1000Kitap Logosu
Divan-ı Hikmet

Divan-ı Hikmet

Okuyacaklarıma Ekle
TAKİP ET
Kitapyurdu.com
75TL ve üzeri tüm siparişlerde Kargo Bedava!

Hakkında

520 sayfa ·
Tahmini okuma süresi: 14 sa. 44 dk.
Adı
Divan-ı Hikmet
Derleyen
Basım
Türkçe · Türkiye · Diyanet Vakfı Yayınları · Ocak 2010 · Ciltli · 9789753896689
Diğer baskılar
Divan-ı Hikmet
Divan-ı Hikmet
Divan-ı Hikmet
Divan-ı Hikmet
Hoca Ahmed Yesevi Divan-ı Hikmet
Dîvân-ı Hikmet
Divan-ı Hikmet kitabında neredeyse bin yıldır Türk’ün gönül gözünü ışıtan bir ışık saklıdır. Bu ışığın huzmeleri her bir hikmetin satırları arasından süzülerek ruh dünyamızı aydınlatmaya uzun bir zulmet devrinden sonra bütün Türk yurtlarında yeniden başlamıştır. Hoca Ahmed Yesevi'nin dilinde seslendirildikten 900 yıl sonra sizlerin eline ve gönlüne kadar ulaşan bu hikmetler Türkler arasında İslam etrafında örgülenen bir iman birliğinin teşekkül etmesine hizmeti yönüyle Türklüğün manevi hayatında çok önemli bir yere sahiptir. Bu kitabı okurken, verdiği mesajları yüzyıllar önce ilk defa işiten atalarınızdan biri yerine koyun kendinizi... İşte o zaman Ahmed Yesevi'nin büyüklüğünü daha iyi idrak edeceksiniz..
Fiyatlar
Kitapyurdu.com
75TL ve üzeri tüm siparişlerde Kargo Bedava!
İdefix
idefix.com

Okurlar

Kadın
% 42.4
Erkek
% 57.6
0-12 Yaş
13-17 Yaş
18-24 Yaş
25-34 Yaş
35-44 Yaş
45-54 Yaş
55-64 Yaş
65+ Yaş
8.9
10 üzerinden
58 Puan · 13 İnceleme
560 syf.
·
33 günde
·
Beğendi
·
10/10 puan
Divan-ı Hikmet
Hace Ahmed Yesevi atanın, dünya servisindeki iniş çıkışlarını, nefis ile büyük mücadelesini, alperenlik yolunu, hiçlik ve varlık manasını ve birçok hak olanı haykırmak adına yazdığı şiirlerden oluşan bir kitaptı. Her sayfasını okumak ayrı bir keyif, ayrı bir ibret. Bu kitap ile birlikte Mavera dizisini de izlemek ayrı bir tat verdi. 10/10. Ruhu şad olsun.
Divan-ı Hikmet
8.9/10 · 175 okunma
Okuyacaklarıma Ekle
520 syf.
·
53 günde
·
Beğendi
·
10/10 puan
Hoca Ahmet Yesevi
Türkistan'da yetişen büyük velilerdendir. Adı Ahmet bin İbrahim bin İlyas Yesevi olup, Piri Sultan, Hoca Ahmet, Kul Hace Ahmet diyede tanınır. Babası Hace İbrahim'in nesebi Hz. Alinin oğlu Muhammet bin Hanefi'ye dayanır. Hicri 5. asrın ortalarında doğduğu tahmin edilmektedir. Ahmet Yesevi çok küçük yaşta babasını, 7 yaşındada annesini kaybetmiştir. Yesi şehrinde ilim ve terbiye tahsiletmiştir. Bundan dolayı YESEVİ nisbetiyle şöhret bulduğu kabul edilmiştir. Yesi'de, önce Arslan Baba Hazretlerinden ders aldı. Arslan Baba'nın vefatıyla Buhara'ya gitti. Orada Ehli Sünnet alimlerinden Yusuf Hamedaniye bağlandı ve manevi ilimleri tahsil etti. İnsanlara doğru yolu göstermek için ondan icazet aldı. Buhara bu tarihlerde Karahanlıların hakimiyeti altındaydı ve devrin en büyük ilim merkezlerinden biriydi. Dünyanın çeşitli yerlerinden talebeler buraya gelip ilim tahsil ediyorlardı. Buhara'da güçlü bir Hanefi Fıkıh geleneği mevcuttu. Hoca Ahmet Yesevi Buhara'da bir müddet ders verdi. Daha sonra bu vazifeyi başkasına devredip Yesi'ye döndü ve burada talebe yetiştirmeye başladı. Büyüklüğü ve şöhreti kısa zamanda Maveraünnehir, Horasan ve Harzem dolaylarına yayıldı. Zamanın en büyük ve üstün evliyelarından oldu. Zahiri ve batını bütün ilimlerde derin alim olan Ahmet Yesevi Hazretleri, Hızır Aleyhisselam ile görüşür sohbet ederdi. Günün büyük bölümünü ibadet ve zikir ile geçirirdi. Zamanında arta kalan diğer bir kısmında, talebelerine zahiri ve batını ilimleri öğretir, günün kısa bir bölümünde ise, alınteri ile geçimini sağlamak üzere, tahta kaşık ve kepçe yapıp bunları satardı. Ahmet Yesevi Hazretleri yetiştirdiği talebelerinin her birini bir memlekete göndermek suretiyle İslamiyetin doğru olarak öğretilip yayılmasını sağladı. Onun bu şekilde gönderdiği talebelerinden bir kısmı da Anadoluya geldiler. Bu vesileyle onun yolu Anadoluda yayılıp tanındı. Anadolunun Müslüman Türklere yurt olması, onun manevi işaretiyle hazırlandı. Talebelerinin gayretiyle Anadolu ebediyyen Türk yurdu oldu. Ahmet Yesevi Hazretlerinin en önemli özelliği, Arapça ve Farsça bilmesine rağmen çok sade bir Türkçe ile Hikmet denilen eğitici sözleri, Türkistan Türkleri üzerinde büyük izleri bırakmış olmasıdır. Bu hikmetli sözlerde şeriat erkanını ve tarikat adaplarını anlatmıştır. Yesevi Ocağı aynı zamanda bir tarikattır. Önemli ve büyük tarikatlardan Nakşilik ve Bektaşilik, Yeseviliğin kollarıdır. Yeseviliğin, adapları müridlerin uyması gerekli hususlar ve ahkamları vardır. Yesevi dergahı, fakirler, yoksullar, yetim ve çaresizler için bir sığınak yeriydi. Bu dergahlar aynı zamanda, tekke edebiyatının ilk temsil edildiği yerler olmuştur. Ahmet Yesevi Hazretleri tekke edebiyatının ilk temsilcisidir. Bu vesileyle Anadoludaki Türk edebiyatının yeşerip gelişmesine zemin hazırlamış, Yunus Emre gibi büyük şairlerin yetişmesine sebep olmuştur. Bu şekilde yetiştirdiği talebelerinden tayin ettiği halifeleri şunlardır; Mansur Ata, Abdulmelik Ata, Süleyman Hakim Ata (Bu Türkler arasında en meşhur halifesidir) Muhammed Danişmend, Muhammed Buhari (Sarı Saltuk) Zengi Ata, Tac Ata v.b. Bu halifelerinin yetiştirdiği birçok talebe ki; Ahi Evran, Hacı Bektaş, Mevlana, Taptuk Emre, Yunus Emre gibi talebeler Anadoluda, Ahmet Yesevi Hazretlerinin çizdiği yolda ilerlemişler ve Türk dilini, edebiyatını, kültürünü özellikle İslam dinini doğru olarak gelecek nesillere aktarmışlardır. Sade bir Türkçe ile Halkın anlayacağı, sohbet tarzındakiHikmet adlı şiirleri, Çin'den, Marmara sahillerine kadar yayılıp, Türk Milletine manevi ışık olmuştur. Ahmet Yesevi Hazretleri Hicri 590 (1194) de Yesi şehrinde vefat etmiştir. Kabri üzerine türbe, 200 yıl sonra, Timur Han tarafından inşa edilmiştir. "Kafir bile olsan, hiç kimsenin kalbini kırma. Çünkü kalbi kırmak Allah'ü Taala'yı kırmaktır. Gönlü kırık zavallı garip birini görsen, yarasına merhem koy, yoldaşı ve yardımcısı ol." Ahmet Yesevi Hazretleri'nin bu sözlerinde, özellikle biz Avrupada yaşayan Türkler için, altın değerinde bir nasihat vardır. Biz Avrupa Türklüğü, Gayrimüslimler ile beraber yaşarken, geçmişimize bakıp güç almalıyız. Buraları Türkleştiremeyiz, fakat Türk kalabilmemiz için, Ahmet Yesevi Hazretlerini ve onun yolundan gidenleri çok iyi bilmemiz gerekmektedir. Youtube kanalında TRT Avaz kanalının Divan-ı Hikmet sohbetleri var. Ali Bektaş ve Prof. Dr. Musa Yıldız Hocamızın çok güzel hikmetleri şerh ediyor. Kitaptan istifadenizi artıracak diye umuyorum. youtube.com/playlist?list=PL1Tz...
Divan-ı Hikmet
8.9/10 · 175 okunma
Okuyacaklarıma Ekle
416 syf.
·
72 günde
·
10/10 puan
Bu kitabı Yesevî geleneğindeki ahlâk anlayışı konusunda genel bir çerçeve oluşturmak amacıyla okuma eylemine giriştim. Günümüze kadar ulaşan hikmetlerin incelenmesi neticesinde; yalnızca Hoca Ahmed Yesevî’ye ait hikmetlerin dışında, Yesevî dervişlerine ait hikmetlerin de zamanla aralarına karıştığı, bu nedenle daha çok Yesevîlik geleneği çerçevesinde bir değerlendirmenin yapılmasının daha uygun olacağı kanaatine vardım.İslam, iman ve ibadetler yoluyla kişinin nefsindeki kötü ve bencil yönlerden arınmasını ve Allah’ın istediği güzel sıfatlarla donanmasını gaye edinmiştir.Bu arınma, kişinin diğer birey ve toplumlarla sağlıklı ilişkiler kurabilmesi şeklinde davranışlarına yansır. Böylece tasavvufi eğitim ile kişilerin ahlaki açıdan kâmil bir seviyeye gelmesi sağlanır. Zira kabul gören bir anlayışa göre; güzel ahlakın en alt seviyesi, insanlara eziyet verecek şeyleri terk etmek, en üst derecesi de kendisine yapılan kötülüğe iyilikle cevap vermektir. İslam dünyasında nefsiyle yaptığı büyük cihadı kazanmış, böylece yüce bir ahlaka ulaşarak Allah’ın ve insanların sevgisine mazhar olmuş, asırlar sonrasına dahi ışık saçmaya devam eden Allah dostları var olagelmiştir. (Ark, Ü. (2016). Hukuk-Ahlak İlişkisi Bağlamında Divan-ı Hikmet. International Journal of Cultural and Social Studies (IntJCSS), 256-268.) Bu Allah dostlarından birisi de hiç şüphe yok ki Hoca Ahmed Yesevî ve onun yetiştirmiş olduğu müritleridir. Yesevî ahlâkının temel gayesi, mutlak iyiye ve doğruya ulaşabilmek olduğu için öncelikle işe nefis terbiyesinden başlanmalıdır. Hikmet ahlâkı, işte bu nefsin terbiyesi sürecinden sonra, mantıksal ve vicdanî sorgulamalar neticesinde fiillerde ortaya çıkan içsel ve derûni yönlerle ilgilenmektedir. Hikmet felsefesi ile kişinin, “neyi, neden yapıyorum?” tarzı bir sorgulama içerisinde bulunması, ulaşacağı noktanın ahlâkîlik boyutunu konu edinir ve bu düşüncenin temeline de Allah inancının yerleştirilmesi gerekliliğini ortaya koyar. Bu hikmetli düşünce sistemi, Allah’ın yarattığı bütün mahlûkata karşı, hikmetli bir ahlâkî yaklaşım içerisinde bulunmanın, O’nun sevgisine ulaştıracak en önemli yol olduğunu insanlara anlatmaya çalışmaktadır. Eğer tutum ve davranışlarımızın gayesinde Allah’a ulaşmak olmazsa, bu noktada hakiki bir ahlâkî yaşamdan söz edilemez. Söylenen hikmetlerin mana boyutunu gerçek anlamda idrak edebilmek için, bu geleneğin içerisine daha çok katılmanın gerekliliği de tabiki göz önünde bulundurulmalıdır. Benim yaptığım daha çok akademik çalışmalar üzerinden, tasavvufi hayatın nasıl yaşandığını tecrübe etmeden, genel bir gözlemden ibarettir.
Divan-ı Hikmet
8.9/10 · 175 okunma
Okuyacaklarıma Ekle
416 syf.
·
52 günde
·
Beğendi
·
10/10 puan
Pirlerin Piri
Yesi’den Balkanlara kadar gönülleri mayalayan; Pir-i Türkistan Hoca Ahmed Yesevi yaptığı ilk kılıcın kabzasına şöyle yazar: “Yoklar doymadığında, varlar ağlamıyorsa, dünya tez yıkılır.” Ömrünü Hace’ye adayan Hayati Hocamıza şükranla... #kitapşuuru
Divan-ı Hikmet
8.9/10 · 175 okunma
Okuyacaklarıma Ekle
599 syf.
·
5 günde
·
Beğendi
·
10/10 puan
Pir-i Türkistan Hoca Ahmet Yesevi, 12. yüzyılın bilinen ilk Türk mutasavvıfıdır. Yaşarken yetiştirdiği öğrenciler önce Orta Asya'ya, sonra da sırasıyla Anadolu ve Balkanlar'a tebliğ meşalesini taşımışlardır. Yeni yeni Müslüman olmaya başlayan Türklerin dini yaşayışını düzenlemek amacıyla "Hikmet" adını verdiği şiirler söylemiştir. Hoca Ahmet Yesevi'nin altmış üç yaşından sonra dergahına bir hücre yaptırdığı ve ölünceye kadar da oradan çıkmadığını hikmetlerinden anlarız. Hoca Ahmet Yesevi'nin yol evlatları olan öğrencileri, onun hikmetlerini her bir coğrafyaya taşımışlar ve birçok toplumun Müslüman olmasını da sağlamışlardır. Hoca Ahmet Yesevi, çok iyi derecede Arapça ve Farsça bilmesine rağmen; eserini Türkçe ve hece ölçüsü ile vermiştir. Türk'ün kültürel zevklerine uygun olarak İslam'ı anlatmıştır. Şiirler - hikmetler- otobiyografik özellik taşıyan birkaç hikmetle başlar. Sonrasında Allah ve peygamber sevgisi, Ehlibeyt, raşit halifeler ve sahabelere duyulan derin sevgi ve saygıyı anlatan şiirleri ile devam eder. Evliyaların büyüklerinden Cüneyd-i Bağdadi, Beyazid-i Bistami, Hallac-ı Mansur gibi şahsiyetlere duyduğu derin muhabbeti de şiirlerle anlatmıştır. Özellikle Hallac-ı Mansur ve onun " Enel Hakk" ifadesinin uğradığı haksızlıkları işlemiştir. Şeriat ve tarikat esas ve uygulamaları, dervişlik makamının özellikleri, nefis terbiyesi gibi konularda şiirler yazmıştır. Şiirlerindeki üslup Yunus Emre'yi hatırlatır. (Özellikle 120. sayfadaki 35. Hikmet) Baskı ve günümüz Türkçesine çevirideki kalitesi ile harika bir eser olmuş. Hazırlayandan, basandan ve hassa olarak Hoca Ahmet Yesevi ve yol evlatlarından Allah razı olsun. Muhteşem bir eserdi.
Hoca Ahmed Yesevi Divan-ı Hikmet
Okuyacaklarıma Ekle
50 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.