Dilsiz Annelerin Sessiz Çocukları

·
Okunma
·
Beğeni
·
700
Gösterim
Adı:
Dilsiz Annelerin Sessiz Çocukları
Baskı tarihi:
Nisan 2015
Sayfa sayısı:
80
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059020541
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Nota Bene Yayınları
“Geçenlerde karşı inşaatta oynarken dirseğimi çarpmıştım duvara. Öyle hızlı da değildi ama dirseğimden kalbime bir elektrik gitmişti de bir anda kalbimi ağlatmıştı sanki. Onun gibi bir acı var işte. Sadece dirseğimi değil her yerimi çarpmışım gibi; gözümden kalbime, karnımdan kalbime, dilimden kalbime, kalbimden her yanıma yayılan bir acı, bir elektrik var. Geçmiyor.”

Dilsiz Annelerin Sessiz Çocukları’nı okurken, kelimelerden size doğru yayılan bir elektrik hissederseniz şaşırmayın.

Ayşegül Kocabıçak yaşamımızın içinde olan, sürekli karşılaştığımız olayları anlatıyor öykülerinde. Bazen görmezden geldiğimiz, görüp sesimizi çıkartmadığımız, sesimizi çıkartsak susturulduğumuz olaylar.
Bazen kömür madeninde kaybettiği babası için sessizleşen, bazen dedesinin annesine yaptıklarına anlam veremeyen, bazen mahalledeki her olay için annesinin dövülmesine sesini çıkartamayan, cezaevinde uğradığı tecavüzü anlatamayan çocuklar var kitapta.

Ya kadınlar, kocası için susan, çocuğu için susan, toplum öyle öğretti diye susan kadınlar. Dillerini, seslerini kaybeden kadınlar. Dilsizliklerini bir gelenek gibi çocuklarına taşıyan kadınlar.
Öyküleri okudukça ne kadar tanıdık olduklarını fark edeceksiniz.
Bizim, her birimizin öykülerinin anlatıldığını fark edeceksiniz.
Bir elektrik başlayacak dilinizin ucundan nereye gideceği belli olmayan.
Sonra belki dilimiz çözülecek…
Belki de dilsiz ve sessiz olmaya devam edeceğiz…
80 syf.
·8 günde·Beğendi·Puan vermedi
Ayşegül Kocabıçak'ın "Dilsiz Annelerin Sessiz Çocukları" adlı kitabını okurken, Adnan Azar'ın "konuştur beni/en çok sustuğum yerden kanıyorum”dizeleri düştü aklıma.Konuşturmak istedim ben de dilsiz anneleri, sessiz çocukları...Konuşsunlar, isyan etsinler istedim, yaşadıkları karşısında.Yalın,vurucu bir anlatımı var Ayşegül Kocabıçak'ın.Derin bir hüzün, çaresizlik, umutsuzluk hissi kalıyor okuyucuda."...öykülerimle kocaman iddialı taşlar atıp camı çerçeveyi indirmek yerine her bir öykü minik bir çakıl parçasıymışcasına sırayla hayatın kara penceresine çarpsın ve okuyanı düşündürsün rahatını bozsun istedim." demiş Ayşegül Kocabıçak.Tam da dediği gibi oldu bende.İnanılmaz bir öykücü Ayşegül Kocabıçak.Sıkı takipçisiyim bundan böyle...


"Yapma anne!Gönderme beni.Babama bakarım.Sana bakarım.Her işinizi yaparım.Ne olur gönderme bu kez beni."
Duymuyor annem.Peşinden banyoya gidiyorum.O abdest alıyor ben konuşmaya devam ediyorum."Dayanamıyorum anne.Kendimi öldürmekten korkuyorum.Ne olur babama söyleyelim.Belki o kabul eder.Belki iş bulur çalışırım.Nazlı da artık çok korkuyor.Hep ağlayarak uyanıyor." Çoraplarını giyip, yemenisini bağlıyor.Gül kokulu tespihiyle Kâbe resimli seccadesini alıp diğer odaya geçiyor.Olduğum yere çöküp ağlamaya devam ediyorum.Yan odada Arapça fısıltılarının ardından Türkçe duaya başlıyor. "Allah'ım kızımın yuvasını yıkma.Kocasının kalbine merhamet, evlerine sevgi muhabbet ver.Yavrusunu babasız bırakma.Bizi ele güne rezil etme, ağzımızın tadını, gönlümüzden huzuru bozma ya rabbim.Âmin."Allah'ına dua etti.Allah duydu mu bilmem ama ben duydum.Son sözünü söyledi yine."
syf 40-41
Annemin Sustukları-Dilsiz Annelerin Sessiz Çocukları
80 syf.
·Beğendi·9/10 puan
Kitap 3 bölümden ve her bölümde 5 er adet hikayeden yani toplamda 15 hikayeden oluşuyor. Her öyküde inanılmaz güçlü ve samimi bir duygu var. Öyle süslü püslü anlatımlardan ziyade oldukça sade günlük hayatta konuştuğumuz dilde yazılmış ve o dil o kadar güzel kullanılmış ki bütün öykülerde yan karakter olarak ben de vardım sanki. Zaten kitabı okuduğunuzda hepimizin evinde mahallesinde köyünde çevresinde birebir tanık olduğumuz tüm yaşanmışlıklara her öyküde rastlayabiliyorsunuz.
Devamı: https://www.kitapofisihakan.com/...in-sessiz-cocuklari/
79 syf.
·4 günde·Beğendi·10/10 puan
Yazarın okuduğum ilk kitabıydı. Bir öykü sever olarak keyifle okudum.
Ülkemizin gerçeklerini içinde barındırdığı öyküleri mest etti. Belki birinden duyduğunuz, belki bir yakınızın, belki sizin başınıza gelmiş, illaki aşina olduğunuz “kadınların” gerçek hikayeleri...
Herkese tavsiye ederim.
Harika!
80 syf.
"Gülmek, acıyı bastırma yolu.
En kanatan anılara dayanma yolu."

Kitabı çok beğerek okudum. Yazarın ifadeleri inanılmaz derece etkileyiciydi.
Her bir öykü ben de derin izler bıraktı.
Özellikle ilk öykü olan, "Olmaz Mı?" isimli öyküde geçen, kömür madeninde babasını kaybeden o küçük çocuğun acıları bu kadar iyi yansıtılamazdı belki de:(
Bir de "Balerin" isimli öykü beni çok etkiledi.

Mutlaka bu yazarla tanışın bir gün diyorum.
80 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Ahhh ahhhh.... Yazarla ilk tanışmam ve sıfır beklentiyle başlamıştım. İnanamadım! Öykü severlere (hatta sevmeyenlere de) tavsiye ediyorum. Çok iç acıtıcı öyküler ve maalesef çok bizden, ülkemizden... Çok sade bir dili var, su gibi akıyor sayfalar. Bu kadar sade, bu kadar düz bir anlatımla bu kadar etkilemek... Çok, çoook iyiydi!!!
80 syf.
·1 günde·Puan vermedi
İçiniz sıkkın, kafanız bozuk ve ruhunuz incinmişken okumayın.
Sadece bitsin diye okudum. Başka kitabını okur muyum, tavsiye eder miyim bilinmez! Büyük konuşmaya da gelmez.
kendiniz karar verin en iyisi zaten 1 saatlik
Sevgi'yle :)
80 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10 puan
Baktığınızda incecik, içinde bir sürü hikaye olan bir kitap görüyorsunuz ya işte bu kitap parça tesirli bir bomba. O öyküler sizi öyle tokatlıyor ki afallıyorsunuz. Ayşegül Kocabıçak tam bir meram anlatma ustası. Bu kadar acının ve çaresizliğin olduğu bir kitabın hiç bitmemesini ister mi insan? Yazarın tüm kitaplarını okumadan rahat yok bana. On numara beş yıldız kitap.
80 syf.
·8/10 puan
Kitabı elime aldığımda Run Gülüzar Run tarzında bir kitap olduğunu anlamıştım aslında ama bu kadar sürükleyici olacağını tahmin etmemiştim. Tabi sürükleyici olmasında içinde geçen hikayelerin dört beş sayfadan oluşmasının da büyük etkisi vardır. Kitaba sabah başladım, akşam bitirdim desem yeridir. Hepsi birbirinden güzel ve hayatın içinden olan hikayelerin hepsi çok etkileyiciydi fakat bazıları beni daha da sarstı. Bu hikayelerin gerçek olduğunu düşündükçe ise kalbime sanki iğne batırılıyormuş gibi hissediyorum... Özellikle sarsıldığım bu hikayelerin birkaçını sizinle paylaşmak istiyorum... Mesela Köpük, Boş Ver, Annemin Sustukları, Kırmızı Ayakkabı ve Şeyine mi Battı?... Bence güzel bir hikaye kitabı olmuş, kalemine sağlık Ayşegül Kocabıçak...
80 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Kısacık bir öykü kitabı tutuyorum elimde. Soma'da babasını kaybetmiş,mezarına içine kömür tozu kattığı bir bidon su ve cebinde babasının çoraplarıyla giden bir çocuk düşünün. Çoraplari babasının ayak ucuna serip,hava sıcak babam burda terlemiştir diye suyu usulca döken çocuk. Bir umut burnunu getirdigi çoraplara dayayıp,babamın kokusu toprağın altından çıkıp burnuma bir kere gelsin diyen çocuk. Ah hikayen nasıl acıttı.
Bu öyküyle başlayan kitabın baş kahramanları kadın ve çocuk. Annesi öldüğü için intihar eden evlat, annesinin intiharını gören evlat, kayınpederin göz koyduğu gelin... Aile içi şiddet, istismar ve acı hikayelerin ortak noktası.
Ayşegül Kocabıçak bu kitabı için;anlatmak istediğimi en az kelimeyle en yalın biçimde,usulca ama rahatsız ederek vermek istedim demiş. Amacına da ulaşmış,okudukça öfkelendim,üzüldüm.
Taciz edilenlerin, tecavüze uğrayanların sessizliği cesaret oluyor bunu yapanlara. Utanması gerekenin kadın/çocuk olmadığını hepimizin anladığı günler pek yakındır umarım.
Sertti babamın elleri.
Kocamandı.
Kışın çatlardı.
Tırnak dipleri hep kara olurdu.
Ne kadar yıkasa çıkmazdı.
Bulaşık süngerinin yeşil yeriyle sürterdi de yine çıkmazdı.
Bayramlarda “Utanıyorum çocuklara öptürmeye, ”derdi.
Üstü başı kapkara, ayakkabıları tozlu olurdu ama bakışları tertemiz...

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Dilsiz Annelerin Sessiz Çocukları
Baskı tarihi:
Nisan 2015
Sayfa sayısı:
80
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059020541
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Nota Bene Yayınları
“Geçenlerde karşı inşaatta oynarken dirseğimi çarpmıştım duvara. Öyle hızlı da değildi ama dirseğimden kalbime bir elektrik gitmişti de bir anda kalbimi ağlatmıştı sanki. Onun gibi bir acı var işte. Sadece dirseğimi değil her yerimi çarpmışım gibi; gözümden kalbime, karnımdan kalbime, dilimden kalbime, kalbimden her yanıma yayılan bir acı, bir elektrik var. Geçmiyor.”

Dilsiz Annelerin Sessiz Çocukları’nı okurken, kelimelerden size doğru yayılan bir elektrik hissederseniz şaşırmayın.

Ayşegül Kocabıçak yaşamımızın içinde olan, sürekli karşılaştığımız olayları anlatıyor öykülerinde. Bazen görmezden geldiğimiz, görüp sesimizi çıkartmadığımız, sesimizi çıkartsak susturulduğumuz olaylar.
Bazen kömür madeninde kaybettiği babası için sessizleşen, bazen dedesinin annesine yaptıklarına anlam veremeyen, bazen mahalledeki her olay için annesinin dövülmesine sesini çıkartamayan, cezaevinde uğradığı tecavüzü anlatamayan çocuklar var kitapta.

Ya kadınlar, kocası için susan, çocuğu için susan, toplum öyle öğretti diye susan kadınlar. Dillerini, seslerini kaybeden kadınlar. Dilsizliklerini bir gelenek gibi çocuklarına taşıyan kadınlar.
Öyküleri okudukça ne kadar tanıdık olduklarını fark edeceksiniz.
Bizim, her birimizin öykülerinin anlatıldığını fark edeceksiniz.
Bir elektrik başlayacak dilinizin ucundan nereye gideceği belli olmayan.
Sonra belki dilimiz çözülecek…
Belki de dilsiz ve sessiz olmaya devam edeceğiz…

Kitabı okuyanlar 108 okur

  • S can
  • Selin
  • Mebrure
  • Merve senem güneş
  • lallavanta
  • Esrayaprak
  • pinar
  • Bilge
  • Elif Yılmaz
  • Şenül Korkusuz

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%18.4 (9)
9
%22.4 (11)
8
%28.6 (14)
7
%12.2 (6)
6
%8.2 (4)
5
%4.1 (2)
4
%2 (1)
3
%2 (1)
2
%0
1
%2 (1)