Doğal Yaşam ve Baş Kaldırı

7,9/10  (13 Oy) · 
40 okunma  · 
15 beğeni  · 
1.014 gösterim
Naturalist yazar ve ilk çevrecilerden olan Henri David Thoreau (1817-1852) için doğa, inancının bir parçasıydı. Thoreau bu amaçla 1845 yılının ilkbaharında Walden gölünün kıyısına bir kulübe yaptı. Burada doğayı gözlemledi, çiftçilik yaptı gözlemlerini ve düşüncelerini bir günlüğe kaydetti.
Doğal dünyada yaşamını sürdürürken bilinçli olarak yaşamayı hayatın sadece temel ihtiyaçlarını dikkate almayı ve hayatın öğretmesi gerekeni öğrenmeyi arzuladı günlük yaşamından kesitlerle beraber insanın varoluş gerçeği, toplum, devlet ve diğer konular üzerine tefekkürlerini açık ve net bir bilgelikle kaleme aldı. (Thoreau münzevi bir hayat yaşamıyordu. Hergün ziyaretçileri vardı ve yürüyerek yakındaki kasabaya gidip geliyordu)

Thoreau'nun dikkat çeken kabiliyeti sıradan gündelik bir olayı veya doğadaki bir detayı gözlemleyerek başladığı düşüncesini insanoğlunun en temel sorunlarını derin bir bakış açısıyla ele alabilecek şekilde geliştirmesidir.

Amerikan edebiyatının en büyük klasiklerinden biri olan bu kitapta düşüncelerini toparladı Tolstoy ve Gandi gibi büyük şahsiyetleri etkilemesiyle tanınan Thoreau'nun bu eseri tüm dünyada felsefi düşüncede bir baş yapıt olarak kabul edilmiştir.
  • Baskı Tarihi:
    Mayıs 2005
  • Sayfa Sayısı:
    302
  • ISBN:
    9789756698105
  • Çeviri:
    Seda Çiftçi
  • Yayınevi:
    Kaknüs Yayınları
  • Kitabın Türü:
Samet Ö. 
 28 Mar 00:20 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Öncelikle, kimdir bu Thoreau diyelim çünkü bu adamı bilmeden kitabını incelemek saygısızlık olur bence. Sonuçta Gandhi'yi Martin Luther King'i, Tolstoy'u, Proust'u ve daha yazarsam bitmeye niyeti olmayan bir sürü ismi derinden etkilemek sadece böyle bir adamın yapabileceği bir şey. 1800'lü yılların ortalarında köleliğe karşı çıkmak, devletin kalkınma politikalarını eleştirmek gibi kötü(!) huyları da vardı tabi. Bu kadar kişiyi etkilediği felsefesinin temeli de sivil itaatsizlik makalesine dayanmakta. Dünyadaki güzel keşiflerin, icatların çoğunun ya kötü bir olaydan sonra yada şans eseri olduğunu hepimiz biliyoruz, sivil itaatsizlik makalesi de aynen böyle ortaya çıkmış. Köleliğin desteklenmesi için harcanacağını bildiği vergileri vermeyi reddedince kendini hapiste bulmasıyla zihninde bir şimşek çakmışçasına bu makaleyi yazmaya koyuluyor. Yılların birikimi de var tabii ama farkında olmadan beklediği kıvılcım gelmiştir sonunda. Kitaba gelirsek isminden ne anlattığını az çok anlamışsınızdır ammavelakin işin felsefesi çok çok daha ötedir. Thoreau amcamız insan yaşayışının çoğu yerine değinir ve mantıksız davranışlarımızı gözler önüne serer bu kitapta. Bir bakarsınız moda tutkunlarını eleştirir,kullandığı örnek de tam altı çizilesidir: "Londra'daki baş maymun bir şapka geçirir kafasına, diğer maymunlar da peşinden onu izler" Bir de bakmışsınız neden ihtiyacımız olmayan onca şeyi satın alır kendimizi boş yere mutsuzluğa sürükleriz, mutluluğu ararken elimizdekini de böylece neden kaybederiz diye sorar kendince. Bunları sohbet havası vererek yapar ama siz anlarsınız size sorduğunu, yanıtınız yoktur yada kendinizi kandırdığınız bir tanesi göz kırpar size. Büyük bir 'Fight club sever' olarak nasıl oradaki baş karakterimiz evini yakıp basar gider arkasına bakmadan, Thoreau amcamız da bırakır varını yoğunu(çoluk çocuk derdi de yoktur zaten) Walden gölünün kenarına yerleşir. Kitapta sadece gölü betimlemek için birkaç bölüm ayrılmış ama ben betimlemelerden hazetmediğim için hızlı geçmiş olabilirim(eyvah paçayı ele verdik). Naturalizm akımının büyük bir temsilcisi olarak göle öyle bir bakar ki sanki cennetten bir parça tarif eder. Gidip baksak 'normal göl işte' deriz ama biz mecnun olmadıktan sonra Leyla da güzel değildir ki zaten. Çoğumuzun içinde vardır alıp başımızı gitmek, bu adam bunu gerçekleştirmiştir bizden 2 yüzyıl önce. Bizimki laftadır sadece nasıl olacak ki şimdi her şeyi bırakıp? diye düşünürüz ama kadim felsefe der ki 'Düşmeden yükselemezsin' (Fight clubta da geçer hatta şimdi hatırıma geldi). Kitabı okurken siz de küçük şirin kulübesindeki bu adamı izler, bazı düşüncelerine konuk olursunuz. Ayrıca çabuk gaza gelen biriyseniz okurken dikkatli olun yoksa bir bakmışsınız tası tarağı toplamış gidiyorsunuz. Kitapla tanışmam da İnto the Wild(yabana doğru diye çevirmişler) sayesinde oldu,onun üzerine de çok uzun bir inceleme çıkacağından es geçme jokerimi kullanayım.

Abidin yildirim 
 12 Şub 13:32 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · Puan vermedi

Hiç olmazsa bazen de azıyla yetinmeliyiz...''Bugün evlerimiz mobilyalarla tıka basa doldurulmuş ve kirletilmiştir. Iyi bir ev kadını sabah ilk iş olarak bu mobilyaların çoğunu çöpe atardı'' diyor H.D THOREAU

Ebru Ince 
 17 Ara 2016 · Kitabı okudu · 193 günde · Beğendi · 7/10 puan

6 aylık bir aradan sonra kitabı bitirdim..
Öncelikle şunu belirtmeliyim ki kitabın başında çok zorlanmıştım ama son bölümler beni kendine bağladı özellikle golde yaptığı ölçümler ve donan golden buz kalıplarının çıkarılması. .iki goldeki buzun rengine kadar derinliği eni boyu o kadar aşkla belirtilmişki ....insan o kulübede bir gece kalıp buz kütlesinin çıkardığı genlesme muzikalini dinlemeli...
Özellikle son bölüm etkileyici birey-devlet ilişkisini okurken bazı fikirleri paylaşmamak mümkün değil ..kısacası Thoreau insan / doğa temasindan giriş yaparken hiç bir şey için çok para kazanmak zorunda olmadığımızı ve doğanın bizi bir şekilde doyurup /ısıtıp /barındırdığını anlatıyor .
Alt cümle ile özetlersek ""kahve içmek bir ihtiyaç değildir"""
Sevgiyle kalın iyi okumalar. ..

Sehertan 
10 Oca 21:35 · Kitabı okudu · 10 günde · Puan vermedi

Alıştığımız şehir hayatını bırakıp ormanın içinde küçük bir kulübeye çekilip doğayla baş başa kalmak çoğumuz için fazlaca ütopik olabilir ama Thoreau daha 19.yy'da modern hayattan uzaklaşarak bunu gerçekleştirmiş. Yetiştirdiği patateslerinden,gölün derinliğini ölçmek için yaptığı çalışmalarını ve gözlemlerini kendi hayat felsefesine ait düşüncelerini de ekleyerek oluşturmuş kitabını. Bir de natüralist yazar okumak isteyenlere önerilir.

Gün İlke Yıldırım 
15 Ağu 21:13 · Kitabı okudu · 11 günde · Beğendi · 8/10 puan

Sevgili yazarımız Thoreau belli ki doğada yaşamayı pek sevmiş, Walden Gölü kıyısındaki ormanda konakladığı iki senenin bir senesini ballandıra ballandıra anlatacak kadar hem de. Benim gibi aman aman "doğada yaşayalım"cı olmayan birini farklı tarzıyla kendine bağlayan bir kitap olsa da mevzuların uzatılması sebebiyle bir yerden sonra bıkkınlık verdi, yalan yok. Yine de dönem koşuları göz önüne alındığında bu amca çevreciliğiyle tarihte önemli bir yere sahip. Tavsiye edilir efenim. =)

Sümeyye 
14 Nis 21:35 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Bir roman tadıyla okumak isterseniz güzel bir eser. Lakin lanet olsun bu sisteme ben de artık sistemin bana dayattıklarına baş kaldırıp bi kulübede yaşayacağım. Temel yaşam ihtiyaçları dışında luzumsuz alım yapmayacağım vs. gibi gaza gelirseniz bu kitap bir ütopya. Sonra yazar zaten epey cebi para dolu bir abimiz ve her gün gelen ziyaretçileri varmış. Ölümü de Zührevi bir hastalıktan. Kitapta Bol keseden atmış anlayacağınız. Ne kadar natüralist olduğu da epey tartışılır.

Ali Rıza MALKOÇ 
 13 Şub 17:47 · Kitabı okudu · 11 günde · Beğendi · 8/10 puan

Yaklaşık 200 yıl önce yazılmış, sade ve doğal yaşamı, mevcutla yetinmeyi, insani duyguları geliştirmeyi hedeflemiş, %100 samimi bir kitap.
Okurken, zaman zaman tebessüm ettim, zaman zaman hüzünlendim ama tefekkür kanallarım hep açık kaldı.
Okumayı da sevdiren bu kitabı, herkese öneriyorum

Çimenleri toz tutmaz.
Gündelik hayatın sürekli olarak koşuşturuyoruz. Elimize geçen ne? Her şeyi bırakıp doğa ile bir bütün olarak yaşabilir misiniz? Tüketim çılgınlığından vazgeçebilir misiz?
Bu yazar hayalini yaşamış. Aklımdan silinmeyecek bir cümle:
'Çimenleri toz tutmaz.'

Yazarın iki yılını hiç bir modern imkan kullanmaksızın geçirdiği ormandaki yaşamı, yaptığı ev ve gözlemler... Düşünün böyle bir şey yapabilir misiniz?

Kitaptan 37 Alıntı

Eda 
18 Nis 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Yalnız olmayı seviyorum, yalnızlıktan daha samimi ve sıcakkanlı bir arkadaş tanımadım. Dışarı çıkıp insanların arasına karıştığımızda, odamızda olduğumuzdan çok daha yalnız oluruz.

Doğal Yaşam ve Baş Kaldırı, Henry David ThoreauDoğal Yaşam ve Baş Kaldırı, Henry David Thoreau
Eda 
13 Nis 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Dünya şu anda ne yapıyor diye merak ediyorum. Son üç saattir şu eğrelti otunun üzerinden gelen çekirge sesi dışında bir şey duymadım.

Doğal Yaşam ve Baş Kaldırı, Henry David ThoreauDoğal Yaşam ve Baş Kaldırı, Henry David Thoreau
Ahmet Aydın 
07 Eki 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Çok yakında gidip sadece rüzgarın sazların arasından fısıltısının duyulduğu göl kenarında yaşamak istiyorum. Kendimi geride bırakırsam bunu başarmış olacağım. Arkadaşlarım, oraya gidince ne yapacağımı soruyorlar. Mevsimlerin gelip geçmesini seyretmek başlı başına bir iş değil midir?

Doğal Yaşam ve Baş Kaldırı, Henry David ThoreauDoğal Yaşam ve Baş Kaldırı, Henry David Thoreau
Ahmet Aydın 
29 Eki 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Böyle telaş içinde ömrümüzü harcayarak yaşamak niye? Daha acıkmadan, açlıktan ölmeye karar vermiş gibiyiz.

Doğal Yaşam ve Baş Kaldırı, Henry David ThoreauDoğal Yaşam ve Baş Kaldırı, Henry David Thoreau

Bir kişi Türkiye'de de zengin olabilir, her açıdan Türk hükümetinin hükmü altına girip ona itaat ederse tabii...

Doğal Yaşam ve Baş Kaldırı, Henry David ThoreauDoğal Yaşam ve Baş Kaldırı, Henry David Thoreau

"Hiçbir malı olmayan biri, Devlet'e vermesi gereken dokuz şilini vermeyi bir defa reddederse, bildiğim hiçbir yasada yer almayan, sadece kendisini yargılayanların yetkileriyle belirlenen bir süre içinde hapishaneye atılır; ama Devlet'ten doksan defa dokuz şilin çalsa, kısa zamanda hapishaneden salıverilir."

Doğal Yaşam ve Baş Kaldırı, Henry David ThoreauDoğal Yaşam ve Baş Kaldırı, Henry David Thoreau
Sehertan 
10 Oca 21:58 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Neyin doğru neyin yanlış olduğuna çoğunluğun değil de, vicdanın karar verdiği bir yönetim olamaz mı?

Doğal Yaşam ve Baş Kaldırı, Henry David Thoreau (Sayfa 359 - kaknüs)Doğal Yaşam ve Baş Kaldırı, Henry David Thoreau (Sayfa 359 - kaknüs)
İzzet Ali 
08 Haz 2016 · Kitabı okudu

Fakat insan boş işler için çalışır. En değerli varlığı toprağa gömülerek çürümeye terkedilmiştir. İnsanlar, sanki alınlarına yazılmış bir iş olarak, eski bir kitapta dendiği gibi, güve ile rutubetin çürüteceği, hırsızların arasına sızıp aşıracakları hazineler yığmayı görev edinmişler. Ahmakça bir hayat yaşadıklarını er ya da geç öğreneckler

Doğal Yaşam ve Baş Kaldırı, Henry David Thoreau (Sayfa 18 - kaknüs sivil insiyatif)Doğal Yaşam ve Baş Kaldırı, Henry David Thoreau (Sayfa 18 - kaknüs sivil insiyatif)
4 /