Din Bu-1 Tanrı ve Kur'an

8,6/10  (27 Oy) · 
77 okunma  · 
21 beğeni  · 
1.113 gösterim
"Elinizdeki kitap, daha güzel bir dünya için açılmış bir çığırın kitabıdır. Daha güzel bir dünyanın, daha özgürlüklü bir dünya olmadan gerçekleşemeyeceği açık. Daha özgürlüklü bir dünyanın kurulabilmesi için de "tabu"ların yıkılması gerekli. Her türlü tabu yıkılmalı. En başta da "din"lerden, "inanç"lardan kaynağını alan tabular. Özgürlükleri bağlayan her türlü zincir kırılmalı. En başta da kafalardaki "iman zinciri"... Bu zincirlerin geçerli olduğu toplumlardaki insanlar, gerçekte "insanlar"dan daha başka şeydirler. İnsanın "düşünme" özelliğine tam yaraşır biçimde düşünemezler. "İman" kalıpları içindedir düşünceleri. Doğanın yapısına, yasalarına ters doğrultudaki "değişmezlikler" içinde..."
e-zeki 
30 Nis 2015 · Kitabı okudu · 1/10 puan

Şimdi bir çok "Gayrimüslim" diyeyim beni topa tutacak ama yine de söyleyeceğim. Bu kitap ateizmin değil, islam karşıtlığının manifestosudur. Bu kitaptaki bilgilerin (eğer zahmet edip karşılaştırırlarsa) bir çoğu yanlış ve çarpıtılmıştır. Bir çok yerde kanıt olarak kullanılan hadisler köşesinden bucağından kırpılarak bilinçli olarak dezenforme edilerek sürülmüştür. Kullanılan Hadislerin yaşandığı olaylar bazen gözardı edilerek anlam ve zaman bütünlüğü kaybettirilmiştir. Üzülerek söylüyorum bu kitabı okuyup ateist olan varsa mümkünse bir daha düşünsün. Çünkü bu kitap insanı ateist değil islam düşmanı yapar. Ateizm bu kitaptan çok daha geniş bir felsefe ve -katılın veya katılmayın- daha saygın şekilde anılmayı hakediyor. Bu kitap sadece bir demagoji.

Çağrı 
30 May 2016 · Kitabı okudu · 10 günde · 10/10 puan

Doğumumuzdan itibaren ailemizin inancı neyse, biz de o inanca bağlı oluyoruz. Oysa, kendi inancımızı seçebileceğimiz yaşa geldiğimizde, daha doğrusu farklı inançları idrak edebilecek seviyeye ulaştığımızda, Turan Dursun'un kitabını okumakta fayda var diye düşünüyorum. Ondan sonrası karar sizin. Teoride, kimse, kimsenin inancını eleştiremez, inanç özgürlüğünü elinden alamaz. Bu düşüncenin ışığında kalarak, okumanızı tavsiye ediyorum.

Ek: Bu kitap, insanı İslam düşmanı yapmayı amaçlamıyor. Turan Dursun'un yobazlarca sürekli tehdit edilmesi ve sonunda öldürülmesi bile aslında durumu açıklıyor. Kitabın içerdiği bilgiler, en çok güvenilen kaynaklardan alıntıdır. Yalan diyenler, bu kaynaklara yalan demektedir. Haberiniz olsun...

ertuğrul nuroğlu 
08 Oca 03:35 · Kitabı okudu · 9/10 puan

çok farklı çok tehlikeli bi kitap okumadan önce önlemlerinizi alın ben 22 meal programıyla inceledim.Bu kitap fikirlerimi çok değiştirmiştir.Yazarın hayatıda çok ilginçtir.Herkes okumalı.Hodri meydan :)

Kitaptan 4 Alıntı

"Nerede ki akıl özgürdür ve egemendir, orada din adamına yer yoktur."

-Voltaire

Din Bu-1, Turan Dursun (Sayfa 8)Din Bu-1, Turan Dursun (Sayfa 8)

"Akıl" ve "bilim", aydınlık kesimdedir. "Din", "iman"sa karanlık
kesimde. Aklın, bilimin "ölçüleri" bellidir. "Gözlem" vardır, "deney"
vardır, "nesnellik" vardır... Yolu "ışıklandıran da bunlar. Din ve
imandaysa bunlar yoktur. Karanlığı da bundan...

Din Bu-1, Turan Dursun (Sayfa 3)Din Bu-1, Turan Dursun (Sayfa 3)

Tanrı'nın Biçimi ve Boyu
Şura Suresinin 11. ayetinde bir parçanın, Diyanet’in resmi çevirisindeki anlamı şöyledir:
“… O’nun (Tanrı’nın) benzeri hiçbir şey yoktur...”

Parçanın sözlerini tam karşılığıysa şöyle:

“… O’nun (Tanrı’nın) benzeri gibi bir şey yoktur…”

...

Bununla birlikte “Tanrı’nın benzeri yoktur” sözü, Kur’an’ın bütü’nünde ve hadislerde tanıtılan “Tanrı’ya pek uymuyor. Çünkü gerek ayetlerde, gerek hadislerde Tanrı’nın nasıl tanıtıldığına, O’na uygun görülen niteliklere bakıldığında, bu Tanrı’nın “tıpkı insana benzediği” görülür. Yani “insan”da bulunan nitelikler bu “Tanrı”da da var:

Örneğin: insan görür, işitir; bu Tanrı da görür, işitir, insan konu’şur, bu Tanrı da, öyle… İnsan gelir, bu Tanrı da… insan kızar-öfkelenir, bu Tanrı da., insan “öç alma” yoluna güder; bu Tanrı da… insan yatışır, düşünür, acır, bağışlar; bu Tanrı da., insan gibi “efen’didir (Rabb), “kral”dır (Melik), “ev”i (Ka’be…), “tahtı, sarayı” (ARŞ) vardır. Güçlüdür kimi insan gibi (Azız). “Ezici”dir (Kahhâr), “zor-ba”dır (Cebbar), “sevecen”dir (Vedûd)… Dost, düşman edinir…

BlÇlMİ de insan gibidir bu “Tanrı”nın:

İnsan gibi “yüz”ü vardır. Birçok ayette, Tanrı’nın “vech”inden, yani -“yüz”ünden sözedilir (örneğin Bkz. Bakara: 115; Rahman: 27…).”El”inden, “iki el”inden sözedilir. Âdem için “iki elimle yarat’tım” diyor. (Bkz. Sad: 75.) Kendisi için “iki eli açık” denir. (Bkz. Mâi’de: 64.) “iki göz”ünden sözedilir. Kimi zaman “aynî”, yani “gözüm” der (Bkz. Tâhâ: 39), kimi zaman kendi “gözler”inden “a’yunina”, yani “gözlerimiz” diye sözeder (Bkz. Hûd: 37, Mü’mimûn: 27; Tûr: 48…)

Bütün bunları, yani Tanrı’nın Kur’an’daki biçimini, kafalarındaki Tanrı kavramına uygun bulmayan yorumcular, kelamcılar ve usulu’l-fıkıhçılar (İslam hukukçuları), kendi görüşlerine uydurmak için sözle’ri, sözcükleri gerçek anlamlarının dışına çıkarıp yorumlar yaparlar. Eskiler (selef) ve eskilerin .görüşünü benimseyenler (Selefiyye) ise, “yorum” (te’vil) yolunu benimsemez; “Ne demek istendiğini ancak Tanrı bilir” derler, lbn Teymiyye buna da “karşı çıkar, “yalnızca Tanrı bilir” görüşünü kabul etmez. Gerçek anlamın dışında yorumlar yapma’yı benimsemese de… (Bkz. Ibn Teymiyye, Der’u Teâruzi’1-Akli ve’n-Nakl, 1/14-15.)

Tanrı’nı görmesinin işitmesinin ve öteki niteliklerinin insanınki-ne görünüşte benzese de gerçekte benzemediği savunulur genellikle “Eli, yüzü, gözü…” için de benzer şeyler söylenir. “Tanrı’nınki çok başkadır” denir.

Şöyle denebilir:

-Tanrı’nın eli vardır. Ama bu “EL” kimbilir nasıl bir eldir? Yü’zü de vardır. Ama bu “YÜZ”, nasıl bir yüz? Gözleri de vardır, ama bu “GÖZLER” nasıl gözler?
“Selefin, “Selefiyye”nin dediklerinin de aşağı yukan bu olduğu söylenebilir. Dahası öteki yorumcuların ki de, döne dolaşa bu noktaya gelebilir. (Bkz. F. Râzî, 271150-154.)

Ne var ki, Tanrı’nın, “Âdem’i KENDİ SURETİNDE yarattığını” anlatan hadisler gözardı edilemez:

Muhammed açıklıyor:

“Tanrı Âdem’i KENDİ SURETİNDE (kendi biçiminde) yarattı. O sırada Âdem, 60 ‘zira’ idi” (bir ‘zira’ = dirsekten orta parmak ucuna kadar 75 cm., 90 cm arası. 60 zira; 45 m., 54m arasında değişiyor.) (Hadis için Bkz. Buhârî, e’s-Sahih, Kitabu’-lstizanl 1; Tecrid hadis no: 1367; Müslim, Kitabu’l-Cennel 28, hadis no: 2841.)

“Kendi suretinde…” yani “Tanrı’nın suretinde…” Bir hadiste de Âdem’in “Rahman’ın (‘Rahman’ Tanrı’nın bir adıdır) suretinde yaratıl’dığı” açıklanır.

Bir “insan”ın -bu insan Âdem de olsa- 45-50 m. boyunda ola-mıyacağı açık. Yani gerçek anlamıyla “bilim”in hiçbir dalı bunu kabul etmez. Kur’an’ı, hadisleri, kısası “din”i “bilim”le bağdaştırma çabaları da boşuna bir çabadır.

Muhammed, Tanrı’nın, “Âdem’i kendi suretinde yarattığını” açıklarken, “o sırada Âdem’in 60 zira (yaklaşık 45-50m.) boyunda olduğu’nu” mu açıklamak istiyordu? Kesin bir şey söylenemez. Ama bu açıklamaya göre şu söylenebilir: Madem ki Tanrı İNSAN biçimindedir; öyleyse organlarını biçimi ne olursa olsun, insanda olan organlar Tanrı’da da vardır: Örneğin: Tanrı’nın da İKİ ELİ, her elinin beş parmağı, İKİ AYAĞI, her ayakta beş parmağı, iki gözü, iki kulağı, bir burnu, saçlı ya da saçsız başı, bir beyni, bir kalbi, ciğerleri, böbrekleri, bağırsakları vardır.

Din Bu-1, Turan Dursun (Sayfa 29 - Kaynak Yayınları)Din Bu-1, Turan Dursun (Sayfa 29 - Kaynak Yayınları)
Çağrı 
08 Oca 17:59 · Kitabı okudu · İnceledi · 10/10 puan

"Mükemmel olmaktan uzak, kötülüklerle dolu bu dünya, Tann'yı keyfî, gaddar, insan yazgısına egemen niteliklerle tanımlayan zihniyetin oluşturduğu bir dünya'dır. Tanrı anlayışını akılcı temele dayatmak ve SEVGİ öğesi yapmak ve böylece insanlar arası ilişkiler kaynağı kılmak gerekir..." Sinoplu Marcion

Din Bu-1, Turan DursunDin Bu-1, Turan Dursun