Dijital Kıyamet 2038

·
Okunma
·
Beğeni
·
53
Gösterim
Adı:
Dijital Kıyamet 2038
Baskı tarihi:
2012
Sayfa sayısı:
112
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054591046
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
MY Kitap
Bu kitapta okuyacaklariniz türünün en iyi örnegi degil ama en iyi kurgulanmis hali. Romanda, küresel isinma, kuraklik, deprem, su sikintisi bunlarin hiçbirinden bahsedilmiyor. Yillardir güvendiginiz bilgisayar sistemi çökerse ne olur. Kuantum bilgisayarlar neye karsi üretiliyor. Gelecekte yasam nerede olacak. Nilüfer çiçegi kolonisi gerçekten var mi? Bütün bu sorular ekseninde okuyucuya algisal bir ufuk açan Dijital Kiyamet, gerçeklesmesi muhtemel bir senaryoyu öykülestirerek size sunuyor. Bu benim hikâyem de degildi, sizinki de degil. Sadece hiçbir zaman tarih kitaplarinda yer alamayacak geride kalan son neslin hikâyesidir.
112 syf.
·2 günde·3/10
Kapak resmi güzel değildi fakat ismi dikkatimi çekmişti. Tabii yazar yerli olunca ilk önce bir çekince oluşturdu bende. Şunun içindir ki 'Yiğidi öldür hakkını yeme' atasözünden yola çıkarak, yabancılara nazaran, 'bilim-kurgu' alanında, yerli yazarlarımız pek kaliteli eserler veremiyor ne yazık ki. Şimdi bir de ''Ne kadar Türk yazarın kitabını okudun da böyle konuşuyorsun?'' diye bir soru gelecektir elbet. Varsa söylesin belki benim gözümden kaçmıştır ama kimse yerli olarak, bir Isaac Asimov gösterebilir mi?

Konudan biraz bahsedeyim: Malum, bilgisayarın icadı ile hayatımız çok kolaylaştı. Şirketler için yazılımlar, programlar; sosyal hayatımız içinse sanal alem, oyunlar gibi. Saniyede en uzak ülkelerde akrabalarımızı, sevdiklerimizin sesini duyuyoruz. Ama çok memnun olduğumuz bu bilgisayarlar, bir gün kendi kıyametini gerçekleştirirse insanoğlu nasıl ayakta kalabilir? Tom Killburn'ün bilgisayar alanında geliştirdiği sistemlerle en fazla nereye kadar gidilebilir? Konu da bu zaten. 1970 yılında bir hata yapılıyor ve Dünya'daki tüm bilgisayarlar en fazla 68,5 yıl yaşayabiliyor. Ve 2038 yılı ise dijital kıyamet oluyor. Bir de kuantum bilgisayarlar var ki, esasında kıyametin tetiğinde parmağı olan kişi kendisi oluyor. Ben de pek bilgi sahibi değilim. Şurada biraz açıklama yapılmış, bakılabilir.
https://korkubilimi.com/...arklar-nelerdir.html

Sonuç olarak, eser havada asılı kalmış, sonu ve geneli tatmin etmedi. Kurguya yazık etmiş bence yazarımız. Bu kurgu başka bir kalemden çıksaydı eğer, çok farklı bir tablo olabilirdi. Güzel düşünceler de vardı ama buna binaen komik metinler de vardı. Mesela, Güney Kore, Kuzey Kore'ye nükleer atıyor ve Kuzey Kore yardım istiyor. Ha, olabilir elbet olmaz diye bir şey yok ama ne biliyim, konu Kuzey Kore olunca biraz esprili olmuş.:) Nitekim adamlarda, Türkiye'deki tüm bakkallarda bulunan torpillerden daha fazla füzeleri var.:) İyi okumalar...
Bir gün deyip asla o günün gelmediği günleri yaşadıkça yalnızlaşıyorum. Sevdiklerime hep aynı şeyi söyledim: Bir gün mutlaka tekrar döneceğim derken, kendi yalnızlıklarımı oluşturduğumun farkına bile varmamışım. Hayatın saniyelik huzurlarının peşinden koşarken, sürekliliği olan gerçek huzurları arkamda gözü yaşlı bırakmışım. Evet, gözü yaşlı yalnızlıkların tek nedeni kendi dünyamız değil mi?
''Savaşın en karmaşık tarafı bitişidir. Ne düzenin, ne de yeni belirsizliğin neler getirip götüreceğini kimse bilemezdi.''
Kamp ateşi yakıldığında yapılacak hiçbir şey yoksa, erkeklerin konuşacağı iki konu vardır diye düşündü Zahidi: Ya kadın ya savaş anıları.
O an (yaşadığımız an) en önemli vakittir, çünkü sadece o zaman elimizden bir şey gelebilir.
En önemli kişi, kiminle beraberseniz odur, zira hiç kimse bir başkasıyla bir daha görüşüp görüşmeyeceğini bilemez.
Ve en önemli iş iyilik yapmaktır, çünkü insanın bu dünyaya gönderilmesinin tek sebebi budur.
(Kitapta Tolstoy - İnsan Ne İle Yaşar kitabından parça verilmişti. )

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Dijital Kıyamet 2038
Baskı tarihi:
2012
Sayfa sayısı:
112
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054591046
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
MY Kitap
Bu kitapta okuyacaklariniz türünün en iyi örnegi degil ama en iyi kurgulanmis hali. Romanda, küresel isinma, kuraklik, deprem, su sikintisi bunlarin hiçbirinden bahsedilmiyor. Yillardir güvendiginiz bilgisayar sistemi çökerse ne olur. Kuantum bilgisayarlar neye karsi üretiliyor. Gelecekte yasam nerede olacak. Nilüfer çiçegi kolonisi gerçekten var mi? Bütün bu sorular ekseninde okuyucuya algisal bir ufuk açan Dijital Kiyamet, gerçeklesmesi muhtemel bir senaryoyu öykülestirerek size sunuyor. Bu benim hikâyem de degildi, sizinki de degil. Sadece hiçbir zaman tarih kitaplarinda yer alamayacak geride kalan son neslin hikâyesidir.

Kitabı okuyanlar 3 okur

  • Şevval Uyanık
  • bir_sevdadir_okumak_
  • İsmail | Synergy

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%33.3 (1)
3
%33.3 (1)
2
%33.3 (1)
1
%0