Devlet Çeri

·
Okunma
·
Beğeni
·
234
Gösterim
Adı:
Devlet Çeri
Baskı tarihi:
7 Şubat 2019
Sayfa sayısı:
310
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786057537454
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Elips Kitap
Akordeon, göç şarkıları çalarken bir başka dinlerlerdi. Tarihin, dikenli köye savurduğu bulutlardı onlar. Neler yaşamışlardı birlikte neler…

Anen kırk yaşında doğurunca çocuklar gibi şendi. Şehriban,
Devletkeri'ye dik dik bakabiliyordu ya! Her zaman ondan yanaydılar.

Derdini tesbih tanelerine anlatan Azizbekir'e çok acıdılar. Yola gelmez Etem, soyup soğana çevirdiğinde öfke doluydu gözleri.
Dava memleket davasıysa tüm yumruklar masada.
Hatice, oğlunun koluna dokunup, “Talih mi kader mi bunlar?” dediğinde ise çok üzgün.
Ah, ne vardısanki Şaban gibi kızdıkları insanlara taş atabilseler!
Kendilerine kucak açan imparatorluk gün gelip dara
düştüğünde kapılarını çaldı. Doğudan ve batıdan savrulmuşlarsa da birbirlerinin kaderlerine ortaktılar.
Tahtadan yaptıkları taht, hükümdarın temsilcisiydi.Hep el üstünde olan taht; yangında, selde, zelzelede ilk kurtarılacaklar arasında…
Hayır, hayır sürgün yememişlerdi. Dünyanın bin bir türlü hâli var denirdi ya işte öyle bir şeydi başlarına gelen. Talihin tahta oyuncağına mı dönmüşlerdi yoksa tarihin oyununa mı gelmişlerdi?
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Hayır,hayır sürgün yememişlerdi
Dünyanın bin bir türlü hali vardı ya öyle bir şeydi başlarına gelen
Firzan Üstün
Sayfa 311 - Elpis yayınları
Mahallemiz, kapılarımızla özeldi
Tahta, teneke, demir oymalı,zengin duruşlu,rengârenk,elden düşme...
Firzan Üstün
Sayfa 1 - Elpis yayınları
Çivileri bilmezdi ama malzemesi ucuz olanların taşıdığı anılar, en ağırlarıydı
Firzan Üstün
Sayfa 1 - Elpis yayınları
Şefkâtle vurulan tokmakların, hiddetle ortalıĝı çınlatması, insanlık suçundan sayılmaz mıydı!
Firzan Üstün
Sayfa 311 - Elpis yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Devlet Çeri
Baskı tarihi:
7 Şubat 2019
Sayfa sayısı:
310
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786057537454
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Elips Kitap
Akordeon, göç şarkıları çalarken bir başka dinlerlerdi. Tarihin, dikenli köye savurduğu bulutlardı onlar. Neler yaşamışlardı birlikte neler…

Anen kırk yaşında doğurunca çocuklar gibi şendi. Şehriban,
Devletkeri'ye dik dik bakabiliyordu ya! Her zaman ondan yanaydılar.

Derdini tesbih tanelerine anlatan Azizbekir'e çok acıdılar. Yola gelmez Etem, soyup soğana çevirdiğinde öfke doluydu gözleri.
Dava memleket davasıysa tüm yumruklar masada.
Hatice, oğlunun koluna dokunup, “Talih mi kader mi bunlar?” dediğinde ise çok üzgün.
Ah, ne vardısanki Şaban gibi kızdıkları insanlara taş atabilseler!
Kendilerine kucak açan imparatorluk gün gelip dara
düştüğünde kapılarını çaldı. Doğudan ve batıdan savrulmuşlarsa da birbirlerinin kaderlerine ortaktılar.
Tahtadan yaptıkları taht, hükümdarın temsilcisiydi.Hep el üstünde olan taht; yangında, selde, zelzelede ilk kurtarılacaklar arasında…
Hayır, hayır sürgün yememişlerdi. Dünyanın bin bir türlü hâli var denirdi ya işte öyle bir şeydi başlarına gelen. Talihin tahta oyuncağına mı dönmüşlerdi yoksa tarihin oyununa mı gelmişlerdi?

Kitabı okuyanlar 4 okur

  • Mehmet Akif
  • Seçil kul
  • Can Yıldırım
  • Akıllı bıdık

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%100 (4)
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0