·
Okunma
·
Beğeni
·
7.270
Gösterim
Adı:
Dine Karşı Din
Baskı tarihi:
1 Ocak 2013
Sayfa sayısı:
96
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753500180
Orijinal adı:
Mezheb aleyhi mezhep
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İşaret Yayınları
Baskılar:
Dine Karşı Din
Dine Karşı Din
“Bir dine sahip değilim. Ama eğer dinlerden birini seçecek olsaydım, Şeriati’nin dinini seçerdim.” Varoluşçuluk akımının önde gelen isimlerinden Sartre bu cümlesiyle ifade etmişti Şeriati’nin İslam düşüncesindeki yeri ve önemini.

Şeriati ise yine bir konuşma metninden itina ile derlenen “Dine Karşı Din” isimli kitabında Sartre’ı doğrulamakla kalmıyor, din, dinsizlik, küfür gibi kavramlara önemli açılımlar getiriyor. Tarih boyunca yaşanan savaşların din ile dinsizlik arasında değil, yine din ile din arasında cereyan ettiğini söylüyor ve ekliyor: Küfür de bir dindir! Bu düşüncesini, kitabının girişindeki şu cümlelerle özetliyor: “Bu başlıktan dolayı (kitabın isminden) dolayı zihinlerde bir tereddüt doğması ve anlamının ilk başta açıkça anlaşılamaması mümkündür. Bunun sebebi de şudur: Şimdiye kadar biz dinin küfre karşı olduğunu ve öteden beri de bunun böylece süregeldiğini sanmışızdır. Bu sanımıza göre, tarih boyunca savaşlar din ile dinsizlik arasında olagelmiştir. Bu sebeple, başlık ilk bakışta garip, anlamı kapalı, şaşırtıcı ve kabul edilemez görünebilir. Oysa ben belki de daha önceleri sezmekte olduğum; ancak, tam bilincine son zamanlarda vardığım bir gerçeğin farkına varmış bulunuyorum: Bu düşüncenin aksine, tarih boyunca her zaman din ile din çarpışmıştır, yoksa hiçbir zaman bugün anladığımız anlamıyla din ile dinsizlik savaşı görülmemiştir.” Ve Şeriati, bu düşüncesiyle her zamanki gibi ezber bozan bir duruş sergiliyor. Ayrıca “Din halk yığınlarının afyonudur.” sloganını da ele alarak bu düşüncenin İslamî açıdan eleştirisini yapıyor.

Prof. Dr. Hüseyin Hatemî temiz Türkçesi ile dilimize kazandırılan eser, yine hocanın notları ile zenginleştirilmiş. Dine Karşı Din, Şeriati’nin düşünce sistemini anlayabilmek yolunda önemli bir adım.
Bir paylaşımda tartışma konusunda gördüğüm bu yazarın kitabını uzun süredir okumak istiyordum. Tabiri caizse gaza gelip 01:08’de başladığım kitabı 03:08’de soluksuz bir şekilde, inceleyerek, doğrusunu yanlışını çıkararak okudum elhamdulillah. Yazar’a katılmadığım, benim itikadıma ters olan bazı görüşleri mevcuttu. Bunları zaten alıntılarımda belirttim, ama yine de çok güzel bir eser yazmış kendisini tebrik ediyorum. Kendisinde ve kitabında gördüğüm biraz İran’lı olması hasebiyle Hz.Ali’ye karşı aşırı bir teveccüh’e sahip doğal olarak.. Ehli Sünnet’e, özellikle Vahiy kâtibimiz ve sahabi olan Hz.Muaviye(ra) hakkındaki görüşlerine asla katılmıyorum ve kendisini kınıyorum. Yiğidi öldür ama hakkını ver demişler atalarımız.. Bazı konularda gerçekten ufkumu açtı bana çok şeyler kattı. Özellikle çok güzel, nokta atışı tespitler yapıp, akıcı bir dil kullanması kitabı çabucak bitirmeme vesile oldu diyebilirim. Kendisine te’lif’i için teşekkür eder. Doğru görüşlerini alıp yanlış görüşlerini kendisine bırakıyorum.
Bu kitap, gece toplantı ve sohpet konuşmalarından derlenmiş anladığım kadarıyla.
Bilinenin aksine hiç bir toplumda, hiç bir zaman inançsız (dinsiz) bir zümre yaşamadığını, Peygamberimiz İslamiyeti yaymaya çalışırken de bozulmuş dinî inanışların var olduğunu, yaşandığını ve dönemin çıkarcıları (para ve guç sahipleri )tarafından yaşatılmaya çalışıldığını; yani yeni düzen istemeyenlerin, aslında bir reform dini olan Islamiyetin'in gelişine muhalefetinin kaçınılmaz olduğunu ve bu kişilerin Kuran'daki İslamiyeti çıkarları doğrultusunda bozup değiştirmeye çalışacaklarını; her zaman dinin dine savaşının varolduğunu ve olacağını,...Ve daha bir çok konuyu, akademisyen bilgeliğinde ama bir öğretmen sabrıyla çok güzel anlatmış Şeriati...
Bilgilenmek, bilgilendirmek isteyenlere tavsiyemdir!
Ali Şeriati İle bu kitabı vesilesiyle tanıstım.Bilgiler paylastıkça çoğalırlar.Bu kitabında bize ısık tutmus bilgilendirmek amaçlı anlasılır sekilde açıklayarak faydalar sağlamıstır.Kitap Küfür ve sirk ile baslıyor.Bazı bilgileri yanlıs yada eksik bildiğimi de bu kitap sayesinde görmüs oldum.Yeni bilgilere açık olan toplumlar olarak bu kitap ısık tutacak size.
Bu kadar kısa bir kitap bu kadar özlü ve açıklayıcı olabilir. Yazarın düşüncelerinin yarısına katılmasam da bu kitap on üzerinden on puanı hak ediyor.

Ali Şeriati İslam düşünür ve felsefecisi olarak ün yapmış, fikirlerinden dolayı yobaz çevreleri çok aşırı rahatsız etmiş ve bu yobazlar tarafından kalleşçe katledilmiştir. Bu anlamda malesef ne ilk ne de sondur. Aslına bakılırsa yazarın düşüncelerinin özü ve mantığı İslam dinini doğrulamakta ve yüceltmektedir, ne var ki her türlü yeni felsefe ve düşünceyi okuyup anlamaktan dahi aciz yobazlar yazarı İslam düşmanı ilan etmişlerdir.

Kitap yazarın konuşmalarının birleştirilmesiyle oluşturulmuştur, ana tema olarak sarsıcı "dine karşı din" kullanılmış ve etkisini de zaten ispatlamıştır. Yazarın düşüncesine göre, tüm İbrahimi dinler gelmeden önceki dinle savaşmıştır. Bu İbrahimi din ilk insanlara gönderildiğinde doğru yaşanmış sonradan halkı yönetenlerce istismar edilerek halkı yönetmek, kulluk ettirmek ve sömürmek için kullanılan araç haline gelmiştir.( Bu cümlenin ilk kısmına inanmamakla beraber diğer kısmına canı gönülden katılıyorum). Ayrıca kitapta işlenen diğer konular "şirk"in dinsizlik olmadığı, tarihte var olmuş tüm insan topluluklarında din olduğu ve dinin dinsizlerle değil başka dinlerle savaştığıdır.

Ben Pdf formatından gün içinde okuyup bitirdim kütüphanem için ayrıca satın alacağım. Yazdıkları kitaplar anlaşılmasın ve zengin görünsün diye birsürü arapça- farsça kelime kullanan islam yazarlarına nazaran çok anlaşılır ve sade bir üslupla kaleme alınmış veya çevrilmiş, konular dağıtılmadan felsefe ve sosyolojik bazda tespitler yapılmış. Herkese tavsiye ederim.
Öncelikle şunu belirtmek isterim ki genel ve özel anlamda herhangi bir kitabı okumadan önce önyargıları ,ideolojileri bir kenara bırakmak gereğine inanıyorum.
Ali Şeriatinin bu kitabını okurken katılmadığım görüşleri olduğu gibi gerek üslubu gerek akıcı dili ve somut anlaşılabilir diliyle ,olayları anlatırken verdiği örneklerin düşünsel bağlanma insanı etkilemesiyle gerçekten kendi ifadesiyle bizleri rahatsız etmiştir.
İslam Düşünce tarzı kitapları okumak isteyen özellikle DKAB ve İlahiyatçı arkadaşlara tavsiye ediyorum.
Ve her şeyi bir kenara bırakırsak benim çıkardığım en güzel sonuç şu;
Yazdığı eserler gerçekten yaşantısının da yansıması olarak karşımıza çıkmış.
Üstad ali şeriatinin pencesinden dünyaya ilk defa bu kitapla giriş yaptım. Geriye dönüp inceleme yapıyorken her bildiğim, bildiğimi sandığım bilgiye şüphe duymaya başladım"bunu da demek istemiş midir"diye .

Dine karşı din kitap ismi islam ve başka bir dine karşı olan bir mücadele olduğunu düşünmeye meyilliydim.Gerçek hiçte öyle değilmiş . şu söz herşeyi anlatmaya yetti . " peygamberler tevhit mücadelesini dinsizlere değil bir dinin savunucularına karşı yapmış " ve günümüze geldim. Bu din anlayışı devam ediyor mu sapmış ?olanlar var mı? atalarının yolundan gidiyorum deyip sorgusuzca peygamberin indirdiğine degil, uydurulmuş din anlayışına göre mi gidiyor ? kitabın her cümlesi beni düşündürdü . her cümlesini tefekkür ederek okursak bir düşünceye kapı aralıyor .
IŞID, FETÖ ve Siyasal İslam'ın Türkiye'deki temsilcilerinin yaptıkları neticesinde 3 seneden fazladır kişisel olarak din ile arama güçlü bir duvar ördüm. Ali Şeriati ise her zaman okumak istediğim, merak ettiğim bir yazardı. İş bu kitabıyla din ile aramdaki duvarda bir gedik açmayı başardığını söyleyebilirim.

Bilgi fakiri bir birey olarak kitaptaki bilgilerin doğruluğu konusunda bir şey ileri süremem. Fakat 'dine karşı din' kavramını çok mantıklı buldum. Yazar küfr kavramı ile ateizm'in/dinsizliğin değil, şirk dininin kast edildiğini savunuyor. Buna en büyük delil olarak da insanlık tarihinin herhangi bir evresinde dinsizliğin hüküm sürmemesini gösteriyor. En çarpıcı tespiti ise Kuran'ın istediği ideal toplumun, yaşam tarzının 10 yıllık Medine dönemi dışında hiçbir zaman yaşanmamış olmaması.

Kitabın içeriği derin olsa da, anlatım tarzı cümleler gayet sade ve anlaşılır. Ali Şeriati'nin diğer kitaplarını okumaya karar vermek adına cesaret verici bir kitap. Konusu ilgi alanınıza giriyorsa okumanızı öneririm. İyi okumalar dilerim.
Ali Şeriati ile tanışma kitabım oldu. Dürüst olmak gerekirse böyle bir aydınla karşılaşmayı beklemiyordum. O kadar mükemmel tespitleri var ki hayran olmamak mümkün değil. Acı olan da her aydın ve halka ışık tutmaya çalışan her insan gibi katledilmiş olmasıdır. İngiliz ve İran gizli servisi ortak çalışması ile böyle güzel bir bilgenin yok edilişi gerçekten üzücü ve düşündürücü.
Ali Şeriati'ni sanki dine karşı biriymiş gibi düşünürdüm meğerse benimkisi yanlış bir önyargıymış. İçerisinde güzel bilgilere yer veriliyor. Dikkatimi çeken her dönem en güçlü din olarak bahsedilen Şirklik dini açıklaması hakikaten doğru bir düşünce bencede. Her zaman dine muhalif birçok kişi veya örgütlenme görülüyor tıpkı şimdi ki Îsid gibi yapılanmalar. Zaman değişiyor, kişiler değişiyor fakat mantık aynı kalıyor. Ferisilik adında din bile varmış. Daha önce hiç duymadığınız konularda akademik açıklamaları görebilirsiniz. Herkese iyi okumalar.
Pdf şeklinde okuyup fakat kutuphanemde bulunması gerektiğini düşündüğüm bir kitap oldu "Dine karşı din" bu ismi bile zaten beni kendini okutmakta zorladı diyebilirim.
Ali şeriati bir cok kesimin tepkisini çekmiş bir düşünür olmasına karşın kitabı okuyunca aslında dini yücelttiğini fakat yobaz kesim tarafindan anlaşilmamasının ve katledilemesinin pek te şaşirtici olmadığını anlayabilirsiniz bu kitabı okuyunca. Bir sürü yabancı bana anlamsız gelecek kelime beklerken açık ve saf anlatımı ışte budur dedirtti. Dine bağlı veya bağlı olmayan herkesin okumasını tavsiye edebileceğim bir kitap oldu. İnceliğiyle anlattıklarının derinlinliği zıtlaşır durumda.
Ali Şeriati'nin yaptığı bir konuşmadan derlenen bir eserdir. Yaşadığı dönemde yeterince anlaşılmayan bu kıymetli düşünür, eserleriyle bize ışık tutmaktadır. Bu kitapta yanlış bilinenlerin doğrusunu anlatmış, küfr, şirk gibi kelimeleri açıklamıştır. Mutlaka okunmalı.
Biraz karışık bir inceleme olacak önceden söyleyeyim umarım anlatmak istediklerimi anlatabilirim.

Din karşı din,anladığımız gibi şirk dini ve tevhid dinini karşılaştırıp.Şirk nasıl olur,tevdit dini nasıl olmalı diye üstad örnekler vererek ve kendi tespitleriyle bize anlatmış...

Benim söylemek istediklerim içinde yaşadığımız toplumun %99 u müslüman olarak bildiğimiz ama gelenekci din diye tabir edilen,Kur'an'dan bir haber yaşayan,yaşadığıyla,söylediği birbirini tutmayan,sözde müslümanlarla dolu...
Muhafazakar kesim diye bilinen,din sanki sadece kendi tekellerindeymiş gibi sanki en iyi müsküman kendiymiş gibi davranan din muhafızlığı yapan kesimlerde çok...
Diğer taraftan Allah'ın dini olmakdan çıkmış devletin, başına gelen hükümete göre şekillenen,devlet dini olan Diyanet...
Tarikatlara falan hiç girmiyorum uzarda uzar konu...

Peki ne yapmamız lazım,neler yapmalıyız da ümmeti yeniden diriktmeliyiz, erdemli,ahlaklı bir nesil yetiştirmeliyiz
Öncellikle Kur'an ölüye değil diriye okunmalı,İmamlar ölü yıkayan değil,ölü ruhları diriltmeli,âlimler Ali şeriati gibi rahatımızı kaçırmalı,Kur'an kurslarında,arapça harf yerine Kur'an'ın ne demek istediği öğretilmeli,boğazımız yırtılana kadar tecvid öğretmek yerine,tertil öğretmeli,yaşayan,yürüyen Kur'an'lar yetiştirilmeli,herşeyi kabul eden değil,sorgulayan gençlik yetiştirilmeli...
Neyse benim söyleyeceklerim bu kadar Şeriati'nin dediği gibi"Senin dinin,sadece seni kurtaracak bir dindir,ben ise insanlığı kurtaracak ve uğrunda feda olacağım dinin peşindeyim.
Ali şeriati okuyun okutturun,önyargıyla değil kendi algınızla okuyun üzerine düşünün, vesselam.
Dostoyevski şöyle demiştir: “Bir yerde öldürme olayı varsa, olaya katılmayanların elleri de kana bulaşmış demektir.”
Şirk, tanrısızlık demek değildir; zira müşriklerin bizden daha çok tanrıları vardır. Müşrik, bir tanrıya inanmayan ve ona ibadet etmeyen kişi değildir. Bildiğimiz gibi İsa, Musa ve İbrahim peygamberlerin karşısında tanrısızlar değil, müşrikler vardı. Peki, müşrikler kimlerdir? Müşrikler, tanrıya inanmayanlar değil, birden çok tanrıya inanan ve tapan kimselerdir. Öyleyse onları, dinî inançları ve duyarlılıkları olmayan kimseler olarak nitelendirmek mümkün değildir.
Ali Şeriati
İşaret Yayınları
Her şey put olabilir; Lât, Uzzâ, Araba, üstünlük taslama, sermaye, kan, soy… Her dönemde farklı bir tağut(insanları azdıran her şey) Allah’a karşı isyan etmiştir.
İki şeyi asla unutma. Allah'ı ve ölümü… İki şeyi de unut! Yaptığın iyiliği ve gördüğün kötülüğü.
Din, uygarlığa, ilerlemeye, insana ve özgürlüğe karşıdır; ya da en azından bu konulara ilgisizdir'. Bu yargı, kin, düşmanlık ve suizandan kaynaklanan bir sövgü ve bir yanılsama değil; insan yaşamındaki tecrübe ve olgular üzerine bina edilmiş olan tarihsel ve toplumsal bir gerçektir.
Ali Şeriati
İşaret Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Dine Karşı Din
Baskı tarihi:
1 Ocak 2013
Sayfa sayısı:
96
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753500180
Orijinal adı:
Mezheb aleyhi mezhep
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İşaret Yayınları
Baskılar:
Dine Karşı Din
Dine Karşı Din
“Bir dine sahip değilim. Ama eğer dinlerden birini seçecek olsaydım, Şeriati’nin dinini seçerdim.” Varoluşçuluk akımının önde gelen isimlerinden Sartre bu cümlesiyle ifade etmişti Şeriati’nin İslam düşüncesindeki yeri ve önemini.

Şeriati ise yine bir konuşma metninden itina ile derlenen “Dine Karşı Din” isimli kitabında Sartre’ı doğrulamakla kalmıyor, din, dinsizlik, küfür gibi kavramlara önemli açılımlar getiriyor. Tarih boyunca yaşanan savaşların din ile dinsizlik arasında değil, yine din ile din arasında cereyan ettiğini söylüyor ve ekliyor: Küfür de bir dindir! Bu düşüncesini, kitabının girişindeki şu cümlelerle özetliyor: “Bu başlıktan dolayı (kitabın isminden) dolayı zihinlerde bir tereddüt doğması ve anlamının ilk başta açıkça anlaşılamaması mümkündür. Bunun sebebi de şudur: Şimdiye kadar biz dinin küfre karşı olduğunu ve öteden beri de bunun böylece süregeldiğini sanmışızdır. Bu sanımıza göre, tarih boyunca savaşlar din ile dinsizlik arasında olagelmiştir. Bu sebeple, başlık ilk bakışta garip, anlamı kapalı, şaşırtıcı ve kabul edilemez görünebilir. Oysa ben belki de daha önceleri sezmekte olduğum; ancak, tam bilincine son zamanlarda vardığım bir gerçeğin farkına varmış bulunuyorum: Bu düşüncenin aksine, tarih boyunca her zaman din ile din çarpışmıştır, yoksa hiçbir zaman bugün anladığımız anlamıyla din ile dinsizlik savaşı görülmemiştir.” Ve Şeriati, bu düşüncesiyle her zamanki gibi ezber bozan bir duruş sergiliyor. Ayrıca “Din halk yığınlarının afyonudur.” sloganını da ele alarak bu düşüncenin İslamî açıdan eleştirisini yapıyor.

Prof. Dr. Hüseyin Hatemî temiz Türkçesi ile dilimize kazandırılan eser, yine hocanın notları ile zenginleştirilmiş. Dine Karşı Din, Şeriati’nin düşünce sistemini anlayabilmek yolunda önemli bir adım.

Kitabı okuyanlar 729 okur

  • Zülküf Koşan
  • Muhammed enes buluş
  • Mehmet
  • Mona Rıza
  • Rukawa Kaede
  • Şükrü Dinç
  • İbrahim Okumuş
  • Nurettin Doğan

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%1 (2)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları