Adı:
Din ve Psikiyatri
Baskı tarihi:
2012
Sayfa sayısı:
64
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054069422
Çeviri:
Emre Ağanoğlu
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Turkuvaz Kitap
Baskılar:
Din ve Psikiyatri
Din ve Psikiyatri
İnsanın varoluşundaki acıyı anlıyorum, ama acı çekmenin, hayattan vazgeçmeyi gerektirecek kadar da bizi sarıp sarmalayan bir şey olduğunu sanmıyorum. 

Hayatlarını dolu dolu yaşamış oldukları duygusunu taşıyan, potansiyellerini ve yazgılarını gerçekleştirmiş olan kişiler, ölümle karşılaşınca daha az paniğe kapılıyorlar. 

Ben, Kazancakis'in en önemli eseri "Odysseia"da verdiği öğüdü çok severim. Hayatla ilgili öğüdü şudur: "Yanıp kül olmuş bir şatodan başka şey bırakmayın ölüme."Hayatımız için hiç de fena bir yol gösterici değil bu - ve tabii terapi çalışmalarımız için de. 

Din ve Psikiyatri, bütün dünyada milyonlarca okurun sevgisini kazanan Irvin D. Yalom'dan hayatın temel gayesini ve insanoğlunun baş etmek zorunda kaldığı kaygıları sorgulayan aydınlatıcı bir metn. Okurunu bir kez daha "Neden varım?" sorusuyla karşı karşıya getiren derinlikli bir sohbet.
64 syf.
·1 günde·4/10
Irvin D. Yalom'u ilk Nietzsche Ağladığında ile tanıyıp çok sevmiştim. Daha sonra Divan'ı okudum ve ilk sırayı o aldı. Tam anlamıyla psikolojiydi ve kendi alanıydı. Etkisi güzeldi. Hâlâ öneririm okumalarını bireylerin. Bu ise, ödül konuşması metni ve oldukça kısa bir betik. Her ne denli 63 bet olsa da gerçekte 30 bete denk geliyor.
.
İçerik olarak din ve psikoterapinin ortak yanına değinmesini söyleyebilirim. Bunun yanı sıra dinlerin bir boşluğu doldurmak için ortaya çıktığını, özellikle yaşamın hakkını veremeyenlerin ve ölüme yaklaşanların anlam arayışı için sığınak olduğunu söylüyor. Ancak çok araştırmaya dayalı bir söylem değil. Bence basılması bile gereksiz olmuş. İnancına sözüm yok ama bilimsel yanı olmayan, kişisel ve bana göre yüzeysel bir görüşün bu denli ortaya çıkarılması yersiz.
.
Görseldeki ikinci tümce onun gerçek düşüncesini yansıtıyor. Ancak şu var ki, kanıt dahi gelse inanmayacaklar var yeryüzünde, ki geldi de. Allah da kendi sözleriyle bunu Kur'an'da söylüyor zaten. Irvin'i yine de seviyorum o ayrı. Alanındaki başarılarını kutluyor ve betiklerini okumayı sürdüreceğimi biliyorum.
.
Gerçekte D&R mağazasını gezerken elime aldım ve ayakta okuyup bitirdim. O yüzden merak edenler yarım saat içinde okuyabilir. Satın almaya gerek yok.
64 syf.
·578 günde·Beğendi·8/10
"Ben öyle uzun kitapları okuyamam, kitabi elime alıp bitirmem lazım" diyorsanız bu kitap tam sizlik. 2000 yılında Pfister ödül törenindeki konuşmayı içeren kitabı sanırım 4-5 kez okudum. Elbette katılmadığım birçok tespiti de var ama hiç bakmadığım bakış açıları kazandırdı diyebilirim. Psikoterapi-ölüm-anlam üçgeninde seyehat ettiren ve dini sorgulayan kitap sade üslubuyla da dikkat çekiyor. Irvin Yalom hiç okumadıysanız bu kitapla başlayabilirsiniz...
64 syf.
·6/10
2000 yılında Amerikan Psikiyatri Birliği’nin Oskar Pfister Ödülü’ne layık gördüğü Irvin Yalom’un ödül alırken yaptığı konuşmayı içeren bu kitap, hemen her insanın zihnini kurcalayan sorulara yanıtlar sunuyor. Usta kalemi tanıyıp sevenlerin bir kere de okuyup bitireceği bir kitap.
64 syf.
·Beğendi·5/10
#IrvinYalom bir psikiyatrist. Stanford Üniversitesinde halen çalışıyor. Bu kitabı 2000 yılında kendisine yılın psikiyatrisi ödülü verildiğinde yaptığı bir konuşmayı içeriyor. O nedenle çok akıcı bir solukta okuyabilirsiniz. Varoluşçu Psikoterapi kitabı okumadan bu ince kitaba geçmeyin derim. Önce tanımak gerek. Ben yıllar önce okumuştum ama tekrar okuyacağım kitaplar arasında.
Bu kitapta diye başlarsam yazacak çok şey var en iyisi kendiniz okuyun ve antitezlerinizi siz üretin.
#okuduğunkitabıpaylaş
#bilgiylekalın
#kitapsızkalmayın
#Allahkitabınızıversin
#dinvepsikiyatri
#IrvinDYalom
64 syf.
·1/10
Şimdiye kadar okuduğum gerek entelektüel gerek psikolojik açıdan en doyurucu olmayan kitap. Yazar, insanın farkındalığının oluştuğu zamandan itibaren yaşamla ve yaşamın anlamıyla ilgili varoluşsal sorular sormasının biyolojik bir getiri olduğunu kabul ederken dinin bu sorulara verdiği cevabı küçümsüyor, kendisinin alternatif olarak ortaya koyduğu yaklaşımsa, insanın yaşamını bu tarz varoluşsal soruları kendisine unutturacak biçimde doldurması(!) Düşünürlerin konu yaşamı 'anlam'landırmaya geldiğinde bu denli sığ bakışlar ortaya koymaları ne denli üzücü. Arka kapak metninin aksine "Neden varım?" Sorusuna dair hiçbir şey bulamayacağınız kitap "derinlik" adına da hiçbir şey barındırmıyor.
64 syf.
·Puan vermedi
Dini, varoluşcu terapi ekolü ile öyle güzel harmanlayan bir konferans konuşması yapmış ki, az sayfada çok verim aldım . Ekstra olarak Irvın Yalom hakkında geniş bir bilgi sahibi olmak da ayrı güzeldi . Tavsiye ederim ;)
64 syf.
·Puan vermedi
Kitap, psikoloji alanının duayenlerinden olan Yalom'un bir konuşmasından oluşuyor; bu yüzden gayet anlaşılır bir dili var. Din ve psikiyatrinin benzer motivasyonlarına dikkat çekerken, bir yandan da Schopenhaur, Nietsche, Nikos Kazancakis gibi düşünürlerin görüşlerine de yer vererek aradaki farklılıkları da ortaya koyuyor. Din olgusuna sığınmayı varoluşsal kaygıya karşı bir korunma olarak gören Yalom'un düşünceleri elbetteki ufkumuzu genişletecek nitelikte..
64 syf.
·Puan vermedi
Yalom'un ödül aldığı bir törende yaptığı konuşmanın metni. Bir ateist olmasına rağmen din ve psikiyatri ödülü almış olmasına kendisi de şaşırmış ilk öğrendiğinde. Kısa bir kitap.

Anlam arayışı yolculuğunda, kendisini ve hastalarını din ve varoluşçu psikoterapi arasında sallandırırken gözlemlediği tepki, yaklaşım ve kavramlara değinmiş kısaca. Düpedüz bir Nietzsche, Schopenhauer ve Sartre etkisi okunabiliyor ki Yalom zaten bunu her fırsatta dile getirmiş. Din ve mantığın çelişkilerini tartışmasız bir kesinlikle kabul ederken, diğer yandan, öldükten sonra "sevdiklerimle tekrar beraber olma" fikrine keşke inanabilseydim diye belirtmiş.

Nispeten materyalist bir yaklaşımı olmasına rağmen, dini hatta dinleri ve dahi inanç ekollerini, tüm kalbiyle inanan birisinden çok daha iyi bildiğine ve tahlil ettiğine şüphe yok.

"Varoluş"un getirileriyle yüzleşen insanın dört nihai kaygıyla düğümlendiğini söylemiş ki bu kitabın(konuşmanın) eksenini bunlar oluşturuyor.

 "Ölüm" ,  "Soyutlanma"  ,  "Hayatın Anlamı" ve "Özgürlük"

Hepsi de düşünmeyi seven insanların dönüp dolaşıp başa sardığı popüler, gizemli ama bir o kadar da tanıdık kavramlar zaten.
64 syf.
Merhabalar en iyi psikolojik kitapların yazarı olan Irvin Yalom’un Din ve Psikiyatri kitabı yazarın 2000 yılında Oskar Psifter Ödülünü alırken yaptığı konuşmanın yer aldığı kitaptır.Kitapta herkesin kafasını kurcalayacak sorular yer almaktadır.Kitap çok kısa olduğundan tam olarak yazılardan tat alamayabilirsiniz.Kitapta ünlü düşünürlerin alıntılarına da yer verilmiştir.Yazılarında içerik olarak ise Ölüm,Din,Psikiyatri,Varoluşsallık gibi kavramlar üzerinden durulmuştur.Varoluş olarak insanların en büyük kaygısı olarak ; Ölüm,Özgürlük,Soyutlanma ve Anlamsızlığı neden olarak göstermiştir.Kitapta en beğendiğim yer yazarın doğum gününden bahsettiği yerdi ; “Bu tür günleri genellikle kutlarız ama bu konuyu biraz düşündüğümüzde bu kutlamanın neyle ilgili olduğu sorusu ortaya çıkar ; bu kutlamanın gerçek işlevi,zamanın engellenemez bir şekilde akışının acımasız hatırlatıcılarını inkar etme ve etkisiz hale getirme değil midir?”
Irvin Yalom okuyacak olanlara öncelikle Nietzche Ağladığında ve Aşkın Celladını öncelikle okumanızı öneririm.
Keyifli Okumalar Dilerim
64 syf.
·1 günde·Beğendi·8/10
"Her birimizin karanlıkta yol alan yalnız gemiler olduğunu biliyorum ama yine da yakınlardaki diğer gemilerin ışıklarını görmek büyük rahatlık sağlıyor."

*Kitabı bir oturuşta bitirmeyi düşünmüyordum ama yine bitirdim. Yalom'un 2000 yılında Oscar Pfister Ödülü alırken yaptığı konuşmayı içeriyor, sayfalar zaten yarım gibi, incecik bir kitap bu yüzden bir oturuşta bitirdim. Kısa ama derin derin düşündürüyor. Yalom'dan okuduğum ilk kitap olur kendileri. İnsanın kafasında gerçekten müthiş soru işaretleri uyandırıyor, beynim alev aldı diyebilirim. Psikoterapinin temel yaklaşımları ve din arasında hem büyük bir bağlantı hem de derin uçurumlar olduğunu gözler önüne seriyor. İnsanın anlam arayışını, ölümün korkutuculuğunu, ölüm ve din arasındaki ilişkiyi, insanın hangi zamanlarda bir dine inanma isteğine daha çok yöneldiğini sorgulatıcı şekilde dile getirmiş gerçekten. En dikkatimi çeken yer ise, Yalom'un ateist olmasına rağmen "Bazen inanma ihtiyacımızın ısrarı ve gücü karşısında büyük bir hayret duyuyorum, bu ihtiyaç hiç kaybolmuyor." demesiydi. Bu cümle aklıma direkt şu hadisi getirdi: "Her doğan, İslâm fıtratı üzerine doğar." Biz bir dine inanma ihtiyacı duyarak geliyoruz bu dünyaya zaten. Ne kadar "inanmıyorum, kabul etmiyorum" diyenlerimiz olsa da bu isteğin kaybolmadığını Yalom dile getirmiş. :)
*Çevremizde her zaman bizim görüşümüzde, dinimizde insanlar barınması olanaksız. Olaylara farklı gözlerle bakabilmek için okunabilirliği yüksek bir kitap. Psikoloji hakkında bilgim arttıkça ben tekrar dönüp okuyacağım, Yalom bazı danışanlarının dinle ilgili duygu durumlarını da dile getirdiği için ben bir kere okuyup kenara atamam bu kitabı. :) Bu konulara ilgi duyanlara tavsiye ederim.
*Ayrıca Freud, Nikos Kazancakis'e atıflarda bulunmuştu kitapta. Zaten okuma listemde oldukları için en kısa zamanda onlarla ilgili de kitap okuyacağım.
64 syf.
Bu incecik kitabın felsefi ve psikiyatrik açıdan bana öğrettiklerini kelimelere dökmek çok zor. Yazar din ve psikiyatri çalışmalarının ne kadar iç içe olduğunu ancak nasıl bazı felsefeciler tarafından gözardı edildiğini ve reddedildiğini kendi görüşlerine de yer vererek açıklamış. Mutlak bir dinin aslında insanın sonsuz arayışlarından doğduğunu belirtiyor.
64 syf.
·1 günde
Yalom'ın Pfister ödülünü alırken yaptığı konuşmasından oluşan 60 sayfalık kitap Din ve Psikiyatri.Birbirinden bağımsız bu iki kavramın aslında ne kadar iç içe olduğunu da gözler önüne seren bir kitap aynı zamanda. Dogmalardan yola çıkan dinin bilimsel temelli psikiyatriyle olan ilişkisi doğum, yaşam, ölüm arasındaki insan döngüsünü muazzam bir şekilde işlemiş Yalom. Bunu yaparken de Nietzsche'den, Schopenhauer'dan Kazancakis'ten örnekler sunuyor. Psikoloji ve varoluşçuluk sevenler için güzel bir kitap, Yalom okumaya başlamak için de öyle.
''Ölürken başkalarının yanımızda olmasını isteyebiliriz, birisi için ya da bir dava uğruna ölebiliriz ama kimse, birisinin yalnız ölmesine engel olamaz.Ölürken birilerinin bize eşlik etmesini istesek de (antik zamanlarda hükümdarların yaptığı gibi )ölmek, insan deneyimlerinin en yalnızı olarak kalmaya mahkumdur.''
Dini kurumların felsefi sorgulamayı teşvik edip desteklemesi, hatta yüzyıllar boyunca felsefi sorgulamanın tek destekleyicisi olması olumlu; neyin düşünülebileceğini ve hangi problemlerin incelenebileceğini sınırlandırması ise olumsuz olarak görülebilir.
Hayatın anlamı meselesi, kendi üzerinde düşünen bütün varlıkların başına beladır. Tanrı'nın, ne kadar anlaşılması zor veya uzun olursa olsun, bizim için belirlediği kişisel amacı ileten dinî vahiyler büyük bir memnuniyetle karşılanır.
Anlam sorununa getirilen dinî çözüm bize doğa tarafından gönderilen daha akılcı ama kasvetli mesaja, yani bize evrendeki ve müthiş varlık zincirindeki minicik yerimizi hatırlatan mesaja göre ne kadar rahatlatıcıdır?
Her insan ölüm, anlamsızlık, özgürlük (yani varoluşun temelindeki yapı eksikliği) ve temel soyutlanma düşüncelerine eşlik eden kaygıyı deneyimler, zaten din de insanlığın varoluş kaygısını yatıştırmak için ortaya çıkar. Bu yüzden dini inançların her yerde var olmasının nedeni, varoluşsal kaygının her yerde var olmasıdır.
"Gençliğimizde" der Schopenhauer, "gelecek yaşamımız üzerine düşünürken tiyatroda perdenin açılmasını bekleyen çocuklar gibiyizdir. Yerimizde neşeyle oturur ve hevesle oyunun başlamasını bekleriz. Neler olacağını bilmemek bir lütuftur. Olacakları öngörebilsek, çocuklar bazen gözümüze ölüme değil de hayata mahkûm edilmiş ama cezalarının ne anlama geldiğinden bihaber esirler gibi görünürdü."
Sadece hayatlarına bir tanık istedikleri için tatmin edici olmayan ilişkilere devam eden birini görmeyen var mı aramızda?

Peki, biz terapistler hastalarımızın hayatlarının tanığı haline gelerek kaç kez yardım etmişizdir onlara?
" Her birimizin karanlıkta yol alan yalnız gemiler olduğunu biliyorum ama yine de yakınlardaki diğer gemilerin ışıklarını görmek büyük rahatlık sağlıyor."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Din ve Psikiyatri
Baskı tarihi:
2012
Sayfa sayısı:
64
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054069422
Çeviri:
Emre Ağanoğlu
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Turkuvaz Kitap
Baskılar:
Din ve Psikiyatri
Din ve Psikiyatri
İnsanın varoluşundaki acıyı anlıyorum, ama acı çekmenin, hayattan vazgeçmeyi gerektirecek kadar da bizi sarıp sarmalayan bir şey olduğunu sanmıyorum. 

Hayatlarını dolu dolu yaşamış oldukları duygusunu taşıyan, potansiyellerini ve yazgılarını gerçekleştirmiş olan kişiler, ölümle karşılaşınca daha az paniğe kapılıyorlar. 

Ben, Kazancakis'in en önemli eseri "Odysseia"da verdiği öğüdü çok severim. Hayatla ilgili öğüdü şudur: "Yanıp kül olmuş bir şatodan başka şey bırakmayın ölüme."Hayatımız için hiç de fena bir yol gösterici değil bu - ve tabii terapi çalışmalarımız için de. 

Din ve Psikiyatri, bütün dünyada milyonlarca okurun sevgisini kazanan Irvin D. Yalom'dan hayatın temel gayesini ve insanoğlunun baş etmek zorunda kaldığı kaygıları sorgulayan aydınlatıcı bir metn. Okurunu bir kez daha "Neden varım?" sorusuyla karşı karşıya getiren derinlikli bir sohbet.

Kitabı okuyanlar 219 okur

  • büşra serdar
  • Kbr
  • Dilek turan
  • sude
  • Mehmet Akboru
  • Gülcan Kara
  • Zeynep
  • seda
  • Ahmet AVCI
  • Burcu

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%8
14-17 Yaş
%4
18-24 Yaş
%32
25-34 Yaş
%20
35-44 Yaş
%24
45-54 Yaş
%8
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%4

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%52.5
Erkek
%47.5

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%12.2 (9)
9
%9.5 (7)
8
%8.1 (6)
7
%1.4 (1)
6
%2.7 (2)
5
%1.4 (1)
4
%0
3
%0
2
%1.4 (1)
1
%1.4 (1)