Dicle'de Kelek İle Bir Yolculuk

·
Okunma
·
Beğeni
·
300
Gösterim
Adı:
Dicle'de Kelek İle Bir Yolculuk
Baskı tarihi:
2003
Sayfa sayısı:
133
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758454495
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Büke Yayınları
Yıl 1884. Düyun-u Umumiye yeni kurulmuş. Devletin vergileri bu uluslararası idereye ipotek edilmiş. İdare de Ali Bey'i müfettişlikle görevlendirmiş. O da İstanbul'dan çıkıp önce Anadolu'nun Güney Doğu illerini dolaşmış, sonra Bağdad'a gitme emrini almış. İki kelek hazırlatmış. Birinin üstüne küçük bir evcik yaptırmış. Ötekisi eşyaları taşımak için. Dicle üstünde günlerce süren, serüven dolu bir yolculukla Bağdad'a gitmiş. Birkaç yıl orada yaşadıktan sonra Hindistan'a da uğrayarak İstanbul'a dönmüş.
Bu kitapta bu heyecanlı ve öğretici serüvenin renkli öyküsünü bulacaksınız.
"...Bir zaptiye "buraya Sa'du Mağarası derler. Lanetleme bir yerdir. Sa'du muzır bir cindir ve bu mağarada yaşar, yolcular geçerken silah atmayacak olurlarsa başlarına mutlaka bir felaket gelir" dedi. "Barutun icadından önce yolcular ne yapardı? Böyle münasebetsiz düşünceden vazgeçin. Boş yere barut ve kurşun harcamayın. Özellikle kurşunun çölde birine rastlaması olasılığı vardır" diyerek bunların silah atmalarına engel oldum. Yarım saat geçer geçmez çöl tarafından hava birdenbire karardı. Rüzgar kasırga gibi çölden öyle bir toz kaldırmıştı ki baktıkça korku veriyordu. Kenara dar varabildik."
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Kitaba henüz alıntı eklenmedi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Dicle'de Kelek İle Bir Yolculuk
Baskı tarihi:
2003
Sayfa sayısı:
133
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758454495
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Büke Yayınları
Yıl 1884. Düyun-u Umumiye yeni kurulmuş. Devletin vergileri bu uluslararası idereye ipotek edilmiş. İdare de Ali Bey'i müfettişlikle görevlendirmiş. O da İstanbul'dan çıkıp önce Anadolu'nun Güney Doğu illerini dolaşmış, sonra Bağdad'a gitme emrini almış. İki kelek hazırlatmış. Birinin üstüne küçük bir evcik yaptırmış. Ötekisi eşyaları taşımak için. Dicle üstünde günlerce süren, serüven dolu bir yolculukla Bağdad'a gitmiş. Birkaç yıl orada yaşadıktan sonra Hindistan'a da uğrayarak İstanbul'a dönmüş.
Bu kitapta bu heyecanlı ve öğretici serüvenin renkli öyküsünü bulacaksınız.
"...Bir zaptiye "buraya Sa'du Mağarası derler. Lanetleme bir yerdir. Sa'du muzır bir cindir ve bu mağarada yaşar, yolcular geçerken silah atmayacak olurlarsa başlarına mutlaka bir felaket gelir" dedi. "Barutun icadından önce yolcular ne yapardı? Böyle münasebetsiz düşünceden vazgeçin. Boş yere barut ve kurşun harcamayın. Özellikle kurşunun çölde birine rastlaması olasılığı vardır" diyerek bunların silah atmalarına engel oldum. Yarım saat geçer geçmez çöl tarafından hava birdenbire karardı. Rüzgar kasırga gibi çölden öyle bir toz kaldırmıştı ki baktıkça korku veriyordu. Kenara dar varabildik."

Kitap istatistikleri

  • 300 defa gösterildi.