Dinsel İnançlar ve Düşünceler Tarihi (Cilt II) (Gatama Budha'dan Hristiyanlığın Doğuşuna)

·
Okunma
·
Beğeni
·
570
Gösterim
Adı:
Dinsel İnançlar ve Düşünceler Tarihi (Cilt II)
Alt başlık:
Gatama Budha'dan Hristiyanlığın Doğuşuna
Baskı tarihi:
Temmuz 2003
Sayfa sayısı:
480
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758240845
Orijinal adı:
Histoire Des Croyances Et Des Idees Religieuses II
Çeviri:
Ali Berktay
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kabalcı Yayınevi
Mircea Eliade, anıtsal eserlerinin -Dinler Tarihine Giriş, Dinsel İnançlar ve Düşünceler Tarihi- bu cildinde de dinsel düşünceler tarihinin haritasını çıkarmaya devam ediyor. Eski Çin, Brahmancılık, Hinduizm, Budha ve çağdaşları, Roma, Kelt ve Cermen dinleri, Yahudilik, Helenistik dönemin dinsel düşünceleri, mesihçilik ve binyılcı hareketler, dünyanın sonu üzerine spekülasyonlar, İran'daki dinsel sentezler ve Hıristiyanlığın doğuşu, tüm bunlar "harita"nın bu ciltteki parçalarını oluşturuyor. Diğer ciltlerde olduğu gibi bölüm sonlarındaki zengin kaynakçalar, profesyonel araştırmacılara yol gösterici nitelikte.
Bir kez daha anlıyoruz ki, Eliade'yi aynı konuda çalışan diğer araştırmacılardan ayıran en büyük özelliği dinler tarihini anlatırken mitleri, teolojiyi, tarih ve felsefeyi büyük bir ustalıkla sentezlemesi ve böylece insanın düşünce tarihini de anlatmayı başarmasıdır. Onun eserlerinin en çarpıcı noktası, söylemsel ya da simgesel olarak tüm teolojilerde, mitolojilerde ve liturijilerde bulunan temel yapıları ortaya koyması; dinin, kendini oluşturan öğelerden farklı bir sistem, eklemli bir düşünce, bir dünya görüşü olduğunu söylemesidir. Eliade külliyatının, dinler tarihinin görüngüler labirentinde kaybolmuş okuyucunun zihin karışıklığını gidereceği, ona net bir harita sunacağı kesin.
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Konfüçyüsçülere göre, hayırseverlik ve adalet en büyük erdemlerdir. Oysa Lao-tzu bunları yapay, dolayısıyla gereksiz ve tehlikeli davranışlar olarak görür. "Tao terk edilince, hayırseverliğe başvurulur; hayırseverlik terk edilince adalete başvurulur; adalet terk edilince ritüellere başvurulur. Ritüeller incecik bir bağlılık ve iman tabakasından başka bir şey değildir ve kargaşanın başlangıcını oluştururlar"
Putperestliğin "resmen" sona ermesini hiçbir tarihsel olay, Goth kralı Alaric'in 396'da Eleusis tapınağını yakması kadar iyi yansıtamaz.
Mircea Eliade
Sayfa 467 - İMPARATORLUK ÇAĞINDA PUTPERESTLİK, HIRİSTİYANLIK VE GNOSİS
Büyük Theodosius döneminde (379-395) Hıristiyanlık devlet dini oldu ve putperestlik kesin olarak yasaklandı; dünün mazlumları bugünün zalimleri olmuşlardı.
Mircea Eliade
Sayfa 465 - İMPARATORLUK ÇAĞINDA PUTPERESTLİK, HIRİSTİYANLIK VE GNOSİS
Yunanlılara göre, ölüm unutmakla özdeşleşmiştir; ölüler belleğini yitirmiş olanlardır. Yalnızca Tiresias veya Amphiaros gibi bazı ayrıcalıklılar öldükten sonra da bellleklerini korur. Hermes, oğlu Ethalides'i ölümsüz kılmak için ona "bozulmaz bir bellek" verir. Ama ruhgöçü öğretisi şekillenince, Bellek ve Unutma mitolojisi değişir. Lethe'nin işlevi altüst olur: Artık suları, yeryüzü varoluşunu unutturmak üzere, yeryüzünden ayrılan ruhu karşılamaz. Tam tersine Lethe, yeniden bedenlenmek üzere yeryüzüne dönen ruhtaki göksel anıları siler. "Unutma" artık ölümü değil, hayata dönüşü simgelemektedir. Lethe pınarından içmek tedbirsizliğini gösteren ruh (Platon'un sözleriyle "unutma ve kötülük yudumu," Phaedrus, 248c) yeniden bedenlenir ve yeniden oluş döngüsü içine fırlatılır. Ruhgöçü öğretisini paylaşan Pythagoras, Empedokles ve diğer yazarlar, önceki varoluşlarını anımsadıklarını iddia ediyorlardı; başka bir deyişle, öteki dünyadaki belleklerini korumayı başarmışlardı.
Mircea Eliade
Sayfa 225 - XXII. BÖLÜM: ORPHEUS, PYTHAGORAS VE YENİ ESKATOLOJİ
Orpheusçuluğun saygınlığı Med savaşları sonrasında gerilese de, ana düşünceleri —dualizm, insanın ölümsüzlüğü, dolayısıyla tanrısallığı, eskatoloji— özellikle Platon'un getirdiği yorumla Yunan hayatını meşgul etmeyi sürdürdü. Akım "halk" içinde de yaşadı ("orpheotelestes"). Daha sonra, Helenistik çağda, mysteria'lı dinlerde bazı Orpheusçu anlayışların etkisi tanımlanabilmektedir. Hıristiyanlık devrinin ilk yüzyıllarında ise, özellikle yeni-Platoncular ve yeni-Phythagorasçılar sayesinde, Orpheusçuluk yeniden moda haline gelecektir. "Oprheusçu" deneyimin çapını asıl ortaya çıkaran da, bu gelişme ve yenilenme, bir çok dinsel bağdaştırmacılığa yaratıcı biçimde müdahele etme yetenediğidir.

Orpheus figürü ise, "Orpheusçuluk"tan bağımsız olarak, Yahudi ve Hıristiyan teologlar, Rönesans'ın Hermesçileri ve filozofları, Poliziano'dan Pope'a, Novalis'ten Rilke ve Pierre Emmanuel'e kadar uzanan şairler tarafından sürekli yeniden yorumlanmıştır. Orpheus, Hıristiyan veya aydınlanmacı, romantik veya modern Avrupa'nın, unutmak istemediği az sayıdaki Yunan mitolojik figürlerinden biridir.
Mircea Eliade
Sayfa 228 - XXII. BÖLÜM: ORPHEUS, PYTHAGORAS VE YENİ ESKATOLOJİ
Ājīvika'lar, Mahavira ve Makkhali Gosāla'nın ortaya çıkışından daha eski bir töre uyarınca çırılçıplak dolaşıyorlardı.
Bütün gezgin çileciler gibi, yemeklerini dileniyor
ve çok katı beslenme kurallarına uyuyorlardı; birçoğu açlıktan ölmeye katlanarak hayatına son veriyordu.
Mircea Eliade
Sayfa 101 - Kabalcı Birinci Basım: Nisan 2003 (BUDDHA VE ÇAĞDAŞLARI) Acivika'lar ve "Kader"in Her Şeye Yeten Gücü
"Tutuşmuş çalılığın yakıcı sıcaklığını veya sel sularının soğukluğunu hissetmez. Dağları yaran yıldırım, okyanusu ayağa kaldıran kasırga onu korkutmaz. Bulutlar bu kişinin koşum takımları, güneş ve ay ise binekleridir. Dört denizin ötesinde dolaşır durur; hayat ve ölümün birbirini izlemesi onu ilgilendirmez, iyi ve kötü kavramları ise çok uzağındadır."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Dinsel İnançlar ve Düşünceler Tarihi (Cilt II)
Alt başlık:
Gatama Budha'dan Hristiyanlığın Doğuşuna
Baskı tarihi:
Temmuz 2003
Sayfa sayısı:
480
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758240845
Orijinal adı:
Histoire Des Croyances Et Des Idees Religieuses II
Çeviri:
Ali Berktay
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kabalcı Yayınevi
Mircea Eliade, anıtsal eserlerinin -Dinler Tarihine Giriş, Dinsel İnançlar ve Düşünceler Tarihi- bu cildinde de dinsel düşünceler tarihinin haritasını çıkarmaya devam ediyor. Eski Çin, Brahmancılık, Hinduizm, Budha ve çağdaşları, Roma, Kelt ve Cermen dinleri, Yahudilik, Helenistik dönemin dinsel düşünceleri, mesihçilik ve binyılcı hareketler, dünyanın sonu üzerine spekülasyonlar, İran'daki dinsel sentezler ve Hıristiyanlığın doğuşu, tüm bunlar "harita"nın bu ciltteki parçalarını oluşturuyor. Diğer ciltlerde olduğu gibi bölüm sonlarındaki zengin kaynakçalar, profesyonel araştırmacılara yol gösterici nitelikte.
Bir kez daha anlıyoruz ki, Eliade'yi aynı konuda çalışan diğer araştırmacılardan ayıran en büyük özelliği dinler tarihini anlatırken mitleri, teolojiyi, tarih ve felsefeyi büyük bir ustalıkla sentezlemesi ve böylece insanın düşünce tarihini de anlatmayı başarmasıdır. Onun eserlerinin en çarpıcı noktası, söylemsel ya da simgesel olarak tüm teolojilerde, mitolojilerde ve liturijilerde bulunan temel yapıları ortaya koyması; dinin, kendini oluşturan öğelerden farklı bir sistem, eklemli bir düşünce, bir dünya görüşü olduğunu söylemesidir. Eliade külliyatının, dinler tarihinin görüngüler labirentinde kaybolmuş okuyucunun zihin karışıklığını gidereceği, ona net bir harita sunacağı kesin.

Kitabı okuyanlar 21 okur

  • hasan sabbah
  • Mustafa Talha Güneş
  • B é t ú l
  • Cengizhan06
  • Yusuf Mirza
  • Doğa Akkuş
  • Mehmet Mustafa Erkal
  • Sami Ertengiz
  • a. selim
  • Furkan Gedik

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%37.5 (3)
9
%37.5 (3)
8
%12.5 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%12.5 (1)
3
%0
2
%0
1
%0