Derviş ve Ölüm

·
Okunma
·
Beğeni
·
6385
Gösterim
Adı:
Derviş ve Ölüm
Baskı tarihi:
1982
Sayfa sayısı:
492
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yeryüzü Yayınları
Baskılar:
Derviş ve Ölüm
Derviş ve Ölüm
Derviş ve Ölüm
Derviş ve Ölüm
464 syf.
·6 günde·Beğendi·7/10
Yazarın kendi iç dünyasına ve çevresine baktığı psikolojik bir roman diye bilirim. Genel anlamda begendim ama bir seyler sanki havada kalmış hissi olustu bende roman bitince. Bunu da yazarın profesyonel olmamasına bağladım .Sonuç olarak okunması zevkli ve düşündürücü bir kitap özellikle beğendiğim bölümler Hasan ve dervisin konusmalari
Temren
Temren Derviş ve Ölüm'ü inceledi.
@temren·18 Kas 2015·Kitabı okumadı
“Hokka ile kalemi ve yazmakta olan şeyleri tanıklığa çağırıyorum.” ayetiyle başlıyor roman.
Can hokkasına batırılmış kalemden süzülen kanlı satırların romanı bu.
Kardeşinin haksız yere idama mahkûm edilmesinin ardından dervişin yaşadığı dilemmalar yazar tarafından mükemmel bir şekilde yansıtılmış. Yazarın gerçek hayatta da kardeşinin idamına tanık olması eserin bu kadar sahici olmasında önemli bir rol oynamış.
Manevi dünyasında tamamen teslimiyetle dolu bir tekke hayatı yaşayan dervişin; kardeşinin idamının ardından dünya sorunlarıyla kuşatılışı, dervişlik kimliğinden uzaklaşarak uğradığı haksızlığa isyan edişi romanın çıkış noktasını oluşturuyor.
Bu kitabı salt bir tasavvufi roman ya da basit bir intikam hikâyesi veyahut dostluk üzerine yazılmış bir eser olarak görmek hitaba haksızlık olur.
Dünya çapında büyük ses getiren bu eser 1974 ve 2001’de sinemaya uyarlanmış. Özellikle 2001 yapımı olan film izlenesi.
Tabi kitabı okuduktan sonra 
464 syf.
Meşa ( Mehmet ) Selimoviç, Boşnak edebiyatının en önemli kalemlerinden birisi. Derviş ve Ölüm onun Kale ile birlikte en bilindik iki eserinden birisi durumunda. Selimoviç, haksız yere idam edilen ağabeyinin acısını yüreğinde hep hissetmiş birisi. Ağabeyinin masumiyetini bilse de, maalesef devletin kurbanı olmuş. Tıpkı bugün ülkemizdeki yüz binlerce masum insan gibi, ağabeyi de işlemediği bir suç yüzünden ağır bir ceza yemiş. Selimoviç, doğrudan ağabeyinin hikayesinin anlatmak yerine daha eski devirlere giderek adalet, hak, hukuk gibi kavramları tasavvuf üzerinden başka bir hikaye ile işlemiş ve mevcudun hikayesi yerine ruh halini anlatmış.

Her anlamda çok başarılı bir edebiyat eseri, tasvirler, anlatım, kurgu... Mükemmel.

Ancak açık konuşmak gerekirse çok ağır işliyor. Yani, tam bir sakin kafa ve geniş zaman kitabı. Dostoyevski tarzı var. Suç ve Ceza'daki gibi biraz da. Tam bir toplum ahlakı romanı.

Selimoviç çok sıkı bir yazar; bu kesin...
464 syf.
Baş yapıt sayılabilecek bir eser. Güçlü bir hikâye, iyi işlenmiş karakterler, son derece edebi bir dille çok iyi anlatılmış. Yazarın işini çok iyi yaptığı kesin. Çeviri de çok iyi bir çalışma olmuş. Şiddetle okumanızı tavsiye ederim. Hatta kitaplığınızda bulunmalı.
464 syf.
·7/10
Bir çok edebiyat ödülü almış ve MEB´in 100 Temel Eser listesinde kendine yer bulan roman, yazarın kendi başından geçenleri, sanki Osmanlı döneminde yaşanmış gibi anlatmakta. Dini eğitim ve hassasiyetleri oldukça yüksek olan kahramanın iç dünyasından adalet ve vicdan olgusunu okurun muhakemesine sunmaya çalışmakta. Sayfalar akarken çok çarpıcı tespitleri harika bir edebi üslupla okuyor olacaksınız. Öyle ki bazı cümleler üzerinde düşünmek ve bazen geri dönme ihtiyacı duyabileceksiniz. Olağanüstü akıcı bir üslubu olmamakla beraber öykü kendini okura kabul ettirmekte ve içine almakta. Romanın 1967 ve 2001 yıllarında çevrilmiş iki adet filmi olduğunu hatırlatmakta yarar var.
464 syf.
·Puan vermedi
Bir kitabın dilini cümlelerini bu kadar çok beğendiğim nadirdir. Bazen cümleye bakıp bunları nasıl böyle güzel yazmış dediğim çok oldu. Ancak karakteri de bir o kadar sevmedim. Bazen o kadar kızdırdı ki. Sonuç olarak mükemmel bir edebi eser olsa da karakteri çok bencil bulduğum için kitap hakkında ön yargılı bir yorum yapmak istemem..
480 syf.
·10 günde·1/10
Mehmet (Meşa) Selimoviç'i önce Boşnak, sonra Sırp edebiyatçısı ya da genel bir ifadeyle Yugoslav yazarı olarak tanımlayabiliriz.
Mehmet Selimoviç, kitabı için şunları söylemiş: "Bu, her şeyden önce felsefi ve psikolojik bir romandır. Dürüst bir kişiliğe sahip olmasına rağmen, Derviş'in düşünce tarzı dogmatik, belli kalıpların dışına çıkmayan bir düşünce tarzıdır; oysa hayat ona tuzaklar kurmakta, onun sözde sarsılmaz düşünce tarzının ve dünya karşısında takındığı tavrın zırhını paramparça etmektedir. Yazarken beni özellikle ilgilendiren dildi; dilin kendi içinde gizlediği, etkileyici psikolojik durumların ifade edilebilmesini sağlayan olanaklardı.."
Hikaye de kardeşi haksız yere öldürülen, Mevlevi tekkesinin dervişi Ahmet Nureddin'in yaşadığı bu acı tecrübe fazlasıyla ağır bir dille anlatılıyor. (Mehmet Selimoviç kendi hayat hikayesini derviş adı altında kaleme almış.)
İlk defa bir kitabı okuma da bu kadar zorlandım diyebilirim. Bilinen bir yazar değil, hatta kitabı yayında var mı yok mu emin bile değilim ama filmini bile çekmişler kitabın, şaşırmadım değil.
464 syf.
·26 günde·Beğendi·9/10
100 temel eser listesinde bulunan bu kitabı büyük bir keyifle okudum. Kitapta anlatılan konu güzel olmasına rağmen kitabı sevmeme neden olan anlatımıydı. Olayların arasında uzun içsel düşünceler, karakterlerin yaptığı felsefe dolu konuşmalar beni her zaman çok mutlu etmiştir. Bir dervişin zaman içinde nasıl değiştiğine tanık olurken kitabın o güzel anlatımıyla sonuna yaklaştığınızda güzel bir kitap bitirmenin mutluluğunu yaşayacaksınız. Kitap kolay okunmuyor ama kolay da unutulmuyor.
464 syf.
·Beğendi·8/10
Bir derviş düşünün. Devrime inanan, hayatı ve sistemi değiştirme gücünü içinde bulan. Hem aykırılık hem iyilik timsali. Bir Hıdırellez gecesi onu buhrana sürükleyen olay kardeşinin hapse atılışından başkası değildi. Ve bu süre zarfında hiçbir şey aynı kalamadı.
Kardeşini kazanmak için her ne kadar elinden bir şey yapamamış görünse de içinde fırtınalar koptu geçen her günle birlikte. “Şimdi ben neyim? Ödlek bir kardeş mi, yoksa inançsız bir derviş miyim? insanlara olan sevgimi mi yitirdim, yoksa inancım mı zayıfladı? İnsan şeklini mi, inancımı mı yoksa ikisini birden mi yitirdim ben?" diye diye onu aklından bir saniye olsun çıkaramamış, çaldığı her kapıdan alayla ve boş bir elle dönmek mecburiyetinde bırakılmıştır.
İyilikle kötülüğün, sessizlikle başkaldırının öyküsü bu. Çabaladıkça dibe batan bir sistemin, sistemin çarklarında kaybolan bir dervişin öyküsü. İç hesaplaşmalarla süslü, yer yer durağan, Kuran-ı Kerim’le hemhal olan ve bunu zarafetle yapan bir eser.
Okunası ve sevilesi.
464 syf.
·9/10
Edebiyat dünyasında bir kült, Eğer kitap okurken cümlelerin altını çiziyorsanız bu kitapta kalem elinizden düşmeyecek. Edebiyat severlerin kesinlikle okuması gerekli olan harika kitap.
464 syf.
·9/10
Bosna'nın Osmanlı hakimiyeti altında olduğu dönemlere denk gelen bir tarihte kardeşi haksız yere öldürülen bir Mevlevi şeyhinin iç dökümü, çaresizliği ve hesaplaşması şeklinde katmanlı bölümlerden oluşan son derece derinlikli bir eser Derviş Ve Ölüm.  Kitabın temel dayanığı gerçek bir yaşam öyküsü. Meşa Selimoviç kitabın başında NEDEN YAZDIM , NASIL YAZDIM bölümünde anlatıyor size gerçek hikayeyi. Gerçek hikayenin üzerinizde bıraktığı çarpıcı etkiyle "hokka ile kaleme and olsun ki.." (Kalem sûresi/1) girişi ile başlıyorsunuz kitaba. Psikolojik çözümlemelere, farkına varmanın gücüne, inancın ve benliğin sorgulanmasına kışkırtıcı betimlemelerle tanık oluyorsunuz. Güç ve güçlü olmak üzerine yazılmış değerli bir başyapıt.
464 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10
Meşa Selimoviç - Derviş ve Ölüm

Meşa Selimoviç'in 1944 yılında ağabeyinin haksız yere idama mahkum edilip öldürülmesi sonucu, onun ölümünden 20 yıl sonra bu kitabı yazmasına neden oluyor. Kitabın yazar tarafından 20 yıl sonra yazılması bana Nobel Edebiyat ödüllü Macaristanlı yazar İmre Kertész'in "Kadersizlik" kitabını hatırlattı.

Osmanlı İmparatorluğu zamanında Bosna da Mevlevi tekkesinde 20 yıldır yaşayan, söz dinlemeyi, tahammül etmeyi, din uğruna yaşamayı, sadık olmayı öğrenen Şeyh Ahmet Nurettin'in kardeşinin tutuklanması ile yaşadığı utancı, kardeşini kurtarmak için göstermiş olduğu çabayı, huzursuzluğu, pişmanlığı, kendi içinde yaşadığı kargaşayı, bunalımlarını içinde bir damla bile su bulunmayan boş bir bardağı süzer gibi, yoksul bu düşünceleri alabildiğine genişleterek edebi anlamda eşsiz bir kitap ortaya çıkmasına neden oluyor.

Dervişliğe, ölüme, adalet ve adaletsizliğe, haksızlığa, dostluğa ve insanın vicdan ile beraber nefsine, olaylar karşısında sorduğu sorular ile verdiği cevaplar karşısındaki tutumu ile Dostoyevski'nin edebi özelliğini içinde barındıran kitap 30 değişik dile çevrilmiş. Ayrıca İtalyan yönetmen Alberto Rondalli tarafından "Derviş" adı ile filme çekilmiştir.

Gerçi bu kitap ile ilgili bir şeyler söylemek, bana; okumak da size zor gelecek belki, ama bu kitap ile ilgili susmam daha kötü olurdu.
... Kötü şeylerin yalnız kendilerine değil, herkese ait olduğunu hatırlatmak için bütün aileleri araya katarak konuşmasına başladı. Kötülüğü çoğunluğa yükleyince ayıbın daha az olacağını ve onun hakkında rahatlıkla konuşabileceğini sanıyordu.
Meşa Selimoviç
Sayfa 34 - Timaş Yayınları
Dua bittiği halde ses çıkarmadan oldukları yerde kalmaları, gitmek için davranmamaları; anlamak istediğim şeyi açık olarak anlattı bana.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Derviş ve Ölüm
Baskı tarihi:
1982
Sayfa sayısı:
492
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yeryüzü Yayınları
Baskılar:
Derviş ve Ölüm
Derviş ve Ölüm
Derviş ve Ölüm
Derviş ve Ölüm

Kitabı okuyanlar 406 okur

  • Muhammed Yıldırım
  • Modern heidi
  • Ayten Kermen
  • Tülay
  • Zahide Aydın
  • İsmail Cem Karaca
  • Erol Batuhan
  • Meryem Karadağ
  • Velhasıl 1 Heyûlâ
  • Ayşegül..

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%1.5 (2)
9
%0
8
%1.5 (2)
7
%0
6
%0.8 (1)
5
%0.8 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0