Adı:
Direnen Canlar
Baskı tarihi:
1975
Sayfa sayısı:
351
Format:
Karton kapak
ISBN:
---
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Осъдени души
Çeviri:
Yunus Pıtırlı
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Günce Yayınları
351 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Savaş kitapları okuma etkinliğini düzenleyen Murat Ç ve bu konunun üstadı Ebru Ince ' ye teşekkürler..

https://www.youtube.com/watch?v=y_goHl-GuNk

DİRENEN CANLAR

Spoiler olabilir ! (Gerçi bir köşede yitik hazine gibi bir kitap bu kim okur ki bilemiyorum)

Kitap ismiyle, yazarın ismiyle ve kapağıyla çekti beni kendine sahafta. Baktım ki sonra siteye, kimsenin okumadığı bir kitapmış.

İspanya iç savaşı zamanları 1936-1937’lerde geçen bir hikaye. Savaş biraz dekor, fon müziği gibi kalıyor lakin dokunaklı gayet. Bir aşk hikayesi var temelde ve dinin, Hristiyanlığın, katı tutumların, aşırılıkların, inancın, inançsızlığın hikayesi. Ve iç savaş..

Yolu İspanya’ya düşen İngiliz bir kadın, Fanny. Bir Cizvit rahibine aşık olur, bir çeşit tarikattır rahibin mensup olduğu Cizvitler. Sıradan bir rahip bile mesleği ve dünya görüşü nedeniyle gönül işlerine mesafeli olurken, bu katı kurallarla örülü rahip nasıl kırabilirdi kabuklarını?

Tutku bir kadına neler yaptırabilir, bunun dersini veriyor kitap.

Tifüs salgını vardır İspanya’da ve bu rahip ve bağlı olduğu cemaati de salgına yakalananlar için mücadele ederler, bir sahra hastanesi kurup gönüllü olarak hastalara el uzatırlar. İşte Fanny de bu sürecin hemen öncesinde tanıştığı rahip Heredia’ya yakın olabilmek uğruna onun yanında çalışmak ister fakat rahip her zamanki kaçamak tavrıyla bunu reddeder. Fanny de hem kendi maddi varlığıyla hem de arkadaşlarından aldığı borçlarla gidip rahiplerin çadırının yanına kendi hastane çadırını kurar bir ekip kurarak ve hem hastalarla hem de kendi aşk hastalığıyla mücadeleye girişir. Bu süreçte ülkedeki iç savaş hararetlenir, İngiliz kadının “iç aşk savaşı” da karmaşık bir hal alır buna paralel olarak.

İspanya iç savaşı hakkında çok az bilgim olmasına rağmen bir şeyler öğrendiğimi söyleyebilirim kitaptan. Kısaca Franco cephesiyle, gidişattan memnun olmayıp isyan eden bir halk kesimi arasında geçiyor.

Hastahane de nasibini alır bu kargaşadan, bir gün isyankarlar,komünist diye adlandırılanlar çadırı basarlar ve rahip Heredia’yı kaçırmak isterler. Fanny öyle bir direnişle korur ki onu bunu anlamak için ancak okumanız gerekiyor. Bir annenin vücudunu yavrusuna siper etmesi gibi, bütün bir gece ölümü göze alarak direnerek teslim etmez sevdiği adamı. Kan akar ölenler çatışmalar olur.

Sonrası mı, adam da kadına aşık olur , nasıl olmasın ? Zaten en başından beri sevmektedir ama ah o yıkanmış beyinler !! Tarikatı ve saplantıları uğruna harcanan ömür, ıskalanan sevda.. Bir yere varamazlar, hazin olur sonları.

“Fanny : “Bir kerecik, insanların arasına inin,bir kerecik insan olun! Beni sevdiğinizi söylüyorsunuz, doğru mu?”
Heredia : Evet oldukça doğru.
Fanny : Ne zamandan beri?
Heredia : Beni anarşistlerin tüfeklerinden koruduğunuz o geceden beri, mahkemede benim iyiliğim için doğruyu söylediğiniz günden beri, sizi ilk gördüğüm andan beri !”

Bu arada intihar eden , çarpışmalarda ölen, linç edilen, idam edilen rahipler.. Benzer şekilde karşı cephede kayıplar.. Kaos yaşayan bir ülke.

Bir Bulgar yazar anlatıyor bize bunları, ne gördün ne hissettin , ne biliyorsun da böyle anlatabiliyorsun be Dimov, aşk olsun sana !! Oralara düştü mü yolun, hiç alakan yok mu ya da, her şekilde de helal olsun sana !!

Bir gün merak edip de okursanız bence pişman olmazsınız. Yeni baskısı yok sanırım kitabın.Fazla anlatamadım hikayeyi.. Yaralayıcı ve hüzünlüydü. Ne demiş bir şair,

“Yalnız hüznü vardır kalbi olanın”
351 syf.
·3 günde·Beğendi·Puan vermedi
Kitabı ilk baskısından okudum. Yıllar önce kendini 'komünist' olarak tanımlayan bir arkadaşım hediye etmişti. Isminin Direnen Canlar olması nedeniyle de siyasî bir kitap okuyacağımı düşünerek sürekli erteledim. Ama ispanya'ya olan merakım galip gelince okumaya başladım. Ve ne kadar da yanılmışım. Ben bir aşk romanı okudum. Fakat öyle ilginç, öyle sıradışı bir aşk ki. Okurken Fanny'in tutkusunu ensenizde hissediyorsunuz. Bu Ingiliz kadınının karakteri çok güçlü. Tutkusu uğruna göze aldığı şeyler inanılır gibi değil.
Arka planda Ispanya Iç Savaşı var. Savaş öylesine korkunç ve kanlı... Fakat ölümün kol gezdiği o günlerde bile Fanny Heredia'nın peşinde. Kitapta anlatılan salt aşk değil elbette. Ispanya toplumunu da yakindan tanıyorsunuz. insanlar arasındaki ayrışma korkunç. Din adamları Tanrı ve kral uğruna halkı birbirine kırdırmakta. Heredia Cizvit tarikatına kendini adamış bir rahip. Öylesine adamış ki kendini dünyevi her şeyden elini ayağını çekmiş. Sorgulamadan tarikatın kurallarını benimsemiş bir doktor. Aynı zamanda soylu bir aileden geliyor. Ingiliz kadını Fanny ise sanki kendini arıyor. Kendini bir tutkuya, bir anlama bağlama çabası içinde. Fakat gitgide dibe çekilmekte...
Kitabın başlarında hikayenin sonunu görüyorsunuz . Kitabın kahramanını Luis sanarken hikaye aslında baştan başlıyor.
Hiçbir karakteri sevemedim. Çeviri yazim yanlışlarıyla donatılmıştı. Fakat buna rağmen romanı elimden bırakamadım. Yazarın ne kadar başarılı bir iş çıkardığının en büyük kanıtı buydu.
Tutku ve hırs... Insanın içine zehir gibi işleyen, onu günden güne, yavaş yavaş tüketen bir duygu. Bir türlü bir kadına neler yaptırabilir? Okuyun ve görün....
351 syf.
·4 günde·Beğendi·9/10
Tanrı inancı olmayan bir kadın bir rahibe aşık olursa ne olur? Onu elde etmek için ölümcül tifüs salgınının ortasında yaşamaya razı olabilir mi? Ya da bir iç savaşın ortasında kalır mı? Kitapta saplantılı bir istek ve İngiliz kadının yaptıkları anlatılıyor. Bir kadının ne kadar ileri gidebileceğini okurken İspanya'nın kralcılar ve cumhuriyetçiler arasındaki savaşa tanıklık ediyorsunuz. Keşke hiç savaş olmasa ama halkı düşünmeyen soylular
ve kendi ceplerini doldurmaya çalışan büyük papazlar benim midemi bulandırıyor. Dini kendi çıkarları için kullanan herkesten nefret ediyorum. Mrs. Horn tüm kitap boyunca söyledikleri konusunda o kadar haklıydı ki. Sadece saplantılı arzusu yüzünden ona kızdım ama o da sonunda bu deliliğin farkına vardı. En merak ettiğim şey ise aşık olduğu adamın kardeşi onu morfinmanlıktan kurtarabildi mi? Keşke kitabın sonuna doğru bu konuya biraz açıklık getirilseydi dedim. Güzel bir kitap okudum ama aşırı derecede yazım hataları vardı. Başlarda çok sinirlendim ama zamanla beynim onları okurken otomatik düzeltti ve kitaba dahil oldum. Eğer siz de bu yazım yanlışlarıyla kitabı okurum diyorsanız kesinlikle tavsiye ederim.
Gelenekçi İspanya,Avrupa'da, tüm dünyada imanımızın mistik alevi olmuştur. Ayrıca daima da Hristiyanlığın kılıcı olacaktır.
Güneşin tropikal kavuruculuğunda insanlar arasındaki çelişkiler daha uzlaşmaz bir duruma geldiler. Zenginlik daha çok bir ahlaksızlık,yoksulluk daha acı verici bir duruma gelmeye başladı.
Bencilliğinin bilincindesin,kalbini kaplayan buzun farkındasın.. Böyle olmak istemiyorsun, fakat elinden bir şey gelmiyor. Ve işte bu nedenle sen kendine bile yabancısın ve bu nedenle bir dakika önce ellerini ısırıyordun, fakat şimdi sigaranı dudaklarının arasına sıkıştırarak onun gözlerini öylesine huzurla kapatıyorsun ki.. Korkunç ikili bir kişiliğin var. Bilincin bencilliğini alt edemiyor ve bencilliğin bilincini boğamıyor. İşte bu nedenle bu kadar mutsuzsun, bu nedenle acı çekiyorsun.
Sizi soyluların zulmünden, papazların çılgınlığından, kapitalistlerin talanından kurtarmak istiyoruz. işte bu nedenle bizi öldürüyorlar!.. ispanyollar!.. Cumhuriyet için savaşın!

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Direnen Canlar
Baskı tarihi:
1975
Sayfa sayısı:
351
Format:
Karton kapak
ISBN:
---
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Осъдени души
Çeviri:
Yunus Pıtırlı
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Günce Yayınları

Kitabı okuyanlar 3 okur

  • Seçil Güneş Kaya
  • Tuğba Çakmak
  • Osman Y.

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%50 (1)
9
%50 (1)
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0