Dil ve Politika: Dilin Kökeni Etnik Boyutu ve Kimlikle İlişkisi

·
Okunma
·
Beğeni
·
60
Gösterim
Adı:
Dil ve Politika: Dilin Kökeni Etnik Boyutu ve Kimlikle İlişkisi
Baskı tarihi:
Nisan 2012
Sayfa sayısı:
200
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055580308
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ütopya Yayıncılık
Maalouf’un dediği gibi insan dinsiz yaşayabilir ama dilsiz asla. İletişimin hızla arttığı günümüz dünyasında dile her zamankinden daha çok iş düşmekte. Küreselleşmeyle sınırlar aşılırken farklı kültürler anlaşabilecek ortak bir zemini yine dil üzerinden bulabiliyor.
Dünya çokkültürlü ve çokdilli ama hemen herkes artık bir lingua franca haline gelen İngilizceyi kullanıyor. Yeni iletişim teknolojileri öncelikle görselliğe dayalı bir sosyal dünya yaratırken dil de biçim değiştirmekte. Bilgisayar, internet ve cep telefonu ile yapılan haberleşmelerde kullanılan ulusal diller, kısaltma, kodlama veya başka bir dille karıştırma gibi biçim değişikliklerine uğratılmaktadır. Haliyle eğitime onca yatırıma rağmen anadilini yetkin biçimde kullanma becerisi de her geçen gün geriliyor; basılı metinleri eleştirel olarak çözümleme gücü giderek ortadan kalkıyor. Küreselleşme ve teknoloji, dilde yetkinleşmenin önünde bir engel artık. Öte yandan baskıcı-tek dilci politikalara bel bağlayan kimi ulus-devletler, yerel, azınlık, kabile, bölgesel dillerin kendilerini kamusal alanda ifade etmesini engellemeye devam etmekte. Bu da çağımızda etnik ve ulusal çatışmaların içinde dilin önemli bir rol oynadığının işareti sayılabilir.
Avustralya’da Aborjiniler, Çin’de Türkistan ve Uygurlar, Afrika’da sayısız kabile, İsveç’te Samiler, İspanya’da Katalan ve Basklılar, Türkiye’de Kürtler, Almanya’da Türkler, Büyük Britanya’da İskoç veya Galliler vs. yaşadıkları etnik ve göç sorununun içinde dile öncelikli bir yer vermekte ve bu da dil sorununu siyasallaştırmaktadır.
Bu kitap, teknoloji, ulus-devlet ve etnik sorun çerçevesinde dilin farklı görünümlerini ele alarak konunun çok çeşitli boyutlarına dikkat çekmektedir.
Betül Tuzcu
Betül Tuzcu Dil ve Politika: Dilin Kökeni Etnik Boyutu ve Kimlikle İlişkisi'yi inceledi.
200 syf.
·18 günde·Puan vermedi
Öncelikle bu kitabı üniversitede aldığım bir ders çerçevesinde okumaya başladım. Kemal İnal'ı da o dersin hocası ile tanımış oldum. Birçok alana hitap eden kitaplar yazan yazarımızın bu kitabı; dilin nasıl ortaya çıktığı hakkındaki görüşler, dilin toplumların politikalarıyla olan ilişkisi ve siyasal amaçlı kullanımı, Türkiye'deki dilin gelişimi ve bunun gibi birçok başlığı içerecek şekilde yazılmış. Hatta üniversitelerde belli bölümlerde 'dil ve politika' adında ders de veriliyormuş. Bir nevi bu kitabı okuyarak az da olsa bu dersi almış sayılabilirim diye düşünüyorum:)
".. Crystal, günümüzde herkesin kendi etnik dili(kimliğini ifade eder) ve uluslarası olan başka bir dil( anlaşma ya da iletişimi ifade eder) olmak üzere en az iki bilmesi gerektiğini söyler.."
"..İnsan ve toplumlar, her türlü ilişkisini dille sürdürür. İnsanın maddi ve manevi alanlarda ürettiği her şey dilde vardır, dille ifade edilir. Aslında dil Kottak'ın deyimiyle, homosapiens'i diğer türlerden ayırt ve insanın evrimsel başarısından kısmen sorumlu olan, uyarlanma sürecindeki bir avantajdır.."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Dil ve Politika: Dilin Kökeni Etnik Boyutu ve Kimlikle İlişkisi
Baskı tarihi:
Nisan 2012
Sayfa sayısı:
200
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055580308
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ütopya Yayıncılık
Maalouf’un dediği gibi insan dinsiz yaşayabilir ama dilsiz asla. İletişimin hızla arttığı günümüz dünyasında dile her zamankinden daha çok iş düşmekte. Küreselleşmeyle sınırlar aşılırken farklı kültürler anlaşabilecek ortak bir zemini yine dil üzerinden bulabiliyor.
Dünya çokkültürlü ve çokdilli ama hemen herkes artık bir lingua franca haline gelen İngilizceyi kullanıyor. Yeni iletişim teknolojileri öncelikle görselliğe dayalı bir sosyal dünya yaratırken dil de biçim değiştirmekte. Bilgisayar, internet ve cep telefonu ile yapılan haberleşmelerde kullanılan ulusal diller, kısaltma, kodlama veya başka bir dille karıştırma gibi biçim değişikliklerine uğratılmaktadır. Haliyle eğitime onca yatırıma rağmen anadilini yetkin biçimde kullanma becerisi de her geçen gün geriliyor; basılı metinleri eleştirel olarak çözümleme gücü giderek ortadan kalkıyor. Küreselleşme ve teknoloji, dilde yetkinleşmenin önünde bir engel artık. Öte yandan baskıcı-tek dilci politikalara bel bağlayan kimi ulus-devletler, yerel, azınlık, kabile, bölgesel dillerin kendilerini kamusal alanda ifade etmesini engellemeye devam etmekte. Bu da çağımızda etnik ve ulusal çatışmaların içinde dilin önemli bir rol oynadığının işareti sayılabilir.
Avustralya’da Aborjiniler, Çin’de Türkistan ve Uygurlar, Afrika’da sayısız kabile, İsveç’te Samiler, İspanya’da Katalan ve Basklılar, Türkiye’de Kürtler, Almanya’da Türkler, Büyük Britanya’da İskoç veya Galliler vs. yaşadıkları etnik ve göç sorununun içinde dile öncelikli bir yer vermekte ve bu da dil sorununu siyasallaştırmaktadır.
Bu kitap, teknoloji, ulus-devlet ve etnik sorun çerçevesinde dilin farklı görünümlerini ele alarak konunun çok çeşitli boyutlarına dikkat çekmektedir.

Kitabı okuyanlar 2 okur

  • Betül Tuzcu
  • Nihavend İflazi

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%100 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0