Dil Felsefesine Giriş

·
Okunma
·
Beğeni
·
70
Gösterim
Adı:
Dil Felsefesine Giriş
Baskı tarihi:
12 Kasım 2003
Sayfa sayısı:
160
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789751020567
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İnkılâp Kitabevi
Bu kitapta öncelikle, dili nesne edinen diğer bilgi dallarının çeşitliliğini içinde dil felsefesinin kendisine özgü sorunları ve bu sorunlar için felsefe tarihi boyunca filozoflar tarafından önerilmiş çözümler tanıtılmaktadır. Birinci bölümde dil felsefesinin ana konuları ve onları nesneleştirme tarzının dil ile ilgili diğer bilgi dallarından farkı; ikinci bölümde dil felsefesinin temel problemi olan "anlam" sorununa ilişkin çözüm önerileri; üçüncü bölümdeyse Antik Çağ'dan yirminci yüzyıla kadar geçin dönemdeki çeşitli filozofların dil anlayışları arasından seçilmiş örnekler yer almaktadır.
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Dil felsefesinin bir başka problemi gönderge (reference)dir.
Bir dilsel ifadenin anlamıyla göndergesi arasındaki ayrıma
dikkat çeken ilk filozof G. Frege’dir. Frege bir cümlenin
göndergesini, o cümlenin resmettiği nesne olarak
tanımlamakta ve o cümlenin anlamından ayırmaktadır. Frege
ye göre bir cümlenin anlamı, o cümlenin göndermede
bulunduğu nesneyi sunuş kipi (mode of presentation)dir.
Arda Denkel Anlam ve Nedensellik adlı yapıtında, Chomsky’nin doğuştancılığını eleştirerek evrimci bir anlam görüşü geliştirmektedir. Denkel’in evrimci anlam yaklaşımını dayandırdığı ana argümanı, gelişmiş bir iletişim dizgesi olarak doğal dil(ler)e insan türünün ancak, hayvanlarda gördüğümüz ilkel iletişim biçimlerine benzer (çığlıklar, mimik ve jestler, vb.) iletişim biçimlerinden başlayarak evrim süreci boyunca uğradığı mutasyonlar sonucunda sahip olabileceğidir.
OKUMA PARÇASI-I

4. Düşünce anlamlı tümcedir.
4. 001. Tümcelerin toplamı dildir.
4. 002. İnsan, her anlamın dile getirilmesini sağlayan diller
kurma yeteneğine sahiptir; her sözcüğün nasıl ve neyi
imlediği konusunda hiçbir fikri olmaksızın - Nasıl ki insan,
tek tek seslerin nasıl çıkarıldığını bilmeksizin konuşur.
Gündelik dil, insan örgenliğinin bir parçasıdır ve ondan daha
az karmaşık değildir.
Ondan, dilin mantığını dolaysız olarak çıkarmak, insan için
olanaksızdır.
Dil düşünceyi örter. Öyle ki, örtünün dış biçiminden, örtülen
düşüncenin biçimi konusunda sonuç çıkarılamaz, çünkü
örtünün dış biçimi, tamamıyla başka amaçlar için
kurulmuştur; gövdenin biçimini belli etmek amacıyla değil.
Gündelik dilin anlaşılması için yapılan sessiz düzenlemeler,
korkunç derecede karmaşıktır.
4. 003. Felsefe konularında yazılmış çoğunluk tümceler ve
sorular yanlış değil, saçmadır. Bu yüzden de bu türden
soruları hiçbir şekilde cevaplayamayız, ancak saçmalıklarını
saptayabiliriz. Filozofların çoğunluk soruları ve tümceleri,
dil mantığımızı anlamamamıza dayanır. (Bunlar, İyi’nin
Güzel’den daha özdeş olup olmadığı türünden sorulardır.)
Ve şuna da şaşmamalı ki, en derin sorunlar aslında hiç sorun
değildir.
OKUMA PARÇASI-1
Gündelik dil konusundaki bir metinde Ryle, “dilin gündelik
kullanımı’’ ile “gündelik dilin kullanımı’’ arasında ayrım
yapar. Gündelik dilin kullanımından söz edildiğinde
“gündelik’’ terimi, “teknik”, “derin”, “şiirsel”, “arkaik”,
“özel” terimleriyle karşıtlık gösterir. Bu koşullarda
“gündelik “, “ortak”, “yaygın”, “konuşulan”, “banal”,
“bayağı”, “popüler” anlamına gelir; yani gündelik dil
kavramı, göreli olarak belirli kişilerle sınırlı bir grup
tarafından, belirli bir çerçeve içinde (teknik dillerin
durumunda) ve belirli bir amaçla kullanılan bir dile özgü her
kavram ile karşıtlık içinde kullanılır. Oysa, dilin gündelik
kullanımından söz edildiğinde, “gündelik” terimi çok farklı
bir anlamda anlaşılır. Terim “kullanımı benimsenmiş
olmayan”, “klâsik olmayan”, “işlek olmayan” terimleriyle
karşıtlık taşır; “standart” ve “kullanımı benimsenmiş”
anlamına gelir. Ryle bu saptamalarda bulunmakla birlikte,
bir yandan da bu ayrımların aslında çok keskin
olmadıklarını belirtir. Gerçekten de, “karbüratör” teriminin
yaygın olarak mı, yoksa özel olarak mı kullanıldığını
söylemek güçtür; aynı şey hekimlik, ekonomi, felsefe
terimleri için de söz konusudur. Gündelik dil ile teknik dil
arasındaki sınırlar seçik ve net değildir; fakat Ryle şunu öne
sürer; “Bir ifadenin gündelik dile ait olup olmadığını bilme
söz konusu olduğunda, sonuçta hiç kimse kuşku içinde
kalmaz”. Gündelik dilin bir sözcesiyle karşı karşıya olup
olmadığımızı bilme sorununun ancak ve ancak sözcenin
terimlerinin incelenmesi yoluyla çözüleceğini de belirtmek
gerekir.
Dil felsefesi bir felsefe disiplinidir ve onu analitik felsefe gibi
birtakım felsefî geleneklerden dikkatle ayırmak gerekir. İnsan
felsefesi, etik, tarih felsefesi gibi dil felsefesi de kendisine
özgü problemleri ve kavramları olan bir felsefe disiplinidir.
Anlam, gönderge, belirli betimlemeler, düşünme-dil ilişkisi,
söz edimleri, vb. sorunlar dil felsefesinin konuları arasında
yer almaktadır. Dil felsefesinin analitik felsefe gibi, felsefe
etkinliğini tümüyle dilsel çözümlemelere indirgemek gibi bir
öncülden asla hareket etmediğinin / edemeyeceğinin altını
önemle çizmek gerekir.
Mantıkçı pozitivizm de bir felsefi akımdır. Bu akım “Viyana Çevresi” adı verilen topluluğa üye olan ya da doğrudan üye olmadığı halde dışarıdan destek veren filozoflar tarafından geliştirilmiş bir empirizm ve pozitivizm formudur. Bu akım aynı zamanda, analitik felsefe içindeki ilk gelişim evresini oluşturmaktadır. Mantıkçı pozitivizm dil sorunlarına duyarlı bir akım olmakla birlikte, sözgelimi matematiğin felsefi mantıksal temellerine, çağdaş fiziğin epistemolojik içerimlerine ya da moral sorunlara yönelik ilgisi nedeniyle sadece bir dil felsefesi akımı olarak değerlendirilemez.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Dil Felsefesine Giriş
Baskı tarihi:
12 Kasım 2003
Sayfa sayısı:
160
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789751020567
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İnkılâp Kitabevi
Bu kitapta öncelikle, dili nesne edinen diğer bilgi dallarının çeşitliliğini içinde dil felsefesinin kendisine özgü sorunları ve bu sorunlar için felsefe tarihi boyunca filozoflar tarafından önerilmiş çözümler tanıtılmaktadır. Birinci bölümde dil felsefesinin ana konuları ve onları nesneleştirme tarzının dil ile ilgili diğer bilgi dallarından farkı; ikinci bölümde dil felsefesinin temel problemi olan "anlam" sorununa ilişkin çözüm önerileri; üçüncü bölümdeyse Antik Çağ'dan yirminci yüzyıla kadar geçin dönemdeki çeşitli filozofların dil anlayışları arasından seçilmiş örnekler yer almaktadır.

Kitabı okuyanlar 11 okur

  • Roşeysa
  • ahmet sucubaşı
  • Rukiye Gül Bakırhan
  • Fırat Çağlar MANTAŞ
  • Keyif Pezevengi
  • Aziz Kamçı
  • Havva Kavcar
  • Coddan
  • SK
  • Mehmet Yaşar Özkan

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%33.3 (1)
7
%33.3 (1)
6
%0
5
%33.3 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0