·
Okunma
·
Beğeni
·
721
Gösterim
Adı:
Dini Hayatın İlk Biçimleri
Baskı tarihi:
Şubat 2019
Sayfa sayısı:
568
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756205877
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ataç Yayınları
Baskılar:
Dini Hayatın İlkel Biçimleri
Dini Hayatın İlk Biçimleri
Bu kitap, Sosyoloji disiplininin kurucularından Émile Durkheim’ın sosyolojizm ekolünün sınırlarını belirlemeye çalıştığı üç büyük eserinin en önemlisidir. Toplumsal İşbölümü ve İntihar isimli ilk iki eserinde toplumun, bütün kurumları, düşünce tarzlarını ve düzeni belirleyen etkili ve yetkili güç olduğunu ortaya koyarken bu eserinde dini de nihayetinde toplumun bir işlevi, toplum için var olan en önemli ve belirleyici kurum olarak tanımlar. Çağdaşı birçok sosyologdan farklı olarak dini hurafeler yığını deyip geçiştirmemiştir Durkheim. Toplumdaki işlevlerini büyük bir ciddiyetle ve gündelik hayata yansımalarıyla birlikte detaylı biçimde izlemeye çalışmıştır.
Tarihsel süreç boyunca sayısız kültürel bağlam içinde farklı birçok forma büründüğü için temel halinden sapmış olan modern dinlerden yola çıkarak din olgusunun anlaşılamayacağı tezinden hareket eder. Ona göre kökeni, tanımı ve temel karakteristiğiyle din olgusunu anlamamızı mümkün kılacak yol, dinsel düşünce ve pratiğin gözlemlenebilir, incelenebilir en basit, ilksel biçimlerine inebilmekten geçer. Acaba binlerce yıl önce doğmuş olan dinin bu ilk biçimini görebilir miyiz?
Durkheim, henüz medeniyetle tanışmamış olan ve ilkel bir hayat sürdüren Avustralya kabilelerinin dinlerinin de en az etkileşime maruz kaldığı için ilk hallerini koruduğu varsayımını kitap boyunca temel almıştır. Dinsel düşüncenin kökeniyle ilgili kendine özgü bu yöntemi tartışılmayı hak ediyor kuşkusuz. Kitap boyunca tartışılan kutsal ve profan ayrımı ile totemik ilkeyi toplumla özdeşleştiren yaklaşımı Durkheim’in din sosyolojisinin özgün yanlarını oluşturur.
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
İlkel insanlar da çocuk gibi düşünür. Canlılar da dahil bütün eşyaları kendisininkine benzer bir doğayı atfetmeye meyillidir.
Müller şöyle der: "Mitolojinin iç yapısını kısaca karakterize etmeye çalıştığımda, onu bir düşünceden daha çok bir dil hastalığı olarak isimlendirdim."
Totemizmde hayvan ve insan arasındaki ilişki o kadar yakındır ki, eğer hayvan ölürse, insanın yaşamı da tehdit altında demektir.
Emile Durkheim
Sayfa 197 - Ataç Yayınları
Kendi tanrısına boyun eğen ve bundan dolayı da tanrısının kendisiyle beraber olduğunu düşünen insan, dünyaya güvenle ve artan bir enerji hissiyle yaklaşır.
Bunların birincisi, acının varlığını eşyanın sürekli değişimine bağlar; ikincisi, acının sebebini arzu da bulur; üçüncüsü, arzunun bastırılmasını acının sona erdirilmesinin tek yolu olarak görür; dördüncüsü, acının sona erdirilmesi için geçi lmesi gereken üç safhayı -doğruluk, tefekkür ve murakabe, hikmet ve doktrin hakkında tam bilgi-sıralar. Bu yolun sonuna -Nirvan'a ile kurtuluşa- bu dört safha geçildikten sonra ulaşılır.
Dini düşünce, gerçekle yalnızca, onun hakiki şekillerini gizleyen kalın bir örtüyle örtmek için ili şkiye girer. Bu örtü, mitolojinin dokuduğu, efsanevi inançlar örtüsüdür.
Totem gerçekte, medenileşmiş ulusların hanedan amblemlerine tekabül eden bir resimdir. Ve herkes, ait olduğu .aileyle özdeşliğinin bir kanıtı olarak onu giymesine izin verilir. Bu, totemin etimolojisiyle de teyit edilebilir. Totem, "dodaim" kelimesinden türemiştir ve bu da, köy ya da bir grubun ikametgahı anlamına gelir.
Emile Durkheim
Sayfa 145 - Ataç Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Dini Hayatın İlk Biçimleri
Baskı tarihi:
Şubat 2019
Sayfa sayısı:
568
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756205877
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ataç Yayınları
Baskılar:
Dini Hayatın İlkel Biçimleri
Dini Hayatın İlk Biçimleri
Bu kitap, Sosyoloji disiplininin kurucularından Émile Durkheim’ın sosyolojizm ekolünün sınırlarını belirlemeye çalıştığı üç büyük eserinin en önemlisidir. Toplumsal İşbölümü ve İntihar isimli ilk iki eserinde toplumun, bütün kurumları, düşünce tarzlarını ve düzeni belirleyen etkili ve yetkili güç olduğunu ortaya koyarken bu eserinde dini de nihayetinde toplumun bir işlevi, toplum için var olan en önemli ve belirleyici kurum olarak tanımlar. Çağdaşı birçok sosyologdan farklı olarak dini hurafeler yığını deyip geçiştirmemiştir Durkheim. Toplumdaki işlevlerini büyük bir ciddiyetle ve gündelik hayata yansımalarıyla birlikte detaylı biçimde izlemeye çalışmıştır.
Tarihsel süreç boyunca sayısız kültürel bağlam içinde farklı birçok forma büründüğü için temel halinden sapmış olan modern dinlerden yola çıkarak din olgusunun anlaşılamayacağı tezinden hareket eder. Ona göre kökeni, tanımı ve temel karakteristiğiyle din olgusunu anlamamızı mümkün kılacak yol, dinsel düşünce ve pratiğin gözlemlenebilir, incelenebilir en basit, ilksel biçimlerine inebilmekten geçer. Acaba binlerce yıl önce doğmuş olan dinin bu ilk biçimini görebilir miyiz?
Durkheim, henüz medeniyetle tanışmamış olan ve ilkel bir hayat sürdüren Avustralya kabilelerinin dinlerinin de en az etkileşime maruz kaldığı için ilk hallerini koruduğu varsayımını kitap boyunca temel almıştır. Dinsel düşüncenin kökeniyle ilgili kendine özgü bu yöntemi tartışılmayı hak ediyor kuşkusuz. Kitap boyunca tartışılan kutsal ve profan ayrımı ile totemik ilkeyi toplumla özdeşleştiren yaklaşımı Durkheim’in din sosyolojisinin özgün yanlarını oluşturur.

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0