·
Okunma
·
Beğeni
·
8096
Gösterim
Adı:
Derviş ve Ölüm
Baskı tarihi:
Ağustos 2014
Sayfa sayısı:
464
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752639515
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Dervis i Smrt
Çeviri:
Mahmut Kıratlı
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Timaş Yayınları
Baskılar:
Derviş ve Ölüm
Derviş ve Ölüm
Derviş ve Ölüm
Derviş ve Ölüm
Meşa Selimoviç, Derviş ve Ölüm'de mutlak dinî doğrular üzerine kurulu dünyasında yaşayan Mevlevî şeyhi Ahmed Nureddin'in, erkek kardeşinin suçsuz yere tutuklanıp idam edilmesinden sonra düştüğü derin karmaşayı resmediyor. Suç, ceza, adalet, din ve otorite kavramları çerçevesinde insanın ruh dünyasındaki çelişkileri, gelgitleri incelikle işliyor.

1967'de yayımlanan Derviş ve Ölüm, değişik dönemlerde birçok eleştirmenin övgüsünü kazanan, sinemaya uyarlanan, MEB'in tavsiye ettiği 100 Temel Eser listesinde yer alan, otuz dile çevrilmiş ve birçok önemli edebiyat ödülüne layık görülmüş bir başyapıt.
“Modern(ist) edebiyatçıların benmerkezci hayalciliğin pençesinde kıvrandığı bir dönemde Selimoviç, dervişliğe, ölüme ve adalet(sizlik)e ilişkin bu ölümsüz eseri yazmıştır. […] Mahmut Kıratlı’nın enfes çevirisinden okuyacağınız eser, bu yönüyle, yani ahlaki olanla politik olan arasındaki çatışmayı eksene alması, geleneksel bilgeliğin modern zamanlarla karşılaşması, ‘öteki’nin ölümü üzerinden adaleti sorgulaması bakımından son derece değerli bir hikâyedir; çok önemli bir meseleyi önümüze getirir.”

Sadık Yalsızuçanlar
464 syf.
·6 günde·Beğendi·7/10
Yazarın kendi iç dünyasına ve çevresine baktığı psikolojik bir roman diye bilirim. Genel anlamda begendim ama bir seyler sanki havada kalmış hissi olustu bende roman bitince. Bunu da yazarın profesyonel olmamasına bağladım .Sonuç olarak okunması zevkli ve düşündürücü bir kitap özellikle beğendiğim bölümler Hasan ve dervisin konusmalari
464 syf.
·6 günde·Puan vermedi
Şeyh Ahmet Nureddin bir mevlevi tekkesinde hocalık yapmaktadır. Bağlanmış olduğu dinin kuralları gereği hoşgörülü olması gerekiyor. Şeyh Ahmed Nureddin’in yaşadığı dönemde siyasi acıdan sıkıntılı bir dönemdir.
Devletin halkı ezdiği bu dönemde Ahmet Nureddin kendi hoşgörüsünü sorgulamaktadır.bu sorgulama sırasında hıdırellez gecelerinden biridir.
Hıdırellez eğlencelerinin insan öldürmesine dönüşmesi Ahmet Nureddin’i kendi iç muhasebesine yol açar.
Şeyh Ahmet Nureddin’in Harun isminide bir kardeşi vardır ve işlemediği bir suçtan devletin zindanına atılmıştır.Ahmet Nureddin’in ise onu kurtarmak için çaba sarf ederken kendiside düşer ve hoşgörüsünü yitirip kişiliğinin dışında bir insan olmuştur artık dervişliğide bırakmıştır.
Çok sıkıntılı günler geçiren Şeyh Ahmet Nureddin artık ölümü düşünmektedir.

Derviş ve Ölüm ... okunası ,okunulması ve okutulması gereken bir kitab...
Temren
Temren Derviş ve Ölüm'ü inceledi.
@temren·18 Kas 2015·Kitabı okumadı
“Hokka ile kalemi ve yazmakta olan şeyleri tanıklığa çağırıyorum.” ayetiyle başlıyor roman.
Can hokkasına batırılmış kalemden süzülen kanlı satırların romanı bu.
Kardeşinin haksız yere idama mahkûm edilmesinin ardından dervişin yaşadığı dilemmalar yazar tarafından mükemmel bir şekilde yansıtılmış. Yazarın gerçek hayatta da kardeşinin idamına tanık olması eserin bu kadar sahici olmasında önemli bir rol oynamış.
Manevi dünyasında tamamen teslimiyetle dolu bir tekke hayatı yaşayan dervişin; kardeşinin idamının ardından dünya sorunlarıyla kuşatılışı, dervişlik kimliğinden uzaklaşarak uğradığı haksızlığa isyan edişi romanın çıkış noktasını oluşturuyor.
Bu kitabı salt bir tasavvufi roman ya da basit bir intikam hikâyesi veyahut dostluk üzerine yazılmış bir eser olarak görmek hitaba haksızlık olur.
Dünya çapında büyük ses getiren bu eser 1974 ve 2001’de sinemaya uyarlanmış. Özellikle 2001 yapımı olan film izlenesi.
Tabi kitabı okuduktan sonra 
464 syf.
Meşa ( Mehmet ) Selimoviç, Boşnak edebiyatının en önemli kalemlerinden birisi. Derviş ve Ölüm onun Kale ile birlikte en bilindik iki eserinden birisi durumunda. Selimoviç, haksız yere idam edilen ağabeyinin acısını yüreğinde hep hissetmiş birisi. Ağabeyinin masumiyetini bilse de, maalesef devletin kurbanı olmuş. Tıpkı bugün ülkemizdeki yüz binlerce masum insan gibi, ağabeyi de işlemediği bir suç yüzünden ağır bir ceza yemiş. Selimoviç, doğrudan ağabeyinin hikayesinin anlatmak yerine daha eski devirlere giderek adalet, hak, hukuk gibi kavramları tasavvuf üzerinden başka bir hikaye ile işlemiş ve mevcudun hikayesi yerine ruh halini anlatmış.

Her anlamda çok başarılı bir edebiyat eseri, tasvirler, anlatım, kurgu... Mükemmel.

Ancak açık konuşmak gerekirse çok ağır işliyor. Yani, tam bir sakin kafa ve geniş zaman kitabı. Dostoyevski tarzı var. Suç ve Ceza'daki gibi biraz da. Tam bir toplum ahlakı romanı.

Selimoviç çok sıkı bir yazar; bu kesin...
464 syf.
·1 günde·10/10
2 yetişkin insan üzerinden din , siyaset , hukuk , değer yargıları , sosyallik , vicdan , adalet gibi önemli konuları da görebileceğiniz bir kitap. .
Okurken ağır ağır üzerine düşünerek ilerleyip kendi bakış açınızdan bakmanızı sağlayan nadide eser ..
Size yeni pencereler sunarak doğruyu buldurmaya çalışıp arafta bırakabiliyor .. İYİ YORUMLAMALAR..
480 syf.
·10 günde·1/10
Mehmet (Meşa) Selimoviç'i önce Boşnak, sonra Sırp edebiyatçısı ya da genel bir ifadeyle Yugoslav yazarı olarak tanımlayabiliriz.
Mehmet Selimoviç, kitabı için şunları söylemiş: "Bu, her şeyden önce felsefi ve psikolojik bir romandır. Dürüst bir kişiliğe sahip olmasına rağmen, Derviş'in düşünce tarzı dogmatik, belli kalıpların dışına çıkmayan bir düşünce tarzıdır; oysa hayat ona tuzaklar kurmakta, onun sözde sarsılmaz düşünce tarzının ve dünya karşısında takındığı tavrın zırhını paramparça etmektedir. Yazarken beni özellikle ilgilendiren dildi; dilin kendi içinde gizlediği, etkileyici psikolojik durumların ifade edilebilmesini sağlayan olanaklardı.."
Hikaye de kardeşi haksız yere öldürülen, Mevlevi tekkesinin dervişi Ahmet Nureddin'in yaşadığı bu acı tecrübe fazlasıyla ağır bir dille anlatılıyor. (Mehmet Selimoviç kendi hayat hikayesini derviş adı altında kaleme almış.)
İlk defa bir kitabı okuma da bu kadar zorlandım diyebilirim. Bilinen bir yazar değil, hatta kitabı yayında var mı yok mu emin bile değilim ama filmini bile çekmişler kitabın, şaşırmadım değil.
464 syf.
·9/10
Son cümleyi de okuduktan sonra başka türlü bitemezmiş bu diye düşündüm. Yazarın çok bir profesyonelliği olmadığı belli olmasına rağmen, o kadar çok kendi dünyasından ki asla sırıtmıyor bir yerlerde.
Zaten yazılanların çoğunun yazarın kendi yaşamıyla direkt ‘somut’ olarak çok fazla bağlantısı var.
Ahmed Nurettin ismindeki dervişin -ki kendiyle adı dışında hiçbir şeyi olmadan, göğsüne adından başka muska takmadan konuşulsun isterdi- kendiyle, diniyle, ilişkileriyle yaşadığı kopuşun anlatıldığıdır.
Her şeye ihtimal verebildiği halde hiçbir şeyin olmayacağına varamayacağının kitabıdır.
Bu kadar acı çektiğini bilmiyordum, unutulmuş bir dilin kulak tırmalayan sesleri gibi.
Daha sonra gördüğümde o yeşil kapakla bağdaşmayan hayatı unutuşumu hatırlarım sanırım.
Altını çizdiğim, yazdığım çok fazla yer var. Ölçülebilir aklı selimlik için müthiş kıstas.
464 syf.
Baş yapıt sayılabilecek bir eser. Güçlü bir hikâye, iyi işlenmiş karakterler, son derece edebi bir dille çok iyi anlatılmış. Yazarın işini çok iyi yaptığı kesin. Çeviri de çok iyi bir çalışma olmuş. Şiddetle okumanızı tavsiye ederim. Hatta kitaplığınızda bulunmalı.
464 syf.
·7/10
Bir çok edebiyat ödülü almış ve MEB´in 100 Temel Eser listesinde kendine yer bulan roman, yazarın kendi başından geçenleri, sanki Osmanlı döneminde yaşanmış gibi anlatmakta. Dini eğitim ve hassasiyetleri oldukça yüksek olan kahramanın iç dünyasından adalet ve vicdan olgusunu okurun muhakemesine sunmaya çalışmakta. Sayfalar akarken çok çarpıcı tespitleri harika bir edebi üslupla okuyor olacaksınız. Öyle ki bazı cümleler üzerinde düşünmek ve bazen geri dönme ihtiyacı duyabileceksiniz. Olağanüstü akıcı bir üslubu olmamakla beraber öykü kendini okura kabul ettirmekte ve içine almakta. Romanın 1967 ve 2001 yıllarında çevrilmiş iki adet filmi olduğunu hatırlatmakta yarar var.
464 syf.
·26 günde·Beğendi·9/10
100 temel eser listesinde bulunan bu kitabı büyük bir keyifle okudum. Kitapta anlatılan konu güzel olmasına rağmen kitabı sevmeme neden olan anlatımıydı. Olayların arasında uzun içsel düşünceler, karakterlerin yaptığı felsefe dolu konuşmalar beni her zaman çok mutlu etmiştir. Bir dervişin zaman içinde nasıl değiştiğine tanık olurken kitabın o güzel anlatımıyla sonuna yaklaştığınızda güzel bir kitap bitirmenin mutluluğunu yaşayacaksınız. Kitap kolay okunmuyor ama kolay da unutulmuyor.
464 syf.
·Puan vermedi
Bir kitabın dilini cümlelerini bu kadar çok beğendiğim nadirdir. Bazen cümleye bakıp bunları nasıl böyle güzel yazmış dediğim çok oldu. Ancak karakteri de bir o kadar sevmedim. Bazen o kadar kızdırdı ki. Sonuç olarak mükemmel bir edebi eser olsa da karakteri çok bencil bulduğum için kitap hakkında ön yargılı bir yorum yapmak istemem..
492 syf.
·Beğendi·7/10
Hedeflerim arasında olan ilk kitabımdı ve gerçekten de mükemmeldi.
Bir insanın içindeki ikilemler vicdan ve adalet arasında kalma ,korku gibi gibi birsürü duyguyu düşünceyi bir arada vermiş ve okumaktan hiç sıkılmayacağınız bir kitap ortaya çıkmış.
Eğer hala okumadıysan okumanı ve kitabın içinde kendinide gözeterek kendi karakterine de bakarak oku çünkü kendini bu kitapta bulacağına eminim iyi okumalar..
... Kötü şeylerin yalnız kendilerine değil, herkese ait olduğunu hatırlatmak için bütün aileleri araya katarak konuşmasına başladı. Kötülüğü çoğunluğa yükleyince ayıbın daha az olacağını ve onun hakkında rahatlıkla konuşabileceğini sanıyordu.
Meşa Selimoviç
Sayfa 34 - Timaş Yayınları
Dua bittiği halde ses çıkarmadan oldukları yerde kalmaları, gitmek için davranmamaları; anlamak istediğim şeyi açık olarak anlattı bana.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Derviş ve Ölüm
Baskı tarihi:
Ağustos 2014
Sayfa sayısı:
464
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752639515
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Dervis i Smrt
Çeviri:
Mahmut Kıratlı
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Timaş Yayınları
Baskılar:
Derviş ve Ölüm
Derviş ve Ölüm
Derviş ve Ölüm
Derviş ve Ölüm
Meşa Selimoviç, Derviş ve Ölüm'de mutlak dinî doğrular üzerine kurulu dünyasında yaşayan Mevlevî şeyhi Ahmed Nureddin'in, erkek kardeşinin suçsuz yere tutuklanıp idam edilmesinden sonra düştüğü derin karmaşayı resmediyor. Suç, ceza, adalet, din ve otorite kavramları çerçevesinde insanın ruh dünyasındaki çelişkileri, gelgitleri incelikle işliyor.

1967'de yayımlanan Derviş ve Ölüm, değişik dönemlerde birçok eleştirmenin övgüsünü kazanan, sinemaya uyarlanan, MEB'in tavsiye ettiği 100 Temel Eser listesinde yer alan, otuz dile çevrilmiş ve birçok önemli edebiyat ödülüne layık görülmüş bir başyapıt.
“Modern(ist) edebiyatçıların benmerkezci hayalciliğin pençesinde kıvrandığı bir dönemde Selimoviç, dervişliğe, ölüme ve adalet(sizlik)e ilişkin bu ölümsüz eseri yazmıştır. […] Mahmut Kıratlı’nın enfes çevirisinden okuyacağınız eser, bu yönüyle, yani ahlaki olanla politik olan arasındaki çatışmayı eksene alması, geleneksel bilgeliğin modern zamanlarla karşılaşması, ‘öteki’nin ölümü üzerinden adaleti sorgulaması bakımından son derece değerli bir hikâyedir; çok önemli bir meseleyi önümüze getirir.”

Sadık Yalsızuçanlar

Kitabı okuyanlar 550 okur

  • Meltem Yılmaz
  • Mervi
  • Selva Başçı
  • Serkan
  • Sabamelikesi
  • Jalee
  • Reckless
  • Rumeysa Bozdemir
  • Ali Rıza Özkeles
  • Hakkı Esen

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%6.1
14-17 Yaş
%4.1
18-24 Yaş
%21.4
25-34 Yaş
%34.7
35-44 Yaş
%22.4
45-54 Yaş
%9.2
55-64 Yaş
%1
65+ Yaş
%1

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%64.7
Erkek
%35.3

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%27.8 (47)
9
%14.8 (25)
8
%18.9 (32)
7
%10.1 (17)
6
%5.9 (10)
5
%3.6 (6)
4
%1.2 (2)
3
%1.2 (2)
2
%0.6 (1)
1
%0