem adamına dönüştürecektir.

Van Weyden'la Larsen arasındaki çatışma, yalnızca zayıf olanın ezildiği bir dövüş değil, bir fikir savaşıdır aynı zamanda. Hayatı "kutsal" olarak gören Van Weyden'ın idealizmiyle, var olmak dışında bir kaygı taşımayan Wolf Larsen'in materyalizmi arasındaki karşıtlık roman boyunca yinelenirken, Deniz Kurdu'nu farklı düzeylerde okunabilecek bir yapıt haline getirir. Ancak, London'ın en büyük başarısı hiç kuşkusuz ustalıkla geliştirip ete kemiğe büründürdüğü unutulmaz Wolf Larsen karakteridir. Nietzsche'nin "üstinsan" kavramını anıştıran Wolf Larsen, Ambrose Bierce'in de dikkat çektiği gibi, bir yazarın yaratabileceği en muazzam karakterlerden biridir...
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Mart 2014
  • Sayfa Sayısı:
    376
  • ISBN:
    9786053320883
  • Orijinal Adı:
    The Sea-Wolf
  • Çeviri:
    Fadime Kahya
  • Yayınevi:
    İş Bankası Kültür Yayınları
  • Kitabın Türü:
Göknur Şahin Sarı 
 15 Haz 16:34 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · 9/10 puan

Öncelikle bu kitabı okurken sadece bir konu bulmayacaksınız inanın size çok şey katacak ve bir sürü yeni şey öğreneceksiniz. Kurt Larsen ve Van Weyden arasında geçen - tabi daha sonra Maud'un da katılmasıyla birlikte- konuşmalar, varoluşçuluk ve maddecilik konusunda güzel örnekler sunacak. Kitabı okurken aynı soruları kendinize yöneltin. Günün koşturmacası içinde bu tarz sorulara ya da kendimizi sorgulamaya vakit bulamayabiliyoruz. Hem düşünsel bir yapıt hem de nefis bir olay örgüsü var. Sanki Van Weyden en yakın arkadaşınız ve bütün olanlardan sonra size başından geçenleri anlatıyor. Harika harika harika...

NigRa 
 08 May 11:00 · Kitabı okudu · 4 günde · 7/10 puan

Kitap için karmaşık düşüncelerim var. Wolf Larsen ile çok dominant, acımasız bir karakter çizmiş bize Jack London.
Gemi kazası sonucu kendisini Wolf Larsen'in gemisinde bulan Humphrey Van Weyden'in manevi değişimini gözlemliyoruz kitap boyunca. "Hayalet" isimli gemide zorla alıkonulan karakterimiz; dengesiz, vahşi, kafasına estiğini yapmakta çekinmeyen ve bunun nedenleri ya da sonuçları hakkında bir dakika dahi düşünmeyen kaptan Larsen'in elinde oyuncak olur. Kaptanın vahşiliği ve bağışlamazlığı başlarda kanını donduruken, hayatta kalmak için kaptanın kurallarına göre oynaması gerektiğini öğrenir.

Van Weyden gemide geçirdiği zaman boyunca yavaş yavaş bir hanım evladı olmaktan çıkarak, emek insanına dönüşür. Hayatı boyunca başkaları tarafından desteklenmiştir ve bu gemide yaşadıklarından sonra kendi ayakları üzerinde durmayı öğrenecektir.Kendi benliğinden farklı bir benliğe bürünmeye başlar farkında olmadan, çünkü kaptan Larsen'e göre zayıf olanlar ezilmeye mahkumdur ve hayatta kalamaz. Ona göre bu yaşamın gerçeğidir. Bu düşüncesini dile getirdiğinde Van Weyden kaptana "Darwin'i okumuşsunuz." der. Yani Wolf Larsen bunu yaşamın özü olarak görür ve yaptığı acımasızlıkların bahanesi budur bir nevi. Bu düşüncesinin doğruluğunu Van Weyden'e kanıtlamak istercesine de sürekli oyunlar yaratır ve dayanıklılığını ölçer. Hatta bir nevi Van Weyden’in güçlenmesinden keyif duyar. Van Weyden ise kaptanın himayesinde hayatta kalabilmek için güçlü olmak zorundadır.
Kitap tanıtımında Wolf Larsen’in üst insanı yansıttığı yazılıdır. Kaptan hem güçlü kuvvetli, vücudunda hiç yağ olmayan, kaslı bir adam olarak betimlenmiş,hem de okuyup araştıran, insan psikolojisini çözmüş bir adam olarak tanıtılmış. Küçük şeyler psikolojisi kısmı müthişti mesela.
Van Weyden ve Wolf Larsen’in bir düşünce ya da yazar hakkında fikir tartışması yaptığı kısımlar ve Van Weyden’in verdiği ölüm kalım savaşı çok iyi olmakla birlikte o kadar çok gemicilik terimi vardı ki okurken epey sıkıldım bir ara. Kitabın sonlarına doğru adadan gitmek için gemiyi tamir ettikleri kısımda verdiği o kadar detay yerine “Ecel Larsen” ya da “Hayalet”in mürettebatının akıbeti hakkında biraz daha detay okumak daha keyifli olabilirdi. İkinci baygınlık veren konu da Van Weyden ve kadın karakterin arasında bir şey olacağı belliyken konunun sürekli uzaması oldu. Etrafından dolanıp dolanıp konuya bir türlü giremedi. Karakterlere sürekli hadi sadede gelin artık bu ne yerli diziye döndürdünüz diye bağırmak istedim.:)) (Ben olsam Larsen ve kadının arasını yapar, kadını biraz ikilemde bırakır Van Weyden’e biraz daha eziyet çektirirdim Larsen tarafından. :) Bir de bu yönden test ederdim psikolojisini. =P ) Kısacası kendi görüşümce güzel konu, sağlam başlayıp zayıf biten kurgu ve yeteri kadar okuyucuya geçirilemeyen duygular kapsayan bir kitap okudum. Tartışılacak pek çok konu içeriyor elbette ve Perşembe akşamı 1k Bursa Okuma Grubu ile kitabı masaya yatırmayı planlıyoruz. :)

insan_okur 
07 May 21:15 · Kitabı okudu · 3 günde · 8/10 puan

Jack London'dan beşinci kitabımı da okudum. Bursa okuma grubuna ve Yadigar Hoca'ya teşekkürler.

Jack London denilince genelde ilkokul ve eskiden ortaokul derlerdi :) akla genelde Beyaz Diş ve Vahşetin Çağrısı gelir. Ama benim aklıma ilk önce Martin Eden gelir çünkü okumaya başladığım zamanlarda onunla tanışmam beni kitaba yönlendiren, heveslendiren ve azimlendiren bir eserdir. Neyse biz Deniz Kurdu'na dönelim.

Bu kitabında ise Denizcilik üzerine artık ver Allah ver yapmış. Zaten yine Martin Eden'de bundan söz ediyor. O kadar çok denizlerde yaşamış ve denizler üzerine yazılar yazmış ki sanırım bu kitabı da deniz üzerine en fazla okunan eseri.

Denizde nasıl yaşanır, yardımlaşma nedir ? Görev bölümü ve denizcilik terimlerini çok iyi öğreneceğiniz bir eser. Deniz Kurdu derken gerçek bir deniz kurdunun nasıl bir hiyerarşi ve vahşice yönetim biçimini de öğreneceksiniz.

Kitap ilk başlarda yine o güzel Jack London betimlemeleri ve yaşama üzerine güzel kurgu ve felsefeleri ile başladı. Denizin acımasızlığı, kararlılık ve yüreklilik kavramları, yaşamın devinimi ve ölümsüzlük felsefesi. Ömer Hayyam'dan atıfta bulunmalar ve onun yaşama felsefesi, kapital düzene eleştiri, iş ahlakı ve prensibi bu konular gerçekten güzeldi. Diğerkamlık yani ( Diğerkâmlık veya altrüizm, “başkalarının yararını da kendi yararı kadar gözetme” ya da “diğer insanlara maddi veya manevi kişisel çıkar gözetmeksizin yararlı olmaya çalışma ve 'bencillik karşıtı hareketler'de bulunma” olarak tanımlanır. ) bu söz ve tanımı öylesine güzel olan davranışa atıfta bulunma da harikaydı.

Sonra bir anda romana bir kadın giriyor ve roman bambaşka bir kurguya ve yöne kayıyor. Kadından sonraki kısımlar çok ilgi çekici değil ama hareketlilik ve aksiyon tavan yine. Aşk, kıskançlık derken farklı yöne gidiyor olaylar. Kadınla birlikte kahramanın kaçışı ve birlikte yaşayışı ise pek edebi yönleri olmasa da fok katliamını işlemesi ve yazarlık, editörlük ve basım yayın olarak irdelenmesi hoştu.

Bol kavgalı, işkenceli, benlik savaşı dolu, denizcilik terimleri ve savaşlarıyla bezeli, farklı felsefe ve düşünceleri işleyen, her zaman ki gibi hayvanların gözünden bakan ve onları kişileştiren ayriyeten haklarını savunan bir Jack London romanı.

Benim için ilk 5'imde 4. sırayı aldı. Jack London'u gerçekten Martin Eden'deki otobiyografik anlamındaki kişiliğinden dolayı ayrı bir severim. Tadı gerçekten başkadır. Bu yüzden kesinlikle tavsiye ederim ve iyi okumalar dilerim.

Kübra 
17 Mar 20:25 · Kitabı okudu · 6 günde · Beğendi · 9/10 puan

Humphrey Van Weyden, seyahat ettiği geminin kaza yapması sonucu denizde mahsur kalır ve bir süre sonra yakınlardan geçen Hayalet isimli geminin mürettebatı tarafından fark edilip kurtarılır. Ancak bunun kurtuluştan ziyade farklı bir hayatta kalma çabası olacağını Van Weyden kısa sürede sert koşullarda deneyimleyecektir. Bir yandan geminin zor şartlarına ayak uydurmaya çalışırken bir yandan da katılığıyla nam salmış kaptan Wolf Larsen'le felsefi tartışmalara girecektir. Hem bedenen hem de fikren mücadeleye dönüşmüş bu yolculukta Van Weyden'i daha pek çok zorluk ve macera beklemektedir.
Jack London'ı hep çok severim ama Deniz Kurdu şimdiye dek okuduklarım arasında en sevdiğim kitabıydı galiba. Hayatta kalma refleksi, zor koşullara uyum sağlama, hareketleri belirleyen içgüdü, yeni koşullara alışma ve değişkenlerin kişilik ve yargı değerleri üzerindeki etkisi bazı eserlerinde hayvanlar üzerinden kurulan bir simgecilikle sorgulanırken bu kitabında London hem tartışmaları alevlendiriyor hem de farklı bir yol izliyor. Taban tabana zıt iki karakter üzerinden ilerlettiği hikayede yolculuğu salt maceradan öteye taşıyor. Bir de Wolf Larsen gibi unutulmaz ve etkileyici bir karakter kurguluyor. Heyecanla ve merakla okudum.

Halil Korkut 
28 Ağu 10:53 · Kitabı okudu · 5 günde · Beğendi · 10/10 puan

Talihsiz bir gemi kazasından sağ çıkmışsınız sonra can yeleğiniz ile sonsuz denizin ortasında oradan oraya savrulup duruyorsunuz, bundan kötüsü ne mi olabilir, Kaptan Wolf Larsen'in gemisi tarafından kurtarılıp ayak basmanızdır bu gemiye elbette, bunun sebebini şimdi burada yazamıyorum fakat hikaye kahramanımız ziyadesiyle rahat hayatından sonra kötülüğün ve zulmün kol gezdiği bir gemide, zor şartlar altında çalışmak durumunda kalır, bu durum zamanla onu farkında oluş ve dönüşüm süreci olacaktır. Serüvenli ve fevkalâde sürükleyici bu hikayede; hayatın ve ölümün anlamları-kıymetleri gibi muhtelif felesefe konularına değinildiğini göreceksiniz. Bütün zalimliklerine rağmen Kaptan'ı da seveceksiniz.
Her yönüyle bir baş yapıt olduğunu söyleyebildiğim bu Jack London romanını okumadan geçmeyiniz derim. Okuduktan sonra düşünecek bir çok şeyiniz olacak...
Keyifli okumlar...

İsmail Altunbüker 
08 Eki 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Jack London kitapları ve hayal gücü hem farklı hemde güzel bize açtığı pencereden atmosferi izlerken hissetmemizi sağlayan önemli yazarlardan ve bu kitapta da fazlasıyla gerilimi ve korkuyu aynı gemide ve adada hissettik benim çok hoşuma gitti güzel bir kitap okuyan herkese Keyifli okumalar Türkiye ...

Serhat Özcan 
22 Haz 2015 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Çok beğenerek okuduğum bir kitap. Hem macera hem kişilikler üzerine betimlemeler hem de güçlü bir anlatımla yaşarcasına okudum diye bilirim. Tavsiye ederim.

Enver UÇAR 
27 May 13:40 · Kitabı okudu · 402 günde · Beğendi · 7/10 puan

Varlıklı bir aileden gelen Humphrey Van Weyden, geçirdiği deniz kazasının ardından Hayalet adlı uskunanın kaptanı Wolf Larsen tarafından kurtarılır. Barışçıl bir "beyefendi" olarak, iradesi dışında Larsen'in hizmetine girmesiyle kendini şiddet dolu "gerçek dünya"da bulacak; bu deneyim onu elitist bir entelektüelden, cesur bir eylem adamına dönüştürecektir.

EDA 
17 Mar 2016 · Kitabı okudu · 21 günde · Beğendi · 7/10 puan

Önce kitaptan unutulmaz cümlelerin alıntısını yapalım:
*Kim bilir belki de o çirkin bedenden güzel bir ruh uçar masmavi göğe
*Siz işte böylesinizdir ölümsüz ruhlardan söz edip sonrada ölmekten korkarsınız.
*Uyur gezer insanlar!
*Güneş arkamda battığında, onun gözleri benim ışığım olmalı,
Sesindeki titreşimler ise, kulağıma gelen en son nağme olmalı...(Dowson)
Şişe cini diyorum Van Weyden'e çünkü içindeki asıl insanı o çıtkırıldım bedenine saklıyor böylece dünyada özgür değil. O şişeyi ovalayıp cini serbest bırakacak olağan dışı biri lazımdı ki ben o kişiye hayran kaldım.

Özlem Ekici 
22 Mar 22:43 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Elden bırakılamayan bir doğa macerası... Deniz Kurdu ile yine bir zor zamandayız. Doğa ile baş başa sayılırız. Bu kez zorluklara zorluk ekleyen doğa ana deniz olarak karşımıza çıkar. İnsanlar yetmiyormuş gibi bir de deniz ile boğuşuruz. Tam kurtulduk sanırken bir anda daha da bir belaya batarız gelen gemi ile. Fok avlayan gemi, bir anda karakterimizin yaşamını ve hayallerini de avlar. Tanıştığımız bu gemi personelinin kaptanı Kurt Larsen adı gibi kurt değildir. Aslında kurttur ama vahşi yaşamda o kadar kötü bir kurt yaşamaz diye düşünürüz. Bazen hak veririz Kurt’a bazen öldürmek isteriz. Kafamız karışık devam eder Kurt ile ilgili.

Sonra bir yolcu daha gelir. Ama bu kez güzel bir kadın çıkarır karşımıza denizler. Karışık olan kafamızı daha da karıştırır. Sadece bizim değil, gemide ki tüm kafalar karışır. Sonra bu karışan kafalardan farklı sesler, farklı düşünceler çıkmaya başlar. İsyan bayrağının çekilmesine çok az kalmıştır artık. Taraflar zaten bellidir. Geriye bir tek kıvılcım kalmıştır. O kıvılcımın çıkmasına ramak kalmıştır.
Devamı için kitabı okumalısınız.

2 /

Kitaptan 58 Alıntı

insan_okur 
03 May 09:55 · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

Süper
"Bu kadar küçük bir şeyle canını sıkma. Zamanla bu tür şeylere alışacaksın. Seni bir zaman topallatabilir, ama eninde sonunda yürümeyi öğreneceksin."

Deniz Kurdu, Jack London (Sayfa 38 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)Deniz Kurdu, Jack London (Sayfa 38 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)
Göknur Şahin Sarı 
13 Haz 06:03 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Insan doğuştan kumarbazdır ve hayat, en büyük paradır. Kaybetme riski ne kadar artarsa, heyecan da o kadar artar.

Deniz Kurdu, Jack London (Sayfa 177 - Bordo Siyah)Deniz Kurdu, Jack London (Sayfa 177 - Bordo Siyah)
Göknur Şahin Sarı 
11 Haz 19:15 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Bir topluluğun kapıldığı panik, insanın yalnız başınayken kapıldığı panik kadar korkunç değildir.

Deniz Kurdu, Jack London (Sayfa 22 - Bordo Siyah)Deniz Kurdu, Jack London (Sayfa 22 - Bordo Siyah)
Göknur Şahin Sarı 
12 Haz 22:00 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Eğer arz ve talep diye bir şey varsa, yaşam, dünyanın en ucuz şeyi.

Deniz Kurdu, Jack London (Sayfa 88 - Bordo Siyah)Deniz Kurdu, Jack London (Sayfa 88 - Bordo Siyah)
Göknur Şahin Sarı 
13 Haz 04:33 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Yaşayan bir köpek, ölü bir aslandan iyidir.

Deniz Kurdu, Jack London (Sayfa 130 - Bordo Siyah)Deniz Kurdu, Jack London (Sayfa 130 - Bordo Siyah)
Seyid Ahmet GÜLTEKİN 
18 Nis 16:19 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Denizin hırçın olması gibi, dünya da vahşetle doludur. Kimini deniz hasta eder, kimini dünya.

Deniz Kurdu, Jack London (Eğitim Yayınları)Deniz Kurdu, Jack London (Eğitim Yayınları)
Göknur Şahin Sarı 
14 Haz 04:38 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Yaşarken insanın emek vermesi ve sonra da karşılığını alamaması ölümden de beterdir.

Deniz Kurdu, Jack London (Sayfa 260 - Bordo Siyah)Deniz Kurdu, Jack London (Sayfa 260 - Bordo Siyah)
Yadigar Soydan 
03 May 13:26 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

"Ve de asla yaşam üzerine felsefe yapmaz," diye ekledim. Tarifsiz bir hüzün havasıyla, "Hayır," diye yanıtladı Wolf Larsen. "Ve yaşama kafa yormayı bir yana bıraktığı için de çok daha mutludur. Hakkında düşünemeyecek kadar yaşamakla meşgul. Benim hatam ise bir kere kitapların kapağını açmış olmak."

Deniz Kurdu, Jack London (Sayfa 100 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)Deniz Kurdu, Jack London (Sayfa 100 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)
Seyid Ahmet GÜLTEKİN 
21 Nis 08:07 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

"Bilinmeyeni ancak bilinenle ölçebiliriz,"

Deniz Kurdu, Jack London (Eğitim Yayınları)Deniz Kurdu, Jack London (Eğitim Yayınları)
Göknur Şahin Sarı 
14 Haz 04:40 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Sarhoşları seyreden ayık bir adam gibiyim. Ve büyük bir tutkuyla ben de sarhoş olmayı diliyorum.

Deniz Kurdu, Jack London (Sayfa 261 - Bordo Siyah)Deniz Kurdu, Jack London (Sayfa 261 - Bordo Siyah)

Kitapla ilgili 1 Haber

1000Kitap 1.Bursa Buluşması
1000Kitap 1.Bursa Buluşması 1000Kitap Bursa üyeleri olarak ilk tanışma buluşmamızı gerçekleştirmiş bulunuyoruz.