Diktatör Devirme Sanatı (Popülist İktidarla Mücadelenin Teorisi)

·
Okunma
·
Beğeni
·
154
Gösterim
Adı:
Diktatör Devirme Sanatı
Alt başlık:
Popülist İktidarla Mücadelenin Teorisi
Baskı tarihi:
Nisan 2018
Sayfa sayısı:
296
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786056805431
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Vafgo Yayınları
Eren Erdem'den ezberleri bozan bir çıkış daha. Bu kitap, klasik şablonların ötesinde başka bir tanım yapıyor. Yaşanan tüm krizi çözecek somut analiz ve tahliller içeriyor. Kitap baskıya girmeden önce 10 ayrı kişiye okutuldu. Her biri farklı dünya görüşlerinden olan bu kişilerden, 1 cümle ile kitabı anlatmaları istendi.

Kitap bittiğinde ne yapmam gerektiğini anladım. (Öğrenci/Fatma G…)

Gerçekten şaşırdım. Yıllarca yanlış yapmışız. Yanlış bir pozisyon almışız. Değişmeliyiz! (İşçi/Cenk A….)

Umut verici, ne yapmanız ve ne yapmamanız gerektiği konusunda ise ikna edici. (Büro Emekçisi/Derya İ…)

Türkiye'nin nasıl iyileşeceğini artık biliyorum. (Doktor/Salih Y…)

Popülizm kavramını hiç böyle düşünmemiştim. Daha doğrusu okumamışım. Ve nasıl mücadele edileceğini de. (Memur/Kemal Ö…)

Öğrendikleriniz sizi şaşırtacak! (Öğretmen/Lale K…)

Aslında büyük sandığınız güçlerin ne kadar küçük olduğunu ve yenilebilir olduğunu görüyorsunuz… (Mimar/İlknur S…)

Bir kişisel gelişim kitabı düşünün. Her okuyanı peşine takıp sürükleyebilecek bir kitap gibi. (Siyasetçi/ Deniz D…)

Bu kitap; İslamcıyla solcuyu, milliyetçiyle kürdü kısacası tüm kutuplaşmayı yok ediyor. Birleştiriyor. Buna çok ihtiyacımız var! (Yazar/Muharrem K…)

Perdeler açıldı, artık değişim kaçınılmaz! (Hukukçu/Onur C….)

Zihinlerde başlayan değişim, şehrin surlarını kuşattığında… (Eren Erdem)
296 syf.
·5 günde·Beğendi·8/10 puan
Siyaset biliminde Popülizm kavramının ülkemizde son yıllarda uygulama şeklini yazılı ve görsel medyada ki örnekleri ile resme büyük açıdan bakmayı gösteren kültürel hegemonyanın uygulanış şeklini hafızalarda uyandıran dili biraz ağır olmakla birlikte güzel kitap olmuş.Düşünce tarzınız da sorgulamayı hareketlendirecek bir yapıt olabilir
Popülistlerin bir siyasal başarı temeli yoktur.Zaten halkı siyasetsizleştirmeyi amaçlar.Kazanmasının yolu, muhalefeti kazanamayacak hale getirmektir.
...düşününüz; "eğer bir muhalefet milletvekili çıkıp, İslam'ı güncellemek gerekir deseydi" muhtemelen yer yerinden oynardı diyebiliriz. Lakin bunu Erdoğan söylediğinde, yaprağın dahi kıpırdamaması gibi bir durumla karşı karşıya kalırız. Çünkü “sinema, tiyatro, medya, yazınsal alan, edebiyat ve sayabileceğimiz tüm kültürel alanlarda" sürekli ve artarak devam eden bir hegemonya inşa edilmiştir. Her eve girilmiştir. Tüm medya işgal edilmiştir. Tek merkezden atılan manşetlerle halk, ikna edilebilecektir. Ve karşıda "ışık tutabilecek" bir güç yoktur.
Halk için, millet için, milletin adamı ve benzeri ibareler; popülistlerin temel söylemidir. Biz buna nabza göre şerbet verme, halk yağcılığı gibi tanımlar da yapabiliriz. Esasen kuramı olmayan bir kuram olarak popülizm bir tür halk dalkavukluğudur.
"AKP, ilk ve en büyük mücadelesini İslamcılığa karşı vermiş, Popülizmi bir yöntem olarak öncelikle bu sahada test etmiştir.

İslamcılığı bütün tarihsel yöntemlerinden soyutlayarak, iktidarı; sistemin içine girmek suretiyle ele geçirip dönüştürme" teziyle ikna etmeyi başarmıştır. Bu güçlü propagandaya karşı çıkışı sürdürenler ise tasfiye edilerek alan temizliği yapılmıştır. Dolayısıyla, İslamcılık artık sistemle, parayla, zenginlikle, lüks ve şatafatla tanışmıştır. Kapitalizme abdest aldırılmış, yeni elitler ve muhafazakar monşerler yaratma süreci inşa edilerek “iç evrim" tamamlanmıştır. Bir yandan kendi elitlerini yaratırken, öte yandan Popülizmin siyasal yöntemlerinden geri adım atmaksızın, yer sofralarına oturan, saçını ve sakalını değiştirmeyen, dolayısı ile halkta bir sınıf atlama intibasını yaratmayan bir siyasal örgütlenmeile, kadroların en azından şekilsel ve içerik olarak "elitlerle mücadele motivasyonunu" sürdüren AKP, mücadelesini bugünlere bu şekilde taşımıştır.
Halktan yana olduğunu söyleyen popülistler; öncelikle "kendi önceliklerine göre bir halk tanımı yaparlar" ve bu önceliklere uymayan herkesi "ötekileştirirler." Başlangıçta ötekileştirme olarak gelişen bu tutum, düşmanlaşma ve şeytanlaştırma olarak devam eder.

Çünkü Popülizmin varlık gerekçesi, "gerçek halk ve hainler" ayrımını yapabilmesine ve halkın çoğunluğunun "gerçek halk" ve bir kısmının da "hainler" kategorisine göre dizayn edilmesine borçludurlar.

Bu bağlamda, halk çoğunluğunun gerçek sesi olduğunu iddia eden popülist lider, hainler diye genel bir ad ile kategorize ettiği seçkinlere, elitistlere, düşünürlere ve kendine biat etmeyen tüm dinamiklere karşı “intikamcı bir kültür" ile bilenir. Bu durum "fasit bir daire" gibi süregitmek zorundadır artık. Geri dönüşü yoktur!

Özellikle de popülistlerin korkulu rüyası, bu kutuplaşmayı hedef alan siyaset biçimleridir.Bir siyasi hareketin "bu yaratılan kutuplaşmayı bitirecek içeriğe sahip" söylem üretmesi halinde, popülist iktidarlar tüm güçleriyle onları yok etme mücadelesine girişir. Ölüme varacak süreçlerin oluştuğu hadiseler yakın tarihimizde yaşanmışlıklarımız içinde yer almıştır. Çünkü Popülistlerin tek gücü, yarattıkları “sahte çatışmalardır." Millet ve Millet düşmanları şeklinde gerçekleşen bu çatışma nin sona ermesi, Popülist iktidarın yıkılışı olacağından, sürekli bir düşmana ihtiyaç vardır ve bu düşman; iktidara gelmeye çalışan diğer siyasi hareketlerdir.
Popülist siyasetçilerin "milletin adamı" olarak tanımlanması, ona karşı olan herkesin "millete karşı" olduğu algısını yaratmaya yöneliktir. Esasen bu durum "milletin adamı" olarak işaret edilen kişiyle mücadeleyi “milletle mücadeleye dönüştürür." Yanlışları eleştirilemez. Koca bir "millet" karşınızda pozisyon alır.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Diktatör Devirme Sanatı
Alt başlık:
Popülist İktidarla Mücadelenin Teorisi
Baskı tarihi:
Nisan 2018
Sayfa sayısı:
296
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786056805431
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Vafgo Yayınları
Eren Erdem'den ezberleri bozan bir çıkış daha. Bu kitap, klasik şablonların ötesinde başka bir tanım yapıyor. Yaşanan tüm krizi çözecek somut analiz ve tahliller içeriyor. Kitap baskıya girmeden önce 10 ayrı kişiye okutuldu. Her biri farklı dünya görüşlerinden olan bu kişilerden, 1 cümle ile kitabı anlatmaları istendi.

Kitap bittiğinde ne yapmam gerektiğini anladım. (Öğrenci/Fatma G…)

Gerçekten şaşırdım. Yıllarca yanlış yapmışız. Yanlış bir pozisyon almışız. Değişmeliyiz! (İşçi/Cenk A….)

Umut verici, ne yapmanız ve ne yapmamanız gerektiği konusunda ise ikna edici. (Büro Emekçisi/Derya İ…)

Türkiye'nin nasıl iyileşeceğini artık biliyorum. (Doktor/Salih Y…)

Popülizm kavramını hiç böyle düşünmemiştim. Daha doğrusu okumamışım. Ve nasıl mücadele edileceğini de. (Memur/Kemal Ö…)

Öğrendikleriniz sizi şaşırtacak! (Öğretmen/Lale K…)

Aslında büyük sandığınız güçlerin ne kadar küçük olduğunu ve yenilebilir olduğunu görüyorsunuz… (Mimar/İlknur S…)

Bir kişisel gelişim kitabı düşünün. Her okuyanı peşine takıp sürükleyebilecek bir kitap gibi. (Siyasetçi/ Deniz D…)

Bu kitap; İslamcıyla solcuyu, milliyetçiyle kürdü kısacası tüm kutuplaşmayı yok ediyor. Birleştiriyor. Buna çok ihtiyacımız var! (Yazar/Muharrem K…)

Perdeler açıldı, artık değişim kaçınılmaz! (Hukukçu/Onur C….)

Zihinlerde başlayan değişim, şehrin surlarını kuşattığında… (Eren Erdem)

Kitabı okuyanlar 12 okur

  • Çağatay İvgen
  • Gökçe Talı
  • Tolga
  • Ertuğrul GÜRCÜ
  • Mirsad Özcan
  • GÖKLER SONTUR
  • İbrahim Selçuk Demirciler
  • Pina Mina
  • Naim
  • Ali Can Avşar

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%50 (1)
9
%0
8
%50 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0