Dikenlikler Kralı (Parçalanmış İmparatorluk Serisi 2)Mark Lawrence

·
Okunma
·
Beğeni
·
226
Gösterim
Adı:
Dikenlikler Kralı
Alt başlık:
Parçalanmış İmparatorluk Serisi 2
Baskı tarihi:
Ekim 2017
Sayfa sayısı:
496
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052993071
Kitabın türü:
Orijinal adı:
King of Thorns
Çeviri:
M. Kerem Sanatel
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Pegasus Yayınları
İmparator olacak çocuk sonunda tahtına kavuşur ancak taç takmanın bedeli ağırdır…





“Yükseklere ulaşmak isteyen, cesetlerin üstüne basmak zorundadır ve benim arkamda birçok biraderimin cesedi var. Bir piyonken oyuncu oldum ve oynadığımız bu küçük oyunu ben kazanacağım, gerekirse tüm dünyayı da kana boğarım.”



Lordlar ve ufak krallar, Parçalanmış İmparatorluk’u ele geçirmek için çatışırken ülke yüzlerce savaşın ateşiyle harap olmuş durumdadır. Annesi ile kardeşinin intikamını almak için yürüdüğü uzun yolda Prens Honorous Jorg Ancrath, bitmek tükenmek bilmeyen bu savaşın arkasındaki gizli elleri fark eder. Oyunu görür ve tahtayı temizlemeye ant içer. Ancak ilk önce kendi taşlarını toplamalı, oyunu oynamayı öğrenmeli ve nasıl yeneceğini keşfetmelidir.

Halkının taptığı bir kralın emrindeki, altı ulusun askerlerini barındıran, yirmi bin kişilik bir ordu Jorg’un kapılarına dayanır. Bütün dürüst insanlar bu beyaz şövalyenin imparatorluğu birleştirip yaralarını iyileştirmesini ister. Bütün kehanetler ondan yanadır. Bütün iyi krallar, kendisinden kat kat güçlü orduların karşısında, sırf halkını ve topraklarını korumak için bile olsa, diz çökmeyi tercih eder. Ancak Kral Jorg, iyi bir kral değil.

Kendisinden çok daha büyük bir orduyla karşı karşıya kalan Jorg adil bir dövüşü kazanamayacağını bilir. Fakat hiçbir zaman adil dövüşmeye niyeti yoktur.



“Tüm kitap, sanki hiç sonu gelmeyen bir aksiyon sahnesi gibi. Dikenlikler Kralı, George R. R. Martin seviyesinde ama çok daha hızlı bir epik fantastik.”

-Fixed on Fantasy -



“Mark Lawrence’ın muhteşem üslubu aşırıya kaçmadan canlı, basitliğe kaçmadan sade. Sizi içine çekiyor ve hiç bırakmıyor.”

-Peter V. Brett -



“Dikenlikler Kralı, fantastik edebiyatın en yetenekli yazarlarından biri olarak Mark Lawrence’ın yerini sabitliyor.”

-Fantasy Faction -



“Güçlü bir kitap. ‘Etkileyici’ demek yetersiz kalıyor. Gerçekten fenomen olmuş bir seri.”

Choice Book Reviews



“Muhteşem. George R. R. Martin’le başa baş.”

Conn Iggulden



“Muhteşem bir roman. Dikenlikler Kralı, Dikenlikler Prensi’nden çok daha karmaşık ve ihtiraslı.”

-Sffworld.com -



“Bu kitap, okurunun ilgisinin tamamını isteyen ama bunun karşılığını da fazlasıyla veren karanlık bir roman. Kral olacak çocuğun hikâyesini şaşkınlık ve hayranlıkla okuyacaksınız.”

-Fantasy Book Critic-



“Kesinlikle ses getirecek bir seri.”

-Falcata Times -



(Tanıtım Bülteninden)
Şu sıra fantastik kurgu dönemimdeyim, Dikenlikler Kralı'nı ne zamandır bekliyordum bu araya denk gelmesi iyi oldu.

Dikenlikler Prensi'ni çok beğenmiş, anti-kahraman olan Jorg'a da bayılmıştım ve bu kitabı merakla bekliyordum. Anti kahraman yazmak zordur çünkü,
*Çoğu yazar ne yazık ki bu emelle yola çıkıp sonradan karakteri haklı çıkaracak nedenler üretmeye çalışırlar ancak Jorg öyle değil, o sadece kötü.
*Karakter farklı ve ürkütücü olabilmelidir, hoş olmayan davranışlar yeterli olmaz, karakteri okudukça sizi şaşırtacak bir şeyler bulabilmelisiniz.
Lawrence ilk kitapta bunları çok iyi başarmıştı, Jorg hem yeni hem farklı gelen bir karakterdi, sayfalar ilerledikçe başka bir tarafı çıkıyordu ancak bu kitap ilkinin zayıf bir yansıması gibiydi. Beni şaşırtan hiçbir olay olmadı diyebilirim, hatta Jorg daha sevecendi sanki. Olay örgüsü güzeldi ve geriye dönüşler olaylara olan ilgiyi artırıyordu ancak bir çok olay zayıftı, yazarın okura daha iyi aktarabilmesi lazım. Katherine'in günlüğü ise başarılı bir detaydı.

Yaşanan bazı olayları da Jorg'un karakterine uygun bulamadım, sanki bu kitaba ait değillerdi .

Yazar ilk kitapta hem farklı bir karakter hem de hikaye öne sürmüştü, yeni ve dikkat çekici detaylar çoktu ancak bu kitaptan ilk kitap kadar tat alamadım. Bazı detayları (kutu ve hayalet gibi) sevdim tabii ki ve serinin dünyasını daha yakından tanıma imkanı bulmak güzeldi.

Dikenlikler Prensi'ni daha çok sevsem de bu kitabı da severek okudum, serinin sonunu merak ediyorum.
Jorg’un Miana yengeyle evliliği üzerinden başladık. Nikahımızı Peter Gornst yaparken; nikah şahidi olarak da beni yazmışlar, bende hemen kabul ettim tabi.
4 yıl önce diye başlayan bir bölümler zinciri var, yani keşke geçen kitabın kaldığı yerinden devam etseydi. Daha iyi olurdu. Böyle sürekli geçmişi okuyunca bu kitaba ne zaman sıra gelecek, moduna giriyorsunuz. Bunu belirtmek gerek.
Kitabımız önceki kitapla kıyaslandığında geride hatta oldukça geride kalıyor. Yani bunu nasıl anlatayım hani diğer kitap 1. ve en önde olarak kabul edildiğinde bu kitap 2. sırada bile olsa birbirlerini görmüyorlar. O kadar arada fark var. Anlatımı bazen öyle sıkıyor ki elimden fırlatmamak için zor tuttum kendimi. Bunda etiketteki 39,90 yazısının zerre alakası olmadığını da belirtmek isterim.
Kitabımızda bir de Nekromansi üzerinde duruluyor. Şimdi Nekromansi de ne ola ki gibi yorumlar geliyor sanırım. En azından bana geldi. Ölmüş kişilerin ruhlarını doğaüstü güçlere karşı ruhsal koruma amaçlı çağırma olayı ya da böyle bir MEB tanımı yerine daha bizden bir cümleyle özetleyelim. Bilgi almak için ölülerin çağrıldığı ve ucuz Türk korku filmlerinde de sıkça rastladığımız bir Orta Çağ inanışı aslında. Nigromancy, başta Kilise olmak üzere her yerde yasaklanan bir davranış olarak öne çıkıyor. Tabi şimdi meraktan öyle araştırdım ki, burada da gereksiz bilgi kalabalığı yapmadan konuyu özetlediğime inanıyorum.
Spiritüalizm olarak da bunu genişletip sizlere fikir verebilirim. Yazarımız ayrıca Yapay Zeka üzerinde yani cansız varlıklara canlı varlık özelliği katmayla uğraştığından, bu konuya yoğunlaşması çok normal. Tabi bunu bazen çok abartmış bazen de üstünkörü geçmiş ama onun tercihidir, saygı duyarız.
Finalde de Temren Prensi Egan ile bir mücadeleye tanık olacağız ve kitabımız bitecek. Ama ne ara Prens, ne ara Kral, ne ara İmparator oldu derseniz, inanın bende bilmiyorum. O yüzden bu kitabı çok beğenmedim ama kavga gürültü olunca biz Türk insanı pek mantık aramıyoruz. Yorumu sizlere bırakıyorum. Bana sorarsanız “Okumasanız da Olur” diyeceğim. İyi akşamlar diliyorum..
Madem ki kendi güneşimizi yaratamayacağız, dur kıpırtısız, elbet doğanı kaçırtırız.

* Andrew Marvell (1621-1678) - To His Coy Mistress
[Bu tarz cümlelerde artık kaynak da belirteceğim, beğendiklerinize bakarsınız. Benim de hatırlamam açısından güzel oluyor tabi.]

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Dikenlikler Kralı
Alt başlık:
Parçalanmış İmparatorluk Serisi 2
Baskı tarihi:
Ekim 2017
Sayfa sayısı:
496
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052993071
Kitabın türü:
Orijinal adı:
King of Thorns
Çeviri:
M. Kerem Sanatel
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Pegasus Yayınları
İmparator olacak çocuk sonunda tahtına kavuşur ancak taç takmanın bedeli ağırdır…





“Yükseklere ulaşmak isteyen, cesetlerin üstüne basmak zorundadır ve benim arkamda birçok biraderimin cesedi var. Bir piyonken oyuncu oldum ve oynadığımız bu küçük oyunu ben kazanacağım, gerekirse tüm dünyayı da kana boğarım.”



Lordlar ve ufak krallar, Parçalanmış İmparatorluk’u ele geçirmek için çatışırken ülke yüzlerce savaşın ateşiyle harap olmuş durumdadır. Annesi ile kardeşinin intikamını almak için yürüdüğü uzun yolda Prens Honorous Jorg Ancrath, bitmek tükenmek bilmeyen bu savaşın arkasındaki gizli elleri fark eder. Oyunu görür ve tahtayı temizlemeye ant içer. Ancak ilk önce kendi taşlarını toplamalı, oyunu oynamayı öğrenmeli ve nasıl yeneceğini keşfetmelidir.

Halkının taptığı bir kralın emrindeki, altı ulusun askerlerini barındıran, yirmi bin kişilik bir ordu Jorg’un kapılarına dayanır. Bütün dürüst insanlar bu beyaz şövalyenin imparatorluğu birleştirip yaralarını iyileştirmesini ister. Bütün kehanetler ondan yanadır. Bütün iyi krallar, kendisinden kat kat güçlü orduların karşısında, sırf halkını ve topraklarını korumak için bile olsa, diz çökmeyi tercih eder. Ancak Kral Jorg, iyi bir kral değil.

Kendisinden çok daha büyük bir orduyla karşı karşıya kalan Jorg adil bir dövüşü kazanamayacağını bilir. Fakat hiçbir zaman adil dövüşmeye niyeti yoktur.



“Tüm kitap, sanki hiç sonu gelmeyen bir aksiyon sahnesi gibi. Dikenlikler Kralı, George R. R. Martin seviyesinde ama çok daha hızlı bir epik fantastik.”

-Fixed on Fantasy -



“Mark Lawrence’ın muhteşem üslubu aşırıya kaçmadan canlı, basitliğe kaçmadan sade. Sizi içine çekiyor ve hiç bırakmıyor.”

-Peter V. Brett -



“Dikenlikler Kralı, fantastik edebiyatın en yetenekli yazarlarından biri olarak Mark Lawrence’ın yerini sabitliyor.”

-Fantasy Faction -



“Güçlü bir kitap. ‘Etkileyici’ demek yetersiz kalıyor. Gerçekten fenomen olmuş bir seri.”

Choice Book Reviews



“Muhteşem. George R. R. Martin’le başa baş.”

Conn Iggulden



“Muhteşem bir roman. Dikenlikler Kralı, Dikenlikler Prensi’nden çok daha karmaşık ve ihtiraslı.”

-Sffworld.com -



“Bu kitap, okurunun ilgisinin tamamını isteyen ama bunun karşılığını da fazlasıyla veren karanlık bir roman. Kral olacak çocuğun hikâyesini şaşkınlık ve hayranlıkla okuyacaksınız.”

-Fantasy Book Critic-



“Kesinlikle ses getirecek bir seri.”

-Falcata Times -



(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 7 okur

  • Yu Jin
  • Sadık Kocak
  • Bülent Taflıoğlu
  • Alper Büyükyıldız
  • Can Bayrak
  • Mert Kaya
  • Esma Tezgi

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%33.3 (2)
9
%33.3 (2)
8
%0
7
%16.7 (1)
6
%16.7 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0