"Berrak görünen hikâyelerin arkasındaki gölge hayatların kahramanı insanların, kalabalıklar arasında yalnızlığı parmak izi misali yalnızca kendine özeldi." #alinti
Dışardan bakıldığında aynı hayatları yaşıyor gibi görünsek de, alıntıda da yazdığı gibi küçük
nüanslarla ayrılıyoruz birbirimizden.
Bizi biz yapan acılarımız, sevdalarımız, hayal kırıklıklarımız, beklentilerimiz, yanlış anladıklarımız, yanlış anlattıklarımız, birbirine benzeyen ama birbirinden çok farklı yaşadıklarımız...
Bize yüzeyde aynı, derinlerde çok farklı olduğumuzu hatırlatan birbirinden güzel öykülerle sesleniyor #ilknurhatipoglu
Tıpkı kitaba ismini veren #diribal gibi, sarıp sarmalıyor samimiyetle. Her hikaye elimizden tutup bizi kendi yol ayrımına çekiyor.
Hüzünlü, buruk, yarım bir tebessüm dudağımızda, ince bir sızı burnumuzun direğinde asılı kalıyor.
Etkileyici, içten olabilirlikler dökülüyor satırlara. Yurdumu, yurdum insanını tanıyınca yaşanmışlık hissi veriyor insana.
İnsan tanımak gibi, benim için öykü okumak. Yeni insan tanımayı sevmesem de, insanların hikayesini hep merak edenlerdenim. Belki de o yüzden bu kadar çok severek okuyorum öykü kitaplarını. Ve öykü sever herkese de tavsiye ediyorum.
Dipnot olarak son hikaye yazarımızın kedilerinden. Okurken yeğenim gofrethan geldi aklıma İnsanların olduğu kadar hayvanların da benzer hikayesi olduğunu farkettim. Kapı önünde bulduğumuz "Ömür törpüsü , bizi her gördüğünde bunlar mı geçiyor senin de aklından?" demeden duramadim.
Siz öykü kitapları sever misiniz?
#mahlasyayinlari