Dionysos Dithyrambosları

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.133
Gösterim
Adı:
Dionysos Dithyrambosları
Baskı tarihi:
Ocak 2016
Sayfa sayısı:
100
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053603740
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Dionysos-Dithyramben
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İş Bankası Kültür Yayınları
Baskılar:
Dionysos Dithyrambları
Dionysos Dithyrambosları
Dionysos Dithyrambosları, filozof Nietzsche'nin en önemli şiir toplamıdır. Zerdüşt döneminde yaşadığı yücelme duygusuyla başladığı şiirlerden oluşan toplamı, çıldırmasından birkaç gün önce düzenlenmiş ve temize çekmiş, ayrı bir kitap olarak tasarlamıştır. Kendinden geçmenin ve sanatın tanrısı Dionysos'un şarkılarına gönderide bulunan toplam, şair-filozofun en yoğun yaşantıları ile en hafif alaylarını, düşünülmüş coşkunluklar biçiminde biraraya getirir. Bu kitapta, şiirlerin tamamı Nietzsche’nin kendi el yazmasına dayanan düzenleme içinde ve asılları ile birlikte sunulmuştur.
Nietzsche'yi görecek gözleriniz varsa görebilirsiniz.

Şüphesiz yazdıkları tam anlamıyla bilinemedi, bilinemiyor.
Kitaplarını okuyan herkes, felsefesini kendi anlama/düşünme düzeyince yorumladı.
Yersiz eleştirilere çokça maruz kaldı, eserleri ve kendisi.
Bir çok sanatçının yaşadığı gibi o da kitaplarının hakkettiği değeri göremeden öldü.
Çok kötü...
Özür dilerim, Nietzsche !
Yerinde kalan ruh sağlığımla seni anlamaya çabalıyorum.

Hep düşünen ve düşündüklerinin sonunu getirmeyip, onların bir üstünü bulmaya devam etmiş bir filazoftan bahsediyoruz.
Tabi ki, okurken çok zorlanacağız.
Basit ve içi boş işlerle uğraşıp, beynimizi, fikirlerimizi belirli olan kalıplara farkederek/farketmeyerek sokarken, otomatikleşmiş bir hayat sürerken, tek yönlü düşünürken, Nietzsche'yi okuyup anlamak istememiz çok komik olur.
( Bu düzene lanet gelsin !
Demessem olmaz. )
Buna rağmen okuduysakta, sonucunda;
- Bu adam ateist !
- Nietzsche'yi okuyanlar da
ateist !
- Dine, ahlaki değerlere saldırıyor !
- Ne dediğini bilmiyor !
- Tanrı'ya hakaret ediyor !
gibi birçok saçma sapan yargılara varmış oluyoruz.

Tekrarlıyorum, görecek gözleriniz varsa görebilirsiniz.

Kitaplarını okurken attığı çığlıklar beni sağır etti.
Bu sesi duymamak nasıl bir geriliğin göstergesi olabilir ?

Bu kitabı onun son yazdığı kitap.
Kendi ile hep yarış içinde olduğu ve hep kendini aşmaya çalıştığı apaçık görülüyor.

'Delirmeden önce' yazdığı son kitap diyorlar ya, ne kadar da saçmalıyorlar !

Kesin bir tanımı olmamakla birlikte 'felsefe bir düşünme sanatı' olarak yer edinir.
Düşündükleriyle kendini hep aşmaya çalışan bir insan
( ubermench )
zaten delidir.
Bu işin başında da deliydi.
Sadece bunu saklayabiliyordu, başa çıkabiliyordu, yaşamını sürdürebiliyordu.
Kendisi teslim olmuş.
Belki de yoruldu o da artık...
Tanrı'ya gitmek istedi.

"Ah, evet, geri gel,
benim bilinmeyen Tanrım!
benim acım!
benim son mutluluğum!... " diyor.

Insan inandığı, inanmak istediği ya da inanamadığı durumlarda yani; bir şey uğruna savaş veriyorsa acı çeker, ruhsal bunalımlara girer.
Nietzsche de bunu görüyorum.
Büyük bir acı çekmiş.
Ruhsal acısı o kadar yoğun olmuş ki Tanrı'ya, insanlara, kalıplara (...) her türlü yergiyi yapmış.
Bu yergisi sayesinde felsefesini oluşturmuş.
Bu ruhsal durum onda bedensel olarak hastalıklar ortaya çıkarınca da artık felsefesinin akışını iyiyi, güzeli görme ve kaderi sevme olarak ilerletmiş.

Kim bu insanın inaçsız olduğunu ileri sürebilir ?

Sürüyorsa da bu onun kendi geri kalmış düşüncesidir.
Siz inançsızlar; Hayyam gibi Nietzsche'nin de adını kullanarak, onları küçük düşürmeyi bırakın !
Sadece kendi fikirlerinizi destekleyecek, eleştirilerini kullanın.
Bu şahsiyetlere etiket yapıştırmayın !
Bir kalıba sokmayın !

Seni okuyorum diye Tanrı tanımaz etiketi almama rağmen yine de okuyacağım.
Seviliyorsun Nietzsche !
Dionysos felsefesinin sık sık sunuldugu bir eser. Nietzschenin akıl ve ruh sağlığını kaybetmeden hemen önce yazdıgı kitap olarak bilinir. Şiirlerden oluşan bir eseri, Nietzsche hayranı dostların okumasını tavsiye ederim.
Dithyrambos, eski Yunan'da tanrılar için söylenen ilahilere verilen isimdir.

Eserin ismi neden Dionysos Dithyrambosları (İlahileri)? Nietzsche'nin Dionysos ile ne alakası var? Yazarın eserlerini, Özellikle Tragedyanın doğuşu adlı eserini okuyanlar bilecektir ki Nietzsche Batı felsefesinin ve medeniyetinin Antik Yunan filozoflarını ve düşünce tarzını kopyalayarak ilerleyişini, dini yorumlarda bile baz alınanın Antik Yunan felsefesi olmasını uzun uzun eleştirmiş, hatta bu meseleyi kişiselleştirirerek nefrete kadar ilerletmiş ve bu eleştirilerini antik Yunan’a aşık bir medeniyet olan Almanlara anlatmak için de Dionysos ve Apollon’u metaforlaştırıp yüzleştirmiştir.

Dionysos, genel kültürde şarap tanrısı olarak bilinir fakat Nietzsche için Dionysos’un en dikkat çekici özelliği ıstırap çekmeye mahkum edilmiş olmasıdır. Üzümün şaraba dönüşme sürecinde yakıcı güneşte pişerek olgunlaşması ve akabinde insanlar tarafından ezilip parçalanılarak şıra haline getirilmesi gibi, Dionysos da Hera tarafından lanetlenerek her hasat döneminde paramparça edilir ve her sonbahar döneminde yeniden dirilerek sonsuza kadar acı çekmeye devam eder. Dionysos kendisine inananlara lezzet ve keyif bahşetse de, aynı zamanda vurucu bir delilik de verebilirdi. Zavallı Orpheus’u paramparça eden Dionysos müridi Maenadlar gibi delirebilir ya da neşe ve zevk içinde de yaşayabilirdi müridleri… Bir nevi şarap mecazı vardır burada. Az içen kişi rahatlar, gevşer ve gülerken; çok içen kişi kendisini kaybedip saldırgan bir tavır bürünebilir, kendisine bile zarar verebilir…

Nietzsche felsefesinde Dionysos’un karşısında yer alan Apollon ise ışığın tanrısıdır. Doğrudan sapmaz, yalana kulak asmaz, kaos düşmanı, düzen dostu, güçlü, kuvvetli bir tanrıdır. Anlayacağınız üzere, Dionysos ile pek bir ortak yanı yoktur.

Tahmin edebileceğiniz gibi, Dionysos duygularına zincir vurulmamış, kendisine sınırlar çizilmemiş, nispeten özgür iradeli ve aylak bir ruhu temsil ederken, Apollon daima kontrollü ve sınırların içinde yaşayan, düzene uymayan her şeyi düşman belleyen bir ruhu temsil eder.

Nietzsche neredeyse her ihtimalde Dionysos’u savunur ve insanoğlunun evriminde bir sonraki aşamaya geçişinin düzendeki istikrarının korunmasında değil, Dionysos’un iniş ve çıkışlarında yattığını söyler. Sanırım Dionysos ve Apollon muhabbeti bu kadarlık yeter. Bu husus hakkında daha derin bilgi sahibi olmak isteyenler, yazarın ‘Tragedyanın Doğuşu’ kitabını okuyabilirler.

Dionysos Dithyrambosları aslında baştan sona bir şiir metni gibi, felsefe-anlatımdan ziyade edebi estetik kaygılarıyla yazılmış gibi görünse de, eserin amacının hiç öyle olmadığını ilk 3 şiiri okuduktan sonra anlamanız işten bile değil. Nietzsche felsefesinin son ifadelerine şiir ile devam ediyor ve o saatten sonra Dionysos Dithyrambosları gibi bir eseri neden bunca muhteşem eser verdikten sonra yazdığını kendinize açıklamanız çok zor olmuyor. Başından beri felsefenin olabildiğince az kelime söyleyerek, basite indirgemeden ve uzun uzun anlatmadan yapılması gereken bir şey olduğunu, kelimeler çoğaldıkça anlatımın bozulduğunu, anlaşılanın da 'büküldüğünü' söyleyen, amaç-maksat-mana arayışının sanatın özünde yatan rastgeleliği öldürdüğünü düşünen bir adamın düşüncelerini sağlıklı olarak ifade edebildiği son yıllarında tuğla gibi kalın kitaplarla uzun cümleler yazmaktan ziyade bu şiirleri yazmayı seçmesi çok manidar değilse nedir?

Benim yorumum odur ki: Nietzsche yazdığı binlerce satır, onlarca kitap, yüzlerce makaleden ve anlattığı onca hikayeden sonra bu yazılarının ve düşüncelerinin bir nevi indeksini barındıran kısa bir eser vererek, adeta şifreleyerek yeniden yorumlanmasını istercesine bir şey yapmak istemiş Dionysos Dithyrambosları ile.

Bu sitede de yetmiş bin defa alıntılanan ve iletilerde paylaşılan "En ağır yükü arıyordun; sonunda buldun; kendini. Şimdi de kurtulamıyorsun kendinden..." dizeleri bile, yazarın daha önceki yazıları ile birlikte düşünüldüğünde, üzerine makaleler yazılabilecek kadar derin. İnsanın nihai arayışının merkezinde yer alan kendi kendini gerçekleştirmenin önünde duran en büyük engelin yine kendisi oluşundan yola çıkıp arkamızdan sessizce bize fısıldadığını anlattığı şeytanın tasvirine, en ağır yükü üstlenenin aslında kendisini taşıdığını bilmesi gerektiğini anlattığı Ecco Homo'ya, oradan Zerdüşt'e "Got is Tott" dedirttiği için ateist-nihilist ilan edilmesine sebep veren satırlarının arasında yatanları görenlerin bile, onu hiç anlamamışçasına kendisine ‘paganist’ demesini sağlayan Dionysos - Apollon savaşına, bu savaşın tabiatında yatan benlik ve üstinsan arayışına... Uzun lafın kısası, Nietzsche okuyan için aslında her yere gidebilecek üç cümle…

Sanırım Nietzsche’yi bu kadar büyük ve önemli yapan da buydu.

Oruç Auroba’nın çevirisi gerçekten çok iyi.

Kronolojik olarak sonda yer alan, akıl sağlığını yitirmeden önce yazdığı son satırlardır bunlar. Dolayısıyla yazarın en son okunması gereken eseri de budur.
Nietzsche'nin farklı kitaplarından ve sonradan eklediği şiirleri yer alıyor kitapta. Delirmeden önce yazdığı son kitabıdır. (1889) Farklı tarzıyla kendini eleştiren ve çoğu yerlerinde kendine öğüt niteliğinde kaleme aldığı bu şiir kitabı kesinlikle okunmaya değer. Çoğu zaman zerdüştten bahsetse de bir çok yerinde ise dionysos öğretilerini göz önüne alarak kendinin eksik olduğunu düşündüğü taraflarını başka isimler kullanarak yazıyor.
İşte Böyle Dedi Zerdüşt ile birbirini tamamlayan nitelikte kitap. Düşünmeyi kim sevmez değil mi? Bir de ustanın ditramboslarıyla düşünselliğin yaratacağı farklı hazlarını tadını çıkarın, çok şey kazanacaksınız.
Çöl Büyür ; Vay Haline İçinde Çöl Saklayanın. der sevgili üst akıl Nietzsche bu incecik koca eserinde.Çabucak bitebilecek ama etkisini yitirmeyecek bir eser.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Dionysos Dithyrambosları
Baskı tarihi:
Ocak 2016
Sayfa sayısı:
100
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053603740
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Dionysos-Dithyramben
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İş Bankası Kültür Yayınları
Baskılar:
Dionysos Dithyrambları
Dionysos Dithyrambosları
Dionysos Dithyrambosları, filozof Nietzsche'nin en önemli şiir toplamıdır. Zerdüşt döneminde yaşadığı yücelme duygusuyla başladığı şiirlerden oluşan toplamı, çıldırmasından birkaç gün önce düzenlenmiş ve temize çekmiş, ayrı bir kitap olarak tasarlamıştır. Kendinden geçmenin ve sanatın tanrısı Dionysos'un şarkılarına gönderide bulunan toplam, şair-filozofun en yoğun yaşantıları ile en hafif alaylarını, düşünülmüş coşkunluklar biçiminde biraraya getirir. Bu kitapta, şiirlerin tamamı Nietzsche’nin kendi el yazmasına dayanan düzenleme içinde ve asılları ile birlikte sunulmuştur.

Kitabı okuyanlar 72 okur

  • Drkitapsever
  • Arthur Cohen
  • Ezgi Göktürk
  • Retro Hanım
  • Selim
  • Derya
  • Şaban KURTOĞLU
  • Dursun Yener
  • İzdüşüm
  • 07mbaln

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%3.6 (1)
9
%7.1 (2)
8
%7.1 (2)
7
%3.6 (1)
6
%7.1 (2)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0