Devrimi Yeniden Düşünmek - 1

·
Okunma
·
Beğeni
·
49
Gösterim
Adı:
Devrimi Yeniden Düşünmek - 1
Baskı tarihi:
Eylül 2010
Sayfa sayısı:
281
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758449699
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Özgür Üniversite Yayınları
Evet, yeni bir devrimci dalga için büyük bir devrimci silkiniş ve cesaret gerekiyor. Bu, Fikret Başkaya'nın açılış konuşmasında belirttiği gibi ve Regis Debray'ın kitabının adını anıştırarak söyleyecek olursak, bir devrimde devrim durumudur. Gerçekten de, iki yüz yılı aşkın devrimci deneylerin ışığında, devrime ilişkin kavramlarda, anlayışlarda, pratiklerde ve tavırlarda bir devrim yapmak gerekiyor. Çünkü eski anlayış ve uygulamaların, yaşanan son yüz yıl içinde birçok temel yanılgı barındırdığı ortaya çıkmış bulunuyor. Devrim paradigmasında köklü değişimlere gidilmeden yeni bir devrim imkânsızdır. Aşağıdan ayaklanmalar olsa bile bunun devrime dönüşebilmesi için bu alanda, öncelikle büyük bir düşünsel değişim, düşünsel devrim zorunlu gözüküyor. O halde, hiç çekinmeden, hiçbir tutucu önyargıya kapılmadan bütün eski devrim tezlerini ve pratiklerini doğrusuyla yanlışıyla didik didik etmek zorundayız.
281 syf.
·3 günde·Beğendi·8/10
Kitap sitede yoktu. Okuyan kimse olmadığı için de ne çıkacağını bilmiyordum ama beklediğimden çok daha doluydu.

Kitap aslında sosyalist deneyin neden başarısız olduğunu analiz ediyor. Madem bir devrim fikri var, fikirlerin de devrime uğraması gerekiyor. SSCB, Türkiye'deki sol hareketler, Stalinizm neden başarısızlığa uğradı bunun tartışmasının yapılmadığı ama artık cevaplar aramanın vakti geldiği belirtiliyor. Bir nevi solun öz eleştirisi desem yanlış olmaz.

Anarşist olan Gün Zileli ve Fikret Başkaya aslında Marx'ın üretici güçler teorisini eleştiriyor. Kitabın başında da devrimin, burjuvazinin en ileri olduğu dönemlerde değil, 1648 İngilteresi'nde ve 1789 Fransası'nda olduğunu, sanayisi çok az Rusya'da gerçekleştiği yazıyor. Öncü bir üretici güç yaratıp çelişkileri ve gelişmişliği ilerletmek amacıyla kapitalizme benzer robot işçiler yaratan ve pratikte işçiye boş zaman ve kendini geliştirme imkanı vermeyen Sovyetler yerden yere vuruluyor.

Lenin'in öncü parti ve profesyonel devrimci kavramları da nasibini alıyor. İşçinin pek çok eylemde olduğu gibi kendiliğinden faaliyete geçtiği ve partilerin, sendikaların burada sadece rol kaptığı, maddi üretimin içinde olan işçi sınıfının sadece teori üretenlerden daha bilinçli olabileceği anlatılıyor. Tekel direnişi burada bence güzel bir örnek olmuş.

Katıldığım bir nokta da sosyalizmin kapitalizmi taklit etmek yerine ona alternatif üretmesi gerektiği. Baskıcı kurumlarla, dışarıdan empoze edilen disiplin ile, askeri harcamaları kültürel harcamaların önüne koymakla olmaz. Özellikle üretim ve tüketim faaliyetlerinin felce uğratılmadan (grev, boykot gibi) bir şeyleri değiştirmenin zor olduğu fikri var.

Kitapta ayrıca Çin ve Küba devrimlerine de yer verilmiş ve Çin devrimi sırasında Stalin'in Sovyetler çıkarı için Çin Komünist Partisi'ne ve enternasyonalizm fikrine sırt çevirmesi çok sert eleştirilmiş. Ayrıca Çin Devrimi sonrasında Mao da nasibini alıyor. İyi asker kötü yönetici denerek. Yani kitap eleştirel yazılmış.

Tabii kitabın eksik noktaları neler dersek her anarşizme yakın fikirdekilere söylediğim gibi uzun süreli bir anarşist deney yaşanmadı, bu nedenle anarşistler genelde herkesi çokça eleştirir ama karşı tarafın böyle bir imkanı yoktur. Bu yüzden dedikleri çok haklı gibi görünse de yanılmaları da pek mümkün. Gerçi bu sadece Gün Zileli için geçerli.

Bazı yerlerde kendini tekrara düşüyor kitap özellikle profesyonel devrimciler eliyle maaşlı elemanlar yetiştirildiğine dair analizler ile sosyalistlerin de kapitalistler gibi büyüme sevdasına tutulup sömürüyü sona erdirememeleri çokça işlenmiş. Yine de okurken hatırlamama yardımcı oldu.

Ayrıca özellikle Küba kısmında eleştiriler yapıcı değil yıkıcı. Resmen karşı devrimci ağzıyla eleştirilmiş ya da ben fazla duygusal yaklaştım bilemiyorum.


Teorik ve siyasi kitap sevenler için bence iyi bir kitap. Vakit ayırıp okuyanlara teşekkür ederim.
-"Kübalı mısınız yoksa Arjantinli mi?" diye sordu Che'ye.

"Ben Kübalı, Arjantinli, Bolivyalı, Perulu ve Ekvatorluyum. Anladınız mı?"
Gün Zileli
Sayfa 198 - Özgür Üniversite

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Devrimi Yeniden Düşünmek - 1
Baskı tarihi:
Eylül 2010
Sayfa sayısı:
281
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758449699
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Özgür Üniversite Yayınları
Evet, yeni bir devrimci dalga için büyük bir devrimci silkiniş ve cesaret gerekiyor. Bu, Fikret Başkaya'nın açılış konuşmasında belirttiği gibi ve Regis Debray'ın kitabının adını anıştırarak söyleyecek olursak, bir devrimde devrim durumudur. Gerçekten de, iki yüz yılı aşkın devrimci deneylerin ışığında, devrime ilişkin kavramlarda, anlayışlarda, pratiklerde ve tavırlarda bir devrim yapmak gerekiyor. Çünkü eski anlayış ve uygulamaların, yaşanan son yüz yıl içinde birçok temel yanılgı barındırdığı ortaya çıkmış bulunuyor. Devrim paradigmasında köklü değişimlere gidilmeden yeni bir devrim imkânsızdır. Aşağıdan ayaklanmalar olsa bile bunun devrime dönüşebilmesi için bu alanda, öncelikle büyük bir düşünsel değişim, düşünsel devrim zorunlu gözüküyor. O halde, hiç çekinmeden, hiçbir tutucu önyargıya kapılmadan bütün eski devrim tezlerini ve pratiklerini doğrusuyla yanlışıyla didik didik etmek zorundayız.

Kitabı okuyanlar 1 okur

  • Yorgun demokrat

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%100 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0