Din Bu 2 Hz.muhammed

·
Okunma
·
Beğeni
·
1489
Gösterim
Adı:
Din Bu 2 Hz.muhammed
Baskı tarihi:
2006
Sayfa sayısı:
414
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753434706
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kaynak Yayıncılık
En eski "kutsal kitap" hangisidir? "Kutsal kitaplar" birbirlerinden nasıl etkilenmişlerdir? "Kutsal Kitaplar", kendi dışından neler almışlardır? Gözleri "göğe çevrik" insanlar nasıl insanlardır? Muhammed'e göre, Muhammed'in "iman"ı nereli? "Tanrı"lar "erkek" olunca "kadın" hangi noktada kalmıştır. Önce: "Kur'an'ın kaynakları", sonra da öbürleri. Yeryüzünde "kutsal kitaplar"ı önce kendi içlerinde incelemeye çalıştım. Ardından bunları birbirleriyle karşılaştırdım. Hangisinde hangisinden ne ölçüde etkiler, alıntılar var; belirtmeye çalıştım. "Kutsal kitaplar" diye bilinenlerin, kendilerinden önceki yasalardan, örneğin bir Hammurabi yasalarından, ayrıca "söylence"lerden (efsanelerden), örneğin Sümer söylencelerinden ve ötekilerden neler almışlarsa araştırmam ölçüsünde belirtmeye çalıştım.
(Arka Kapak)
414 syf.
·56 günde·4/10
Net olarak söyleyeyim bu kitap açık bir şekilde kitap olmaktan ziyade İslam’a karşı art niyetle yazılmış bir yazılar topluluğudur.

İlk kitaba yazdığım incelemedeki gibi maalesef Turan Dursun gerçekleri söylemekten çok karalamaya, yermeye ve bir dini çökertmeye çalışıyor; çünkü maalesef işine gelenleri yazıp, işine gelenleri kabul ettirmeye, empoze ettirmeye uğraşıp işine gelmeyenlerden ise hiç bahsetmiyor, eğer ki bunları gerçekten yapıyor olsa Turan Dursun’un iyi niyetine, samimiyetine hak vereceğim, yani kitapların önsözlerindeki gibi veya sağda solda yazanlar gibi mükemmel bir kişilik veya insana, insanlığa ülkeye büyük bir faydası olan biri değil. Değerlere saygısı yok en başta. Bir de anlamadığım bir nokta var ki benim Turan Dursun için harika kişilik, bilgi dehası veya cumhuriyet devriminden sonraki en önemli olay gibi abartılı övgülerin söylendiğini okuyorum. Bu adam bunları hak etmek için ne yapmış? Tamam konuştukları, yazdıkları o dönemlerde dile getirmek söylemek çok zordu, büyük bir cesaret göstergesi ama bunları yapmak, dile getirmek bu kadar mı büyük olay? İnsanların değerlerine, inanışlarına hakaret etmek bu kadar mı yüce davranış? Hakaret diyorum evet çünkü kitap içinde açık bir şekilde hakaretler, laf atmalar var. Bir insan bir değeri, bir dini veya bir kültürü tabii ki eleştirebilir, kendince veya dünya gerçeklerine dayanarak yanlışlarını tabii ki söyleyebilir ama bu “Muhammed’in şeyinin keyfi” diyerek, “Muhammed’in karıları” diyerek veya “Âişe, Muhammed’in şeyinin keyfine karşılık Muhammed’ten intikam almış olabilir mi?” diyerek olmaz. Kimse kimsenin değerlerine, savunduklarına bu şekilde dil uzatarak eleştiremez, bakın kimse diyorum hani diyorsunuz ya iyilik, saygı ve ahlak için dine gerek yoktur diyorsunuz ya işte tam da burada, bu kısımda bu dediğinizi uygulama zamanı, Dursun’un yanlışına yanlış deme zamanı. Arkadaşlar biz futbol maçları için, tuttuğumuz takım için kavga eden yaratıklarız (ben dahil) kimse öyle kolay bir şekilde dinine, kitabına, peygamberine laf söyletmez, her bir insan bir değildir. Biri sözlü eleştirir biri ise fiziksel müdahale ile tepkisini gösterir. Dursun’un öldürülmesini her ne kadar doğru bulmuyor olsam da dünyanın neresinde olursanız olun, hangi değeri eleştirirseniz eleştirin üslubunuz bu olduğu sürece başınıza bir bela açılması en büyük olasılıktır.

Turan Dursun’un “Din yalan, Allah yoktur” şeklinde sunduğu argümanların hemen hemen hepsi ya çok zorlama, ya çok tutarsız ya da aksi iddia edilebilen türden ama bakın dedikleri bu saydığım üç sebep dışında olsa son derece de haklı olduğu argümanlar olacak. Bu kitabın içeriğinde genel olarak hadisler üzerinden tezini sunuyor Dursun, haklı çünkü bunu yapabileceği en kolay ve en etkili yol hadis kaynaklarında yazan hadisler; ama bunda da maalesef ilk başta dediğim gibi işine göre hareket ediyor. Hadisleri inkar edemezsiniz dinden çıkarsınız diyor, çok bilgili ya, din tarihine çok hâkim ya ama hiçbir şekilde de bu hadis kaynaklarının peygamber ölümünden ortalama 200 – 300 sene sonra yazıldığını, rivayet edenlerden değil de bilmem kaç kuşak altındaki kişilerden toplanıp kaynaklara bu şekilde geçirildiği söylemiyor, söyleyemez çünkü kendi tezini kendisi çürütmüş olacak bu sefer. Bir hadisten örnek veriyor ama Kur’an’da bunun tam tersi ayet var iken bunu dile getirmiyor, bu hadisi kabul etmek zorundasınız yoksa dinden çıkarsınız diyerek aklı sıra kendi savını kuvvetlendiriyor.

Demem o ki Turan Dursun, Allah’ın dinini Allah’ın kitabından çok kendisi gibi çıkıp kitaplar yazan kişiler üzerinden eleştiriyor ve dini de Allah’ı da yıktığını sanıyor. Okuyanlar, sevenler ise kendilerini büyük bir bilgi yumağının içinde görüp geliştiklerini, ileri gittiklerini sanıyorlar.
414 syf.
·324 günde·8/10
Kitabin ana hatları şu şekilde: 1.Hz.Muhammed’in peygamberliği ve cinsel hayati, 2.Tahsin Mayatepek’in Atatürk’e raporu 3.Saabilik, Güneş Kültü
1.Hz.Muhammed'in nasıl peygamber olduğunu, hani rota üzerinde gittiğini, bu yolu kendisine nasıl çizdiğini, çizerken kimlerden akıl ve yardım aldığını anlatılmış. Ayrıca büyük bir bölümü cinsel yaşamını, cinsellik uğruna neler yaptığını, kadın düşkünlüğünü, ve kadın uğruna İslam'ı nasıl da kullandığını, halkı ikna etmek uğruna Allah'tan ayetler almasını detaylı bir şekilde anlatmış.
2.Tahsin Mayatepek'in Meksika Başkonsolosu iken hazırlayıp 1937 yılında Atatürk'e gönderdiği raporun tamamı kitapta var. Bu bölümde İslam dininin birçok pratiğinin temellerinin güneş kültünde yer aldığı (Güney Amerika'da yerleşik güneş kültü inanışıyla paralellikler üzerinden) örneklerle anlatılıyor.
3.Kuran’da da gecen Saabilik hakkında geniş ve detaylı bilgiler mevcut. Oruç, namaz, hac gibi ibadetlerin saabilikten alındığını anlatıyor. Güneş ve ay kültünün büyük etkisinden bahsediyor.
Sunu unutmayalım burada bir araştırma var, insan ister inanır ister inanmaz. İnanç başka bir şeydir araştırma başka bir şeydir. İnsanları bu gibi araştırmalardan dolayı ipe götürmek yanlıştır. Turan Dursun bu araştırmalar sonucu öldürüldüğü söylenmektedir.
414 syf.
·Beğendi·10/10
Tahsin Mayatepek ve Atatürk bölümü hakkında ağzım açık ve merakla ilerledim. Devri iktidarlarımız keşke o mektuplara sahip çıksaydı da bu millet daha çok gerçek araştırma nasıl yapılır görseydi...
414 syf.
·9/10
Din Bu serisinin ardından Turan Dursun'u nasıl katletmemişler, hayret! Zira Şeriatçilerin tahammül edebileceği konular değil bunlar. Bense yazarın her düşüncesine katılmıyorum. Bazı iddiaları çok öznel. Sadece yorum. Ancak bilgi verdiği kısımlar doğru, teyit edilebilir bilgiler. Tabii benim katılmadığım nokta ise bu herkesin kabul ettiği bilgiler değiştirilmiş bilgiler bence. Yani her ne kadar güvenilir olduğu iddia edilen kaynaklar, peygamber Ayşe'yi 6 yaşında aldı ve 9 yaşında cinsel ilişkiye girdi dense de, bunun uydurma olduğunu düşünüyorum. Bunun gibi bir sürü uydurma islam camiasında kabul görüp kılıf uydurulmuş. Ben ise peygamberimizin asla böyle bir ahlaksızlık yapmayacağından yüzde yüz eminim. Turan Dursun bunu olmuş kabul ediyor, şeriatçılar da oldu ama sebepleri vardı diyor. Safsata.
414 syf.
·Beğendi·6/10
Serinin ikinci kitabı. Bu kitap, ilkine kıyasla, hadis odaklı olmuş. Kapsadığı konu itibariyle bu normaldir. Dikkatimi çeken ve araştırmak üzere not aldığım kısımlar ise şunlar oldu; ilk bölümde peygamberin cinsel hayatı ve Allah'ın bunları koşulsuz gerçekleştirmesi, peygamberin iddia edilen öğretmenleri ve kuran'da şiddet. Kitapta büyük bir yer ayrılan kadim uygarlıkların ritüellerinin, islamdaki ritüellerle benzerlik göstermesini ise pek geçerli bir argüman olarak göremedim.

Şöyle ki bu tartışmada iki taraf var: teist ve teist olmayan. İkinci grup, aynı ritüellerin farklı toplumlarda bulunmasını, bir kültür etkileşimi olarak yorumlayıp dine kutsiyet atfetmenin yanlış olduğunu öne sürüyor. İlk grup ise, bu benzerliklerin doğal olduğunu, çünkü bu dinlerin mensupları tarafından inanılan Tanrı'nın ortak olduğunu dile getiriliyor. Bu noktada, iki açıklama da makul gözüküyor. Yani buradan teist olmayanlara ekmek çıkmaz.

Turan Dursun'u okurken bazen argümanlarının yetersiz, hatta vardığı sonuçla ilgisiz olduğunu fark ediyorum. Zayıf öncüllerden kuvvetli bir sonuca ulaşma çabası da biraz yaygın, ne yazık ki.

Ör:İslam öncesi kız çocuklarının öldürülmesi konusundaki argümanları çok zayıf.
Hadis uydurmacılığındakiler keza yine zayıf.
Sabiilik üstüne sayfalarca yazılmış fakat başlangıç aldığı nokta yanlış, Diyanet çevirisine göre o Sabiiler o "Sabiiler" değil. (Bunu incelemem lazım detaylı.)

Genel olarak baktığımızda, içimizde şüpheler oluşturup bize bunları araştırma hevesi veren değerli bir kitap (serisi).
Vahiy alma, genetik geçişliliği yüksek bir hastalıktır. Dinsel sanrılar yaşatan, temporal epilepsi ve beraberinde gelişmesi muhtemel şizofreniden şüphelenmek hiç de yanlış olmaz.
Günümüzde peygamber çıkmamasının nedenleri arasında Psikiyatrinin ve Anti-Psikotik ilaçların gelişimi yatıyor.
Turan Dursun bunlardan neden bahsetmemiş anlamadım, bu kitapta.
Kuran'da Muhammed'in tanrısının, insanları sürekli onun deli olmadığına ikna ettiğini ayetlerde okumak mümkün.

Bir Tanrı varsa ve insanlarla iletişime geçmek istiyorsa, binlerce mantıklı iletişim biçimi bulabilirdi.
Ha en azından, "onun evine girmeyin yemek yedikten sonra dağılın", "kölenin karısını sana helal ediyorum", "teyzenin halanın kızlarını istediğin gibi alabilirsin" gibi komiklikler yapmayabilirdi.
Kuran, herhangi bir Tanrı'nın değil Muhammed'in kendi sözleridir, çelişkiler yumağı olması, tekrarlar, tarihi ve matematiksel hatalar, orjinalinin dahi bulunmaması bunun en büyük kanıtlarındandır.
414 syf.
·6 günde·Beğendi·9/10
Çocukluğundan itibaren din alimi olması üzerine yetiştirilen, 7. yüzyıl, 14. yüzyıl Arapçasına hakim olan, Arapça' yı lehçelerine kadar öğrenen Turan Dursun İslam hakkında fazlasıyla donanıma ve bilgiye sahip bir yazardır. Zaten bundan dolayıdır ki bazı gerçeklerin farkına varıyor ve bu kez de halkını aydınlatmak istiyor. Tabi bu ülkede böyle şeyler cezasız kalmaz ve 1990 yılında Turan Dursun bir suikast sonucu öldürülüyor. Üstelik İran' da çıkarılan ölüm listesinde ülkemizden Aziz Nesin ile birlikte yer alıyor Turan Dursun...

"Rahat yaşamak uğruna gerçeği mezara mı götüreyim, halka gerçeği anlatmak uğruna ölümü mü göze alayım?” demiştir...

"Din bu" serisinin 1. kitabını çok beğenmemiştim çünkü içerik olarak daha önce okuduğum, bildiğim bilgilerin tekrarı gibiydi. Bu nedenle "Din Bu 2" yi okuma konusunda pek istekli değildim, kitap yaklaşık 2 aydır elimde olmasına rağmen okumayı sürekli erteleyip durdum.

Bu yaşıma kadar okuyup, araştırdığım şeylerden sonra, bu alanda yeni olarak daha ne öğrenebilirim ki, daha ne kadar şaşırabilirim ki derken bir kez daha yanıldım. Kitabın herkes tarafından kesinlikle okunması gerekiyor.

Üç semavi dine de kaynaklık eden; oruç, namaz, ezan, kurban, hac, bayram, abdest ve daha birçok dini ritüelin kaynağının Sabiîlik dini (güneş kültü) olduğunu bilmiyordum mesela. Bu kitaptan öğrendim. Dinlerin hepsinin kaynağının Ay ve Güneş tapımı (kültü) olduğunu madde madde, kanıtlarıyla sunuyor yazar (ya da eski din alimi.)

Tahsin Mayatepek' in Atatürk' e sunduğu raporun detayları ise gerçekten şaşkınlık yaratacak türden... 14 no' lu rapor bile tek başına ortalığı karıştıracak türden, ondan önceki 13 raporun varlığı ise bilinmiyor. Muhtelemen içerdiği bilgilerden dolayı yok edilmişler. Düşünün artık gerçekler ne denli rahatsız edici boyutta...

Dediğim gibi daha ne kadar şaşırabilirim derken, bu kitabı okurken şaşkınlıktan şaşkınlığa sürüklendim.

Kitabın içeriği ile ilgili çok detaya girmek istemiyorum çünkü merak eden, sorgulayan, araştıran insanların anlayabileceği, diğerlerinin ise anlamadan, dinlemeden direk saldırıya geçeceği türden...

Gene eski bir Din Alimi olan ve Turan Dursun gibi küçük yaştan itibaren bu alanda yetiştirilen Arif Tekin' in kitaplarını hep ayrı tutardım (ki Arif Tekin' de tehdit ve baskılardan yurt dışına kaçmak zorunda kalmıştır.)
Ancak "Din Bu 2" kitabından sonra Turan Dursun' a olan bakış açım değişti ve serinin geri kalan kitaplarını da okuyup, tamamlayacağım.
414 syf.
·Puan vermedi
Tahsin MAYATEPEK'in Meksiko'da 3 seneye yakın bir zaman geçirdikten sonra, izlenimlerinden yola çıkarak Güneş Kültü'nde bulunan birçok hususun biraz değişmiş bir halde müslüman dinine girmiş olduğunu anlattığı ve Atatürk'e sunduğu 14. raporunun yer aldığı 187 ile 218'nci sayfaları arası inanılmaz etkileyiciydi.
414 syf.
·Puan vermedi
Akıcı bir kitap ve beyin yakan ve düşundürücü ve sorğulayıcı.örnek: vermek gerekirse) sıtkı dinine bağlı bir gençti namazını,orucunu hiç kacırmazdı imam hatip mezunuydu.sıtkı mısıra LUKSOR Tapınagını gezmeye başladı. Elinde bir katalog vardı sayfaları karıştırdı. O ne? Nekadarda ilginç bir kabartma resmiydi hemen altındaki yazıyı yutar gibi okudu.(Kral Amonhotap lll olarak betimlenen Tanrı khnemu'yu çömlekçi çarkında erkek ve dişi iki insanı yaratırken görüyor.!). Sıtkı'nın kafasında birden şimşekler çaktı.soluğu kabartmanın önünde aldı. Aklına kuran'daki sureler geldi kur'an ilk insanın çamurda yaratıldığını söylüyordu. Mısır tanrısı khnemu bir çömlekçi ustalığıyla çamur biçimi verip insan yaratıyordu. Hem de kur'an ayetlerini inişinden yüzyıllar öncesine ait bir kabartmaydı bu. Allah Allah dedi.) Yani kısacası sorgulatıcı ve tarihe ışık tutan bir kitap tavsiye ederim...
414 syf.
·8 günde·Beğendi·10/10
Aslında okuduğum kitapı 15. Basımdı. 2000 yılında basılmış ve sanırsam içerikleri şu anki basımla aynı değil ancak daha derin. Kitap Tahsin Mayatepek’in Atatürk’e sunduğu bir rapor ile başlıyor ve içinde şaşırtıcı bilgiler var. Din Bu 1’i okuyanlar zaten bu kitabı okuyacaklardır. Turan Dursun’un değerini bir kere daha ortaya koyuyor. Tavsiye ederim.
Bir hadise göre, Muhammed nerede ilgisini çeken güzel bir kadın görse, hemen eve gider; Zeyneb'le yatardı. Böylece şehvetini giderirdi.

Câbir İbn Abdullah anlatıyor:

"Peygamber bir kadın gördü; hemen Zeyneb'e gitti. Ki Zeyneb o sırada bir derisini ovup işliyordu. Peygamber hemen cinsel ihtiyacını gördü. Sonra arkadaşlarının yanına çıktı. Ve şöyle konuştu:

Kadın, şeytan biçiminde çıkar karşıya. Ve yine şeytan biçiminde dönüp gider. Bu nedenle sizden herhangi biriniz bir kadın gördü mü, hemen karısına gidip onunla yatsın. Çünkü bu (cinsel ilişki), o kişinin içindekini (kabaran şehvetini) söndürür."31
Turan Dursun
Sayfa 37 - Kaynak Yayınları
“Bir adam karısını yatağına (cinsel ilişki için) çağırsa da, kadın yanaşmazsa, o
sırada cinsel ilişkide bulunmazsa ve bu yüzden kocası geceyi öfkeli-sinirli olarak
geçirse, melekler o kadına, sabaha değin lanet ederler.”

Bkz. Buhârî, e’s-Sahîh, Kitabu Bed’il’halk/7; Tecrîd, hadis no. 1337; Müslim, e’s-Sahîh, Kitabu’n- Nikâh/120-122,
hadis no. 1436: Ebu Davud, Sünen, Kitabu’n-Nikâh/42, hadis no. 2141.
Kimi İslam propogandacıları, öteden beri şunu ileri sürüp işler:
Tanrı, ademden başlayarak birçok peygamber göndermiş, bunlarla birlikte de kitaplar indirmiştir. Ama İslam gelinceye kadar bunlar bozulmuşlar, asılları da unutulmuştur. Sabiilik ye bunlardan biridir. Bozulmuştur. İslam gelince, aslı yitirilmiş olan dinleri, inançları düzeltmiştir. Genellikle öne getirilen bu.
Peki "asıl kaynak" ortada yoksa ve karşılaştırma olasılığı bulunmuyorsa bu sava nasıl inanılır?
"Din elden gidiyor" kaygısı.
Çok önemli bir kaygıdır bu. "Din elden gidiyor" demek, bir başka anlamıyla "din" e ve "yutturmaca" lara dayalı "çıkarlar elden gidiyor" demektir.

"Karanlık" koyulaştıkça, "yalan"lar birer "gerçek" diye alınıp satılır. "Bezirgan"lar çok "iş görür" bu ortamda. Karanlığın beli "ışık" la kırılınca da, bu çevreler başlar "telaş"a, "gürültü"ye...
Anadolu halkının büyük acılar çektiği bir gerçekti. En büyük acıları ise Selçuklu ve Osmanlı sultanlarına borçlu olduğumuza tarih tanıklık ediyordu. Selçuklu Sultanı Sancar' ın yüz binlerce Türkmeni kırıp geçirmesi, tarih sayfalarında duruyordu. Melik Şah da Batinilere karşı atalarını aratmamıştı. Yavuz Sultan Selim ise on binlerce Alevi köylüsünü kılıçtan geçiriyor ve Anadolu' yu kılıç zoruyla Sünnileştiriyordu. Celâli isyanlarını kaplayan bir yüzyıl, Osmanlı hoşgörüsünün başka bir sahnesiydi. Kuyucu Murat Paşa, kestiği insanların kellerini kuyulara doldurtmakla tarihe nam salıyordu...
Dinsel eğitim ulaşabildiği insanlara, bir şiddet kültürü vermişti: Korkutmalar, cehennem azapları, yanmalar, ateşlere atılmalar. İnsanımız, yüzyıllar boyu günlük hayatında hacıdan, hocadan, dedesinden, atasından, anasından, babasından bu şiddet kültürünü alıyordu. Trenlerin camlarına taş atan, sokak lambalarının fincanlarını kıran, şampiyonluğu kaybedince öfkeyle, kazanınca bu kez sevinçten ortalığı yıkıp geçen insan davranışlarında, o şiddet kültürünün bir etkisi yok muydu?
- Kadın, şeytan biçiminde çıkar karşıya. Ve yine şeytan biçiminde dönüp gider. Bu
nedenle sizden herhangi biriniz bir kadın gördü mü, hemen karısına gidip onunla
yatsın. Çünkü bu (cinsel ilişki), o kişinin içindekini (kabaran şehvetini) söndürür.”

Müslim, e’s-Sahîh, Kitabu’n-Nikâh/9-10, hadis no. 1403; Ebu Davud, Sünen, Kitabu’n- Nikâh/44, hadis no. 2151;
Tirmizî, Sünen, Kitab’r-Rıdâ/9. hadis no. 1158.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Din Bu 2 Hz.muhammed
Baskı tarihi:
2006
Sayfa sayısı:
414
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753434706
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kaynak Yayıncılık
En eski "kutsal kitap" hangisidir? "Kutsal kitaplar" birbirlerinden nasıl etkilenmişlerdir? "Kutsal Kitaplar", kendi dışından neler almışlardır? Gözleri "göğe çevrik" insanlar nasıl insanlardır? Muhammed'e göre, Muhammed'in "iman"ı nereli? "Tanrı"lar "erkek" olunca "kadın" hangi noktada kalmıştır. Önce: "Kur'an'ın kaynakları", sonra da öbürleri. Yeryüzünde "kutsal kitaplar"ı önce kendi içlerinde incelemeye çalıştım. Ardından bunları birbirleriyle karşılaştırdım. Hangisinde hangisinden ne ölçüde etkiler, alıntılar var; belirtmeye çalıştım. "Kutsal kitaplar" diye bilinenlerin, kendilerinden önceki yasalardan, örneğin bir Hammurabi yasalarından, ayrıca "söylence"lerden (efsanelerden), örneğin Sümer söylencelerinden ve ötekilerden neler almışlarsa araştırmam ölçüsünde belirtmeye çalıştım.
(Arka Kapak)

Kitabı okuyanlar 232 okur

  • Kirke
  • Ercan Şahin
  • Gamze
  • Serkan gunes
  • Çağatay
  • deniz
  • Tuluhan Pusat
  • GökHan Demir
  • Kemal Kart
  • Iraz Keskin Çetinkaya

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%9.3
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%5.6
25-34 Yaş
%20.4
35-44 Yaş
%50
45-54 Yaş
%9.3
55-64 Yaş
%3.7
65+ Yaş
%1.9

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%28.9
Erkek
%71.1

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%45.3 (34)
9
%16 (12)
8
%22.7 (17)
7
%5.3 (4)
6
%1.3 (1)
5
%0
4
%1.3 (1)
3
%0
2
%0
1
%8 (6)