Devlet Ana

Kemal Tahir
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Devlet Ana
5/10
·625 syf.··
Beğendi
·
2020 129. kitabı
Kemal Tahir – Devlet Ana  Devlet Ana, Türk edebiyatının önemli yazarlarından Kemal Tahir'in, 1967 yılında yayımladığı en önemli eserlerinden olan, tarihi bir roman. Ertuğrul Bey'den, Osman Bey'in batıya doğru beyliği genişletmesini ve Osmanlı Devleti'nin hangi amaçla ve nasıl kurulduğu ile ilgili süreçteki olayları konu edinir. Okuması biraz zor olsa da kesinlikle okunması gereken kitaplar arasında bulunuyor. Dünya kuruldudan beri kılıç mı daha kanlı kalem mi ayırt edilebilmiş değildir ,bence kılıç yarası bir kalem yarası bin... Yazar, Osmanlı Devleti'nin kuruluş yıllarını sürükleyici bir romana dönüştürmeyi başarıyor.
Devlet Ana
Devlet Ana
Kemal Tahir
Kemal Tahir
Tarih
Devlet AnaKemal Tahir · Bilgi Yayınevi · 19678,8bin okunma
Kemal Tahir - Devlet Ana
10/10
·625 syf.··
2020 117. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 29 Ağustos 2020 22:28
Rahmet Yolları Kesti kitabını okuduğumdan beri Kemal Tahir’e ayrı bir hayranlık beslerim. Devlet Ana ile bu duygum daha da katmerlendi. Kısa bir süre önce Yaşar Kemal’den İnce Memed dörtlemesini
Edebiyat
Devlet AnaKemal Tahir · Bilgi Yayınevi · 19678,8bin okunma
Puan vermedi·625 syf.··
Beğendi
·
2018 53. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 23 Nisan 2018 23:11
Kemal Tahir'in Devlet Ana'sını ilk kez 20-21 yaşlarında okumuştum.O dönem çok etkilendiğimi hatırlıyorum.Uzun yıllardır tekrar okumayı planlıyordum.Tam 28 yıl sonra Devlet Ana'yı tekrar okumak, okuma
Edebiyat
Devlet AnaKemal Tahir · Bilgi Yayınevi · 19678,8bin okunma
Puan vermedi·625 syf.··
2021 33. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 14 Ekim 2021 11:30
Şu kitabı adamakıllı doğrusuyla yanlışıyla değerlendireni görememek üzdü açıkçası..Bana kalırsa yeryüzünden bu tarz kitaplar kaldırılmalı. Kurgu da olsa tarihi olaylara bu tarz yalan yanlış hatta
Devlet AnaKemal Tahir · Bilgi Yayınevi · 19678,8bin okunma
Devlet Ana- Kemal Tahir
9/10
·625 syf.··
Beğendi
·
2020 1. kitabı
·
63 günde okudu
·
Okunma: 07 Mart 2020 11:51
Kemal Tahir'in Devlet Ana'sı bence Nutuk, Kuran'dan sonra evlerde olması gereken temel eserlerden birisidir. Osmanlı kuruluşu esnasında; Anadolu'ya ait coğrafi, sosyoloji, psikolojik ve siyasi durumları kurguda anlatmış. Kitaba ait yorumum aşağıdaki linktedir. Dilerim izlersiniz. youtube.com/watch?v=kFDAT3a...
Tarih
Devlet AnaKemal Tahir · Bilgi Yayınevi · 19678,8bin okunma
6/10
·625 syf.··
2019 7. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 31 Ocak 2019 21:45
Konusunu tarihten aldığı için çok harika bir kitap. Tarihsel olayları muazzam olaylar çerçevesinde ilerletip, kitabın kalitesine bir üst seviyeye çıkartıyor. Türk edebiyatında ikinci tarihi roman özelliği de taşıyor olmalı.
Edebiyat
Devlet AnaKemal Tahir · Bilgi Yayınevi · 19678,8bin okunma
7/10
·625 syf.··
Beğendi
·
2020 3. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 24 Mart 2020 11:59
Kitap sayfa sayısı olarak biraz fazla.Osmanlı Devleti kuruluş dönemini anlatıyor.Ertuğrul Gazi ‘nin vefatından Osman Bey zamanını anlatıyor.Kendine özgü bir dili var.Sade bir anlatımı var.Ben okumaya başladığımda zor devam ettim.Ama son iki yüz sayfası kitap resmen elime yapıştı.Tarihi sevenler için tavsiye ederim.Rum ,Bizans,Selçuklu ve Türkmen(Osmanlı) sosyo ekonomik siyasi olaylar anlatılmış.Tarihi bilgim çok yok.Osmanlı dizilerini seven okumayı da seven arkadaşlara tavsiye ederim.
Devlet AnaKemal Tahir · Bilgi Yayınevi · 19678,8bin okunma
Puan vermedi·625 syf.··
2020 133. kitabı
"kemal tahir diyaloğu" ve "kemal tahir'in roman anlayışı" konularında çalışma yapmak için hazmedilmesi gereken kitap. kitap okunup giderken; bir romanın kurgusu içinde dahi olsa, hristiyan çocuk mavro'nun dindaşlarından kaçıp bacıların başı devlet hatun'un eteğine yapışıp: "verme beni onlara devlet ana" deyişi, adalet ve can güvenliği konusunda temelleri sağlam bir yapının kuruluşunu çok güzel betimler.romanın kaleme alınma uslubu edebiyatımızda eşinize rastlanır türde değildir. tarihsel ve sosyolojik verilerin son derece güçlü bir edebi anlatımla harmanlaması yıllarca kendisini okutturacak bir dev eseri ortaya çıkartmasına olanak vermiştir kemal tahir'in...
Devlet AnaKemal Tahir · Bilgi Yayınevi · 19678,8bin okunma
Puan vermedi·625 syf.··
2020 4. kitabı
Osmanlı devletinin kuruluş hikayesinin Kemal Tahir tarzı yazılışı. Kuruluş hikayesi galiba hem bu kadar ciddi hemde bu kadar eğlenceli şekilde bir daha kaleme alınamaz. Bunu yapabilen tek isim olan Kemal Tahir e yaptığı için şükranlarımızı sunmaliyiz.
Devlet AnaKemal Tahir · Bilgi Yayınevi · 19678,8bin okunma
9/10
·625 syf.··
2020 18. kitabı
Kitap hakkında hiç fikrim yoktu. Sadece Cumhuriyetin Kuruluş yıllarında Anadolu'daki fakir halktan bahsettiğini düşünüyordum. Tam olarak yanılmamışım ama Osmanlı'nın kuruluş dönemindeki Anadolu
Devlet AnaKemal Tahir · Bilgi Yayınevi · 19678,8bin okunma

Yazar Hakkında

Kemal TahirYazar · 68 kitap
F. M. İkinci
F. M. İkinci
, Körduman, Bedri Eser, Samim Aşkın, Nurettin Demir, Ali Gıcırlı müstear isimleriyle kitapları bulunmaktadır. 13 Mart 1910'da İstanbul'da dünyaya geldi. Gerçek adı İsmail Kemalettin Demir'dir. Babası, II. Abdülhamit'in yaverlerinden Yüzbaşı Tahir Bey; annesi, Osmanlı sarayında Abdülhamit'in kızı Naile Sultan'ın hizmetinde bulunan Nuriye Hanım'dır (Saraydaki adı "Hubser" idi). Ailenin en büyük çocuğu idi. Babasının görevleri nedeniyle ilk öğrenimini imparatorluğun değişik yerlerinde sürdürdü. Ailenin 1923'te İstanbul'a yerleşmesinden sonra eğitimine Galatasaray Lisesi'nde devam etti. Annesinin 1926 yılında veremden ölümü ve babasının ikinci bir evlilik yapması üzerine öğrenimini 10. sınıfta iken bıraktı; önce İstanbul'da avukat kâtipliği, sonra Zonguldak'taki kömür işletmelerinde ambar memurluğu yaptı. Sol düşünceyi benimsemesi 1932'de İstanbul'a döndü, Vakit, Haber, Son Posta gazetelerinde röportaj yazarı, çevirmen, düzeltmen olarak çalıştı. 1933'de Kenan Şahabettin, İdris Ahmet, Ziya İlhan, Yakup Kadri, Nuri Tahir, Ertuğrul Şevket, Fakih Özden ve Arif Nihat Asya gibi yazar ve şairlerle "Geçit" adlı bir edebiyat dergisi çıkardı. Geçit Dergisi kadrosundan Ertuğrul Şevket (Avaroğlu), Babıali'de tanıştığı Kerim Sadi Türkiye Komünist Partisi üyesi olan komşusu "Sarı" Mustafa Börklüce ve onun aracılığı ile tanıştığı şair Nazım Hikmet gibi sosyalist aydınlarla arkadaşlığı sonucu sosyalist fikirleri benimsedi. 1934-1936 arasında Yedigün ve Karikatür dergilerinde sekreterlik yaptı. Varlık ve Ses dergilerinde takma adlarla şiirler yayımladı, Karagöz gazetesinde başyazarlık, Tan'da yazı işleri müdürlüğü yaptı. İlk kitapları İlk kitabı, 1936'da yayımladığı "Namık Kemal için Diyorlar ki" adlı kitapçık oldu. Kitapçık, Namık Kemal hakkında yaptığı yedi soruluk ankete çeşitli şair ve yazarlar tarafından verilen yanıtlardan oluşmaktaydı. Falih Rıfkı Atay, Vâlâ Nureddin, Hüseyin Cahit Yalçın, Peyami Safa, Ercüment Ekrem Talu, Sadettin Nüzhet Ergun, Kerim Sadi Cerrahoğlu, Dr. Fuad Sabit, Nâzım Hikmet, Hüseyin Avni Şanda ve Suat Derviş'in yanıtlarını ve Kemal Tahir'in onlar hakkındaki saptamalarını içeren kitapçık, edebiyat dünyasında geniş yankı buldu. 1937'de ikinci kitabı olan "Bir Çalgıcının Seyahati" adlı romanı yayınlandı. İstanbul'un tanınmış gazeteciler arasına giren Kemal Tahir, 1937'de İzmir'de öğretmenlik yapan Fatma İrfan Akersin ile ilk evliliğini yaptı; bu evlilik Kemal Tahir'in 1938'de hapse girmesi nedeniyle devam etmedi ve 1940 yılında boşanma ile sonlandı. Donanma Davası Kemal Tahir, bahriyede görevli kardeşi Nuri Tahir, Nâzım Hikmet, Hamdi Alev, Emine Alev, Hikmet Kıvılcımlı, Fatma Nudiye Yalçı, Kerim Korcan, Mehmet Ali Kantan, Seyfi Tekbilek ve Hüseyin Durugün'le beraber "askeri isyana tahrik ve teşvik" suçlaması ile 13 Haziran 1938'de tutuklandı. Suçlanmasının nedeni astsubay olan kardeşi Nuri Tahir'e Sabahattin Ali'nin bir kitabını vermek idi. "Donanma Davası" veya "Bahriye Olayı" diye adlandırılan bu dava nedeniyle Donanma Komutanlığı Mahkemesi'nde yargılandı, 15 yıl ağır hapis cezasına çarptırıldı. Cezaevi yılları Çankırı, Çorum, Kırşehir, Malatya cezaevlerinde 12 yıl hapis yattı. Hapishanedeki yıllarını okuyarak ve "sarı defterine" yazarak geçirdi. Takma isimle mizah öyküleri ve polisiye romanlar kaleme alan yazar, 1954 yılına kadar "Kemal Tahir" adını eserlerinde kullanamadı "Göl İnsanları"'na alacağı iki öyküsünü hapisteyken Cemalettin "Mahir" takma adıyla Tan'da yayımladı. Hapishane yıllarında Fatma İrfan Hanım'a yazdığı mektuplar "Kemal Tahir'den Fatma İrfan'a Mektuplar" adıyla; Nazım Hikmet'in kendisine yazdığı mektuplar "Kemal Tahir'e Mapushaneden Mektuplar" adıyla basıldı. Cezaevinden çıktıktan sonraki yaşamı Yazar, 1950'de çıkan aftan yararlanıp serbest kaldı. Cezaevinden çıkar çıkmaz ikinci eşi Semiha Sıdıka Hanım ile evlendi. Çiftin evliliği Kemal Tahir'in 1973'teki vefatına kadar sürdü; çocukları olmadı 1950'li yıllarda Körduman, Bedri Eser, Samim Aşkın,
F. M. İkinci
F. M. İkinci
, Nurettin Demir, Ali Gıcırlı gibi takma isimle kitaplar yayımlamayı sürdüren Kemal Tahir'in Amerikalı yazar Mickey Spillane'den çevirdiği "Mayk Hammer" dizisi büyük ilgi gördü. Orijinal kitapların tamamını çevirdikten sonra "Mayk Hammer'in Yeni Maceraları"'nı yazmaya devam etti; böylece Kemal Tahir'in kaleminden dört yeni Mayk Hammer romanı ortaya çıktı. 6-7 Eylül olayları sırasında bir kez daha tutuklandı, Harbiye Cezaevi'nde 6 ay yattı. 14 ay kadar Aziz Nesin ile birlikte kurdukları Düşün Yayınevi'ni yönetti. Metin Erksan, Halit Refiğ, Atıf Yılmaz ile senaryo çalışmaları yaptı. Kemal Tahir'in ilk önemli eseri olan 4 bölümlük Göl İnsanları uzun öyküsü Tan gazetesinde tefrika olarak yayınlandı, eser 1955'te kitap olarak basıldı. Bu eserde yıllar sonra ilk defa kendi adını kullandı. Romancılık dönemi Göl İnsanları'nı yayımladığı 1955 yılında bir köy romanı olan Sağırdere romanı da yayımlandı. Sağırdere (1955) ve onun devamı olan Körduman'da (1957) Çankırı'nın Yamören köyünden Mustafa'nın serüvenini merkez alarak köylünün sorunlarını, etik değerlerini, köyün ekonomik yapısını, tarih içindeki bağlarından koparmadan sergiledi. Mütareke dönemi İstanbul'unu konu alan Esir Şehrin İnsanları'ndan (1956) sonra yayımlanmış olan Körduman'ı; eşkıyalık olgusuna eğildiği Rahmet Yolları Kesti (1957), Çorum bölgesi insanlarını anlatan roman üçlemesinin ilk iki kitabı Yediçınar Yaylası (1958) ve Köyün Kamburu (1959) izledi (Üçlemenin son kitabı, 1970'de yayınlanan Büyük Mal adlı romandır ). 1960'tan sonra tüm dikkatini Osmanlı tarihi ve toplum yapısına yönelterek, devlet, Doğu-Batı çatışması, Batılılaşma ve mülkiyet gibi sorunları derinden kavramaya uğraştı; araştırmaları sonucu resmi tarih söyleminin karşısında, Osmanlı Devleti'nin kültürel ve siyasi mirasını sahiplenen bir romancı haline geldi. Kemal Tahir'in kendisiyle, Osmanlı Devleti, Cumhuriyet ve Batılılaşma ile hesaplaşmasının sonucu olarak 1965 yılında Yorgun Savaşçı adlı romanı ortaya çıktı. Resmi tarih söylemine aykırı görüşler içeren bu eser, tarihi çarpıtmakla eleştirildi. 1980 yılında romanın TRT tarafından filme çekilmesi ile yeniden gündeme gelen eleştiriler, 1983'te filmin başbakan Bülent Ulusu'nun emri ile yakılmasına yol açtı. 1965 yılının Nisan ayında Cumhuriyet Gazetesi'nde tefrika edilen Bozkırdaki Çekirdek romanı, Kemal Tahir'in çok tartışılan eserlerinden birisi oldu. Bu eserde Köy Enstitülerinin tepeden inmeci bir yaklaşımla kuruluşunu eleştirerek iktidarla ters düştü. 1967'de en önemli eserlerinden birisi olan Devlet Ana yayımlandı. Osmanlı Devleti'nin kuruluşunu ele aldığı bu romanda "kerim devlet" kavramını ortaya attı. Batılılaşmayı eleştirdi. Yerli bir sosyalizm oluşturmaya çalışarak Marksistlerin tepkisini çekti. 1968'de Yorgun Savaşçı ile Yunus Nadi Armağanı'nı, Devlet Ana ile Türk Dil Kurumu Roman Ödülü'nü kazandı. Kemal Tahir, 1968'de aldığı davet üzerine SSCB'ye gitti. 1970'de akciğer ameliyatı geçiren Tahir, 21 Nisan 1973'te geçirdiği bir kalp krizi sonucu İstanbul'da yaşamını yitirdi. Cenazesi, Sahrayıcedit Mezarlığı'na defnedildi. Ölümünden sonra Yazarın "Namuscular", "Karılar Koğuşu", "Esir Şehrin İnsanları", "Dam Ağası", "Bir Mülkiyet Kalesi" romanları ölümünden sonra yayımlandı. Kemal Tahir kitaplarının yayının devam etmesi için ölümünden sonra eşi tarafından "Kemal Tahir Vakfı" kurulmuş; Kadıköy'deki hayatının son yıllarını geçirdiği ev, ziyarete açılmıştır. Yazarın kitapları Halit Refiğ, Metin Erksan, Atıf Yılmaz gibi yönetmenler tarafından sinemaya aktarılmıştır. Düşünceleri Düşüncelerindeki çıkış noktası Marksizm ile Türkiye gerçeği arasındaki bağlantı sorunuydu. Siyasi eylemlere de katılmış bir yazar olarak, Türkiye'de kendi algıladığı siyasal, sosyal, kültürel yapı ile Marksizmin sunduğu çözüm arasında bir çelişki görüyordu. Türk toplum yaşamına uymadığına inandığı batılılaşmaya ilişkin yargısı da Marksizmi yetersiz bulmasına bağlıydı. Çünkü Marksizm, "Türkiye'de 2. Meşrutiyet ve Cumhuriyet dönemlerinin siyasal ve kültürel uygulamalarını bir ticaret burjuvazisi devriminin sonucu" olarak değerlendiriyordu. Kemal Tahir ise böyle bir sınıfın varlığından kuşkuluydu. Böylece hem Marksizmin, hem de batılılaşmanın ürünü olan cumhuriyet dönemi resmi tarih görüşünün aşılması düşüncelerinin temel noktası oldu. Marx ve Engels'in doğu toplumlarıyla ilgili görüşlerini araştırdı. Cumhuriyet dönemi resmi ideolojilerinin dışında kalan Ömer Lütfi Barkan, Mustafa Akdağ, Halil İnalcık, Niyazi Berkes, Şerif Mardin gibi bilim adamlarının eserlerinden vardığı sonuca göre, Osmanlı-Türk toplumu, Marksizmin toplumların sosyo-ekonomik süreçte birbirini izleyen zorunlu aşamalar olarak gördüğü ilkel topluluk / kölecilik / feodalite / kapitalizm sürecinde yer almaz. Kendi kültürel ve sosyal yapısından kaynaklanan çok daha özel bir gelişme süreci, dinamikleri ile yapısal farklılıkları vardır. Bu nedenle batılılaşma, gerekli altyapısı olmayan bir topluma, soyut ve biçimsel bir üstyapı getirme çabasından başka bir şey değildir. Köklü bir ekonomik ve toplumsal devrim yapılmadan başlatılan tepeden inme uygulamalar taklitçiliktir. Bu ana fikir çerçevesinde eserlerinde Osmanlı toplumunun kölecilik ve feodalizmden çok farklı ve insancıl bir temel üzerine kurulduğunu anlatmayı amaçladı. Romanlarında da "Türk insanı ve Türkiye özeli" olgusunu ortaya çıkarmaya çalışmadı. Roman tamamen içinden çıktığı toplumun yapılanmasına bağımlıdır. Romanı diyalektik bir tür olarak anlamak ve insan muhayyilesine katkısını kavramak, romanın dünyayı belirlemek için sarfettiği çabaların biçimsel gerçekçilik tekniklerinin kullanımına bağlı olduğunu da anlamaktır. Don Kişot' un şövalye romanlarının kahramanlarına benzeme teşebbüsünün gülünçlüğü sadece model imkânsızlığı ışığı altında kavranabilir. Tam bu noktada Kemal Tahir'in önemi belirir. Zira Türk romanında bu meselenin taşını kaldıran ilk romancıdır. Romanları, Osmanlı Devleti'nin XIV. yüzyılda kuruluşundan XX. yüzyıla kadar Türk toplumunda bir Osmanlı sürekliliği arayışıdır. Toplumsal gerçekçi çizgide sürdürdüğü yazarlık yaşamında eserlerinde yalın bir dil kullandı. Bilhassa Orta Anadolu Türkçesini dilinin odak noktasına koydu. Diyaloglarla zenginleştirdi, karizmatik karakterler yarattı. Roman Esir Şehrin İnsanları (1956) -1 Esir Şehrin Mahpusu (1962) -2 Yol Ayrımı (1971)-3 Yediçınar Yaylası (1958) -1 Köyün kamburu (1959) -2 Büyük Mal (1970) -3 Hür Şehrin İnsanları (1974) Sağırdere (1955) - 1 Körduman (1957) -2 Rahmet Yolları Kesti (1957) Kelleci Memet (1962) Yorgun Savaşçı (1965) Bozkırdaki Çekirdek (1967) Devlet Ana (1967) Kurt Kanunu (1969) Namusçular (1974) Karılar Koğuşu (1974) Damağası (1977) Hikaye Göl İnsanları (1955) Senaryo Haremde Dört Kadın (1965, Halit Refiğ ile birlikte) Mektup Kemal Tahir'e Mapusaneden Mektuplar (Nazım Hikmet'le yazışmaları)