Dicle'nin Sürgünleri

9,3/10  (33 Oy) · 
122 okunma  · 
36 beğeni  · 
1.421 gösterim
Unutulmuşların sesi, ikinci bölümde sürgünlerin, kaybedenlerin, bin yıllık topraklarından koparılıp atılan bütün kavimlerin hikayesine dönüşüyor. Herkesin barış içinde yaşadığı Mezopotamya toprakları kanla sulanıyor. Bedirhaniler yeniliyor, isyancılar her biri dünyanın başka bir kıyısına sürgün ediliyor ya da öldürülüyor. Mir, önce İstanbul’a, sonra Girit’e ve Şam’a sürgün edilimiştir ve orada yoksulluk içinde hayat mücadelesi vermektedir. Dengbêj Biro ve Esther de ardı sıra. Büyük umutlar sürgünle, göçle yeniden tarihin sayfalarına gömülüyor.
  • Baskı Tarihi:
    2011
  • Sayfa Sayısı:
    463
  • ISBN:
    9752732254
  • Orijinal Adı:
    Hawara Dîcleyê - İı
  • Çeviri:
    Muhsin Kızılkaya
  • Yayınevi:
    İthaki Yayınları
  • Kitabın Türü:
mahmut yiğiter 
31 May 00:50 · Kitabı okudu · 8 günde · 10/10 puan

Düşmansız savaş olmaz, savaş düşmanı, düşman savaşı yaratır ve ikisi birden yıkımı getirir. Mehmet Uzun un Kürt tarihini en şekilde yansıtan romanlarından biridir.Kitapta Kürt kültürü, Nasturi kültürü ,Ermeni kültürü ve diğer mezopotamya halkları hakkında çok iyi betimlemeler yapılmış ve ayrıntılı bilgi vermiş Mehmet Uzun un söyleşilerden okuduğum kadariyla bu romanı oluştururken 100 e yakın kitap okuyup romanda geçen mekanları bizzat gezmiştir.

Delal Rıdvan 
 28 Tem 16:14 · Kitabı okudu · 45 günde · Puan vermedi

Mehmed uzunun iki seriden oluşan Dicle'nin sürgünleri ve Dicle'nin yakarışı adlı kitapları tam anlamıyla Mezopotamya halkını, tarihini ,acılarıni, sevinçlerini anlatan güzel kitaplar insan içten içe yüreğinin sızladığı bir yandan da kadim toprakları yüreğimde, beynimde gezintiye çıktığım çok güzel kitaplardı. Okumanızı tavsiye ederim :)

Çağdaş Yılmaz 
10 Ara 21:39 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Dengbej bıro nun dramatik hikayesidir. Olayların yaşandığı yer Mezopotamyadir. İsyana kalkmış bir halk, dengbejler, stranlar, aşk, ihanet ve kitabı okurken nerden geldiğini bilmediğiniz bir kaval sesi var kitapta... Evet yazar kitabın sayfaları arasına nasıl yapmışsa kaval sesi, menekşe kokusu, keçi sütünün kokusunu koymayı başarmış. Bir bakmışsın isyanın ortasında ihanete uğruyorsun, bir bakmışsın şiirler okuyup farkli alemlere göç ediyorsun.. Kürdü öğrenmek isteyen bu kitabı okuyabilir.

Tahir Demir 
24 Tem 09:08 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 10/10 puan

''Sessizliğn sesi şöyledir; hayatın yolunu yordamını bilen, hayatı hayat yapan bütün güzelliklere bir güzellikde kendisi iliştiren bir insan, bir anda yabancı bir ülkede yabancı bir yağmurun altında gözlerinizin önünde kayboluyor ve siz sadece bakmakla yetiniyorsunuz; ne onunla gidebiliyor nede gidişine engel olabiliyorsunuz.Sessizliğin egemen olduğu uzun bir süreden sonra dili son defa çözülüyor ve son sözünü kelime kelime, her kelimenin arasınada duyulan bir sessizliği ustaca yerleştirerek söylüyor, hakkınızı helal edin....Ve siz dönüp ona, asıl sen hakkını helal et diyemiyorsunuz. ''

Kitaptan 22 Alıntı

Delal Rıdvan 
17 Haz 17:23 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Savaşı görmüş, yaşamış her insan yaralıdır.
Ruhundan, yüreğinden ve beyninden yaralıdır.

Dicle'nin Sürgünleri, Mehmed Uzun (Sayfa 57)Dicle'nin Sürgünleri, Mehmed Uzun (Sayfa 57)
Habil Yoldaş 
30 Nis 23:39 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Unutma, yüreğin sesinde korku ve umut bir arada bulunur, korku umutsuz, umut korkusuz olmaz, fakat asıl olan yüreğin sesidir. Yüreğinin sesine kulak ver.

Dicle'nin Sürgünleri, Mehmed UzunDicle'nin Sürgünleri, Mehmed Uzun
Habil Yoldaş 
27 May 18:13 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Yeniden yaratmak zordur; geçmişte kalmış şeyleri, durumları ve ilişkileri baştan yaratmak daha zordur; hepten unutulmuş olan hikayeleri, olayları, duyguları, sesleri seda ve sözleri yeniden yaratmak ise dünyanın en zor işidir.

Dicle'nin Sürgünleri, Mehmed UzunDicle'nin Sürgünleri, Mehmed Uzun
Delal Rıdvan 
27 Haz 16:59 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Sessizliğin sesi hawar'dır ;yürek ve ruhtan gelen bir hawar, bilincin ve beynin hawar'ı...

Dicle'nin Sürgünleri, Mehmed Uzun (Sayfa 127)Dicle'nin Sürgünleri, Mehmed Uzun (Sayfa 127)
Habil Yoldaş 
27 May 18:18 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Halkından fedakarlık, hatta ölüm isteyen bir lider, halkına örnek de olabilmelidir. Yüksek hedefleri olan iyi bir önder, direnişin içinde olmalı, her türlü bela ve felaketlerden uzak huzurlu evinde değil.

Dicle'nin Sürgünleri, Mehmed Uzun (Sayfa 221)Dicle'nin Sürgünleri, Mehmed Uzun (Sayfa 221)
Habil Yoldaş 
27 Nis 21:07 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Gördüğümüz hayatta, her şey göz önünde cereyan ediyor ve hiçbir şey insana garip gelmiyordu; eğlence şaka, düğün dernek, türkü ziyaret, her şey kendisi gibiydi, dün, evvelsi gün olduğu gibi. Peki kimsenin görmediği öteki hayat?

Dicle'nin Sürgünleri, Mehmed UzunDicle'nin Sürgünleri, Mehmed Uzun
Habil Yoldaş 
27 May 18:15 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Artık çaresi yok, ben anlatacağım, sizler de dinleyeceksiniz sesim kesilince sıra size gelecek, hikayenin bir parçası olacak, onun dünyasına girecek, onunla özdeşleşecek, onu anlatacaksınız artık sizin de dinleyicileriniz olacak, bu kez sizin hikayeniz dinlenecek. Hayat böyledir zaten, zorla değil, sırayla…

Dicle'nin Sürgünleri, Mehmed UzunDicle'nin Sürgünleri, Mehmed Uzun
Habil Yoldaş 
01 Haz 15:18 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Çocukluğumda, kadim ve sağlam bir dut ağacı vardı Dicle kenarında. Evet, o ağaca benzer bir ağaç olmayı çok istiyordum; farklı, gür, köklü, kadim, sağlam, her şeye şahitlik yapan, bilginin, anlamanın ve sabrın timsali.

Dicle'nin Sürgünleri, Mehmed UzunDicle'nin Sürgünleri, Mehmed Uzun
Habil Yoldaş 
09 May 00:10 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Gün geceye, gece gündüze dönüyor, yeni bir gün başlıyor, ardından yeni bir gece geliyordu. Bir gün daha geçerken, sen içerde, yatakta ve yatağın dışında hep düşünüyordun. Kimi, neyi?

Dicle'nin Sürgünleri, Mehmed UzunDicle'nin Sürgünleri, Mehmed Uzun
3 /