Doğanın Gizli Bahçesi

8,5/10  (2 Oy) · 
10 okunma  · 
4 beğeni  · 
367 gösterim
Vahşi doğa ve insan doğası arasındaki sıkı ilişkiyi tam olarak anlayabilmek için evrimsel açıdan ikisini birlikte incelememiz gerekmektedir. Böylece insanoğlu, belki de, umursamazca yok ettiği canlı türlerinin değerini anlama fırsatı bulacaktır.

Yirminci yüzyılın en önemli hayvanbilimcilerinden biri olan Edward O. Wilson, Doğanın Gizli Bahçesi’nde iki temel ve anlaşılması zor kavramı ele alıyor. Bunların ilki; sonsuz olduğunu, bizi aştığını, bize ihtiyacı olmadığını düşündüğümüz, yine de türümüzün beşiği olan doğa. İkincisi ise; özümüz, bizi kabilelere bölen dile ve geleneklere karşı tek bir tür olarak birleştiren duyusal ve duygusal özellikler bütünü olan insan doğası.
  • Baskı Tarihi:
    2013
  • Sayfa Sayısı:
    220
  • ISBN:
    6050202571
  • Çeviri:
    Aslı Biçen
  • Yayınevi:
    Say Yayınları
  • Kitabın Türü:

Meslektaşım Edward O. Wilson'ın bu okuduğum ikinci kitabı. Kendi hayatından ve biyolojiye yöneliminden kesitler sunduğu "Karınca Tepesi" adlı romanının aksine, bu kitabı daha çok araştırma-inceleme türünde ve yer yer bilimsel makale tadında. Bu nedenle, bazen sadece meraklı olduğu için kitabı okuyan okuyucu kesimini sıkabilecek nitelikte. Bazı cümlelerde cümlenin başı ile sonu arasında gidip gelirken anlam bütünlüğü yitiriliyor ve tekrar tekrar okuma zorunluluğu doğuyor. Kitap bir araştırma-inceleme kitabı olduğundan içerik hakkında geniş bilgiler vermek, kitabın sürprizini bozmaya sebebiyet vermeyeceğinden, aksine kitap hakkında bilgi sahibi olmak adına faydalı olacağından biraz bahsedeyim. İlk bölümde yılanlar ve ejderlerin kültürlerde edindiği yer, onlara atfedilen özellikler, farklı kültürlerde sembolize ettikleri kavramlar ve yılanlardan korkumuzun temeli anlatılmış. Bunun dışında diğer bölümlerde köpekbalıkları türleri ve davranışları, karıncaların farklı türlerinde gözlenen spesifik davranış biçimleri ve örgütlenme biçimleri (ki yazar yine karıncalar üzerine, onları sahada incelediğinden dolayı daha geniş kapsamlı bilgiler vermiş), cennetkuşunun kur dansı ve erkeğin dişiyi etkileme yöntemleri anlatılmış. İnsanı temel alan bölümlerde ise genlerin ve kültürün yaşamımıza etkileri ve bunların aktarımları, biyofili ve çevre etiği, son ve en can alıcı konu olarak da "İnsanlık intihara eğilimli mi?" sorusu ele alınmış ki en çok farkındalık oluşturması gereken kısmı olarak bunu görüyorum. İnsanın doğada meydana getirdiği yıkım, ileriki yıllarda bunun olası sonuçları ve bu tutumumuzu değiştirmemiz halinde neleri geri kazanabileceğimiz, güzel bir şekilde anlatılmış.